gizemnurtozlu

Profil Resmi
9 takip ettiği ve 37 takip edeni var. 24 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

Profil Resmi
gizemnurtozlu okumak istiyor.
Veronica Pompa İstiyor - Bir Kadıköy Western'i

Mehmet A. Öztekin, işitsel konstrüksiyonu görsel bir anlatıya dönüştürerek sunar. Onun metinlerini okurken ideal bir okur tipinin izleyici durumuna düşmemesi olası değildir. Cümleler karelere, pasajlar sekanslara dönüşüyor ürettiği metinler boyunca. Size sunduğu metin, görsel bir şölen havasına bürünüyor; bunun tek sebebi, kino-göze sahip olması değil elbette, bir yazın türü olarak bu anlatı şeklini seçmesi ve kısır kurmacalardan okuru kurtarması. Çok yönlü bir tür okuması sunuyor yazar en nihayetinde, daha çok bireyin (okurun) kendi içsel ve kültürel dünyasının yatkın olduğu janra dönüşüyor sıfat. Pulp bir roman, şahsına münhasır bir dedektiflik kitabı, hatta bir yol romanı, tamamen okuma kapasitenize bağlı.

Değişmeyen bir şey varsa o da şu Türkçe edebiyat yepyeni bir sesle karşı karşıya. Kulaklarınız kanayabilir. Ya da bir yerleriniz kanla şişebilir!

Mehmet A. Öztekin, işitsel konstrüksiyonu görsel bir anlatıya dönüştürerek sunar. Onun metinlerini okurken ideal bir okur tipinin izleyici durumuna düşmemesi olası değildir. Cümleler karelere, pasajlar sekanslara dönüşüyor ürettiği metinler boyunca. ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 7 ay önce
Profil Resmi
gizemnurtozlu okumuş bitirmiş.
Dorian Gray'in Portresi

Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bedenini yaşlandıracakken tablonun daima genç ve güzel kalacak olmasına esef eder. Acaba gerçekten öyle mi olacaktır?

******

İrlandalı şair ve oyun yazarı Oscar Wilde, 1854te doğdu. Bütün ömrünü Güzelin peşinden koşmaya adadı. Dorian Grayin Portresi adlı eserinde kendi dünyasının olanca estetizmini ortaya koyar: Şiddetli ve az rastlanır duyuları aramak, zevki ve ruhu baskılayan her şeye başkaldırmak, gerçek sanatçının toplum veya ahlak kurallarına üstünlüğü gibi özelliklerin hepsi bu eserinde vardır.
Zevk için yaşadığına hiçbir zaman yazıklanmayan, tanımadığı hiçbir hazzın kalmamasıyla övünen, flüt sesleriyle, ilkbahar çiçeklerinin süslediği, patikalardan indiğini söyleyen Oscar Wildein bu eserinde çok şey bulacaksınız.

************

İrlanda asıllı İngiliz yazar Oscar Wilde 19. yüzyıl sonunda en çok ilgi çeken sanatçılardan biridir. Wilde, sanatıyla yaşamını bütünleştiren bir yazardır. İlk yapıtları pek ilgi görmese de 1891de yayımlanan The Picture of Dorian Gray adlı eseriyle başarısının doruğuna çıkmış, ününe ün katmış, ustalığını kanıtlamıştır. Eserlerinde döneminin çok hassas bir konusu olan farklı cinsel eğilimlere yasakçı bir gözle bakan, dönemin bu toplumsal yargısını uca vardırılmış bir eleştirellikle işleyen Oscar Wilde, bu romanının kurgusunu da böyle bir konuyla temellendirmiştir. Katı ve gelenekçi Victoria dönemi anlayışına başkaldıran bir estetiğin savunuculuğunu yapan Wildeın, yaşamın toplumsal görevlerin toplamı değil, güzelliklerin yaşanmasının bir toplamı olduğunu gösterebilmek için sürdürdüğü çabası ona pahalıya da patlamış olsa, yaşamı boyunca bu çabadan vazgeçmemiş, yıllar süren hapislik hayatı mücadelesini ancak daha fazla bilemiştir. Güzelliğin en yücesini sanatta bulan Wildeın, hayatın estetize edilebilmesi için yasaklardan arındırılması gerektiği tezini bu romanında rahatlıkla bulabileceksiniz...

************

İrlanda asıllı İngiliz yazar Oscar Wilde (1854-1900), çeşitli deneme ve öykülerinin ardından 1891‘de yayınlanan tek romanı Dorian Grayle büyük yankılar uyandırdı. Esas olarak özel yaşamına ilişkin itirafları kapsayan romanda, en çok üzerinde durulan konu roman kahramanı genç ve yakışıklı Dorian Grayin düalist felsefeye sahip olması ve yaşadığı çifte yaşamdır. Wildeın daha önceki çeşitli çalışmalarında da görülen bu biçim Dorian Grayin Portresinde doruk noktasına ulaşmıştır. Victoria Çağı ahlakının ikiyüzlülüğüne karşı sert bir tepki sayılan ünlü romanı, İbrahim Şenerin Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.

************

Yetenekli ressam Basil Hallward, kanavanın üzerine her vurduğu fırça darbesiyle kalbini, ruhunu kattığı nefes kesici güzellikteki resmin nelere yol açacağını bilemezdi...B bir portreydi, Dorian Grayin portresi... Dorian Gray, gençliğinin baharında, henüz hayatı tanımamış, bir Adonis, bir Paris kadar yakışıklı, erkeklerin bile güzel bulup, gözlerini ayıramadıkları bir delikanlı...Bu güzelliğiniz, gençliğiniz kısa sürecek, bir gün siz yaşlana-caksınız, ancak bu resim sonsuza kadar hep genç, yakışıklı kalacak...Belki de bu sözlerdi, geri dönülmesi mümkün olmayan, dehşet verici olaylar dizisini başlatan...Oscar Wildenin ilk ve son romanı olan bu inanılmaz eser, yazıldığı dönemde büyük fırtınalar koparmıştı. Kimileri bu romanı ahlakdışı buldular, kimileri de dehanın bir eseri olarak kabul ettiler. Gerçek güzellik nedir? Hep güzel ve genç kalmak uğruna nelerden vazgeçilebilir?

******

Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılac... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 7 ay önce
Profil Resmi
gizemnurtozlu okuma durumunu güncelledi.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 7 ay önce
Profil Resmi
gizemnurtozlu okumuş bitirmiş.
Kolera Günlerinde Aşk

Kolera Günlerinde Aşk, terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayıp yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. Büyülü gerçekçilik akımının büyük ustası Gabriel Garcia Marquez, bu romanı tam bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli akıllı, yabanıl evcil, tensel romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. XIX. yüzyılın XX. yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun sorunlarını, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla gözler önüne seriyor. Roman boyunca aşk acılarının lirik esintileri arasında, Garcia Marquez'in insancıl mizahı sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle Kolera Günlerinde Aşk, bu büyük yazarın eserleri içinde, başyapıtı sayılan Yüzyıllık Yalnızlık'ın hemen yanında yerini alıyor.
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1982 Nobel Edebiyat Ödülü

Kolera Günlerinde Aşk, terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayıp yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. Büyülü gerçekçilik akımının büyük ustası Gabriel Garcia Marquez, bu romanı tam bir destana dön... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 7 ay önce
Profil Resmi
gizemnurtozlu okumuş bitirmiş.
Çaylak

Çaylak bir avukat ile amansız bir takibin romanı...Yale Hukuk Fakültesinin çiçeği burnunda mezunu Kyle McAvoy, parada pulda gözü olmayan insancıl bir gençtir ve mesleğini sosyal yardım alanında sürdürmek istemektedir.Ancak, birdenbire fikrini değiştirmek ve çok büyük bir avukatlık şirketine girmek zorunda bırakılır.Kimdir onu buna zorlayanlar? Neden ve nasıl zorlamışlardır?Kyle McAvoy bu dünyanın gizli odalarında nelerle karşı karşıya kalacaktır?Devlerin entrikalarının ortasında çaylak bir avukatın hayatta kalma ve namuslu yaşama mücadelesi...

Çaylak bir avukat ile amansız bir takibin romanı...Yale Hukuk Fakültesinin çiçeği burnunda mezunu Kyle McAvoy, parada pulda gözü olmayan insancıl bir gençtir ve mesleğini sosyal yardım alanında sürdürmek istemektedir.Ancak, birdenbire fikrini değişti... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 7 ay önce
Profil Resmi
gizemnurtozlu okumuş.
Öfke

Bir fikrim var... Niçin küçük bir oyun oynamıyoruz? İnsan taklidi yapalım, sözde insanmışız da, canlıymışız da... Hiç olmazsa bir süre için. Ne dersiniz? Hadi insan taklidi yapalım. ... Ah, dostum, herhangi bir şey için heyecanlanacak bir insanla karşılaşmayalı o kadar uzun zaman oldu ki...Birçok eleştirmenin savaş sonrası İngiliz tiyatrosunun dönüm noktası diye nitelendirdikleri Öfkede John Osborne, Nietzschenin kırmızı yanaklı hayvan kehanetini haklı çıkarmak bir yana neredeyse ona rahmet okutturan modern insanı, ruhunu ve heyecanını kaybetmiş Batılı yeni insan tipini İngiliz hiciv ve mizah geleneğinin keskin dilini kullanarak yerden yere vurmakta. Her ne kadar ortadaki manzaranın, burjuva, küçük burjuva kategorileriyle anlaşılamayacak ve açıklanamayacak kadar vahim ve ciddi bir manzara olduğunun farkında değilse de...

Bir fikrim var... Niçin küçük bir oyun oynamıyoruz? İnsan taklidi yapalım, sözde insanmışız da, canlıymışız da... Hiç olmazsa bir süre için. Ne dersiniz? Hadi insan taklidi yapalım. ... Ah, dostum, herhangi bir şey için heyecanlanacak bir insanla kar... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 7 ay önce
Daha Fazla Göster

gizemnurtozlu şu an ne okuyor?

gizemnurtozlu şu anda kitap okumuyor.

Favori Yazarları (18 yazar)

Favori yazarı yok.