Onca Yoksulluk Varken

1975'te Fransa'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü'ne layık görülen Onca Yoksulluk Varken, bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa'yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956'da Cennetin Kökleri kitabıyla kazanmış olan Romain Gary'nin, daha sonra açıkladığı üzere, "Yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım," gerekçesiyle Emile Ajar müstear adıyla yayınlamış olduğu bir romandır.

1975'te Fransa'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü'ne layık görülen Onca Yoksulluk Varken, bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa'yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956'da Cennetin Kökleri kitabıyla kazanmış olan Romain Gary'nin, daha sonra açıkladığı üzere, "Yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım," gerekçesiyle Emile Ajar müstear adıyla yayınlamış olduğu bir romandır.


Değerlendirmeler

değerlendirme
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Muhteşem. Bir çocuğun düşündüklerini ve hissettiklerini bu kadar naif, ilginç ve gerçekçi anlatan roman az bulunur.

"bilgisizliğim üç ya da dört yaşımda son buldu, bazan özlemini çektiğim oluyor." (s. 11)

"o kadar ağlıyordu ki çişim geldi." (s. 20)

"tabii bu konuda hiçbir zaman bütün bütüne rahat değildi, çünkü böyle bir şey için ölmüş olmak gerekir. yaşam dediğin sürekli bir paniktir." (s. 24)

"doktor katz orada nedensiz bulunduğumu, dünyada onca yoksulluk varken bir iskemle işgal ettiğimi görürdü, ..." (s. 26)

"havalarda halı çeken balıklar ciddi gelmeyebilir insana, ama din bunu gerektirmektedir." (s. 32)

"...ne kadar az şeyiniz varsa o kadar çok inanmak istersiniz..." (s. 37)

"insanların kendi söylediklerine inanmayı başardıklarını sık sık fark ettim, yaşamak için gereksinirler bunu. filozof olmak için söylemiyorum, gerçekten böyle düşünüyorum." (s. 41)

"eh, inşallah, ama işler böyle inşallahla maşallahla olmaz, bunu sadece iyi bir müslüman olduğumdan söylüyorum." (s. 42)

"- yahudi barınağım orası momo.
- eh peki, iyi öyleyse.
- anlıyor musun?
- hayır, ama yok zararı, alışığım." (s. 47)

"madam rosa, 'karabasanlar düşlerin yaşlanmasıdır' derdi hep." (s. 50)

"şimdi çocukları yaşama karşı korumak için yasal doğum kontrol hapı da vardı, gerçekten istekli olmak gerekiyordu." (s. 58)

"bana hep garip gelen, gözyaşlarının doğmadan önce programlanmış olmasıdır. bu demektir ki ağlayacağımız önceden saptanmış. bunu hiç düşündünüz mü? kendine saygısı olan hiçbir yaratıcı yapmaz bunu." (s. 60)

"kendilerine eroin iğnesi yapan bütün veletler mutluluk alışkanlığına tutulurlar, bunun da hiç acıması yoktur, çünkü mutluluk özellikle yokluğuyla tanınan bir merettir." (s. 65)

"bambaşka şeylerle dolup taşan çok uzak bir yere gitmek isterdim. bunu düşlemeye bile çalışmıyorum, berbat etmeyeyim diye." (s. 79)

"... anlıyordum, ama anlamak bazan tam tersine, hiçbir şeyi çözümlemez." (s. 113)

"bana kalırsa kendini savunmaktan aciz ve artık hizmet görmek istemeyen insanlara yaşamı zorla burunlarına sokmak kadar rezil bir şey yoktur." (s. 183)

7 yıl, 11 ay
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

bir ev işleten kadın. 2.dünya savaşı kamplarından kaçıp hayat mücadelesine girmiş biri. bu kadının evi çocuklarını bırakan annelerin uğrak yeri.
kadının bakması gereken çok çocuk var. içlerinde biri momo çok özel. çünkü o bir yılda 4 yaş büyüdü. bayan roza nın sebze olmaması için uğraşıyor.

8 yıl, 4 ay
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

"Yasalar, başkalarına karşı korunacak şeyleri olan kişileri korumak için yapılmıştır. "

5 yıl, 9 ay
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kökenlerini bilmemenin getirdiği bunalım ,hafızasızlık, kimsesizlikten doğan şiddetli bir sevgi açlığı... Öyle bir açlık ki Momo kah eve aldığı hayali dişi aslanın kendisin yaladığını hayal eder kah asasına bez dolayıp kendine arkadaş eder. İlgiye, mutlu bir kucakta nefes almaya hasrettir. Roman Momonun ağzından aktarılır. İronik ve dokunaklı... Romandaki bu dil Momonun yalnızlığını tüm gerçekliğiyle hissettirir. Momo ya eski fahişe Madam Rosa sahip çıkmıştır , birbirlerinden başka kimseleri yoktur Momonun tek tutacak dalı bu hasta ve yaşlı kadındır. Momo bu yaşlı kadına yaşından beklenmeyecek olgunlukta sadık kalacaktır.
"Gece üşüdüm, kalktım gittim, madam rosa'nın üzerine bir battaniye attım." Böyle bir bağ vardır aralarında o sebze gibi yaşamda bile Madam Rosa'yı bırakmayı düşünmez hatta bir kere dışarıda biriyle tanışıp keyif almıştır hemen ardından bir vicdan azabı gelir. Elini tutar bir saat boyunca hiç bırakmadan öper güzel laflar eder. Momo'nun ağladığı anlar yürek parçalar.
''mösyö hamil, mösyö hamil' dedim ona. hiç nedensiz, öylesine. hâlâ onu seven, adını bilen birileri olduğunu anımsasın, tek bir adı olduğunu bilsin diye.'' Belki de Momo hiç çocuk olmadı olamadı...
Sevmek gerek ...

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yazarin dili ve uslubunun mukemmelligi, hikayenin ve karakterlerin ozgunlugu, yazarin dusundurdukleriyle mukemmel bir kitap! Momo'yu omrunuzun sonuna kadar unutamayacaksiniz!

7 yıl, 8 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Erken Kaybedenleri okuduysanız, oradaki pek sevdiğimiz hayta çocuklardan birinin bir Fransız roman kahramanı olduğunu düşünün. İsminin şahaneliğinden dolayı aldığım bu kitabı ben baya beğendim. Bunca acıklı bir hikayede yer yer gülümsetiyor sizi bu çocuk işte en güzel kısmı da bu.

6 yıl, 10 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okuma serüveninin başındayken etkilendiğiniz bir kitaba kolaylıkla on puan veya dokuz puan verebilirsiniz, fakat belli bir okuma deneyimi edindikten sonra edebi yapıtları değerlendirmek çok daha fazla seçicilik gerektiriyor. Bu açıdan bakılınca Romain Gary(Emile Ajar) ın bu eseri son dönemde okuduğum etkileyici eserlerden biri oldu diyebilirim. Eserin bütününe sinmiş bir hüzün ve isyan var. Eser aforizma benzeri cümlelerle okuru etkileyip alışılmış hayatlarımızı sorgulatıyor. Sevginin ve vefanın ırk, dil, kültür farklılıklarını nasıl silip attığını gösteriyor. Yazarının da son sözünde belirttiği gibi ön yargılı olmak iletişimin ve gerçekliğe ulaşmanın önündeki engellerden biri olarak beliriyor.

3 yıl, 11 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Bu şekilde tam bir kurgusu olmayan ,olaydan olaya atlayarak sadece kkahramanların ddeğişmediği calismalari begenmiyorum

4 yıl, 10 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Onca Yoksulluk Varken; fahişelerin terk edip eski, yaşlı bir fahişe olan Yahudi Madam Rosa'ya bıraktıkları çocukların öyküsünü küçük yaşta terk edilip on yaşındaki Müslüman Momo'dan anlatılan bir roman.

Birinci ağızdan anlatılan öyküler beni fazlasıyla etkiliyor ve bu kadar acı bana fazla geliyor.

Emrah Serbes'in Hikayem Paramparça kitabında "XX. yüzyılın en iyi romanı" yorumunu okuyunca romanın adından da etkilenip hemen okuma listeme almıştım. Gülcihan benden hızlı davranıp bir solukta okuyunca beklentim daha da artmış olacak ki öykü bittiğinde içimde bir şeylerin eksikliği kaldı.

4 yıl, 11 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Harika bir kitaptı..

4 yıl, 7 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi ve yorumlarım için http://bit.ly/2pXpjas linkini tıklayabilirsiniz.

4 yıl, 5 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Annesi hayat kadini olan ve yine zamaninda hayat kadini olan Rosa'ya birakilan Arap göçmen Momo'nun Fransa'nin perde arkasi sokaklarında yasanan dramatik yasamlari kendi gözünden anlattığı eşsiz bir eser.🌱

10 yaşında bir çocuk olarak ( tabi sonlara dogru aslinda 14 oldugunu öğrenecek) Momo'nun kitap boyunca yaşadıkları, yaklaşımları aslinda onun bedeninden ve yasindan cok daha büyük bir olgunlukta oldugunu cok daha iyi göstermiş. Hayata dair mukemmel mesajlar verilmiş. 👉

Fransa'nin varos sokaklari, göçmenlerin maruz kaldiklari, yasam bicimleri Momo'nun gözünden en samimi sekilde aktarılmış. 🌿 Ozellikle kendisine evlat olarak verilen cocuklarin ailesinden gelen paralarla gecimini saglayan , zamaninda hayat kadinligi yapmis Rosa'ya olan sadakati , sevgisi bambaska Momo'nun. Hayata bakışı,yoksullugun getirdiklerini en guclu sekilde yuklemesi aslinda bir karakter olarak onu gozumuzde yasindan cok daha büyük kılıyor. 👌

Kitap bir kere zaten inanilmaz samimi bir dille yazilmis. Oldukca yalin ve akici bir anlatima sahip. Cok degiskenlik gösteren bir kitap da diyebiliriz. Kimi sayfalarda gulerken bir bakmışsınız gozleriniz dolmus. Fransa'daki acimasiz yasam, Yahudiler'in maruz kaldığı zorlu durumlar yine küçük ama aslinda kocaman cocuk Momo'nun gozunden ne de hoş aktarılmış. ✔

Kitapta altini cizecek bir sürü yasama dair mesajlar içeren cümleler var. Kesinlikle sizi son derece etkileyecek bir kitap. 👉📖

Madam Lola karakteri, travesti olan karakterin madam Rosa'ya ve Momo'ya gösterdiği şefkat ayri bir renk katmış. Hele ki Momo'nun bu travestiye karsi bakis acisi da aslinda önyargıların yikilmasi noktasinda son derece önemli. ⚠️

Ve son olarak ;
Son sayfalar ciddi manada trajiktir. Momo'nun buyuk sadakat ile yaninda yaşadığı Madam Rosa'ya karsi gösterdiği son baglilik örneği, son sahneleri oldukca huzunlendirici. 😔

Son dönemlerde okuduğum en ilgi cekici ve ozel kitaplardan biri oldu benim icin. Yazarin hayat hikayesi ve kendini Momo'nun gozunden anlatmasi da ayri bir not.

Iyi okumalar efendim. ⭐✌

1 yıl, 7 ay


Baskı Bilgileri

Ciltsiz, 1.Basım, 197 sayfa
17Haziran2009 tarihinde, Agora Kitaplığı tarafından yayınlandı


ISBN
6051030388
Dil
Türkiye Türkçesi

Diğer baskılar


Etiketler: çağdaş roman, roman

Kitabın Geçtiği Listeler


Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

Dilek Demir ParanoyakVisne kitapfizik SirEvo
4 kişi

Okumuşlar

leylisram eowynthir hessenin yancısı cuneytgargin denizb pisuvar Serginho onursan sümbülteber fyilmaz okuyoryaziyor wishiwasabook jas demian belma sebil cvt norgunk bulutsuzluk gamarcoba x files AliTastan oogut Oklap Kütüphanesi kafamdakiviziltilar aurora s.aksoy EsLiM nzrysldg seymour misscat Dingansich duyyguu erdemou Doğan brckvs münzevi kaplumbağa ritchie mehmeterdem Boş gravür
139 kişi

Okumak İsteyenler

zozkay ekhobiaS kahvenin seki makbuldür KARAMELA nergis Y Kevser çikolatalıkahkaha nzrysldg naylas nursah zebercet Nietzsche cansum gzdkrc1 elifpotok Sevda77 maviumut gunes beyzaaa HVenenosa melankolimelankoli ripper1921 Afra Tatarhan megoer silentvoice mavilikleredoğru efendi zibidi dicle cel aynur aslanova gozde Hilalim ilzeysunep La Liseuse Tuba Akar cenka cansu_yildiz spankyalien gozdebayram
69 kişi

Takas Verenler

Takas veren bulunamadı.
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski