bluetear

36 takip ettiği ve 33 takip edeni var. 113 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

bluetear bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
bluetear okumuş bitirmiş.
Anne

On altı yaşındaki Sara hamiledir ve kürtaj için artık çok geç kalmıştır. Bir zamanlar üzerine titreyen erkek arkadaşı ise ortadan kaybolmuştur. Sara'nın tek seçeneği, bebeğini çocuk özlemiyle dolu Eva ve George'a evlatlık vermektir. Yapılan anlaşmaya göre Sara istediği zaman bebeğini görebilecektir. Fakat doğumdan sonra Sara'yla bebek arasında Eva'nın asla sahip olamayacağı ve kıskandığı bir bağ kurulur. Eva ve George'un en başta aldıkları önemli kararın sonuçları herkes için yıkıcı olacaktır.

Kötü sonuçlanan bir evlat edinmenin yürek burkan hikâyesinde Caroline Leavitt aile bağlarının ve anne sevgisinin hayret verici gücünü gözler önüne seriyor.

"Karakterler çok tanıdık ve Leavitt'in başkalarının duygularını anlama yeteneği romana hem sürükleyicilik, hem de itibar kazandırıyor."
-Carrie Brown, The Washington Post Gazetesi, Kitap Dünyası-

"Caroline Leavitt'in eserlerini bu kadar değerli yapan, birbirinden çok farklı ve zor karakterleri kâğıda dökme ve her birini ayrı ayrı önemsememizi sağlama becerisidir."
-Margot Livesey, Banishing Verona'nın yazarı-

"Açgözlülük, bencillik, merhamet, kararsızlık, reddetme, dehşet ve katışıksız, kahredici bir sevgi üzerine karmaşık, çok katmanlı, gerçekçi bir öykü. Bu harika kitaba bayıldım, bize ailelerin gerçek işleyişinin sırlarını açıyor."
-Carolyn See, Making a Literary Life: Advice for Writers and Other Dreamers kitabının yazarı-

"Samimi, insan sevgisiyle dolu, aile bağlarının farklı biçimlerini anlatan ve keyifle okunan bir öykü."
-Elizabeth Strout, Kadınlar Daha Yalnız'ın yazarı-

On altı yaşındaki Sara hamiledir ve kürtaj için artık çok geç kalmıştır. Bir zamanlar üzerine titreyen erkek arkadaşı ise ortadan kaybolmuştur. Sara'nın tek seçeneği, bebeğini çocuk özlemiyle dolu Eva ve George'a evlatlık vermektir. Yapılan... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
bluetear bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
bluetear okumuş bitirmiş.
Sadık Bey

Sadık Bey, ellili yaşların sonlarında, büyük bir şirketin küçük hissedarı, boşanmış, bir kız çocuk ve bir torun sahibi...

Sadık Bey ertelediklerinin yerine koyduklarıyla yaşıyor ve özellikle anılması gereken bir sorunu da yok. Enikonu yolunda bir yaşam.

Ama Sadık Bey bir gün, değişirken farkına bile varmadığı şeyleri kurcalamaya kalkıyor...

Usta yazar Pınar Kür son kitabı Sadık Bey'le okurlarına sadece bir roman değil, her gün çeşitli benzerleriyle karşılaştıkları orta halli, orta sınıflı ve orta yaşlı efendi insanların karanlık dünyalarını da sunuyor.

"Merdivenleri ağır ağır çıkıyordu. Ve şiiri kendi kendine mırıldanıyordu: Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden... Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak... OLMAYACAK... Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak. Başını kaldırıp yukarı baktı. Yaşadığı apartmanın dar merdivenlerinin tepesinde sema falan yoktu - ya da işte görünmüyordu. Şiirin gerisini hatırlayamadı. Epey uzun sürdü beşinci kata varması. Daireyi gençliğinde alıyorsun, merdiven, yokuş gibi şeyleri tehditkâr bulmadığın yıllarda... Sonra günü geldiğinde... soluk soluğa kalıyorsun."
(Tanıtım Bülteninden)

Sadık Bey, ellili yaşların sonlarında, büyük bir şirketin küçük hissedarı, boşanmış, bir kız çocuk ve bir torun sahibi...

Sadık Bey ertelediklerinin yerine koyduklarıyla yaşıyor ve özellikle anılması gereken bir sorunu da yok. Enikonu yolunda bir ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
bluetear bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta önce
bluetear okumuş bitirmiş.
Fahrenheit 451

“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” -Margaret Atwood

“Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.” -Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.

Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?

Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.

“Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.”

“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” -Margaret Atwood

“Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.” -Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödül... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta önce
Daha Fazla Göster

bluetear şu an ne okuyor?

Yetişin Çocuklar

%0

İyi Aile Yoktur

%0

Zor Bir Ailede Büyümek / Geçmişi Onarmanın ve Hayatını Geri Kazanmanın Yolları

%0

Söz ve Diksiyon Sanatı

%0

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri

%0

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

%0

Favori Yazarları (4 yazar)

Favori yazarı yok.