Gecenin Sonuna Yolculuk (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken, boynumuza parmaklarını geçiren, ısıran, tüküren, hırlayan, ölesiye korkan ve korkutan.Yani yaşayan. Bir kıpırdanma başladı bile, parmaklarımızın ucunda, gözeneklerimizden içeri sızan bir şey var. Böyle bir yüzleşmeye katlanabilecek mi insan?

I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken, boynumuza parmaklarını geçiren, ısıran, tüküren, hırlayan, ölesiye korkan ve korkutan.Yani yaşayan.... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 573 sayfa

13 Şubat 2019 tarihinde , Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9750804198
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.5 puan (190 kişi)
376 okumuş, 252 okumak istiyor, 8 okuyor

8.4 puan (220 kişi)
474 okumuş, 449 okumak istiyor, 15 okuyor

7.8 puan (115 kişi)
246 okumuş, 141 okumak istiyor, 8 okuyor

9.3 puan (82 kişi)
137 okumuş, 354 okumak istiyor, 24 okuyor

8.5 puan (84 kişi)
167 okumuş, 202 okumak istiyor, 7 okuyor

8.5 puan (204 kişi)
413 okumuş, 245 okumak istiyor, 12 okuyor

8.4 puan (210 kişi)
461 okumuş, 263 okumak istiyor, 18 okuyor

8.3 puan (278 kişi)
608 okumuş, 183 okumak istiyor, 10 okuyor

8.4 puan (178 kişi)
319 okumuş, 152 okumak istiyor, 5 okuyor

8.8 puan (215 kişi)
420 okumuş, 428 okumak istiyor, 21 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

80 kitap, 589 oy
23 kitap, 58 oy
13 kitap, 29 oy
81 kitap, 349 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

marvin klotho şevval az Murat G. avferitcancelik hae yilmazemre meriç kaya peytinzeynir erzilya Destina Zeytin oxay Uygar burcint milenady ahmetk.keklik 91Burak uckuruslukopera Smyrna35 Dozbey Vorinace aportosis patisindekigizem gunesnagehan
25 kişi
elflady Sunako Yunus Serdar buggie nurcevik bthn23 intellecta fundagney Bahary OmerFaruk ela efendi zibidi dolunay_021 Burak Uzun sky21c eristgce KitapKokanAdam ilkedevrim frnz angela818 Leandros Merve Arslanalp antagonist morven prog_obs0 nebula gozde parallelives azra2004 bstmlg istinaden GeburaeLL superdahi Elma bilalakyuz geyikboynuzu volki5434 saykodelikdesik pineras
176 kişi
cyanginlar dudu Barfuss PulpFiction Shehla slvalacahan coffeeisbliss stylish sirya Everfever NeoNoir Violet Zarpandit snejanka Muadip astropot Evita uslanmazyazar RüzgarSaçlıKız blackpearl<3 umursamaz uykucu alengin Anilaracitir Hypatia madalle hbbgms tumbilik rare zek fischermaux darqfly mrl sarevenüs asanko Sekerperisi kartaliceee1903 sevvalsinem Mavi'nin Sesi silentvoice mervesurek
348 kişi
melimeli
1 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
6 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Fransızların Tutunamayanlar'ı demek yanlış olmaz sanırım.

7 yıl, 5 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

koca kitap ölümden bahsediyor. gerçekten ölümden bahsediyor. bardamu'nün raslantısal yaşamının tek nedeni bu; bir gün ölecek olmak.
diyor ki bardamu; "gerçek denen şey bitmek bilmeyen bir can çekişmedir. bu dünyanın tek gerçeği ölümdür. seçim yapmak gerek. ya ölmek ya da yalan söylemek için. ben kendimi öldüremedim asla!"

sessizlik delip geçiyor okuyucunun zihnini. tüm kavramlara ve tüm olgulara ana-avrat küfrediliyor bir nevi. ekliyor; "önlerine geceyi ve gündüzü katmış gidiyorlardı. ve yaşamı. insanlık; kendi gürültüsünden hiçbir şey duymuyordu. sallanıyorlardı. üstelik kent ne kadar büyük ve ne kadar yüksekse o kadar pişkinliğe vuruyorlardı. bir şeyler için çabalamaya değmez. diyorum ya size. değmez. ben denedim. değmedi."

felçli gibi hissediyor okuyucu. ruhu mıhlanıyor hayata. ateşten bir varoluş hissedilirken bardamu hislere tercüman olmaya devam ediyor. "ateş" diyor. " bazen işkence eder bazense ısıtır. bu içinde mi yoksa önünde mi olduğuna göre değişir. hayat gibi."

susuyoruz uzunca bir süre. konuşmaya gerek yok aslında. hafifçe gecenin içine itiliyor okuyucu. "bir şekilde gecenin içine itilenler eninde sonunda bir yere varıyordur her halde. cesur ol ferdinand. her yerden dışarı edile edile mutlaka hepsini, o pisliklerin hepsini birden korkutan o numarayı bulacaksın. ve o da gecenin sonunda olsa gerek. işte zaten onlar da bu yüzden gecenin sonuna gitmeyi göze alamazlar. alamıyorlar" denildiğinde bu şaheserin isminin nereden geldiği anlaşılıyor.

yaşam boyunca aranılan tek şeyin muhteşem bir üzüntü olduğundan bahsederken celine, albert camus'nun o müthiş sözü akla geliyor. "her insanın bir olayı olmalı."
"mutsuzum" diyenler akla geliyor sonra. ve o kişilere haddini bildiriyor bardamu; "mutsuzum demekle iş bitmez. insan ayrıca bunu kendine kanıtlayabilmeli. kendini geri dönüşü olmayan şekilde ikna edebilmelidir."

yine ölüm konusuna geliniyor. her şeyin sonu olan o duruma. bu kez okuyucuyu ters köşeye uçuruyor üstad. diyor ki; "her şeyin sınırına gelinen nokta vardır. bu nokta bazen ölüm değildir!"
her şeyin fazlasıyla ifade edildiği, net bir şekilde öne sürüldüğü şu zaman diliminin insan(cık)larına bir küfür gönderiyor yaklaşık yüz yıl öncesinden; "her şey size fazlasıyla açıklanıyor. sorun bu! anlamaya çalışsanıza biraz. uğraşsanıza. düşünsenize!"

duraganlığın boktanlığından bahsediyor sonra. "aynı yerde durduğu sürece nesneler ve insanlar yozlaşırlar. çürüyüp leş gibi kokmaya başlarlar" diyor.

biribirine acılarını anlatlanlara konuşarak tecavüz ediyor üstad. "insan dediğin şeyin tek amacı; yıllar süren ekşi bir surata, paramparça bir ruha, örselenmiş bir bedene sahip olmaktır" diyor. sırf bu yüzden de doğaya "kaltak" diye bağırıyor.

ölümü evliliğe benzetirken aşk kavramını ortaya koyuyor. "toprak, herkesi kavuşturmaya yarar" diyor, emektar bir çiftçi edasında. "hayat devam ettiği sürece kavuşmak olanaksızdır. sizi oyalayan fazlasıyla renk, çevrenizde hareket eden fazlasıyla insan vardır."

olmayan bir hayatta varoluşu bir hayal olarak görüyor. "dünya çoktan ölmüş" derken amacını belli ediyor. "bizler yalnızca onun üzerindeki kurtçuklarız. o boktan koca cesedinin üzerindeki kurtlar. ha bire onun bağırsaklarını kemirip duruyoruz. hem de yalnızca zehirli yerlerini. biz bir boka yaramayız. doğuştan çürümüşüz biz."

ne söylenebilir ki bu cümlelerden sonra? hiçbir şey. bir şeyleri sonuca bağlamanın derdinde olanların sessizliğini kırıyor; "gerçek gençlik sevmektir." diyor. "herkesi ayırım gözetmeksizin sevmek."
medeniyet saplantısını kafaya takanlara da deli diyor üstad. mutsuz olduğunu söyleyenlere inanmamamızı tembihlerken şu öneriyi sunuyor; "hele bir sorun, hala uyuyabiliyorlar mı? yanıt evetse, her şey yolunda demektir. karşınızdaki koca bir yalancıdır."

gitmekten bahsederken o büyük insan, o kadar kararlıdır ki bu kararlılığı iç acıtır; "gidiyorum! giderken gözümün tekini düşürsem, dönüp almam."

"insan yaşamda yükselmez. alçalır" dediği an üstad, üryan kalıyor tüm insanlık. çırılçıplak.

beni çırılçıplak bırakan bir şaheser. beni yaşadığım sürece alçaltan.

6 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

ilk 150-200 sayfası 10 da 10, sonrası 9-8-7...

7 yıl önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

bittiğine üzüldüğüm nadir kitaplardan.

7 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Son sayfasına her vardığımda, yeniden dönmek üzere ara verdiğim bir kitap bu.

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Oldukça zor alışmam bu tip kitaplara olumlu olan hiç bir şey yok kitapdan anlatılanlar feci halde insana işliyor.

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

harika. yine de çeviri daha iyi olabilir miydi ne?

7 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yavaş yavaş sindirilerek okunması gereken bir kitap,hızlı okuyup bitirdiğim için pişmanlık duymuyor değilim. Celine!

6 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Önlerine geceyi gündüzü ve yaşamı katmış gidiyordu insanlar. Kendi gürültülerinden hiçbir şey duymuyorlardı. sallamıyorlardı. /.../ Denedim. Değmez

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sıradışı anlatım, sıradışı düşünce sistemi... Kitabı tarif edecek zihin dağarcığım oluşmadı henüz... Çevirmen Yiğit Bener sonsözde hislerime tercüman olmuş. Kitaba katılan çevirmen yorumlarından genelde hoşlanmam ama bu sefer yalnız olmadığımı hissetmek iyi geldi :)

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Yarısına kadar farklı ve ilgi çekiciydi ama sonra sıktı.

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

kitap sanırım çok uzun uğraşlar sonucunda çevirildi. Ne kadar profesyonel çeviri yapılırsa yapılsın çok yerel bir kitap olduğu için dilimize geçtiğinde özü biraz bozulacaktır gibi geliyor bana. Çeviri bence başarılı

6 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Kitaplığınızda bulunmalı derim...

5 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

keşke zamanında tanısaymışım seni bardamu....

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Şimdilik yolculuğun sonuna geldik, en kısa zamanda tekrar yolda olacağız..

5 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitabı okuyanlar kendilerini şanslı görmeli. Söyleyecek çok şey var ama kitaptan sonra insan bir şeyler yazmaya utanıyor.

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

okuduğum en iyi kitaplardan biriydi..

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bardamu, Robinson ve diğerleri keyifli bir okuma ve müthiş bir çeviri. Yiğit Bener'in ellerine sağlık.

1 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

GECENİN SONUNA YOLCULUK
GECENİN SONUNA YOLCULUK
Yazar: Louis Ferdinand Celine

‘’ Gecenin içine itile itile, insan eninde sonunda bir yerlere varıyordur herhalde, diyordum kendi kendime. Teselliydi bu. Cesur ol, Ferdinand, diye yeniliyordum kendi kendime, kendime destek çıkmak için, her yerden kapı dışarı edile edile, mutlaka hepsini, o pisliklerin topunu birden o kadar korkutan o numarayı bulacaksın ve o da gecenin sonunda olsa gerek. İşte zaten onlar da bu yüzden gecenin sonuna gitmezler! ‘’ Yazar: Louis Ferdinand Celine ya da kahramanımız Bardamu’nun bu cümlesiyle başlamak istedim çünkü beklide en önemli olan şey yaşadığımız nefes aldığımız süre boyunca ne istiyorsak onu yapabilmek ve Gecenin Sonuna Yolculukta kendimiz olabilmek; acele etmeli, kendi ölümünü ıskalamamalı diyen Bardamu etrafında ki insanlar hayatın bir sahnesinden başka bir sahnesine sürüklenirler kendileri için yazılan senaryoda rollerini beklide anlayamazlar ve kendi kaderlerine boyun eğip ufacık şeylerle mutlu olurlar yaşam insanlara kırıntılarla yaşamayı öğretir ve yaşamın kıyısından geçip giderler ve buna bile inanmazlar..Bazen kitabın ortasından bakmak gerekir diye düşünürüm ben Gecenin Sonuna Yolculuk Kitabı Birinci dünya savaşı, Afrika, Amerika ve tekrar Fransa’ya geri dönen Bardamu; beş altı yıllık tıp eğitimini tamamlar ama derki: benim müşterilerime gelinde, onlar bencildirler, yoksuldur çirkin emeklilik projelerinin içine sıkışmış maddiyatçı kişilerdi. Rancy’den ayrıldıktan sonra, cebinde bir tıp diploması sırtında sadece bir yağmurluğu vardır kahramanımızın çünkü Berdamu için hayat gözetmeni sıkıntı olan bir sınıfa benzer ve her saniyesi ensemizdedir. Bardamu bizimle olan yolculuğuna katıldığı birinci dünya savaşı ile başlar ve kahraman olmak için hiçbir neden görmez ve hiçbir şey düşünmez sadece ölmemeyi düşünür yaşadığı her günü kar hanesine atılmış bir çentik ve tek değerli şey yaşamdır gözünde madalya ya da yaralanmayı umursamaz özgürdür artık bu savaşta. Korkularıda devam eder öldürülmekten korktuğu kadar da aynı zamanda barışta açlıktan ölmekten korkar Ölmek bile başlıbaşına bir iştir. Bardamu’nun gözünde. Özgürdür artık ve Porduriere şirketi ile Afrika macerasına yol alır artık Bardamu ancak geceler gecer ve artık dayanamaz Afrika’nın yakıcı kokusuna burnuna çöküştür artık ölü toprak kokusu artık ayrılma zamanıdır ve Atlas Okyanusunda süren haftalar sonrasında Amerikadadır ama Bardamu için gerçek bitmek bilmeyen bir can çekişmedir seçim yapmak ya ölmek ya yalan söylemek ve asla kendini öldürmez. Hayat basit anlamlar iç içe geçmiş mutluluk beklide merkezimize eşit uzaklıktadır. Bardamu geceyi gündüzü önüne katmış insan topluluğunu görür Amerika da kent büyük umutsuzluklarla ve pişkinliklerle doludur denedim ve değmez der. Bardamu Fransa döner haftalarca aylarca Clichy meydanında dolaşır akademik eğitimini tamamlayıp doktor olur. Bardamu sefaletle mücadele etmeye devam eder. Fransızlar ne almayı bilirler ne vermeyi parayı ihtiyacın var mı önemsizdir. Felaketler sıralanmaya görsün yapayalnız kalırsın hayatta. Yaşamda varoluş nedeni gecenin içinde tek başına yapılan yolculuğun son bulan bir ışığı…

Gecenin Sonuna Yolculuk Louis Ferdinand Celine tarafından 1910-1930 yılları arasındaki zamanı yazdığı Fransız Milli Kütüphanesi Tarafından elyazmalarının satın alındığı ve sahip çıkıldığı bir eserdir. Herkesin kütüphanesinde olması gerekir bana göre ve ben kendi adıma birkaç defa daha okuyabileceğim bir eserdir...

2 yıl, 7 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski