
Soru İncelemesi
"Yazarın kendi adıyla roman kişileri arasına katıldığı ve diğer roman kişileri ile birlikte kaleme aldığı Müşahedat, modern hikâye ve romanlarımızın ilk örneklerini veren Ahmed Midhat Efendi'nin en ilginç eseridir. Romanın aynı zamanda okuyucuları olan roman kişileri, kurguya zaman zaman müdahele eder ve değişikliklerin yapılmasını sağlarlar." Dünya edebiyatında o ilk kez uygulanan bu teknikle dikkat çeken Ahmet Mithat Efendi'nin bahsi geçen kitabı hangisidir?
1913 yılında Molla Davudzade Mustafa Nâzım Erzurumî' tarafından yazılan ve; Üç katlı Boğaz köprüsü, boydan boya yapılan yeni rıhtımları, hayvanların hizmet ettiği büyük bahçeleri, suni dağları, katlarında geniş balkonları andıran sokakların uzandığı yüksek binaları, fabrikaları, yerin altından ve deniz üstünden giden trenleri, her şeyi gözetleyen dev aynalarıyla 24. yüzyılın İstanbul'unu anlatan edebiyatımızın ilk ütopya örneklerinden sayılabilecek bu ilgi çekici roman hangisidir?
Ego, id ve süperego gibi kavramları romanında bir otelin katlarıyla bağdaştıran yazarımız Yusuf Atılgan bunu hangi kitabında yapmıştır?
Peki ya Oğuz Atay'ın "Kendi duyarlılığıma çok yakın görüyorum." diyerek andığı ve kitaplarında kırık hayatlardan, tutunamayanlardan bahsettiğini söylediği ve birçoklarınca batılı anlamda romanı edebiyatımıza kazandıran isim hangisidir?
Kurtuluş Savaşı yıllarında taşra insanını, Anadolu'yu bilmediğimiz bir yönüyle anlatan; korkaklık, çıkarcılık gibi daha birçok olumsuz özellikle aktaran ve bu yüzden çokca eleştirilen Yakup Kadri'nin bahsi geçen romanı hangisidir?
İçinde şifreli bir bulmaca bulunduran ender kitaplardan olan "Katakofti" günümüz yazarlarından hangisine aittir?
Malum edebiyatımızda hiç evlenmemiş birçok yazarımız var. İşte bunlardan birinin sadece bir nişanlanıp ayrılmış ve hiç evlenmemiştir. Çoklarınca doğru kabul edilen bir rivayete göre bu nişan, nişanlısının evine sık sık giden yazarımızın yine bir akşam yemeği için nişanlısına gitmesi ve kayınvadilesinin yaptığı uskumru dolmalarını afiyetle yemesi üzerine damadını pek seven kayınvalidesinin 3 tane uskumru dolmasını bir güzel paketleyip damadının cebine koyması üzerine bozulmuştur. Ertesi gün cebinde dolmaları bulan yazarımız (zaten kompleksli ve birazcık huysuz olmasıyla bilinir) dolmaları gurur meselesi yapar ve nişanı atar. Kimdir bu damat?
Yatılı okul macerası yaşayan da birçok yazarımız var malumunuz. Çirkinliği yüzünden kimsenin kendisini sevmeyeceğini düşünen birçok arkadaşının sevgilisi varken kendi yalnız olan ve yatakhanede bir gece kendi kendine yazdığı aşk mektubunu sesli okuyarak bir kızdan gönderilmiş gibi davranan üstelik yıllar sonra bu mevzuda bir şiirde gizemli bir göndermeyle (Hayal meyal şeylenden ilk aşklarımız...) bahsettiği rivayet edilen şairimiz ve şiiri hangisidir?
Bir yazarımız var ki karısının kendisini kaybetmemek amacıyla felçli numarası yaptığı iddia edilir. Aslında bu iddia çok da dayanaksız değildir. Yazarımız sevgili eşini ta alamanyalara bile götürmüş, doktorlardan her zaman eşinin aslında fiziki olarak yeterli olduğunu ancak psikolojik sebeplerle hareket edemediği cevabını almıştır. Tabii yazarımızın zaman zaman başka hanımlarla da ilişki kurduğunu da belirtmek gerek. Romanlarında sık sık psikolojik öğeler ve bireysel sıkıntılara yer veren bu yazarımız kimdir?
Arkadaşımın aşkısın... Arkadaşının aşkı'na aşık olan yazar/şairlerimiz de çok tabii. Aşağıdaki örneklerden hangisi bu anlamda yanlıştır?