
hıfzı topuz
Yine bir belgesel roman, yine Hifzi Topuz. Bu kez kaleminden Türk resim tarihine damga vuran Avni Arbaş 'in hayat hikayesi dökülmüş. Unlu ressam Avni Arbaş 'in , kizi Zerrin Hanım 'in , torunu Derya'nin yasam öykülerini ele almış Hifzi Topuz. Yakin arkadaşları olmasi münasebetiyle , yasam oykulerini tüm şeffaflığı ile sergilemis. Avni Arbaş da siyasi sebeplerden dolayi hayatini sürgünde gecirmek zorunda kalan ( buyuk kismini ) yetiştirdiğimiz değerlerden. Resim denilince akla ilk gelenlerden. Ama Hifzi Topuz'a bu kitap ozelinde getireceğim en buyuk elestiri , eserin biyografik niteliklerden cok, Avni Arbaş 'in sanatindan çok magazinsel yönünü okuyucuya aktarmasi. Bu noktada kendinize iki soru sorunca , okuduktan sora degerlendirmeyi buna paralel olarak yaparsiniz. Birincisi : Bu kitabi Avni Arbaş 'in sanat tarihindeki yerini öğrenmek icin mi okuyorum? Ikincisi : Kurgusal ogelerle desteklenmis, biyografik bir eser olmamasi beklentilerimi ne derecede karsilar ? Ben birinci amacla okudum ve ne yazik ki istediğimi bulamadim. Ha bu kurgusal yonde sunulmuş bir eser, oyle oku o zaman kardesim dersen de verecegim cevap : "Çok yavan kalmış. " olur. Avni Arbaş 'in ozellikle aşk hayati , tipki kizi ve torunununku gibi yogun ve karmaşık. Evlenip bosanmalar oldukca fazla. Bir turlu rayina oturmayan birliktelikler. Ve oldukca fazla unlu simanin, ismin geçtiği bir hayat.
Baskı: Paris Sürgünü