OmerFaruk

kütüphaneci
Detayları:  kayseri, Erkek
34 takip ettiği ve 43 takip edeni var. 143 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

OmerFaruk okumuş bitirmiş.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
OmerFaruk okumuş bitirmiş.
Bir Ruh Macerası

“İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!” hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim.”

“İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!” hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlar... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
OmerFaruk okumuş bitirmiş.
Aeden Bir Dünya Hikayesi

GERÇEĞİN MASALIDIR AEDEN

Geri dönmüyorlardı!
Artık niye Dünya’da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.

Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...

GERÇEĞİN MASALIDIR AEDEN

Geri dönmüyorlardı!
Artık niye Dünya’da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
N... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
OmerFaruk okumuş bitirmiş.
Semerkant

Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İranın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi... TADIMLIKBazen Semerkantta, ağır ve kasvetli bir günün bitiminde, kentin işsiz güçsüz takımı, baharat çarşısının yanı başındaki iki meyhane çıkmazında, Sogd ülkesinin kokulu şarabını içmek için değil, ama gelen gideni gözetlemek ya da çakırkeyif bir kaç akşamcıya saldırmak için dolanıp durur. Ele geçirilen kişi yere serilir, hakaret edilir, baştan çıkartan şarabın kızıllığını ona yüz yıllar boyu hatırlatacak olan bir cehennem ateşine sokulur.İşte Rubaiyat, 1072 yazında, böyle bir olay üzerine yazılmaya başlandı. Ömer Hayyam yirmi dört yaşındaydı ve bir süredir Semerkantta bulunuyordu. O akşam, meyhaneye mi gitmişti yoksa dolaşıp dururken rastlantılar mı onu oraya sürüklemişti? Bilinmeyen bir kenti arşınlamanın taze keyfi, biten günün binlerce biçim alışına açık gözlerle bakış... Gelincik Tarlası Sokağında bir küçük oğlan, aşırdığı elmayı göğsünde tutarak tabanları yağlıyor; çuhacılar çarşısında bir dükkânın içinde, bir kandilin kör ışığında tavla partisi sürüyor, iki zar atışından sonra bir küfür ve tıkırtılı bir gülüş duyuluyordu. İplikçiler geçidinde ise, katırcının biri çeşmenin önünde durup yüzünü yıkıyor, sonra da uyuya kalan çocuğunu öpercesine, dudaklarını uzatıp musluğa eğiliyor, susuzluğunu giderdikten sonra ıslak avuçlarını yüzünde gezdirip şükrediyor, içi boş bir karpuzu yerden alarak su ile dolduruyor ve hayvanının başından aşağıya, o da içebilsin diye boca ediyordu.Tütüncüler Meydanında, gebe bir kadın Hayyama yaklaştı. Peçesini açtığında ancak onbeş yaşında olduğu anlaşılıyordu. Tek söz etmeden, çocuksu dudaklarında tek gülümseme olmadan, Hayyamın elindeki kestanelerden bir kaçını çalıverdi. Hayyam şaşırmadı. Bu Semerkantda eski bir inanıştı. Bir anne adayı, sokakta hoşuna giden bir yabancıya rastlarsa, yiyeceğini elinden almak cesaretini gösterebilmeliydi. Böylece, doğacak çocuk, onun kadar yakışıklı, onun gibi ince uzun, onun kadar soylu ve düzgün hatlara sahip olacaktır. Ömer, uzaklaşan kadına bakarken, elinde kalan kestaneleri yemeye devam etti. O sırada duyduğu bir uğultu, hızlanmasına yol açtı. Az sonra kendini, zincirinden boşanmış bir güruhun ortasında buluverdi. Kolları ve bacakları upuzun, beyaz saçları dağılmış bir ihtiyar, yere serilmiş, çığlıkları öfke ve korkudan hıçkırığa dönüşmüştü. Gözleriyle yeni gelene yalvarmaktaydı. Zavallının çevresini, yirmi kadar titrek sakallı, sopalı adam almış, az ötede keyifli bir seyirci kitlesi birikmişti. Aralarından biri, Hayyamın kızgın yüzünü görünce: Önemli değil, bu Uzun Cabirden başkası değil dedi. Ömer sıçradı, bir utanç dalgası gelip boğazında düğümlendi, kendi kendine: Cabir, Ebu Alinin arkadaşı! diye söylendi. Ebu Ali, aslında sık rastlanan bir isimdi. Ama ister Buharada olsun, ister Cordobada, ister Belhde olsun, ister Bağdatta, adı saygı ile anılırsa, kim olduğu kolaylıkla anlaşılır. Bu, İbn-i Sinadan başkası değildir. Batıda Avicenne diye bilinen! Ömer onu tanımış değildi. Onun ölümünden onbir yıl sonra doğmuş, ama onu, kuşağının en büyük ustası, bütün bilimlerin üstadı, Mantık havarisi olarak kabul etmişti. Hayyam tekrar söylendi: Cabir, Ebu Alinin en sevdiği arkadaşı! Cabiri gerçi ilk kez görüyordu ama, talihsiz yaşamı hakkında bilgisi vardı. İbn-i Sina, Cabiri kendi halefi sayar, yalnız düşüncelerini sergilemedeki ataklılığını ve pervasızlığını eleştirirdi. Cabir, bu kusuru yüzünden günlerce hapis yatmış, meydan dayağına çekilmiş, son kamçılanması Büyük Semerkant Meydanında, ailesinin gözleri önünde gerçekleşmişti. Cabir bu hareketi asla unutmamıştı. Cesur, gözüpek bir adam iken nasıl olmuştu da böyle ihtiyara dönüşmüştü? Herhalde karısının ölümü yüzünden! Karısı öldükten sonra, yırtık pırtık giysilerle, sendeleye sendeleye, saçma sapan konuşarak dolaşmaya başlamıştı. Cabirin peşinden, gülüşüp bağrışan, ellerini çırpan, attıkları taşlarla onun, gözlerinden yaş akıtacak kadar, canını yakan bir çocuk ordusu giderdi.

Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 107... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
OmerFaruk okuma durumunu güncelledi.
Semerkant

Sayfa: 128/318
%40

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 ay önce
OmerFaruk okumuş bitirmiş.
Son Kızılbaş Şah İsmail

Bir yaşında yetim, altı yaşında şeyh, on dört yaşında hükümdar, Kızılbaşların Şahı, Safevî Devleti'nin kurucusu, Ebu'l-Muzaffer, Mürşid-i Kâmil, Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi, Hataî...

Kısacık bir ömre sığdırılan büyük bir tarih. Şeyhlikten şahlığa doğru uzanan çetin mücadele… Baş döndürücü zaferlerin ardından gelen Çaldıran yenilgisi.

Kızılbaş Türkmenlerin şeyhlerini şah yapmak için giriştikleri mücadeleler… Bir inanç hareketinin devletleşmesi, biçim değiştirmesi, farklılaşması… Dinin siyasallaşması; devletin dinin hizmetine alınması, dinin devletin dayanağı haline gelmesi. Tarihten güncele doğru inanılmaz benzerlikler…

XVI. yüzyılın başlarında İran'da kurulan yeni devlet, tarihin akışını değiştirdi. Devletin kurucuları olan Kızılbaş Türkmenler aynı zamanda onun kurbanıydılar da. Şah'ın emirlerine kayıtsız-şartsız itaat ettiler. Bir yanda Şah'ın otoritesini kurmak, diğer yanda ülkenin sınırlarını korumak ve devleti ayakta tutmak için canlarını verdiler. Bazen onlar Şah'a hakim oldular, bazen de şah onlara.

Bu kitapta Şah İsmail ve Kızılbaş hareketi orijinal kaynakların ışığında inceleniyor. Bilinenin aksine bambaşka bir Şah İsmail portresi çıkıyor.

Bir yaşında yetim, altı yaşında şeyh, on dört yaşında hükümdar, Kızılbaşların Şahı, Safevî Devleti'nin kurucusu, Ebu'l-Muzaffer, Mürşid-i Kâmil, Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi, Hataî...

Kısacık bir ömre sığdırılan büyük bir tarih. Şe... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 ay önce
Daha Fazla Göster

2019 Okuma Hedefi - OmerFaruk

%27
OmerFaruk 48 kitap hedefinden 13 kitap okumuş.

Kütüphanesinden Seçmeler

Şölen
Kırklar Meclisi
Aşkın Tarihi
Metot Üzerine Konuşma
Eylembilim
Her Şey Hiçbir Şeymiş
Aydınlar Üzerine
Aşkın Şehidi
Sözün Doğrusu 1
Cinnetim Cennetimdir
Sahibini Arayan Mektuplar
Eyvallah
Balzac Bir Yaşam Öyküsü
Zamanın Oğlu Hoca Ahmet Yesevi'nin Yolculuğu
Beyoğlu Rapsodisi
Malcolm X
İki Çağın Sultanı Fatih Sultan Mehmed
Süleyman İle Belkıs
Gizli Anların Yolcusu
İbni Sina'nın Talebesi Hekim
Ben Sana Mecburum
Yanlışlıklar Komedyası
Yeniden İnanmak
Aklımla Dalga Geçme
Büyük Bagarozy
Jurnal 1. Cilt
Bitik Adam
Karanlığın Elli Tonu (Fifty Shades, #2)
Hiç Kimse Sıradan Değildir
Pervanenin Rüyası
İki Kişiye Bir Dünya - Sahibini Arayan Mektuplar - Tüm Şiirleri 3
Yûsuf ile Züleyha
Seçilmiş Parçalar
Günahın Üç Rengi - Madalyonun Öteki Yüzü
Körlük

Favori Yazarları (8 yazar)

stefan zweig
iskender pala
oğuz atay
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (38 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (5 liste)

Takip Ettikleri (34 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (43 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Satranç Severler

Satranç Severler

6 yıl, 5 ay önce üye olmuş.

Satranç seven bütün kitapkolikler grubumuza davetlisiniz....

Okuma Güncesi (tümü)

İsimle Ateş Arasında
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Nazar
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Körlük
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Sokrates ile Nasreddin Hocanın İstanbul Serencamı
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Tanrısal Öngörü
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Iza'nın Şarkısı
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Gönülsüz Köktendinci
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz