Sözü Oku Kitabı Bul
Çözen: kumdankale
6 / 6 doğru
2 dk 24 sn
Soru İncelemesi
Bin yedi yüz seksen dokuz yılının temmuz ayında St. Antoineliler Paris sokaklarında kurtardıkları yedi mahkûmu sekiz kuleli zindanın anahtarlarını, mızrağın ucundaki yedi kafayı, ölmüş mahkûmlara ait mektupları, belgeleri taşıyıp durdular. Yankılanan ayak sesleri gök gürlemesi gibi geliyordu. Keşke bu korkunç sesler, bu insana ölüm korkusu veren dehşet sesler Londra'da dışarıya bakan genç kızın hayatına hiç girmeseydi.
Titanic güvertesinde Rubaiyat! Batı'nın gözbebeği Doğu'nun nadide çiçeğini taşıyor! Hayyam, bize nasip olan şu güzel ânı keşke kalkıp görebilseydin!
Dün akşam bana: "Seninle şöyle bir oturup konuşamadık!" demişti. Ben artık böyle düşünmüyordum. Dün akşam onunla uzun uzun konuşmuştum.
Daha odasına henüz girmişti ki, kapı aceleyle kapatıldı, sürgülendi ve kilitlendi. Arkasındaki ani gürültüden korkan Gregor'un bacakları ikiye katlanıverdi. Bu denli acele davranan kız kardeşiydi.
Çocuğum bu gece mektepte. Onun şimdi temiz bir mektebin temiz bir yatağında masum çocuklar, merhametli muallimler arasında yattığını düşündükçe başıma taç giyerek bir hükümdar tahtına oturmuşum gibi seviniyor, gururlanıyor, bayram ediyorum. Zehra kurtuldu...
"Hamiş: Mektubunla birlikte bize bir tas içinde at pisliği göndermişsin. Buna karşılık sana bir kavanoz bal gönderdim. Ne de olsa herkes karşısındakine kendi yediğinden ikram eder."