Zafer Yahut Hiç
Makedonya kralı İskender, Dara’yı yendikten sonra doğuda ilerlemektedir. Dara’nın hızı Rukzan hüviyetini gizleyerek Pencap hükümdarı Eşber’in sarayına sığınır. Eşber’in kızkardeşi Sumru, İskender’i gömeden ona aşık olmuştur. Gizlice buluşan ve şevişen Sumru ile İskender arasında gidip gelirken Rukzan da İskender’i sever. İskender Sumru’nun bütün ricalarına rağmen Pencap ülkesine yürür. Sumru sevgilisine söz geçiremeyince ağabeyini bu savaştan vazgeçirmek ister ancak Eşber halkına karşı sorulu olduğunu bilir. Savaşır ve bir hain sandığı Sumru’yu öldürür. Bu haber İskender’e ulaşınca kıral kendisine engel olmak isteyen Rukzan’ı atıyla çiğneyerek geçer. Pencap düşer, Eşber zincire vurulur. Eşberin kahramanlığına hayran kalan İskender onu serbest bırakır ve kılıcını geri verir. Kılıcı alan eşber intihar eder etrafı Eşber’in, Sumru’nun ve Rukzan’ın cesetleriyle çevrili olan İskender, bunun manasını hocası Aristo’ya sorar. Eser Aristo’nun cevabı ile biter: -Zafer yahut hiç!
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(9)
Tüm puanları gör (29)Bu yazarın öyküleri okunmazda ne olur:)))Tahir Sami beyden sonra en sevdiğim 2.kitabı
Kitabın konusu belki de bir çok hikaye veya romanda rastlanılacak türdendi.. Ama Kutlu'nun kitaplarını bence çekici kılan şey kullandığı dili... Kelimeleri, cümleleri, betimlemeleri.... Mustafa Kutlu'nun tarzını seviyorum.
Beklentimin altında kaldı. Ama her karakter yine gözümde canlandı ; hepsine birer rol verdim. Özellikle optik oğuz ve neriman
Mustafa Kutludan daha sürükleyici ve etkileyici bir hikaye bekliyordum. hiçbir hikayesini okumam bu kadar uzun sürmemişti ve daha da önemlisi, o son nedir öyle yahu?
Hikaye olarak okumasi çok zevkli fakat kurgusu klasik bir yeşilçam filmi gibi. Mustafa kutludan daha kaliteli kurgulanmış hikâyeler bekliyorum.
Diğer hikayelerine göre sönük kalmış bir Mustafa Kutlu eseri. Türk filmi tadında olmuş. Yazım tarzı aynı olsa da konusu basite kaçmış.
mustafa kutlunun en güzel en axıklı kitabı











