Yüzyıllık Yalnızlık (düzenle)

(düzenle)

8.3

En Son Değerlendirmeler

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitap hakkında ne düşüneceğime bir türlü karar veremedim, bitirdikten sonra kitaba dair düşünmem gerekti. Her şeyden önce, belki de aralıklı okuduğum için, okurken sıkılmadım. Yazarın kullandığı dili, kelimeleri, olayları sunuşunu tartışmaya gerek yok.

Ailede neredeyse toplam 3 isim ve onlarca karakter var, hepsi de birbiriyle bağlantılı ve kenara atılmayacak karakterler. Okurken karıştırmamak için çabaladım, bir süre sonra da alıştım ama karakterlere bir türlü ısınamadım. Hepsinin iyi kurgulanmış bir hikayede, kopuk kopuk hayatlarına şahit oldum ama hikaye beni içine çekemedi. Son 100 sayfada ise tamamen koptum ve artık tamamen bitirmeye odaklandım çünkü nasıl başladıysa öyle biteceğini biliyordum. Ağzımı açık bırakan tüm o akrabaların birbirlerinden üremesi ve de bazı tuhaf olaylar oldu, domuz kuyruğu, Güzel Remedious'un uçup yok olması, Ursula'nın kör olması ve kimsenin anlamaması ve aynı zamanda bir çok jenerasyon devirip öyle can vermesi gibi.

Muz fabrikası, Liberaller ve Muhafazakarların savaşı, öldürülüp vagona tıkılan cesetler ve yıllar sonra bunların serapmış gibi davranılması, hiç var olmamış olduğunun düşünülmesi de bana düşünecek yeni konular vermiş oldu, kitabın sevdiğim tarafları da sıkıldığım ve anlamsız bulduğum tarafları da var.

Yine de ilk okuduğum Marquez kitabı olduğu için ve okuduğum tuhaf kitaplardan biri olduğu için, abartıldığını düşünsem de, büyük resme bakarsam kitabı sevdiğimi söyleyebilirim.

1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Döngüsel tarihi,aşkı,bir asır boyunca bir ailenin neredeyse bütün fertlerinin yalnızlığını bazen hüzünlendirerek,bazen acıyarak,bazen öfkelenerek okutan güzel bir eser.

1 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Gabo Usta'yı tanıdığım kitaptır. belki 25 yıl oldu okuyalı fakat hala benim için " yaşlılığın o kekremsi kokusu " aynıdır.

1 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Nobel ödüllü yazarın edebiyatın en tanınan eserlerinden biri..Bu kitabı ya severseniz ya da nefret edersiniz..İnanılmaz fazla karakter sayısı var.Bir noktadan sonra karakterlerin fazlalığından ve açıkçası karmaşasından afallıyorsunuz.Bir ailenin anlatıldığı bir kitap.Ben beğendim.

1 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sürekli aynı hikayeyi okuyor gibi bir duyguya kapıldığınız anda kendinizi bambaşka bir hikayenin içinde buluyorsunuz. Özellikle aile romanlarında aynen Orhan Pamuk romanlarında olduğu gibi kitabın en başına soy ağacı koyulması çok güzel bir uygulama. Bu kitapta da en başa soy ağacı yerleştirilmiş. Kaç kere geri dönüp kim kimin neyiydi diye baktım, ben bile hatırlamıyorum. Macondo'daki insanların özgürlüğünü okudukça, kendinizi içine hapsolduğumuz dairelere, sokaklara, şehirlere lanet okurken bulabiliyorsunuz. Bazı yazarlar NOBEL ödülünün önüne gelene dağıtılan bir ödül olmadığını tek başlarına kanıtlamaya yetecek eserler verebiliyor. Yüzyıllık Yalnızlık o eserlerden, Gabriel Garcia Marquez de o yazarlardan bir tanesi. İyi okumalar.

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

Uzun zamandır bu kadar karmakarışık bir kitqp okumamıştım. Resmen elimde süründü. İyi yorumlara bakarak kendime şüpheyle baktım. Belki birkaç sene sonra tekrar bir şans veririm ama şimdilik beğenmedim. Çok yordu beni.

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

güzel remedios uçmasaydı başına neler gelirdi o evde acaba ?
Yazarın tarzı çok değişik

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Okudukça karmaşıklaşan ve bir o kadarda merak ettiren değişik kitaplardan bir tanesi.

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Mistik hikayeler, kara mizah ile örülmüş.
Buendia ailesinin yüz yıl süren kuşatılmış, engellenemez ve sonunda yok olmaya mahkum olan hayatı anlatılıyor.
Ursula ve Jose Arcadio'nun yerleştikleri Maconda'ya sürekli gelen çingeneler daha önce hiç görülmemiş mıknatıs, teleskop, büyüteç, buz gibi icatlarla herkesi büyülüyorlar. Çingenelerin başında Melquiades isimli bir simyacı bulunuyor. Bu adamdan çok etkilenen baba Jose Arcadio, simyaya merak salıyor ve Melquiades sayesinde evine bir simya laboratuvarı kuruyor ve bu laboratuvarda var gücüyle çalışıyor. Hayatının geri kalan kısmında hem simya hem Melquiades belirleyici oluyor. Onun sırlarıyla uğraşan Jose Arcadio Buendia, sonunda "deliriyor" ve onu bahçedeki kestane ağacına bağlıyorlar, ömrünün son birkaç günü hariç burada kendi başına yaşıyor, sürekli Melquiades'in hayaletiyle konuşup ailenin hayatından büsbütün uzak bir görünüm çiziyor. Öldükten sonra da hayaleti evdekilere görünmeye devam ediyor.

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Harikaydı.bitsin istemedim.o kadar isim o kadar karakter epey zorluyor ,dönüp dönüp soyağacını kurcalama ihtiyacı hissettiriyor ama bitince tadı damağında kalıyor insanın...

2 yıl, 6 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yüzyıllık Yalnızlık korktuğum bir kitaptı. Öyle yorumlar okumuştum ki bu kitabın ağırlığını kaldıramayacağımı düşünüyordum. Nihayet okudum bitti ama ben kitap hakkında ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum. Ne okudum ben? Buendia ailesinin yüzyıllık tarihini mi? Oysa koca insanlık tarihini baştan sona okumuş gibi hissediyorum. Yaratılan her karakter öyle kendisine özgü, öyle doğal ve gerçekçi ki... Bir sayfada anlatılan bir olay kurgu da öyle bir etki yapıyor ki... Marquez kesinlikle okuduğum en etkili yazarlardan biri. İnsanın gözünden akan bir damla gözyaşı, ölüm, doğum, aşk, tutku bu kadar mı güzel betimlenir. Tadına doyulmaz bir kalemi var gerçekten.
Onca karakterin arasında benim favorim Amaranta idi. Gerçi bir şekilde tüm karakterleri seviyorsunuz ya...

Dokunan bir kaç satır için:

''Yüreğini kolla Aureliano, ölmeden çürüyorsun.''

"Dünya daha öylesine çiçeği burnundaydı ki, birçok şeyin adı yoktu ve onlardan bahsederken parmakla göstermek gerekiyordu."

"Çünkü yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış, geriye en acı anıları bırakarak, onları arıtmış büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı."

"Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden… Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor. O yüzden değil mi, içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız? -anlatsam mı, anlatmasam mı?- kararsızlığımız, -bu sevgi beni acıtır mı?- kuşkularımız… Her zaman seni üzecek birileri olacaktır. Tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek."

"Yaşamla hesabını kesin olarak kapatırken kendi insanlarını düşündükçe duygulanmıyor, en çok nefret ettiği kişileri aslında nasıl sevmiş olduğunu anlamaya başlıyordu."

2 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

...5 kuşak devam eden manyaklık! Bir tek ursala karakteri güzel...diğer hepsi sapık bence..

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok güzel, eğlenceli anlatımlı, akıcı dile sahip, yer yer dudak uçuklatan, kimi bölümlerde abartının dibine vuran ancak sabır ile okunması gereken, harika yazarın müthiş eseri..

3 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Ne anlattığı belli değil

3 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Sanki isim yokmuş gibi bütün karakterlerin isimleri hemen hemen aynı bu da okumayı çok zorlaştırıyor birkaç kere tekrar tekrar okumak için kitabı Elime aldığım en fazla 70 inci sayfaya kadar ve dayanabildim bence bu kitabı fazla abartıyorlar

3 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabı okumaya başladığımda beni bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştim

3 yıl, 8 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitap ilk başta sıkıcı geldi ama okumaya devam ettim gerçekten çok güzel ağır, beni yoran bir kitap oldu. Bütün dikkatinizi kitaba vererek okumalısınız. Kitapta isimleri geçen kişilerin kim kimin oğlu, kardeşi biraz karıştırabilirsiniz ama kitaptan kopmadan okursanız mükemmel kurgulanmış bir kitap olduğunu göreceksiniz. Son sayfalarında tüylerim ürperdi birkaç defa okudum tekrardan son sayfaları.. Bence de yazar nobel ödülünü hak etmiş..

3 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Çok merak ederek okumaya başlamıştım ama çarpık ilişkiler ve müstehcenliği sebebiyle yarım bıraktım.

3 yıl, 9 ay önce
4 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Öncelikle bu kitabı okumaya niyetlilere önerim, not almadan okumayın. Sürekli çocuklar doğuyor, doğan çocukların hemen hepsi aynı adı alıyor. Kitaptaki olaylar gerçekten çok canlı ve ilgi çekici. Dış dünyaya kapalı bir köye takma dişin ilk getirilişi, insanların buna tepkisi çok komikti. Devam edebilseydim bunun gibi nice olayla karşılaşabilirdim, ama edemedim. Peki öyleyse neden yarım bıraktım? Ahlaki değer yargılarım daha farklı olsaydı okumayı sürdürürdüm. Ama müstehcenlik canımı sıktı. Böyle şeyler okuyunca kalbimin kirlendiğini hissediyorum. O yüzden atlaya zıplaya okuyabileceklere öneririm.

3 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bitmesin diye gıdım gıdım okudum resmen,harikaydı.Ayrıca Latin Amerika edebiyatına olan önyargılarımın kırılmasını sağladığı için unutulmazlarım arasına girdi.

3 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hayali gerçekten, gerçeği hayalden ayıramadığınız bölümlerle dolu, inanılmaz karışık bir yapısı olan bu kitapta bir de isimleri karıştırmasak ne güzel olurdu :)
Aslında bu kitabın, bu hayal alemi, hayaletlerle dolu olan anlatım tarzının nedense Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ı da bir yerinden etkilediğini ve etkilemekte de haklı olduğunu düşünmekteyim ayrıca.
Okuyun sevmeseniz bile çok enteresan olduğunu kabul etmek zorunda kalacaksınız.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Ne diyebilirim ki? Beğenen çok beğenen beğenmiş, beğenmeyen hiç beğenmemiş. Bende başlarda çok sıkıldığımı itiraf ediyorum. okuyabilmek için kendimi zorladım adeta. Basit yazılmasına karşın anlamak için çabaladım..Hele de isimler yüzünden kafam çok karıştı. Kitabı bitirdiğimde ise bütün hislerim birbirine girdi.Tek söyleyebileceğim kitabın ismini hakettiğiydi. Ben en kısa zaman da tekrar okuyacağım çünkü tekrar okundukça, daha da anlaşılıp değerleneceğine inandığım bir eser.

3 yıl önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabı okumadan önce adını sevmiştim okuduktan sonra ise hissettiğim tek şey hayranlık oldu. Bu hayranlık aşırı beğeniden ya da kitabı çok güzel bulduğumdan kaynaklanmıyordu. Ortada bir şaheser vardı ve ben onun karşısında hayranlık duymaktan kendimi alamıyordum. Galiba bu büyülü gerçeklik beni biraz büyüledi bir kurgu ancak bu kadar muhteşem olabilirdi. Daha iyisi ile henüz karşılaşmadım.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Güney Amerika'nın Yaşar Kemal'ini okuyormuş hissi yaratan kitaptı.

Gerçeküstü olaylar, hayatların sıradan bir parçası olarak resmediliyor. En şaşırtıcı şeyler, olağan gelişmeler gibi aktarılıyor ve en mantıksız kompozisyonun kendi içerisindeki tutarlılığı okura yumuşacık bir şekilde kabul ettiriliyor, "olması gereken buydu" dedirtiyor.

Arcadio/Aureliano'ların isimlerini değiştirseler dahi kaderlerinden kaçamamaları gülümsetmişti. En çok sevdiğim iki karakter doğaldır ki Melquiades ile Pilar Ternera oldu.

Protestocuların öldürülmesinin ebedi bir sır olarak kalması ne kadar gerçek dışı görünse de; devlet refleksi göz önünde bulundurulduğunda, tarihte defalarca yaşanmış olduğunun ne kadar olası olduğu herhalde kabul edilecektir.

İki cümleyle anlatılamayacak bir kitap. Hakkında yazacak çok şey var.

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

kesinlikle okunması gereken müthiş bir kitap. bu kitaptan sonra yazarın albay'a mektup yazan yok isimli eseri de okunmalı...

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Son zamanlarda ismini sık sık duyduğum için sipariş verdiğim ve okuyup bitirdiğim kitap. Kitabın içinde yalnızlık ve ölüm temaları çok iyi işlenmiş. Kimi zaman gerçekte yaşanan olaylar (Kolombiya iç savaşı gibi) da kitapta kendine yer bulmuş. Kolombiyada bulunan Macondo adlı kurgusal bir köyde Buendia ailesinin başından geçen olaylar anlatılmış. Kolay okunmayan kimi zaman gerçekten sıkan bir kitaptı benim için bitmek bilmedi.

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan


Çok sevemedim seni ama yarımda bırakamadım başın ve sonun çok güzeldi isimler öyle iç içe girdi ki kim kimin nesi çoğu zaman karıştırdım zannedersem 500T yolculuklarına yakışmadın daha sakin bir kafa 50'li 60'lı yaşlarda tekrar görüşmek üzere

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Nesiller boyu süren bir yaşam içindeki annenin pes etmemesi direnişi harika.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İçinde bolca çarpık ilişki bulunması nedeniyle Türkî düşünce sistemine pek uymuyor. Fakat bu yazarın üst düzey hayal gücünün önüne geçmemeli. Çünkü insan gerçekleri görürse, yalnızca hayallerden ibaret olduğunu kavramış olur.

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

KİTAP YORUMUM VE ÖZETİ BLOG DA

http://egemvekitaplarim.blogspot.com.tr/2014/12/yuzyllk-yalnzlk-kitap-ozeti.html

4 yıl, 9 ay önce
geri 1 | 2 | 3 | 4 | 5