Kürk Mantolu Madonna
Çözen: bsrgngr
28 / 28 doğru
2 dk 32 sn
Soru İncelemesi
İşsiz kaldığı o günlerde anlatıcının eski tanıdıklarıyla ilişkilerinde aşağıdakilerden hangisi giderek etkisini artırıyordu?
Anlatıcıya göre, Hamdi'nin, çevirilerde bulduğu çok küçük hatalardan dolayı bile Raif Efendi'ye bağırıp çağırmasının, şirketteki yetkisinden aldığı gücü ona karşı kabaca ve acımasızca kullanmasının sebebi ne olabilir?
Anlatıcı, Raif Efendi'yle bir süre çalıştıktan sonra onun aşırı derecede sessiz ve ilgisiz hallerine bakarak, Raif Efendi hakkında hangi kanaate varmıştı?
Anlatıcının, Raif Efendi hakkındaki olumsuz düşüncelerinden kurtulup ona bambaşka bir gözle bakmaya ve onu daha yakından tanımaya çalışması Raif Efendi'nin hangi özelliğini fark etmesiyle başlamıştı?
Raif Efendi'nin ev halkı hakkında bildiklerimizi hatırlayalım. Aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğru olamaz?
Raif Efendi'nin ev halkıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Raif Efendi'nin evinde kendisine en çok hayranlık duyulan kimdir?
Anlatıcının, Raif Efendi'yi, ateşe atmaktan son anda vazgeçirdiği ve sadece bir geceliğine kendisinde kalmasına izin vermesi için ikna ettiği o gizemli şey tam olarak neydi?
Raif Efendi'nin, gençlik yıllarında, okuduğu kitapların etkisinde kalarak yüzünde maske, belinde çifte tabancalarla kapısına varıp dağdaki muhteşem mağarasına kaçırmayı düşlediği kızın adı neydi?
Raif Efendi önce yazı yazmayı, bir süre sonra da resim yapmayı bırakmıştı. Onu yazmaktan ve resmetmekten alıkoyan neydi?
Raif Efendi, Almancasını ilerlettikçe kitaplar okumaya da başlamış, bir süre sonra müzeleri ve sanat galerilerini gezmekten artakalan vaktinin önemli bir kısmını kitaplarla geçirir olmuştu. Okuduğu kitaplarda, en çok kimin etkisinde kalmıştı?
Raif Efendi'yi adeta can evinden vuran Maria Puder'in portresine, Andreas del Sarto'nun Madonna delle Arpie tablosundaki Meryemana tasvirine çok benzediği için Kürk Mantolu Madonna yakıştırmasını ilk kimin yaptığını hatırlıyor musunuz?
Raif Efendi, hergün öğleden sonra aynı sergi salonuna gidip kendisini çok etkileyen Kürk Mantolu Kadın tablosunu saatlerce seyrediyordu. Günün birinde birisi çıkıp bu tabloya karşı olan aşırı ilgisini merak ederek Raif Efendi'ye bazı sorular sordu. Raif Efendi'yi korkutup sonraki günlerde tabloyu izleme zevkinden mahrum bırakacak bu gizemli yabancı kimdi?
Raif Efendi, Kürk Mantolu kadının portresini seyrettiği günlerde, bu yaşına kadar insanlardan uzak durmuş olmasını neye bağlıyor?
Raif Efendi, Kürk Mantolu kadını takip ederek geldiği Atlantik Kaberesinde Maria Puder'in müşterileri eğlendirmek için dekolte bir kıyafetle sahneye geldiğini, keman çalıp şarkı söyleyerek etrafına sahte gülücükler dağıttığını görünce neler hissediyor?
Kürk Mantolu kadın, Atlantik Kaberesinde Raif Efendi'yi gördüğünde, yüzünde samimi bir tebessümle dostça selamlamış, programını tamamladıktan sonra da doğruca Raif Efendi'nin masasına gelmişti. Bunu niçin yapmıştı?
Aşağıdakilerden hangisi Raif Efendi ile Maria Puder arasındaki ilişkide az ya da çok bir etkiye sahip olmamıştır?
Maria Puder, niçin Raif Efendi'nin Atlantik kabaresine bir daha gelmemesini istiyor?
Raif Efendi, her insanın bir ruhu olduğunu, fakat birçoğunun bunun farkında olmadığını ve bu ruhların gene farkında olmadan geldikleri yere döneceklerini düşünüyor. Ona göre, bir ruh, ne zaman meydana çıkıyor?
Maria Puder'in, nebatat bahçesinde Raif Efendi'yle oturdukları esnada, "Vücudumu pazara çıkarmayı tercih ederim," diyerek, yapmayı kesinlikle reddettiği şeyi hatırlayabilecek misiniz?
Maria Puder, Raif Efendi'ye, kendi tabiatının bir kadına aşık olmaya daha uygun olduğunu söylüyor ve bunu neden yapmadığına ilişkin bazı sebepler sıralıyor. Aşağıdakilerden hangisi onun bahsettiği bu sebepler arasında yer almaz?
"Demek ki insanlar birbirine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyorlar ve ondan sonra, daha fazla sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor. Seninle aramızdaki yakınlaşmanın bir hududu, bir sonu olmamasını ne kadar isterdim. Beni asıl, bu ümidin boşa çıkması üzüyor..." Maria Puder, Raif Efendi'ye yukarıdaki sözleri ne zaman söylemişti?
"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum! Bu eksik sana değil, bana ait... Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyormuşum... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... Ama şimdi inanıyorum... Sen beni inandırdın..." Yukarıdaki sözler Maria Puder'in evinde, Raif Efendi ile Maria Puder arasında geçen bir konuşmadan alınmıştır. Bu sözleri hangisinin söylediğini hatırlıyor musunuz?
Raif Efendi Maria Puder'le saadet dolu günler geçirir, Maria Puder de Raif Efendi'nin özenli bakımı altında hızla iyileşirken, Türkiye'den bir telgraf gelir. Raif Efendi'nin saadetini bıçak gibi kesen bu telgrafı kimin gönderdiğini hatırlıyor musunuz?
Akşam vakti, kendisini Prag'a götürecek tren hareket etmek üzereyken, Maria Puder Raif Efendi'ye onu çok şaşırtan ve sevindiren bir şey söylemişti. Bunlar, Raif Efendi'nin Maria Puder'in ağzından bu dünyada işittiği son sözlerdi aynı zamanda. Maria Puder ne demişti?
Raif Efendi, Maria Puder'e yazdığı mektupların geri dönmesiyle içine düştüğü felaketi anlatırken, hayatının geri kalanını çekilmez kılan bir kayıptan bahsediyor. Bunun ne olduğunu hatırlıyor musunuz?
Raif Efendi, hayatını altüst eden o ayrılıktan tam 10 yıl sonra Ankara'da eski bir tanıdıkla karşılaşmıştı. Kimdi o eski tanıdık?
Raif Efendi, ayrılmalarının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, Maria Puder'in mektuplarına cevap vermeyi niçin bir anda kestiğini öğreniyor. Neler olduğunu öğrendikten sonra Maria Puder'e karşı neler hissediyor?