awas

Detayları:  Kadın
9 takip ettiği ve 10 takip edeni var. 342 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

awas bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
awas okumuş bitirmiş.
Sergüzeşt

Sergüzeşt, tutsaklığa karşı başkaldırının romanıdır. Roman, başından sonuna değin ezilen, satılan, oradan oraya sürüklenen Dilber ile onu ezen, korurken bile küçük gören varlıklı sınıf arasındaki karşıtlığa dayanır. Okuyucu, Dilber'e yardım edememenin acısını yüreğinde de duyar. Romanın, zamanı aşan ve bugüne seslenen insanı ve sosyal yönü de buradan gelir. Bir yandan doğunun gizemli ve içe dönük yapısı, öte yandan batının gerçekçi yaklaşımı edebiyatımızda ilk kez Sergüzeşt'te işlenmiştir. Sergüzeşt, gerek ele alınan tema, gerek yarattığı Dilber tipi, gerek romantizmden gerçekçiliğe kayış tarzı ve biçemi ile edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir.

*****

Edebiyatımızın ilk gerçekçi romanı olan ve Türk Romancılığının gelişmesinde önemi bir rol oynayan Sergüzeşt suçsuz ve talihsiz bir aşkın acıklı öyküsüdür. İnsan ticaretinin ve esirliğin olanca kötülükleri romanda acıklı tablolar halinde sergilenir. Cevdet Kudret Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman adlı yapıtında Sergüzeşt için şu yargıları veriyor: Sergüzeşt'te, Türk Romancılığının Romantizmden Realizme geçmesi açıkça görülmektedir. Fakat eserde henüz her iki akımın özellikleri de vardır. Sezai, bir yandan Batı edebiyatında tanıdığı realizm akımının yöntemini benimsemiş, bir yandan da Namık Kemal'in üslubunun etkisinden daha kurtulamamıştır.

****
"Hemen hızla evden çıkarak vapur iskelesine yöneldi. Aşkın şiddetli duygularıyla coşmuş bir hâlde bulunan bu tecrübesiz genç zihinlerde, hiçbir şüphe ve tereddüt oluşmamıştı. Vapur iskeleden hareket etti. Celal Bey'e o gün herşey ışık içinde, hayat içinde görünüyordu. Sevgilisinin yüzüne saatlerce hayran hayran bakan gözlerine, Marmara nın sonundaki ufuklar açılarak uzaktan uzağa sonsuzluk vaadediyordu. Köprüden başka bir vapura bindiği zaman, sanki ilk defa görüyormuş gibi, Boğaziçi kendisine şahane bir manzara sunuyor ve hiçbir zaman dikkat etmediği heyecan verici yerlerini buluyor ve iki sevgiliyi sessizliği ve güzelliği ile mutlu edecek saraylar keşfediyordu. Gök, sevdiğini kendisine her yönde gösterecek kadar şeffaf; hava, sevgilisinin yaşama sevincini arttıran saçının yüzüne dokunuşu kadar güzeldi. Heyhat!"

"Rus şirketinin Batum'dan gelen ticari vapuru Tophane önlerinde demirledi. Vapurun gelmesini sandallarda sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atladı. Bunlardan biri uzun boylu, geniş omuzlu, siyah seyrek bıyıklıydı; etekleri ayaklarına kadar uzun, beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti. Başında kendi milletine özgü bir kalpak, elinde gümüş saplı bir kırbaç bulunan Çerkeze 'Hoşgeldiniz', dedi, 'cariyeler nerede?'
Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber, bir esir gemisine bindirilerek İstanbul'a getirilir ve bir konağa satılır. Bu konak küçük Dilber'in yeni zindanıdır bundan böyle. Samipaşazade," 1888'de yayınlanan Sergüzeşt romanında, o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne sermiştir.

*****

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir.

*****

Sami Paşazade Sezai (1862-1893) Yazar, çalışmalarında en çok; Namık Kemal ve Victor Hugo'nun etkisinde kalır. Abdülhak Hamid'e hayrandır. Özellikle Hugo'nun romantik hümanistliğinden etkilenerek çevresinin insanlarına ve konularına bakar. İkinci Tanzimat kuşağının Servet-i Fünûn'a bağ olan yakınlıklarında özetlenebilecek olan Samipaşazade Sezai, Çamlıca ve Adalar tasvirlerine ağırlık veren hikâye ve roman dekoru içinde acınası kederlere şefkatle eğilir ve gözlemden yola çıktığı konularda gerçekçi yönteme yaklaşır. Hikâye ve roman kahramanlarına duygusal yakınlıklar besleyerek, onlara acıdığını belli eden sözler söyleyerek, ele aldığı konuyu kendi düşüncesine göre sonuçlandıran ana fikri açıkça belirleyerek, anlatımda süse ve gösterişe önem vererek, betimlemelerde aşırıya kaçarak, ara sıra yerli yersiz açıklamalar yapıp bilgi vererek dengesiz bir roman yapısını sürdürür. Bu özellikleriyle romantizmle realizmin bocalama noktasında görünür. Sergüzeşt'te özgürlük ve tutsaklık konuları işlendiğinden, siyasal iktidarın baskısına uğrayan ilk romanlardan biridir.

Sergüzeşt, tutsaklığa karşı başkaldırının romanıdır. Roman, başından sonuna değin ezilen, satılan, oradan oraya sürüklenen Dilber ile onu ezen, korurken bile küçük gören varlıklı sınıf arasındaki karşıtlığa dayanır. Okuyucu, Dilber'e yardım edem... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
awas bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 hafta önce
awas okumuş bitirmiş.
Vadideki Zambak

Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır.

Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınların en masumu, en yücesi... İhaneti asla kabul edilebilecek bir seçenek olarak görmeyen, namusu, inancı uğruna aşkların belki de en yücesini feda eden bir ka-dın...Bazı kültürlerde zambak, ölümün çiçeğidir. Ebedi aşkı ve ebedi acıyı temsil eder. Felix için Henriette de bir zambaktır...Balzac, bu efsanevi romanında kendisini anlatmış, kendi hayatında yaşadığı pek çok olayı sayfaların arasında oya gibi işlemiştir.Felixin ölümsüz aşkı, sevgili zambağı Henriette ise, Balzaca on beş yıl boyunca her türlü desteği vermiş olan Madame de Bernyden başkası değildir...Balzac, kendinden bir parçayı kattığı bu eserini, İnsanlık Komedisi adı altında topladığı eserlerinin Köy Hayatından Sahneler bölümüne koymuştur.

Sonradan görme insanlar maymun gibidir, maymun becerikliliği vardır onlarda. Yukarıda görür insan onları, tırmanırken çevikliklerine hayran kalınır ama doruğa ulaştıklarında artık yalnızca ayıp yerleri görünür(...) Bütün bir gün boyunca ayaklarımın dibine uzanarak sessizce yatabilirdi, bana bakarak dalar, bir cariye gibi sevişme saatini bekler gibi yapar, bir yandan da bu saatin gelmesini çabuklaştırmaya çalışırdı.Zevk yönünden bayağı verimli, bu zevkleri deneylerin yarattığı bilgilerle çeşitlendiren ama bilgisini tutkusunun taşkınlıkları altında gizleyen bir aşkın kışkırtıcı hazlarının pençesinde geçirdiğim ilk altı ayı hangi sözcüklerle anlatmak mümkün olabilir bilemem.(...) Cinsellikten uzak bir aşk isteklerin şiddetiyle ayakta kalır. Sonra hiçbir yönden size benzemeyen biz erkekler için öyle bir an gelir ki, her şey acıdır.Bizde böyle bir güç vardır ki onu kullanmaktan vazgeçtiğimiz an artık erkek olmaktan vazgeçmiş oluruz. Kendisini besleyen besinden yoksun kalan yürek kendi kendisini yer, ölüm değilse bile ölüm öncesi bir durum sayılan bir bitkinlik duyar. Doğayı uzun süre aldatamazsınız, en küçük bir fırsatta çılgınlığa benzer bir güçle uyanır.Vadideki Zambak... Balzacın başyapıtlardan biri. Şimdi Oğlak Klasikleri arasında...

Balzac, Vadideki Zambak romanı için şöyle der: Benim her gün olup biten gizli ya da açık olaylara, bireysel yaşamın eylemlerine, bunların nedenleriyle ilkelerine, şimdike dek tarihçilerin yalnız ulusların genel yaşantılarındaki olaylara verdikleri önem kadar önem verdiğimi göreceklerdir. Indre Vadisinde madame de Mortsaufla aşkı arasında olagelen o gizli savaş belki herkesin bildiği o ünlü savaşlardan herhangi biri kadar büyüktür.

Balzac, geçen zamanla güçlenen bu olağanüstü romanda dehasını ortaya koyuyor ve ihtişamlı Loire Vadisinde geçen benzersiz bir aşkı betimliyor.Genç ve başarılı Felix ile kendisinden yaşça büyük, güzeller güzeli Henriettein yolu imkânsız bir aşkta kesişiyor. Ancak Henriettein, Felixin içten sevgisine verdiği beklenmedik yanıt vadideki zambak ve aşkın kadınsı yönüyle ilgili gerçekleri gözler önüne seriyor.Otobiyografik özelliğiyle sıradışı ve romantik bir eser olanVadideki Zambak, Balzacın kendisinin de sayısız romanı arasında en sevdiği yapıtıdır.17. yüzyıl Fransasında toplum hayatına dair güçlü ipuçları veren ve duygusal bir yakınlaşma üzerine kurulu roman Mebin100 Temel Eser listesindedir.

Vadideki Zambak, gerçekçi romanın öncüsü olan Honore de Balzacın en popüler romanıdır. Bazı eserleri dikkatle okunduğunda, yaşanılan zamana göre eşsiz bir toplum bilimini ince bir sadelikle anlatmaktadır. Romantizmin en güçlü yazarlarından biri olan Fransız yazar, bu romanda bir gönül ilişkisinin insan hayatında kapanmaz yaralara neden olabileceğini, ayrılık ve kavuşmalarla güçlenen bir aşkın insanları değişik boyutlara sürüklediğini anlatmaktadır. Aşkın zaman ve mekan tanımadığını, mutluluktan hüzne dönüştüğünü ve aşklın gerçek gücünü bu romanı okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız.

Vadideki Zambak, kocasıyla mutlu olmayan Henriette ile kendisinden daha genç olan Felixin imkânsız aşkını anlatır. 19. yüzyıl Fransız edebiyatının iki büyük yöneliminin, romantizmle gerçekçiliğin kavşak noktasında, aşk izleği çevresinde gelişir. Balzac, aşka derin bir gerçekçilik kazandırırken, çağının toplumsal olguları ve koşullarını yansıtmaya da büyük bir özen göstermiştir. Eser, Fransadaki devrim sonrası toplumsal hayat hakkında da ipuçları içermekte, duygusal bir yakınlaşmayı anlatmaktadır. Yeşil vadiler, sık ormanlar arasındaki güzel şatolar tüm gerçekçiliği ile tasvir edilir. Vadideki Zambak, en güzel aşk romanlarından biridir.
Balzac, acı ve ıstırabı en hissedilir şekilde romanına yansıtmıştır. Başka bir gözden aşkın ıstıraplı yüzünü roman severlere çok iyi aktarmış ve özgün anlatımıyla okuyucuların beğenisini kazanmıştır. Ayrıca kişi ve yer tasvirlerinde büyük ustalıkla okuru olayın içine sürüklemiştir.



İnsanlık Komedisi başlığı altında topladığı roman ve öyküleriyle tanıdığımız Fransız yazar Honoré de Balzac, özellikle romanda gerçekçilikle doğalcılığın yaratıcısı olarak görülmüştür. Klasik roman türünün yerleşmesinde büyük payı olan Balzac, gerek olağanüstü gözlem yeteneği, gerek olağandışı bellek gücü, gerek insan doğasını derinden kavrayışıyla, birçoklarının gözünde roman sanatının Shakespeareidir.Vadideki Zambak, 19. yüzyıl Fransız edebiyatının iki büyük yöneliminin, romantizmle gerçekçiliğin kavşak noktasında, aşk izleği çevresinde gelişir. Henriette de Mortsaufun büyük tutkusuyla görev duygusu arasındaki çileli çırpınışları, bu yapıtı, dünyanın en ünlü aşk romanlarından biri kılmıştır. Balzac, aşka derin bir gerçekçilik kazandırırken, çağının toplumsal olguları ve koşullarını yansıtmaya da büyük bir özen göstermiştir.19. yüzyıl romanının ölümsüz örneklerinden biri olan Vadideki Zambakı, usta bir yazar ve çevirmenimizin, Tahsin Yücelin Türkçesiyle sunuyoruz.

Fransız yazar Honoré de Balzac (1799-1850), edebiyat dünyasının kendisinden, tarihçi, psikolog ve mükemmel bir gözlemci diye söz ettiği en büyük isimlerinden biridir. XIX. Yüzyıl edebiyatında Romantizmin hüküm sürdüğü bir dönemde gerçekçilik akımının öncüsü olan Balzac, modern romanın da babası sayılır. Romanlarında kendi zamanının dünyasını romantizmden büsbütün soyutlanamasa bile büyük bir gerçekçilikle yansıttı. Fransanın çeşitli bölgelerinden ve her toplumsal tabakadan kişilere yer verdiği eserlerinde tarihsel ve toplumsal koşulların damgasını taşıyan sayısız tipler aracılığıyla insanın yükselme tutkusu ve para kazanma hırsı gibi insani eğilimlerini işledi. Öldüğünde, ardında 85i tamamlanmış, 50si taslak halinde 135 eser bıraktı.Vadideki Zambak platonik aşkların en güzel anlatılışıdır.Yazarın hayatıyla sıkı sıkıya bağlı olan roman Balzacın olgunluk çağının önemli eserlerinden biridir.

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir.

Balzac, Vadideki Zambak romanını 1835 yılında, 36 yaşındayken, ölümünden on beş yıl önce kaleme almıştır. Ölümünden bir yıl önce eşi Hanskaya yazdığı bir mektupta, Balzac annesinin canavarlığından söz eder. Ailesinin ona çizdiği eğitim yolunu izlemek istemeyen, yazar olma ve para kazanma mücadelesini özgürleşme mücadelesiyle özdeşleştiren, ömür boyu iflaslarla, borçlarla uğraşan Balzac, bir yandan da hayatının kadınını yılmadan arayıp durmuştur. Vadideki Zambakın baş kişisi ve anlatıcısı Félix de Vandenesse, Balzacla örtüştüğü ölçüde, bize, Balzacın, küçük bir çocukken pansiyonlarda başlayan hayat mücadelesini, arayışlarını, çalkantılarını, düş kırıklıklarını, ölü yıllarını, uzun acılarını anlatan bir tür özyaşamöyküsü sunmaktadır.Vadideki Zambak: Sonsuz arayış.

Arzuna boyun eğiyorum... Onun bizi sevdiğinden daha fazla bizim kendisini sevdiğimiz kadının bu ayrıcalıklı konumu, mantığın kurallarını bize tamamen unutturmaktadır. Alnınızda ufacık bir çizginin bile oluşmasını önlemek için, küçücük bir reddedişten kaynaklanan acılı dudaklarınızdaki hüzün ifadesini görmemek için her türlü mucizeleri yaratıp uzaklıkları aşar gelir, kanımızı akıtır ve geleceğimizi hiçe sayarız.

Akşam, ayaklarımızın altında hışırdayan güzün kuru yaprakları üzerinde gezinirken bana,- Mutsuzuluk ve acılar sonsuz oluyor, mutlulukların ise bir sınırı var, dedi. Geçici mutluluklarıyla karşılaştırdığı acılarını açıklayan sözlerdi bunlar.- Hayata iftira etmeyin.Siz aşkı bilmiyorsanız, onun ta göklere kadar yayılan zefkleri vardır.- Susun bu konuda hiçbirşey bilmek istemiyorum.Grölandlı bir insan İtalyada ölürdü! Sizin yanınızda sakin ve mutluyum.Size bütün düşüncelerimi söyleyebilirim; güvenimi yıkmayın.Neden sizde de bir rahibin erdemi ve özgür bir erkeğin çekiciliği bulunmasın.Kontesin elini tutup deliler gibi çarpan kalbimin üzerine koydum.- Siz insana bardak bardak baldıran zehrini şerbet gibi içirtebilirsiniz.Genç kadın sanki şiddetli bir açı duymuş gibi elini çekti.

İsteğine boyun eğiyorum.Kendisinin bizi sevdiğinden daha çok bizim kendisini sevdiğimiz kadının ayrıcalıklı durumu, akim kurallarını bize bütün yönleriyle unutturmaktadır. Alnınızda küçücük bir çizginin dahî oluştuğunu görmemek için, en ufak bir redden kederlenen dudaklarınızdaki hüzün ifadesini gidermek için mucizeler yaratıp uzaklıkları aşar gelir, kanımızı döker ve geleceğimizi hiçe sayarız. Bugün geçmişimi bilmek istiyorsun, al işte öğren. Fakat Natalie bilmeni istediğim birşey var: ben bugüne değin sana itaat ederek dokunmaya bile kıyamadığım anıları çiğnemek zorunda kaldım.

Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır.

Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen ç... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 hafta önce
awas bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
awas okumuş bitirmiş.
Çingene

Döneminin çarpıtılmış tüm toplumsal ön yargılarına ve hurafelerine karşı farklı bir bakış açısı getirerek
her fırsatta halkını hümanist bir yaklaşımla aydınlatma çabası içinde olan Ahmet Mithat Efendi,
Çingene isimli bu eserinde yine nahoş fakat basılması gereken bir noktaya parmak basıyor: Irk ayrımcılığı.

Döneminin çarpıtılmış tüm toplumsal ön yargılarına ve hurafelerine karşı farklı bir bakış açısı getirerek
her fırsatta halkını hümanist bir yaklaşımla aydınlatma çabası içinde olan Ahmet Mithat Efendi,
Çingene isimli bu eserinde yine nahoş fakat bası... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
Daha Fazla Göster

awas şu an ne okuyor?

Operadaki Hayalet

%0

Favori Yazarları (14 yazar)

Favori yazarı yok.