enessa

Detayları:  Kadın
3 takip ettiği ve 2 takip edeni var. 48 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

enessa okuma durumunu güncelledi.
Olasılıksız

Sayfa: 307/472
%65

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 gün
enessa okumuş bitirmiş.
Oğullar ve Rencide Ruhlar (Alper Kamu, #1)

Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum. Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı. Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklarıyla. Hiçbir işe yaramamıştı maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde tepinmek, servis minübüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi geçirmek gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için. Kepazelik. İnsanı kendinden utandırıyorlardı.

Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalar'dan bilinen sürükleyici diliyle, 5 yaşındaki bir çocuğun içine düştüğü bir hikayeyi anlatıyor. Yaşının avantajıyla her yere girip çıkan, hem filozof, hem fırlama bir oğlan... Hikayeyi ve karakteri çevreleyen semt hayatı ve mahalle atmosferi de, bizzat karakter kazanıyor, anlatıda... Polisiye, fantastik ve mizahi edebiyatın tadlarını ustaca kaynaştıran, olağanüstü özgün, çok iddialı bir kitap.

Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü ses... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta
enessa okuma durumunu güncelledi.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
enessa okumuş bitirmiş.
Harry Potter ve Ateş Kadehi (Harry Potter, #4)

Harry Potterin büyücülük okulundaki dördüncü yilinda basindan geçenleri anlatan Harry Potter ve Ates Kadehi, dizinin önceki kitaplarinda tanik oldugumuzdan hem çok daha eglenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasinin kapilarini açiyor.Hogwarts Cadilik ve Büyücülük Okulunda dördüncü sinifa geçen Harry, yaz tatilinde Dursleylerden izin koparip arkadaslariyla birlikte Quidditch Dünya Kupasi finalini izlemeye gidiyor. Bu yil Hogwartstaki en büyük yenilik ise, Üçbüyücü Turnuvasi. Üç rakip büyücülük okulunun katilimiyla gerçeklesen bu etkinlik yüz yildan beri ilk kez düzenleniyor. Harry, istemedigi halde, yasi bile tutmadigi halde, kendini bu Turnuvanin içinde buluyor. Oysa onun tek istedigi, büyücülük standartlari içinde olabildigince normal bir yasam sürmek, yeni büyüler ögrenerek kendini gelistirmek, Choyla ilgili hayaller kurmak, Ron ve Hermioneyle hosça vakit geçirmek. Ancak, alnindaki yara izinin ikide bir acimasi, korkunç olaylarin yaklasmakta oldugunun habercisi... Harry Potter ve Ates Kadehi, dizinin önceki kitaplarinda tanik oldugumuzdan hem çok daha eglenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasinin kapilarini açiyor. J. K. Rowling, 7 cilt olarak planladigi Harry Potter dizisinin ilk kitabi Harry Potter ve Felsefe Tasi (YKY, 2001), ikinci kitabi Harry Potter ve Sirlar Odasi (YKY, 2001), üçüncü kitabi Harry Potter ve Azkaban Tutsagindan (YKY, 2001) sonra, bir kez daha Türk okuruyla bulusuyor. TADIMLIKNeredeyse yardima muhtaç görünüyordu; incecik kollarini kaldirip Kilkuyrukun boynuna doladi, Kilkuyruk da onu kaldirdi. Bunu yaparken kukuletasi düstü ve Harry atesin isiginda, yaratigi kazanin kenarina tasiyan Kilkuyrukun halsiz, solgun yüzündeki tiksinti dolu ifadeyi gördü. Harry bir an için melun, yamyassi yüzün iksirin yüzeyinde oynasan kivilcimlarin isiginda aydinlanisini gördü. Sonra Kilkuyruk yaratigi kazanin içine birakti; bir cizirti çikti ve yaratik yüzeyin altina batip kayboldu. Harry onun çelimsiz bedeninin hafif ve tok bir sesle dibe vurdugunu duydu.Nolur bogulsun, diye düsündü Harry. Yara izinin acisi artik tahammül esigini çok çok geçmisti. Lütfen... bogulsun... Kilkuyruk konusmaya baslamisti. Sesi titriyordu; korkudan aklini kaçirmak üzereymis gibiydi. Asasini kaldirdi, gözlerini kapadi ve gecenin karanligina konustu: Babanin bilmeden verilen kemigi, oglunu yenileyeceksin! Harrynin ayaklarinin dibindeki mezarin yüzeyi çatirdadi. Harry, dehsete düsmüs halde, Kilkuyrukun emriyle ince bir toz seridinin havaya yükselisini ve kazanin içine yumusak bir sekilde düsüsünü izledi. Suyun elmas gibi yüzeyi yarildi ve cizirdadi; her tarafa kivilcimlar saçti ve parlak, zehir gibi bir maviye döndü. Kilkuyruk simdi inliyordu. Pelerininin içinden uzun, ince, parlak bir gümüs hançer çikardi. Korku dolu hiçkiriklarla aglayarak konusmaya basladi: Hizmetkârin - gö-gönüllü olarak verilen - eti - Efendini - dirilteceksin. Sag elini öne dogru uzatti - eksik parmakli elini. Sol eliyle hançeri siki siki tuttu ve yukari dogru savurdu. Harry, Kilkuyrukun ne yapmak üzere oldugunu, yapmadan hemen bir saniye önce anladi - gözlerini simsiki kapadi, ama geceyi yaran çigligin, Harryyi sanki kendisi de hançerlenmis gibi desen çigligin kulaklarina ulasmasini engelleyemedi. Bir seyin yere düstügünü, Kilkuyrukun aciyla hizli hizli soluk aldigini duydu. Sonra igrenç bir sipirti duyuldu, kazana bir sey atilmisti sanki. Harry bakmaya dayanamiyordu... ama iksir alev gibi bir kirmizi renk almisti; Harrynin kapali gözkapaklarinin içine isliyordu... Kilkuyruk aciyla hizli hizli soluyor, inliyordu. Solugunu yüzünde hissedene kadar, Harry, Kilkuyrukun onun önüne gelmis oldugunu anlamadi. Düsmanin... zorla alinmis... ka-kani... hasmini hayata döndüreceksin. Harry engel olmak için hiçbir sey yapamazdi, çok siki baglanmisti... Gözlerini kisip yere bakarak, onu saran iplerle çaresizce mücadele ederken, Kilkuyrukun geriye kalan elindeki parlak gümüs hançeri gördü. Hançerin ucunun sag kolunun dirsek çukuruna girdigini, kaninin yirtilmis cüppesinin kolundan asagi aktigini hissetti. Hâlâ aciyla hizli hizli soluyan Kilkuyruk cebinden küçük bir cam sise çikardi ve onu Harrynin kesigine dayayarak içine bir damla kan doldurdu. Harrynin kaniyla, sendeleye sendeleye kazanin basina gitti. Kani kazanin içine döktü. Sivi aninda göz kamastirici bir beyaza döndü. Isini bitirmis olan Kilkuyruk kazanin yanina, dizlerinin üstüne yigildi, sonra yana devrildi. Yerde yatmis, kolunun kanayan kesik yerini özenle koruyor, agliyor, sizliyordu. Kazan hafifçe kayniyor, elmas rengi kivilcimlarini her tarafa saçiyordu. Öylesine göz kamastirici bir parlakligi vardi ki, baska her sey simsiyah görünüyordu. Hiçbir sey olmadi... Nolur bogulmus olsun, diye düsündü Harry, nolur ters gitmis olsun... Sonra birden, kivilcimlar dindi. Onun yerine kazandan kalin, beyaz bir buhar dalgasi yükselip Harrynin önündeki her seyi sildi. Ne Kilkuyruku, ne Cedrici görebiliyordu, havadaki buhardan baska hiçbir seyi göremiyordu... Ters gitti, diye düsündü... boguldu... lütfen... lütfen ölmüs olsun... Ama sonra, buz gibi bir dehsetle, önündeki sisin arasindan, uzun boylu ve iskelet gibi siska bir adamin karanlik siluetinin kazanin içinden yavasça yükseldigini gördü. Cüppemi giydir, dedi tiz, soguk ses buharin arkasindan. Kilkuyruk, sizlanip inleyerek, eli koparilmis kolunu hâlâ koruyarak, kostu ve yerdeki siyah cüppeyi aldi. Ayaga kalkti, yukari uzandi ve cüppeyi tek eliyle Efendisinin basindan asagi geçirdi. Siska adam kazanin içinden çikti, gözlerini Harryye dikmisti... Harry de üç yildir kâbuslarina giren yüze bakti. Bir kurukafadan da beyaz bir ten; iri iri açilmis, öfkeli, kirmizi gözler; delik niyetine iki ince yarigi bulunan, bir yilaninki gibi yassi bir burun... Lord Voldemort hayata dönmüstü.

Harry Potterin büyücülük okulundaki dördüncü yilinda basindan geçenleri anlatan Harry Potter ve Ates Kadehi, dizinin önceki kitaplarinda tanik oldugumuzdan hem çok daha eglenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasinin kapilarini açiyor.Hogwa... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
enessa okumuş bitirmiş.
Satranç

New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine.

Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan ve uzunca bir süreyi bu odada, tek başına ve oyalanacak hiçbir şeyi olmadan geçiren, yalnızca sorgulama için odadan çıkarılan Dr. B., bir gün rastlantıyla eline geçirdiği bir satranç kitabı sayesinde bu oyunun inceliklerini öğrenmiştir. Satranç tahtası ve taşları olmamasına rağmen, önce ekmekten yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle zihninden oynayarak kuramsal bir satranç ustası olup çıkar. Ancak bu tutkusu yüzünden sinir krizine, beyin ateşine yakalanır. Tedavi olur, arkasından da serbest bırakılır. Yirmi yıldır eline satranç taşı almamış olsa da, Dr. B., gemide satranç şampiyonuyla oynadığı oyunu inanılmaz bir biçimde kazanır. Kendini olayın heyecanına kaptırarak maçın rövanşını oynamayı isteyince şaşırtıcı bir son bekler onu.

Stefan Zweig'ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı kısa, ama yoğun romanı Satranç, gerilimli kurgusu, kahramanının ruhsal gelgitlerinin incelikle işlendiği dokusuyla bir solukta okunuyor.

New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
enessa bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay
Daha Fazla Göster

enessa şu an ne okuyor?

Olasılıksız

%65
Sayfa 307.

Favori Yazarları (10 yazar)

Favori yazarı yok.