damlay

9 takip ettiği ve 5 takip edeni var. 3 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

damlay şu an okuyor.
Zamanın Manzarası

Benim kadar acı çekmedikçe Tanrıya inanmamı beklemeyin benden. Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona hayallerinden bahset. Böylesi çığlıklarla başlayan Zamanın Manzarası, kimsenin görmediği, görse de farkına varmadığı insan manzaralarının ressamı olmayı seçen bir yazarın yedinci romanı.Aşkın sayısız tanımı olduğu iddiası sadece bir varsayım. Aşk, her seferinde yalnızca kendine benzer. Onu değişik sözcüklerle tanımlamamız, olsa olsa karşılaştığımızda bütünüyle kavrayamamızdandır.Mehmet Eroğlu, bu romanında, hayatında bulamadığı ilahiliği edebiyatta arayan, savaşta edindiği pişmanlıktan oyduğu bir puta taparak sürekli ruhsal yolculuklar yapan kahramanının gözünden, 1988-2002 yılları arasındaki Türkiyeyi, insanlarımızı, ölüme yatanları, acıları ve trajik bir aşkı anlatıyor.Elif; ölümün kolay kolay giremediği varsıl bir dünyanın içindeki o güzel, büyük bakışlı kadın, eşsiz varlığını bir silgi gibi kullanarak, ruhu savaşta ölülerle lanetlenmiş roman kahramanına, ömrü boyunca yabancısı olduğu bir düş gücü ve umut armağan edecektir.Savaşırken insan önce annesini yitirir, diyen kahramanımız Barış Utkan ise, yitirdiği acıma duygusunun ve çatısını bir türlü kuramadığı hayatına anlam katacak tek şeyin, aşkın peşindedir. Ama varlıklı bu kadınla çıktığı yolculuk, kahramanımızı, o güne kadar parçası olduğu her şeyden daha büyük ve daha geniş olduğunu kavrayacağı yoksulluğa katılmaya götürecektir.Yazmak, savaş, Tanrıyla çatışma ve yazgı gibi yazarın önceki kitaplarında ele aldığı temaların çevresinde gelişiyor görünse de, öyküsünün ana teması tartışmasız aşk olan Zamanın Manzarası, insanlığı, insanlığın özünde var olup da karanlık dehlizlerde üzeri kalın duvarlarla örtülüp, soluksuz bırakılmış olan acıma duygusuna projektör tutarak aydınlığa çıkaran bir yoğun şefkat romanı...

Benim kadar acı çekmedikçe Tanrıya inanmamı beklemeyin benden. Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona hayallerinden bahset. Böylesi çığlıklarla başlayan Zamanın Manzarası, kimsenin görmediği, görse de farkına varmadığı insan manzaralarının ressamı olmayı s... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
damlay bir değerlendirme yaptı.
Ana

9

Maksim Gorki ile tanıştığım bu kitap düşünce tarzında bir esere yakın olmasına rağmen akıcılığı ve sürükleyici Gorki'nin anlatımının ne kadar muhteşem olduğunu gösteriyor.

Maksim Gorki ile tanıştığım bu kitap düşünce tarzında bir esere yakın olmasına rağmen akıcılığı ve sürükleyici Gorki'nin anlatımının ne kadar muhteşem olduğunu gösteriyor.

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 6 ay
damlay bir değerlendirme yaptı.
Daha

9

Mutlaka okunması gereken, psikolojik değerlendirmelerin yoğun olduğunu düşündüğüm ve bu nedenle de başarılı bulduğum bu kitap mutlaka okunmalı. Hakan Günday ile ilk kez bu kitapta tanıştım ve bayıldım!

Mutlaka okunması gereken, psikolojik değerlendirmelerin yoğun olduğunu düşündüğüm ve bu nedenle de başarılı bulduğum bu kitap mutlaka okunmalı. Hakan Günday ile ilk kez bu kitapta tanıştım ve bayıldım!

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 6 ay
damlay favorilerine ekledi.
Daha

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiyedir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğuda, ayakkabılı olanı Batıda ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de, kaçak denilen insanlar… Elimizden geleni yapıyorduk Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya Sınırdan sınıra ticaret Duvardan duvara

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 6 ay
damlay okumuş bitirmiş.
Daha

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiyedir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğuda, ayakkabılı olanı Batıda ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de, kaçak denilen insanlar… Elimizden geleni yapıyorduk Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya Sınırdan sınıra ticaret Duvardan duvara

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 6 ay
damlay okuma durumunu güncelledi.
Daha

Sayfa: 140/420
%33

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 6 ay
Daha Fazla Göster

damlay şu an ne okuyor?

Zamanın Manzarası

%0

Karamazov Kardeşler

%65
Sayfa 520.

Favori Yazarları (0 yazar)

Favori yazarı yok.