Eser· Kitap

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları

8.0/10(3)

“Geçenlerde karşı inşaatta oynarken dirseğimi çarpmıştım duvara. Öyle hızlı da değildi ama dirseğimden kalbime bir elektrik gitmişti de bir anda kalbimi ağlatmıştı sanki. Onun gibi bir acı var işte. Sadece dirseğimi değil her yerimi çarpmışım gibi; gözümden kalbime, karnımdan kalbime, dilimden kalbime, kalbimden her yanıma yayılan bir acı, bir elektrik var. Geçmiyor.” Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları’nı okurken, kelimelerden size doğru yayılan bir elektrik hissederseniz şaşırmayın. Ayşegül Kocabıçak yaşamımızın içinde olan, sürekli karşılaştığımız olayları anlatıyor öykülerinde. Bazen görmezden geldiğimiz, görüp sesimizi çıkartmadığımız, sesimizi çıkartsak susturulduğumuz olaylar. Bazen kömür madeninde kaybettiği babası için sessizleşen, bazen dedesinin annesine yaptıklarına anlam veremeyen, bazen mahalledeki her olay için annesinin dövülmesine sesini çıkartamayan, cezaevinde uğradığı tecavüzü anlatamayan çocuklar var kitapta. Ya kadınlar, kocası için susan, çocuğu için susan, toplum öyle öğretti diye susan kadınlar. Dillerini, seslerini kaybeden kadınlar. Dilsizliklerini bir gelenek gibi çocuklarına taşıyan kadınlar. Öyküleri okudukça ne kadar tanıdık olduklarını fark edeceksiniz. Bizim, her birimizin öykülerinin anlatıldığını fark edeceksiniz. Bir elektrik başlayacak dilinizin ucundan nereye gideceği belli olmayan. Sonra belki dilimiz çözülecek… Belki de dilsiz ve sessiz olmaya devam edeceğiz…

Baskılar1

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları

notabene

85 sayfa2015-04-10

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

8.0/ 10
3 puan
10
0
9
1
8
1
7
1
6
0
5
0
4
0
3
0
2
0
1
0
Hhakanyetmez· Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları
9/1011.06.2018

Kitap 3 bölümden ve her bölümde 5 er adet hikayeden yani toplamda 15 hikayeden oluşuyor.Her öyküde inanılmaz güçlü ve samimi duygular var.79 sayfaya o kadar çok şey sığdırılmış ki kitap bittiğinde yaşamış olduğum duygu yoğunluğunu ancak yüzlerce sayfadan oluşan bir kitaptan çıkarabilirdim.Öyle süslü püslü anlatımlardan ziyade oldukça sade günlük hayatta konuştuğumuz bir dilde yazılmış ve o dil o kadar güzel kullanılmış ki bütün öykülerde yan karakter olarak ben de vardım sanki. Zaten kitabı okuduğunuzda hepimizin evinde mahallesinde köyünde çevresinde birebir tanık olduğumuz tüm yaşanmışlıklara her öyküde rastlayabiliyorsunuz.15 hikayenin hepsi birbirinden değerli ancak illede en çok hangisi diye sorsalar ilk öykü Olmaz mı derim. Tüm kitap severlere tavsiye ediyorum.

Benzer Kitaplar