isiltuzun

Profil Resmi
4 takip ettiği ve 5 takip edeni var. 388 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

Profil Resmi
isiltuzun okumuş bitirmiş.
Şehvetiye Tarikatı

Günümüzde Türkiye’de otuz tarikat silsilesinin ve bunlara bağlı dört yüz civarında kolun, sekiz yüz civarında medresenin faaliyette olduğu tahmin ediliyor. Çoğu holdinge dönüşen tarikatlar büyük bir ekonomik sektör oluşturuyor. Hızla gelişen her sektörde olduğu gibi, bu alanda da kayıt dışı ve merdivenaltı ekonomi gelişiyor. Bireyin kurtuluşunun cemaat yoluyla gerçekleşeceğine dair güçlü bir inanç aşılanıyor. Merdivenaltı tarikat ve cemaatler, geleneksel tarikatların yöntem ve söylemlerini taklit ederken, bilgi kaynağı olarak ilham ve rüyaya, kanıt olarak hurafe, rivayet, keramet ve hikâyelere başvuruyorlar. Müritler, çeşitli yöntemlerle ikna edilerek, ağırlıklı olarak ekonomik ve cinsel istismara maruz kalıyorlar.

smail Saymaz, ilkokul mezunu, Arapça ve Kur’an bilmeyen, hatta namaz ve oruç gibi ibadetleri yerine getirmeyen, bazılarının yüzlerce müridi olan, haklarında dava açılmış altı sahte şeyh vakasını inceliyor. Bir kısmının Kur’an kursu da işlettiği, tekke sahibi olduğu bu şeyhler, şehvet ile servet edinme arzusunun iç içe geçtiği bir dünyada, yüzlerce kadın ve erkeğin iradesini teslim alıyorlar. Haklarında şikâyet veya ihbarda bulunulmadıkça, faaliyetlerini yıllarca sürdürebiliyorlar. Esas olarak, devlet tarafından “gerçek şeyhlere” tanınmış resmî hoşgörüden, koruma zırhından ve dokunulmazlıktan yararlanıyorlar.

Şehvetiye Tarikatı, kısa yoldan servet edinme hırsının ve bastırılmış cinsel arzuların dinî inançlar temelinde kışkırtılıp, kullanıldığı bir dünyaya ışık tutuyor.

Günümüzde Türkiye’de otuz tarikat silsilesinin ve bunlara bağlı dört yüz civarında kolun, sekiz yüz civarında medresenin faaliyette olduğu tahmin ediliyor. Çoğu holdinge dönüşen tarikatlar büyük bir ekonomik sektör oluşturuyor. Hızla gelişen her sekt... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 yıl, 3 ay önce
Profil Resmi
isiltuzun okumuş bitirmiş.
Sherlock Holmes - Bir Suçun Portresi - Bütün Hikayeler 4

"Gerçekleri ortaya çıkarabilirim ama onları değiştiremem."
-Sherlock Holmes-

Sir Arthur Conan Doyle'un elli altı etkileyici öyküden oluşan serinin dördüncü kitabı
sizi suç ve akıl oyunlarının gizemli dünyasına tekrar davet ediyor.

"Bunun anlamı nedir? Bu mutsuzluk, şiddet ve korku çemberi ne amaca hizmet ediyor?
Bunun mutlaka bir amacı olmalı; yoksa evrenimiz şansa bağlı demektir ki bu da düşünülemez.
Peki ama nasıl bir amaç? Tekrar tekrar karşımıza çıkan bu soru karşısında insan aklı o kadar aciz kalmış ki."

"Gerçekleri ortaya çıkarabilirim ama onları değiştiremem."
-Sherlock Holmes-

Sir Arthur Conan Doyle'un elli altı etkileyici öyküden oluşan serinin dördüncü kitabı
sizi suç ve akıl oyunlarının gizemli dünyasına tekrar davet ediyor.... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 yıl, 3 ay önce
Profil Resmi
isiltuzun okumuş bitirmiş.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 yıl, 4 ay önce
Profil Resmi
isiltuzun okumuş bitirmiş.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 yıl, 4 ay önce
Profil Resmi
isiltuzun okumuş bitirmiş.
8-9 Senedir Kendimi İyi Hissetmiyorum

“Başkasına ait bir memnuniyetin gölgesinde dinlenemezsiniz.”



Elinizdeki eser M.Ö 8000’lerde dilden dile anlatılan epik bir destan olabilirdi. O durumda tanrılar, kahramanlar, mucizeler ve büyük yıkımların öyküsünü okumayı bekleyebilirdiniz.



Aslında “8-9 Senedir Kendimi İyi Hissetmiyorum”da bunların hepsi var. Yalnızca olaylar günümüzde, belirsiz bir kentin belirsiz bir sokağında yer alan “Thunder & Shadows” isimli bir kahvehanede geçiyor. Kahramanları da Ekrem, Mustafa, Sezer, İsmet, Masis ve İkbal.



“Abi izin versen anlatacağım. Demem o ki önce şöyle düşündüm, acaba salonda bir hanım çalışsa çok şık gözükmez mi? Sonra dedim, tabii ki şahane bir şey olur. Arkasından aklıma bu arkadaşım geldi. Her türlü etnik yapıya ve inanca çok saygılı olan Thunder & Shadows’a siyahi bir hanım daha çok yakışır diye düşündüm.”



Dünyanın en saçma mekanında, birbirinden acıklı karakterler etrafında akıp giden bu hikaye bizi hem gülmekten dehşete düşürüyor hem de mikroskobik yaşamlarımıza dürüstçe bakmaya çağırıyor.



“En azından vicdanım rahat mı? Ben, en azından doğru olanı mı yaptım? Bu da yetmiyor değil mi? O zaman, yerimde kim olsa aynı şeyi mi yapardı? İnsanın kendisiyle aynı fikirde olamaması ne fena.”



Bütün enerjisini “iyi” ve “doğru” olanı yapmak için harcayan, ancak ifrata kaçıp büsbütün deliren ve en sonunda birbirinin içine lağımlar akıtan insanların dramını çok tanıdık bulacaksınız.



“Bir çoban gibi güdüyordum Mithat abinin hislerini. Onu erkenden uyandıran sıkıntıları, benim çok değerli koyunlarımdı sanki. Kız kardeşiyle ilgili kaygılarına kaval çalıyordum. Fazla üzüleceği bir konuya değerse dilim, hemen yolluyordum içimdeki sinsi köpeği. Hem onu kurtarıyordum hem de kendi köpekliğimi.”

“Başkasına ait bir memnuniyetin gölgesinde dinlenemezsiniz.”



Elinizdeki eser M.Ö 8000’lerde dilden dile anlatılan epik bir destan olabilirdi. O durumda tanrılar, kahramanlar, mucizeler ve büyük yıkımların öyküsünü okumayı bekleyebilirdiniz.
... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 yıl, 5 ay önce
Profil Resmi
isiltuzun okumuş bitirmiş.
Mahalleden Arkadaşlar

Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar…

Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi....

Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi unutulmaz film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu akıl almaz yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir çocuğun bakış açısından paylaşıyor. Hem de tüm samimiyetiyle.

Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat ediyor.

"Hey gidi günler…" demek de, "Bak, bunu ben de hatırlıyorum," demek de, "Ayy, bunu biz de yapmıştık!" demek de serbest.

Selçuk Aydemir'den eğlenceli, heyecanlı, doludizgin akan bir kitap…

Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar…

Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi&qu... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 yıl, 5 ay önce
Daha Fazla Göster

isiltuzun şu an ne okuyor?

isiltuzun şu anda kitap okumuyor.

Favori Yazarları (2 yazar)

Favori yazarı yok.