Music Is My Life

Profil Resmi
Detayları:  Kadriye Çolak, İstanbul, 22 yaşında, Kadın
0 takip ettiği ve 1 takip edeni var. 3 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

Profil Resmi
Music Is My Life kütüphanesine ekledi.
Aşk

Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini.. Kâinatın da tıpkı bizimki gibi nazenin bir kalbi ve düzenli bir kalp atışı var. Seneler var ki nereye gidersem gideyim o sesi dinledim. Her bir insanı Yaradanın emaneti saklı bir cevher addedip, anlattıklarına kulak verdim. Dinlemeyi sevdim. Cümleleri, kelimeleri ve harfleri... Oysa bana bu kitabı yazdıran şey som sessizlik oldu.Mesneviyi şerh edenlerin çoğu bu ölümsüz eserin b harfiyle başladığına dikkat çeker. İlk kelimesi Bişrev!dir. Yani Dinle! Tesadüf mü dersin ismi Suskun olan bir şairin en kıymetli yapıtına Dinle! diye başlaması. Sahi, sessizlik dinlenebilir mi?Bu romanda her bölüm aynı sessiz harfle başlar. Neden? diye sorma, ne olur. Cevabını sen bul. Ve kendine sakla.Çünkü öyle hakikatler var ki bu yollarda, anlatırken bile sır kalmalı.
A. Z. Zahara - Amsterdam, 2007

******

Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...
Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini..?
Kâinatın da tıpkı bizimki gibi nazenin bir kalbi ve düzenli bir kalp atışı var. Seneler var ki nereye gidersem gideyim o sesi dinledim. Her bir insanı Yaradanın emaneti saklı bir cevher addedip, anlattıklarına kulak verdim. Dinlemeyi sevdim. Cümleleri, kelimeleri ve harfleri... Oysa bana bu kitabı yazdıran şey som sessizlik oldu.


******

Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti.... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 yıl, 6 ay
Profil Resmi
Music Is My Life bir kitabı yarıda bıraktı.
Serseri (Dönüşüm Serisi, #1)

ATEŞLİ, DİŞİ... VE KEDİ

BUFFY İLE KEDİ KIZ'IN BULUŞMASINA HAZIR MISINIZ?


Tepeden tırnağa Amerikalı bir yüksek lisans öğrencisi gibi görünüyorum. Ama ben kedi adam soyundanım; isteyince kocaman bir kediye dönüşebiliyorum. İki farklı dünyam var.

Ailem ve Gurur sürüm benim için planlar yaptıysa da, türümün devamını getirmem adına yapılan bütün bu baskılardan kaçtım ve kendime normal bir hayat kurdum. Ta ki o Serseri'nin saldırdığı geceye kadar.

Serseriler hakkında uyarılmıştım; bunlar, devamlı benim gibi çekici, dişi ve doğurgan kediler arayan, Gurur sürülerine bağlı olmayan kedi adamlardı. Ben karşıma çıkanla baş edebilmiştim, ama sonradan iki bekâr hemcinsimin ortadan kaybolduğunu öğrendim.

Gurur sürümün beni geri çağırması için bu tehlike sinyali yeterliydi Güya bu kendi güvenliğim içindi. Ya, tabii. Ama ben uysal bir yavru kedi değilim. Arkadaşlarımı bulmak için karşıma her ne ya da her kim çıkarsa çıksın üstesinden geleceğim. Kollayın kendinizi, Serseriler çünkü keskin pençelerim var ve onları kullanmaktan çekinmem.

Etkileyici ve heyecanlı, karanlık ve unutulmaz. Serseri mutlaka okunmalı. Baştan sona bayılacaksınız.
Gena Showalter

Roman kahramanına ve aksiyona bayıldım. Serinin bir sonraki kitabını okumayı dört gözle bekleyeceksiniz.
Charlaine Harris

ATEŞLİ, DİŞİ... VE KEDİ

BUFFY İLE KEDİ KIZ'IN BULUŞMASINA HAZIR MISINIZ?


Tepeden tırnağa Amerikalı bir yüksek lisans öğrencisi gibi görünüyorum. Ama ben kedi adam soyundanım; isteyince kocaman bir kediye dönüşebiliyorum. İki farklı düny... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 yıl, 6 ay
Profil Resmi
Music Is My Life okumuş bitirmiş.
Ruh Bağı (Vampir Akademisi, #5)

AŞKA HER ZAMAN GÜVENDİ

ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENDİ

Rose’un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti.
Rose, önce Dimitri’nin doğduğu topraklara, Sibirya’ya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolculuk yaptı. Ardından St. Vladimir Akademisi’ne döndü. Böylece en yakın arkadaşı Lissa’ya da kavuşmuş olacaktı. Ama Rose’un kalbi halen Dimitri için atıyor ve sevdiği adamın bir yerlerde, hayatta olduğunu biliyordu. Eline bir şans geçmişti oysa...
Fakat onu öldürememişti. Yapamamıştı.
Şimdi en korkunç kabusu gerçeğe dönüşmek üzere pusuda bekliyordu. Dimitri kanını tatmıştı ve susuzluğu her geçen dakika biraz daha artıyordu. Dimitri, Rose’un peşindeydi.
Ölümüne bir kovalamaca! Nefes kesen bir karşılaşma!
Michigan’da doğan Mead, şu anda Washington’da yaşıyor. Roman dünyasına dalmadan önce birkaç iş denedi elbette. Ama yazarlıkta karar kıldı. Farklı alanlarda aldığı eğitimin ve iş deneyimlerinin kendisini zenginleştirdiğini düşünüyor.
Tüm zamanını “Vampir Akademisi” ile diğer serilerini yazarak geçiriyor.

AŞKA HER ZAMAN GÜVENDİ

ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENDİ

Rose’un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti.
Rose, önce Dimitri’nin doğduğu topraklara, Sibirya’ya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolc... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 yıl, 6 ay
Profil Resmi
Music Is My Life kütüphanesine ekledi.
Çarşı'yı Ararım Abi

ÇARŞI sahada!
Oyun oynamakla izlemek arasında bir fark var mı? Varsa nedir?
90'lı yılların başıydı çok kanallı ve renkli TV'lere kavuşmuştuk.
Seyredin, eğlenin ve oyalanın diyorlardı yönetenler.
Dizi dizilerimiz oldu, 24 saat yayın yapan yüzlerce kanalımız...
Uyutup büyütüyorlardı bizi...
Üç beş çocuk tek kale maç yapsa da adları çapulcuydu ve karşıydılar alayına...
Sonra çok kanallı renkli TV'lerle doğanlar, sıkıldık dediler seyretmekten ve tarih denen sahaya çıktılar...
Birkaç gol atmaktı amaç ve yanlarında ÇARŞI 'lı abilerini buldular.
Oynadıkça sevdiler futbolu, gol atmayı...
Her yeri 'Gezi'lir hale getirdiler, ellerinde top, gol atacak kalelerin peşine düştüler...
ÇARŞI'nın ruhu Gezi direnişinde düşlerimiz oldu...
Hepimiz inadına ÇARŞI'lı olduk...
ÇARŞI ve Gezi hayatlarımıza tertemiz bir sayfa açtı...
Şimdi yazdıklarımız bizimle geliyor...
Anladık ki gol yemek ya da atmak değilmiş mesele, oyunda olmakmış...
(Tanıtım Bülteninden)

ÇARŞI sahada!
Oyun oynamakla izlemek arasında bir fark var mı? Varsa nedir?
90'lı yılların başıydı çok kanallı ve renkli TV'lere kavuşmuştuk.
Seyredin, eğlenin ve oyalanın diyorlardı yönetenler.
Dizi dizilerimiz oldu, 24 saat yayın ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 yıl, 6 ay
Profil Resmi
Music Is My Life kütüphanesine ekledi.
Bir Çapulcunun Hatıra Defteri - Orantısız Zekadan Marjinal Geyikler

Eski çapulcular Osmanlı ordusunun önemli parçasıydı ve onlara "Deliler" denirdi. 20-25 yaşlarındaki gençlerden oluşan bu savaşçılar, ordunun en ön safında çarpışırlar, adeta deli cesareti ile düşmanın üstüne atılırlardı. Her zaman ordudan önce düşman hatlarına yakın yerlerde bağımsız keşif ve akın görevleri yapar, düşmanı yıpratırlardı. Görüntüleri korku salsın diye ön dişleri çekilir, kafaları kazıtılırdı. Vücutları hayvan postuyla kaplıydı ve zırh taşımazlardı. Sırtlarına kanat takan çapulcuların bayraklarında "Kaderde ne varsa o gelir başa!" yazılıydı. Yeni çapulcular halkın yüzde ellisidir. Amca baba yarısı olduğu gibi (bkz. Nuri Alço) yeni çapulcular da halk yarısıdır. AVM'lerden gıcık kapan bu çapulcular üç beş ağaç için meydanlara çıkar, en ön saflarda polislerle çatışır, adeta deli cesareti ile biber gazlarının üstüne koşar ve hükümeti yıpratırlar. Görüntüleri polisleri dumura uğratsın diye ameliyat maskesi ve deniz gözlüğü takarlar. Eski çapulcuların zırh taşımamasının nedeni hızlı hareket edebilmek ve yaralarıyla düşmana korku salmaktır. Yeni çapulcular da zırh taşımaz, copu yoktur, silahsızdır. Üstün cesaretleriyle polisleri küçük düşürürler. Kanatları halk tarafından takılır ve başkasına görünmez. Bayraklarında "Kaderimiz Çarşı Ulan!" yazılıdır.

İşte orantısız zekadan marjinal geyikler, okurken hem düşünüp hem de bol bol gülümseyeceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)

Eski çapulcular Osmanlı ordusunun önemli parçasıydı ve onlara "Deliler" denirdi. 20-25 yaşlarındaki gençlerden oluşan bu savaşçılar, ordunun en ön safında çarpışırlar, adeta deli cesareti ile düşmanın üstüne atılırlardı. Her zaman ordudan ö... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 yıl, 6 ay
Profil Resmi
Music Is My Life kütüphanesine ekledi.
Çarşı Geliyooor!

Şovalye Ruhlu Semt Çocukları

Tribünün Asi Çocuklarından Türkiye’yi Sarsan Haziranın Hikâyesi

Geleceğin Türkiye’sinde ebeveynlerine “2013′te ne olmuştu” diye soran bir çocuğun alacağı ilk cevaplardan biri “Gezi” olacaksa eğer, “Orada kimler vardı” sorusunun yanıtında da çArşı grubunun özel bir yeri olacak.

Bu kitapla, bir yandan milyonların gözünde basit bir taraftar grubu kimliğinden bambaşka bir konuma yükselmiş olan çArşı‘nın kendi yorumlarıyla yaşananları nasıl değerlendirdiğini öğrenecek, bir yandan da olay anından tanıklıklar, anekdotlar ve özel röportajlarla çArşı‘ya dışardan bir bakış atma şansı bulacaksınız.

………………..

“Geri çekilirken herkesin yüzünde moralsiz bir ifade vardı. O sırada haber geldi: “çArşı Gümüşsuyu’ndaki polis engelini aşmış ve 150 kişiyle Gezi Parkı’na girmiş!”

…herkesin gözleri parlamaya başladı. O yorgun, moralsiz bakışlar gitti, yerine haklıyız kazanacağız bakışları geldi. O haber doğru muydu ya da böyle bir haber almasaydık direniş sabaha kadar sürer miydi bilmiyorum…”

……………….

“…çArşı’nın başarısı o gözlerdeki parıltıdır. Yoksa bu siyasi olarak bir noktaya dönmüş, başka bir şey olmuş, falan olmuş, filan olmuş, bunlar başarı olarak addedilmez. Bizim için tek başarı insanların gözündeki umut ışığıdır.” – Borga, çArşı

……………….

“…zaten her yanımız gaz, ordan bi de telefonda annem avaz avaz bağırıyor. Anne tamam ya dedim, merak etme, çArşı burada…”

……………….

“…adamları seviyorum ama çok laf sokuyolar. Herif diyor ki, ‘Abi ayıptır sorması sen niye geldin? Göt göbek yürümüş bi düşsen 3 kişi taşıycaz, tek başına direnişin belini büktün abi…’”

……………….

“Önce yerin titremesinden ve gelen seslerden gerçekten bir an tank getirdi heralde polisler dedim. Aklıma ilk o geldi. Sonra kitlenin arasından bir iş makinasının barikata doğru geldiği gördüm. İnanılmaz bir andı.”

……………….

“Görmüşsünüzdür, bunların kırmızı bir pankartı var hani. En umutsuz anımda, en korku ve dehşete kapıldığım, ne yapacağımı bilemediğim anda bu pankart umulmadık zamanlarda karşıma çıktı. O zaman dedim kendime , “Hiiştt… Sorun yok, sakin ol, çArşı burada…”
……………….

“…ulan şu direniş hayırlısıyla bitsin Fenerbahçe formamla çarşıya girip bu gruptan dayak yemek istiyorum. Dövsünler lan canları sağolsun.”

Şovalye Ruhlu Semt Çocukları

Tribünün Asi Çocuklarından Türkiye’yi Sarsan Haziranın Hikâyesi

Geleceğin Türkiye’sinde ebeveynlerine “2013′te ne olmuştu” diye soran bir çocuğun alacağı ilk cevaplardan biri “Gezi” olacaksa eğer, “Orada kimler vard... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 yıl, 6 ay
Daha Fazla Göster

Music Is My Life şu an ne okuyor?

Music Is My Life şu anda kitap okumuyor.

Favori Yazarları (3 yazar)

Favori yazarı yok.