özgür geleçek

84 takip ettiği ve 12 takip edeni var. 33 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

özgür geleçek, Kuralsız Okuma Grubu adlı grupta tartışılan konuya bir cevap yazdı.
Aralıkta Ne okuyalım?

Merhabalar;

Konuya hızlı açıklık ve çözüm getirmek adına bende Nermin Yıldırım " Misafir" demek istiyorum.

Merhabalar;

Konuya hızlı açıklık ve çözüm getirmek adına bende Nermin Yıldırım " Misafir" demek istiyorum.

1 hafta önce
özgür geleçek, Kuralsız Okuma Grubu adlı grupta tartışılan konuya bir cevap yazdı.
Aralıkta Ne okuyalım?

Öykü tarzı konusunda çok bilgim olmadığı için bende biraz araştırma yapıp aşağıda belirtmiş olduğum kitapları yazdım.Gerçi Sabahattin Ali ve Füruzan'ın romanlarını okumuştum ama öyküleri nasıldır bilemiyorum.

Sabahattin Ali - Sırça Köşk
Füruzan - Parasız Yatılı
Haldun Taner - On İkiye Bir Var
Chuck Palahniuk - Uydurma Bir Şeyler
Mo Yan - Değişim
H. G. Wells - Körler Ülkesi

Not:Ayrıca bir sorum olacaktı.Okuyacağımız kitapların derlemesini nasıl yapacağız? Site üzerinden mi yoksa bir etkinlik takvimi belirleyip ortak bir mekanda buluşarak mı yapılacaktır?

Öykü tarzı konusunda çok bilgim olmadığı için bende biraz araştırma yapıp aşağıda belirtmiş olduğum kitapları yazdım.Gerçi Sabahattin Ali ve Füruzan'ın romanlarını okumuştum ama öyküleri nasıldır bilemiyorum.

Sabahattin Ali - Sırça Köşk
Füruzan -... tümünü göster

2 hafta önce
özgür geleçek, elifkübra adlı üyeyi takibe aldı.
3 hafta önce
özgür geleçek okumuş bitirmiş.
Alemdağ'da Var Bir Yılan

Sait Faik Abasıyanıkın sağlığındayken yayımlanan son kitabı olma özelliğini taşıyan Alemdağda Var Bir Yılan, yazarın milyonlar içindeki yalnızlığını etkileyici bir dille anlatıyor. Bu kitapla hikâye anlayışına ve anlatımına yenilikler getiren yazar; topluma, doğaya, hayata yepyeni açılardan bakarak, birtakım duygularını apaçık ortaya koyması açısından önem taşıyor. Alemdağda Var Bir Yılan yeniden basıma hazırlanırken kitabın, Sait Faik Abasıyanık hayattayken Varlık Yayınları tarafından 1954 yılında yapılan ilk baskısı esas alındı. TADIMLIKDülger Balığının ÖlümüHepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlı iken pulları kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğüslerine takılmaya değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?..Mümkünü olsaydı da balolara canlı balık sırtlarının yanar döner renkleriyle gidebilselerdi bayanlar; balıkçılar milyon, balıklar şanüşeref kazanırdı. Ne yazık ki soluverir ölür ölmez, öyle ki üzülmüş bebeklere döner balık sırtının pırıltıları. Benim size ölümünü hikâye edeceğim balığın öyle pırıltılı, yanar döner pulları yoktur. Pulu da yoktur ya zavallının. Hafifçe, belirsiz bir yeşil renkle esmerdir. Balıkların en çirkinidir. Kocaman, dişsiz, ak ve şeffaf naylondan bir ağzı vardır: Sudan çıkar çıkmaz bir karış açılır. Açılır da bir daha kapanmaz.Vücudu kirlice, esmer renkte demiş miydim? Yamyassıdır demiş miydim? Tam ortalık yerinde, her iki yanda sağlı sollu iki baş parmak izi diyebileceğimiz koyu lekeler vardır, demiş miydim?...Rum balıkçıların Hrisopsaros (Hristos balığı) dedikleri bu balık, vaktiyle korkunç bir deniz canavarı imiş. İsa doğmadan evvel Akdenize dehşet salmış. Bir Finikeli denize düşmeyegörsün! Devirdiği Kartacalı çektirmesinin, Beniisrail balıkçı kayığının sayısı sayılamamış. Keser, biçer, doğrar, mahmuzlar, takar, yırtar, koparır, atar, çeker parçalarmış. Akdenizin en gözü pek; insandan, hayvandan, fırtınadan, yıldırımdan, yağmurdan, beladan, işkenceden yılmaz korsanı, dülger balığının adından bembeyaz kesilirmiş.İsa, günlerden bir gün deniz kenarında gezinirken sandallarını büyük bir korkuyla bırakıp kaçan balıkçılar görmüş. Ne oluyorsunuz? diye sorunca balıkçılara: Aman, demişler balıkçılar, elaman! Elaman, bu canavardan! Sandallarımızı kırdı, arkadaşlarımızı parçaladı. Hepsinden kötüsü, balık tutamaz olduk, açlıktan kırılırız.İsa yalın ayak, başı kabak; dülger balıklarının yüzlercesinin kaynaştığı denize doğru yürümüş. En kocamanını, uzun parmaklı elleriyle tutup sudan çıkarmış. İki elinin baş parmağı arasında sımsıkı tutmuş, eğilmiş, kulağına bir şeyler söylemiş...O gün bu gündür dülger balığı, denizlerin görünüşü pek dehşetli, fakat huyu pek uysal, pek zavallı bir yaratığıdır. Birçok yerlerinde çiviye, kesere, eğriye, kerpetene, testereye, eğeye benzer çıkıntıları, kemikle kılçık arası dikenleri vardır. Dülger balığı adı bunlardan ötürü ona takılmış olmalı.Bütün bu alatü-edevatın dört yanını şeffaf naylondan diyebileceğimiz işlemeli bir zar çevirmektedir. Kuyruğa doğru bu incecik zar azıcık kalınlaşır, rengi koyulaşır, bir balık kuyruğunun biçimini alır.Oltaya tutuldu muydu dünyasına, sulara küsüverir. Nasıl bir korku içine düşer kim bilir? Onun için dünya bomboştur artık. Oltadan kurtulsa da fayda yoktur. Suyun yüzüne yamyassı serilir. Kocaman gözleriyle insana mahzun mahzun bakar durur. Sandala aldığınız zaman dakikalarca onun sesini işitirsiniz. Ya, sesini! Bir o, bir de kırlangıç balığı sandalda ölünceye kadar ikide bir feryada benzer, soluğa benzer acı bir ses çıkarır. İnce zardan ağzını bir kere ağlara vurmasın, küstüğünün resmidir, dülger balığının.Bir gün balıkçı kahvesinin önündeki yarısı kırmızı, yarısı beyaz çiçek açan akasyanın dalına asılmış bir dülger balığı gördüm. Rengi denizden çıktığı zamanki esmer renkte idi önce. Vücudunda hiçbir kımıldama yoktu. Taş kadar cansızdı. Yalnız aletlerinin etrafını çeviren incecik, ipekten bile yumuşak zarları oynaşıp duruyordu. Böyle bir oynama hiç görmemiştim. Evet, bu bir oyundu. Bir görünmez iç rüzgârının oyunu idi. Vücutta, görünüşte hiçbir titreme yoktu. Yalnız bu zarlar zevkli bir ürperişle tatlı tatlı titriyorlardı. İlk bakışta insana zevkli, eğlenceli bir şeymiş gibi gelen bu titreme, hakikatte bir ölüm dansı idi. Sanki dülger balığının ruhu, rüzgâr rüzgâr, bu incecik zarlardan çıkıp gidiyordu; bir dirhem kalmamacasına.Hani bazı yaz günleri hiç rüzgâr yokken deniz üstünde bir meneviş peydahlanır. İşte öyle bir cazip titreme idi bu. İnsanın içini zevkle, saadetle dolduruyordu. Ancak, balığın ölmek üzere olduğu düşünülürse bu titremenin anlamı hafifçe acıya yorulabilirdi. Ama insan yine de bu anlama almamaya çalışıyordu. Belki de bu harikulade tatlı bir ölümdü. Belki de balık hâlâ suda, derinliklerde bulunduğunu sanıyordur. Karnı tok, sırtı pektir. Akşam olmuştur. Deniz dibinin kumları gıdıklayıcıdır. Altta, dişi yumurtaları, yukarılarda erkek tohumları sallanıyor, sallanıyor sanıyordur. Vücudunu bir şehvet anı sarmıştır... Birdenbire dehşetli bir şey gördüm: Balık tuhaf bir şekilde, ağır ağır ağarmaya, rengini atmaya, bembeyaz kesilmeye giden bir hal almaya başlamıştı. Acaba bana mı öyle geliyor? Sahiden rengini mi atıyor? Demeye, dikkatli bakmaya lüzum kalmadan yanılmadığımı anladım.Kenarları süsleyen zarların oyunu çabuklaşmaya, balık da gitgide saniyeden saniyeye, pek belli bir halde beyazlanmaya başladı. İçimde dülger balığının yüreğini dolduran korkuyu duydum. Bu hepimizin bildiği bir korku idi: Ölüm korkusu.Artık her şeyi anlamıştı. Denizlerin dibi âlemi bitmişti. Ne akıntılara yassı vücudunu bırakmak, ne karanlık sulara koyu yeşil yosunlara gömülmek... Ne sabahları birdenbire, yukarılardan derinlere inen, serin aydınlıkta uyanıvermek, günün mavi ile yeşil oyunları içinde kuyruk oynatmak, habbeler çıkarmak, yüze doğru fırlamak... Ne yosunlara, canlı yosunlara yatmak, ne akıntılarda aletlerini kekamoz*lara takarak yıkanmak, yıkanmak vardı. Her şey bitmişti.Dülger balığının ölüm hali uzun sürüyor. Sanki balık, şu hava dediğimiz gaz suya alışmaya çalışmaktadır. Hani biraz dişini sıksa alışması bile mümkündür gibime geldi.Bu iki saat süren ölüm halini, dört saate, dört saati sekiz saate, sekiz saati yirmi dörde çıkardık mıydı; dülger balığını aramızda bir işle uğraşırken görüvereceğiz sanıyorum.Onu atmosferimize (suyumuza) alıştırdığımız gün bayramlar edeceğiz. Elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizden böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız. Şaşıracak, önce katlanacak. Onu şair, küskün, anlaşılmayan birisi yapacağız. Bir gün hassaslığını, ertesi gün sevgisini, üçüncü gün korkaklığını, sükûnunu kötüleyecek, canından bezdireceğiz. İçinde ne kadar güzel şey varsa hepsini birer birer söküp atacak. Acı acı sırıtarak İsanın tuttuğu belinin ortasındaki parmak izi yerlerini, mahmuzları, kerpeteni, eğesi, testeresi ve baltasıyla kazıyacak. İlk çağlardaki canavar halini bulacak.Bir kere suyumuza alışmayagörsün. Onu canavar haline getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayacağız.Varlık, (402), 1 Ocak 1954

Sait Faik Abasıyanıkın sağlığındayken yayımlanan son kitabı olma özelliğini taşıyan Alemdağda Var Bir Yılan, yazarın milyonlar içindeki yalnızlığını etkileyici bir dille anlatıyor. Bu kitapla hikâye anlayışına ve anlatımına yenilikler getiren yazar; ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta önce
özgür geleçek, Kuralsız Okuma Grubu adlı grupta tartışılan konuya bir cevap yazdı.
Her ay/ Bir ülke/ Bir Yazar/ Bir Eser-2019

Merhabalar;

Grupta yeniyim.Bende bu oluşum içinde yer almak isterim.Şahsen bende çok öykü(hikaye) okuyan biri değilim.Genel olarak roman tarzında okuyorum.Ama Sait Faik Abasıyanık'tan bu hafta Alemdağda Var Bir Yılan eserini okudum.Onu grup içinde önere bilirim.Kitapları da temin olarak kütüphanelerden elde ediyorum belki bu şekilde bulmanız daha kolay olabilir.

Herkeze selamlar...

Merhabalar;

Grupta yeniyim.Bende bu oluşum içinde yer almak isterim.Şahsen bende çok öykü(hikaye) okuyan biri değilim.Genel olarak roman tarzında okuyorum.Ama Sait Faik Abasıyanık'tan bu hafta Alemdağda Var Bir Yılan eserini okudum.Onu grup içind... tümünü göster

3 hafta önce
özgür geleçek, OzLEm adlı üyeyi takibe aldı.
4 hafta önce
Daha Fazla Göster

özgür geleçek şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

Bir Gün Tek Başına

%0

Kütüphanesinden Seçmeler

Babalar ve Oğullar

Favori Yazarları (0 yazar)

Favori yazarı yok.

Çözdüğü Testler (8 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (1 liste)

Takip Ettikleri (84 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (12 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

7 ay önce üye olmuş.

Bazen elimizde birçok kitap oluyor ve hangisini okuyacağımıza karar...

Kuralsız Okuma Grubu

Kuralsız Okuma Grubu

4 hafta önce üye olmuş.

Birlikte seçelim, birlikte okuyalım, isteyen ve okuyanla birlikte tartışalım📖📚📒

Okuma Güncesi (tümü)

Alevilik-Kızılbaşlık Tarihi
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Martin Eden
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Bir Gün Tek Başına
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Ağaç Diken Adam
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Bir Delinin Güncesi
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Çakırcalı Efe
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz