Seyrek Yağmur
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez, olsa olsa kendini tekrar ederdi. Rıfat, zamanımızın bir kahramanı gibi, bir niteliksiz adam gibi, bir aylak adam, bir lüzumsuz adam gibi, bir “R.” gibi, geziyor hayatın içinde. Hayat, arada Rıfat’ın dükkânına da uğruyor. Rıfat, filmleri, kitapları, hayalleri, fikirleri, dertleri, mes’eleleri de geziyor. Ortaya sorulmuş soruları üzerine alınıyor, bazı. Neyin peşinde bu adam? Rıfat, bir hikâyenin içinde midir, anlamaya çalışıyor, insanın bir hikâyenin içinde olduğunu anlamasının yolunu arıyor… Seyrek yağmura şemsiye açılır mı?
Baskılar22
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Barış Bıçakçı'nın en soyut romanı. Büyülü gerçekçilik akımını denemiş ama pek olmamış sanki... Arada bir güzel aforizmalar/tespitler/şiirsel metaforlar fark edip keyif almış olsam da yazarın önceki eserlerine kıyasla beni çok sarmadı...
barış bıçakçı keşke daha fazla yazsa
Bir çırpıda biten 100 sayfalık bir kitap.İlk defa Barış Bıçakçı okudum.Kitap Rıfat adında biraz naif biraz anarşist biraz aşık kitapçı bir karakteri anlatıyor.Güzel bir kaç aforizmanın altını güzel doldurmuş.Ben beğendim ama başka bir kitabını okuyacağımı sanmıyorum.Boşlukta okunur.
her zamanki barış bıçakçı; yalın, anlaşılır, hep şimdinin içinde hem de geçmişin izinde. ve rıfat'ın gözünden toplumun her kesimine duyarlı bir öyküler silsilesi. lakin biraz yavan; simidin yanına biraz peynir bire bardak da çay olsa ne güzel olurdu.
beklenilen kitaplardan. öncekilerden daha farklı bir yapıda kitap ama kötü anlamda bir farklılık değil. aralarına bir bağ yokmuş gibi kısa kısa metinlerden oluşan kitap aslında hemen herkesin duygusal ya da ruhsal bölük pörçüklüğü toparlayıp yansıtmış bize. özellikle dini inançla ilgili yazılan ''ışık ve gölge'' metni en sevdiğim kısım oldu. yeni kitabını yine eski heyecanla beklettiği için mutluyum kendi adıma.




























