
Soru İncelemesi
"Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır.Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor.Ama yapışıp kalıyor ona.Onsuz olamıyor.(Sustu.Bir sigara yaktı.) Bakın, şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz:Sigara içtiğimi.İşte bir başkası:Bütün bu 'siz'ler, 'iz'ler ,'uz' lardan sıkılırım ben.Yapmacık fazlalık gibi gelirler bana.İkinci konuşmamda 'sen' diyemeyeceğim biriyle bir daha konuşmam.Ne dersin(iz)?"
"Her şeyin ortasında , ölü noktadayım.Hareketsiz, statik; demir atmış gibi.Hayır, yalan bu, yala değilse bile en azından kötü niyetten uzak ama yanlış bir ifade, hatalı bir metaforlar öbeği.Deniz seviyem alçalıyor.Hep cezirdeyim.Med-cezirin cezirinde, gel-gitin gitindeyim hep.Çıplak, kayalık bir kıyı oldum, demir gibi sert; geride kalan kirli kahve yosun şeritlerinin hızla çekilen köpüklü dalgalara salınmaya çalıştığı.Oraya buraya kaçışan yeşil yengeçler.Evet, çekiliyor sularım, azalıyorum , seyreliyorum.Biliyor musunuz, artık bunu da kadar dert etmiyorum.Çalkantılar yaşıyor, bir iyi bir kötü oluyorum ama Artık Bunu o kadar da Dert etmiyorum."
"İnsanlar neden çocuk sahibi olur? Mutlu olacaklarını sandıkları için mi? Çocuk sahibi olmak mutluluktur, öyle mi? Hayır! Çocuksuz mutlu olmayan kişi, çocukla da mutlu olamaz.Bir başka insanın sırtından mutluluk talep etmeye hakkımız yok.Mutluluk her yerdedir.Ancak her yerde mutluluğu bulan kişi bir çocukla da mutlu olabilir."
"Belki temel hata , sevgiyi bir 'duygu' işi olarak görmekte--duygu yanı yok değil; ama bu, bilinçle dengelenmezse-yalnızca duygusal kalırsa-kişinin özgürlüğü pahasına yürüyor.Bu oluşumun en önemli göstergesi, kıskançlık : sevginin tek yanlı yozlaşması...Akıldışı hale gelmesi, bilgiyi çeler hale gelmesi...Sevginin iki kişinin ilişkisi olmaktan çıkıp,bir kişinin ötekine yönelik bir tutumu haline gelmesi...."
"Hz.İsa'yı dağa doğru koşarken görenler 'Ey İsa, aslandan mı kaçıyorsun?' diye sormuşlar. 'Hayır' demiş. 'Kaplandan mı kaçıyorsun?' diye sormuşlar.O yine 'Hayır' demiş ve eklemiş, 'ben peygamberim,aslandan kaplandan korkmam.' 'Peki o zaman neden kaçıyorsun?' diye sormuşlar. 'Ahmaklardan kaçıyorum' demiş İsa, 'Çünkü onlarla baş edemem."
" ...nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insan yüreğide zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanamayan zaman da öyle boşuna gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır nice yürekler vardır. "
"Eğer ne istediğini bilmezsen, bir bakarsın istemediğin bir sürü şeyin olmuş."
"Ona ne kadar muhtaç olduğumu şimdi anlıyordum. Ben hayatta yalnız başına yürüyebilecek bir insan değildim. Daima onun gibi bir desteğe muhtaçtım. Bunlardan mahrum olarak yaşamam mümkün olamazdı. Buna rağmen yaşadım.. Ama, işte netice meydanda.. Eğer buna yaşamak demek caizse, yaşadım.."
"Binlerce yıllık bakış açısından görebiliyorum seni. Binlerce yıl geçmişten ve binlerce yıl gelecekten bakıyorum sana. Kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. Daha mutlu ve daha insana yaraşır bir yaşam sürmeni istiyorum. Kasılmış bir beden yerine canlı, yaşayan bir bedenin olsun istiyorum. Çocuklarından nefret etmek yerine onları sevmeni, karına evlilik gereği işkence yapmak yerine onu mutlu etmeni istiyorum."
"Bahçeden kopardığı bir baş lahanayı sofraya koyan insanın basit ve saf mutluluğunu kalbim hissedebiliyorsa, keyfime diyecek yoktur, çünkü o yalnızca lahanayı değil, bütün güzel günleri, onu ektiği o tatlı sabahı, suladığı o tatlı akşamları da sofraya koymuş olur, lahananın günbegün büyümesi ona haz verdiği için her şeyin tadına bir anda yeniden varır."