Reklam
Açıklama
Duygularımız durmadan akan derelere benzer. Doğduğumuzda pırıl pırıl olan o berrak dereye attığımız her sıkıntı, her kaygı, her üzüntü rengini değiştirir, onu bulanıklaştırıp karartır. Bütün güzelliğine ve ihtişamına rağmen, hayat huysuz ve bencildir. Huysuz bir hayatla mücadele etmek, iyi yaşayabilmek ciddi bir sanattır. O sanatı da hayat kendisi öğretir bize; onun sesini duyanları, özen gösterenleri, anlamaya çalışanları bilir. Ona bakışımızı, duyduğumuz hayranlığı, onunla mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi hissettikçe, bizimle başka türlü bir ilişki kurmaya başlar. Bize arkasını dönmez, unutmaz. İki kere vursa da üçüncüde öyle güzel şeyler yaşatır ki şaşırır kalırız. Huysuz hayatla iyi geçinebiliyor, bunun için mücadele etmekten hiç yorulmuyor ve vazgeçmiyorsak, ne mutlu bize. Çünkü sadece bu mücadeleden hiç vazgeçmeyenlerin dereleri güneşte pırıl pırıl parlayarak akar. Gülseren Budayıcıoğlu bir kez daha kendi "Kırmızı Oda"sının kapısını aralıyor ve orada biriken hikayelerden seçtiklerini bizlerle paylaşıyor; "hayatın sesi"ni daha iyi duyup anlayabilelim diye.
Puan dağılımı
Puanlar bu eserin tüm baskılarına aittir.
Yorumlar
Henüz yorum yok.
Reklam
Benzer Kitaplar
mindfulness ve şema terapi uygulama rehberi
BENİM HAYATIM HEP BÖYLE Mİ GEÇECEK
4. OĞUZ ATAY ÖYKÜ ÖDÜLÜ

Alevilik - Tarih Toplum Siyaset Teoloji
YARATILIŞTAKİ SIRLAR
The daffodil sky
bella
ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
sredni vashtar
İslam Tarihinde Nifak Kerbela
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
