Baskı

Bir Pulsuz Dilekçe

Bu, Bir Pulsuz Dilekçe eserinin bir baskısıdır.Tüm baskıları gör
Basım Tarihi1979-02-01
Sayfa Sayısı470
FormatKarton Cilt
Puan7.7/10 (3)

Etiketler

Açıklama

Uğur Mumcunun bu kitabı. Suçlular ve Güçlüler ile başlayan bir dizinin ikinci kitabı gibidir. Suçlular ve Güçlülerde Mumcu, 12 Mart rejiminin sorumlularıyla, genellemeler halinda değil somut olarak, tek tek, isim isim uğraşmıştı. Bir Pulsuz Dilekçede de 12 Mart döneminin arkasından gelen ve aslında onun uzantısı olmaya çabalayan Milliyetçi Cephe Rejiminin marifetleri ve marifetlileriyle uğraşıyor. Gene tek tek, gene isim isim...

Puan dağılımı

7.7/ 10
3 puan
10
0
9
0
8
2
7
1
6
0
5
0
4
0
3
0
2
0
1
0

Puanlar bu eserin tüm baskılarına aittir.

8/1021.01.2019

Baskı: Bir Pulsuz Dilekçe

12 Mart Muhtırası sonrasi istifa ettirilen Süleyman Demirel basbakanligindaki hükümete yonelik ciddi elestirilerin olduğu bu kitapta Uğur Mumcu, tek tek şahıslara yüklenmiş, ülkedeki bozulan düzeni sorgulamış, sebeplerini irdelemis, adam kayirma, rüşvet, yolsuzluk gibi yasadışı faaliyetleri , gelisimimizi sekteyen ugratan bu tür etkenleri sorgulamış, adeta hukumeti goreve cagirmistir. Ozellikle Suleyman Demirel'in yegeni Yahya Demirel'in mobilya yolsuzlugu ile ilgili yazilari kitabin ilgi ceken noktalarindan. Keza kardeşi Haci Ali Demirel'in de devletten aldigi krediler, yaptigi hayali ihracatlar detayli olarak yazilarinda irdelenmiş. Dönemin sağ-sol catismasi, neredeyse her gun öldürülen gençler, sağ kesimin komunist, sosyalist gruplara yaptığı baskilar yazarin gündemini oldukca mesgul etmistir. Israrla yazilarinda her gun sokaklarda kimligi belirli olup , cinayet işleyen sağ kesimi temsil eden ozelliklu ülkücü gruplarin işlediği cinayetlerin perde arkasinin aralanmamasi konusunda sitemleri yazilarinda yer almaktadir. Süleyman Demirel ve ailesinin ülkenin yönetimine gectikten sonra sifirdan zenginliğe ulasmalarini da yine belgeleriyle gozler önüne sermiştir. Ulke tarihimizin 60 darbesi sonrasi calkantili gecen surecte 71 muhtirasi ile yeni bir arayisa girildigi bu donem maalaesef ilaç olmamis, 80 darbesine zemin hazirlanan bir surece evrilmistir. Uğur Mumcu milli cephe hukumetini yazilarinda topa tutmuş, yine CHP 'ye de yazilarinda ciddi elestiriler getirmiştir. Nerdeyse butun yazilarinda belgelere yer vererek iddialarini saglam dayanaklara gore sunmustur. Bu yazilardan bile ne kadar kalemi sivri , cesur olduğunu, birilerinin hosuna gitme gibi bir ereği olmayan, gördüğünü yazan bir gazeteci oldugunu ve belki de bu yapisinin bu kirli duzene uymadigini , faili meçhule götüren surece dönüştüğünü anlayabiliyoruz. Ulkece aracina konulan c4 yapimi bomba ile suikaste kurban edilen Ugur Mumcu gibi gazetecilere hasretiz, sizce de öyle degil mi ?

Tüm yorumları eser sayfasında gör →

Benzer Kitaplar

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...