Üç Ayın Kırk Ayini
Gövdenin / yüzün / bakışın kendinden koptuğu biricik mekan aynadır. Aynada akılan yüz / gövde, öteki bakıştan mahrum olduğu için: Duruşunu onaramaz, o bakıldığı halini bakışın uzağında bulamaz. Öyleyse gövde / yüz kendini nasıl bilecektir? Bilemeyecektir. Yani gövdemiz / yüzümüz bilmemizin krizidir. Gövde / yüz ve bilinç bu yüzden, birbirine teması aynada değil belki şiirde arar. Bulur mu? Çabalar... Gövde hem kendisini barındırır; yani kendisine barınaktır, hem de varlığıyla bir temsili işaret eder. Hangi temsili? Ölüm ve dirim! İhlal, bizzat gövdenin hem varoluş hem yok oluş gerekçesidir. Kendine gerekçe olan gövde kendi yok oluşunun da gerekçesidir, Öyleyse? Gövde yalnızca bir ihlale değil bir iptale de işaret eder. Gövde bu bakımdan gerçekin nüfuz edilemeyen demir odağıdır. Onu bilemeyiz. Yalnızca sözde temsile yelteniriz... O da ancak / belki şiirle, şiirde...
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar
Henüz yorum yok.

