İkiye Bölünen Vikont

Avusturyalılarla Türkler arasındaki bir savaşa katılan Terralbalı Vikont Medaryoyu, bir Türk güllesi ortadan ikiye böler. Vikont, ülkesine yarım insan olarak döner. Bu çarpıcı giriş, bir bale gibi gelişen bir masalı başlatır. Masal boyunca yarım-vikontun çevresinde, kendisinden daha da parçalanmış insanlar devinirler, dertlenirler. Italo Calvinonun bitip tükenmez buluşlarından biri mi söz konusudur, yoksa gittikçe yabancılaşan, sakatlanan, bütünlüğe, eksiksizliğe ulaşması engellenen çağdaş insanın koşullarına düşündürücü bir gönderme mi yapılmaktadır? İkiye Bölünen Vikont (1952), Ağaca Tüneyen Baron (1957) ve Varolmayan Şövalye (1959) ile birlikte, yazarın atalarımız adını verdiği üçlünün ilk kitabını oluşturuyor. İtalyanca aslından yapılan bu çeviri, yazarın sağlığında, 1985 yılında yayımlanan İkiye Bölünen Vikontun gözden geçirilmiş basımından yapılmıştır.

Avusturyalılarla Türkler arasındaki bir savaşa katılan Terralbalı Vikont Medaryoyu, bir Türk güllesi ortadan ikiye böler. Vikont, ülkesine yarım insan olarak döner. Bu çarpıcı giriş, bir bale gibi gelişen bir masalı başlatır. Masal boyunca yarım-vikontun çevresinde, kendisinden daha da parçalanmış insanlar devinirler, dertlenirler. Italo Calvinonun bitip tükenmez buluşlarından biri mi söz konusudur, yoksa gittikçe yabancılaşan, sakatlanan, bütünlüğe, eksiksizliğe ulaşması engellenen çağdaş insanın koşullarına düşündürücü bir gönderme mi yapılmaktadır? İkiye Bölünen Vikont (1952), Ağaca Tüneyen Baron (1957) ve Varolmayan Şövalye (1959) ile birlikte, yazarın atalarımız adını verdiği üçlünün ilk kitabını oluşturuyor. İtalyanca aslından yapılan bu çeviri, yazarın sağlığında, 1985 yılında yayımlanan İkiye Bölünen Vikontun gözden geçirilmiş basımından yapılmıştır.


Değerlendirmeler

değerlendirme
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

calvino'nun en sevdigim kitabi unvanini varolmayan sovalye ile donusumlu olarak paylasan kitap.

9 yıl, 6 ay
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Türklerle yapılan savaşta, bir top güllesinin bedenini ikiye ayırdığı vikontun bedeninden iki ayrı insan oluşur (?) Bunların kesin çizgilerle birbirinden ayrılan Kötü Vikont ve İyi Vikont olduğu anlaşılır. İlk önce Kötü Vikont köye döner ve tabiri caizse halkın ağzına limon sıkar. Niye limon? Adamlar onu görünce yüzlerini ekşitmeden duramazlar da ondan. Kötü Vikont tam bir psikopattır, her şeyi ikiye ayırır. Dallarda yarısı uçmuş armutlar, yerlerde yarısı gitmiş mantarlar, yarısı gitmiş sincap bile vardır artık. Canidir. Acımasızdır. Bazen öyle sinsi yaklaşır ki elinizi eşek arısı kovanına sokturup, kahkaha atar. İyi Vikont köye gelince, kötüsüne alışmış olan halk vikontun numara yaptığını sanır ama diğer yarısı olduğu sonradan anlaşılır. O da nerde yardıma muhtaç insan var oradadır. Hastalara bakar, hep iyiliğin peşinden koşar. Ve bir gün karşı karşıya gelirler. Ne mi olur? Söylemem. :) Ben çok keyifle okudum, ilgi çekici, tuhaf bir hikayeydi. Kitabın basımı da çok güzel, keyifle okutuyor insana. Çizimli bir kitap, çizimler gereksiz olmuş bence ama onlar da komik. Sembollü hikayeleri sevenlere, tavsiye ederim.

6 yıl, 3 ay

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski