Yaşayan Ölü

44 takip ettiği ve 34 takip edeni var. 196 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

Yaşayan Ölü bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Yaşayan Ölü okumuş bitirmiş.
Sırça Köşk

Sabahattin Alinin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor. Bunlardan biri olan Sırça Köşkte öyküleri Portakal, Katil Osman, Bahtiyar Köpek, Cankurtaran, Beyaz Bir Geminin yanı sıra Bir Aşk Masalı, Sırça Köşk, Devlerin Masalı gibi masallar da yer alıyor. TADIMLIKCıgaraCıvık, yağmurlu bir havada Beyoğlunda yürüyordum. Vakit gece yarısına yaklaşmıştı. Sokaklarda sarhoşlar, barların önünde otomobiller vardı. Birkaç saçı boyalı kadın sık sık arkalarına bakarak çabuk adımlarla yürüyor, bir bekçi ile bir polis sokağın başında münakaşa ediyordu. Elektrikli ilanların önünden bir an aydınlanıp geçen iri, seyrek yağmur damlaları yere birer tükürük gibi düşüp yayılıyor, çamurlu asfaltı daha yapışkan bir hale getiriyordu.Bir dörtyol ağzındaki genişçe bir meydanın kenarında dört beş çocuğun kavga ettiğini gördüm. Anaya avrata söven ince seslerin arasına acı bir vızıldama karışıyor, arada sırada keskin bir çığlık, boz renkli gökyüzüne doğru yükseliyordu. Biraz yaklaşınca, yalınayak, yırtık gömlekli, en büyüğü on yaşında kadar dört çocuğun, epeyden beri sürdüğü anlaşılan bir kavgayı bitirmek üzere olduklarını anladım. Biraz irice yapılı, fırlak dişli, kırmızı saçlı, çok bilmiş bakışlı bir oğlan, kendisini kolundan tutup sürüklemeye çalışan bir çocukla birlikte uzaklaşıyor, bu arada ikide bir arkasına dönüp bakıyordu. Duvarın dibinde, kaldırımın çamurlarına düşüp dağılmış beş on gazetenin yanında duran korkunç derecede sarı yüzlü, ufak, kalkık burunlu bir çocuk, burnunu elinin tersine silerek ağlıyor ve yanında kalıp yerdeki gazeteleri toplamak isteyen arkadaşının:Haydi, sen de topla da, artık gidelim Kemal! diye ısrar edişine kulak asmadan, suratına dökülen açık kahverengi saçlarını eliyle iterek, beş on adım kadar uzaklaşmış olan kırmızı saçlının arkasından: Ben sana gösteririm, orospu evladı! diye bağırıyordu. Kırmızı saçlı bunu duyunca kolundaki arkadaşını silkelediği gibi geri koştu, korkudan büyümüş gözlerle kaçmak isteyen Kemali daha üç adım atmadan yakaladı, hiç telaş etmeden, sadece dişlerini sıkıp küfürler mırıldanarak, rastgele tokatlamaya başladı. Kurtulmak için çırpınan oğlan avaz avaz bağırıyor, yerden topladığı gazeteleri tekrar çamura fırlatan arkadaşı araya girip:Sen ona uyma, Esad ağabey, ben onu eve götürürüm! diye kırmızı saçlıyı teskine uğraşıyor, Esadın arkadaşı ise, canı sıkılmış bir halde ellerini pantolonunun ceplerine sokmuş, iki üç adım uzaktan seyrediyordu.Sokaktan, yanlarında birer karı ile geçen insanlar bu gürültüye başlarını çevirip bakıyorlar, sonra gülüşerek yollarına gidiyorlardı. Yalnız, meyhanelerde çiçek satan topal bir Rus karısı bir dükkân camekânına dayanmış, iri gözlerle çocuklara bakıyordu. Yüzünde hem dehşet, hem meraka benzeyen garip bir gerilme vardı. Ben birkaç adım ilerleyerek çocukların arasına girdim, ikisini de yakalarından tutup ayırdım, sonra kırmızı saçlıya:Hadi bakalım, çek arabanı, utanmıyor musun? diye sertçe söyledim. Esad beni bir an dikkatle süzdü. Yüzüme doğru kaçamak bir göz attı. Nedense gözüne kestirememiş olacak ki, ağır ve gururlu bir eda ile yavaş yavaş uzaklaştı, fakat dört beş adım gittikten sonra başını çevirerek:Söyleyin o piçe de ağzını tutsun! dedi. Yeniden küfürlere başlamak üzere olan Kemali susturdum. Her tarafı ıslanmış olan gazeteleri toplamak için yere eğilen arkadaşına:Bırak çocuğum, artık onlar bir işe yaramaz. Kaç para ise ben vereyim! dedim. Küçük Kemal benim bu teklifime en küçük bir alaka bile göstermedi. Sadece vızıldayarak ağlıyor, anlaşılmaz küfürler mırıldanıyordu.Gazeteler senin mi? diye sordum.İlk defa olarak yüzüme baktı, ama hiç görmeyen gözlerle baktığını ve bu sırada kafasının çok başka şeylerle dolu olduğunu derhal fark ettim. Sorduğumu tekrarlayınca başıyla Evet! diye işaret etti, hafifçe silkinerek yakasını elimden kurtardı, kenardaki dükkânın çıkıntılı köşesine dayanarak sessizce bekledi. Öteki çocuk yerdeki gazeteleri sayıyor; ikide birde gözlerini kaldırıp beni süzüyordu. Meydan tenhalaşmıştı. Yan sokaktaki bardan hafif bir dans müziği işitiliyor, Kemal ara sıra burnunu çekiyordu. Öteki doğruldu, inanmaz gözlerle yüzüme bakarak:Yedi gazete amuca, kırk iki kuruş eder! dedi. Sonra, sanki cevabımdan korkarmış gibi başını arkadaşına çevirdi:Hadi Kemal, gidelim artık! dedi.Cebimden bir elli kuruş çıkarıp uzattım:Kardeş misiniz? diye sordum.Hayır, bir mahalleliyiz!Nerede oturuyorsunuz?Tophanede!Parayı Kemalin cebine koydu:Hadi be Kemal, aldık parayı işte... gidelim artık!.. diye ötekinin kolundan tuttu. Fakat Kemal şiddetle elini çekti, aynı vaziyette kaldı.Ne diye kavga ettiler? Gazete satmaktan mı?Yok canım, Sulbiye yüzünden!Sulbiye de kim?Bizim mahallede. Önce Esadı dost tutuyordu. Sonra Kemale döndü. Öteki boyna kıza dayak atıyordu. Üç gün, beş gün, en sonunda kız Kemale kaçtı...Esad buna mı kızdı?Geçen akşam sinemanın arkasındaki arsada üst üste yakalamış. Kızın ağzını yüzünü paçavraya çevirdi ama, Kemal kaçmış. O günden beri arkasını kovalıyordu. Bir daha konuştuklarını görürsem bıçaklarım, diyor!Duvara dayanıp gözlerini sokağın çamuruna, sarı ışıkların aksettiği ve iri damlaların düşüp noktaladığı pis sulara diken Kemale baktım, kulağının dibinde anlatılanları hiç duymamış gibi hareketsiz duruyordu. Arkadaşı onu tekrar çekelemeye başladı:Hadisene be Kemal... ne bekliyorsun be! Gidelim be!Kemal onu eliyle itti:Sen gideceksen git ulan! Bana karışma!Öteki bir an düşündü, sonra omuzlarını silkerek:Canın isterse! dedi, yürüdü. Barın önünden geçerek yokuştan aşağıya doğru uzaklaştı.Ben Kemale sokuldum, bir elli kuruş daha uzatarak:Hadi Kemal, bunu da al da git evine yat artık! dedim.O, parayı cebine koyduktan sonra tereddütle birkaç adım attı. Sonra kaldırımın kenarında aynı şekilde dalgın, durup beklemeye başladı.Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Yağmurda adamakıllı ıslanmıştım. Çocuğun yanından uzaklaştım, karşı kaldırıma vardığım zaman, yan sokaktan gelen dans müziği sesleri kuvvetlendi. Başımı çevirince, barın ışıklı kapısı açılıp dışarıya iki sarhoş delikanlının çıktığını gördüm, birbirlerine yaslanarak sallana sallana caddeye doğru yürüdüler.Kemal hâlâ köşede duruyor, fakat barın kapısına dikkatle bakıyordu. Sarhoşlar uzaklaşır uzaklaşmaz oraya koştu, yere eğildi, biraz evvel çıkanların attığı bir cıgara izmaridini alıp eliyle çamurunu temizleyerek ağzına götürdü, sıkı sıkı birkaç nefes çekti, gözlerinin parladığını uzaktan görüyordum. Hızlı adımlarla benim tarafıma yürüyor, ama benim oradan kendisine baktığımı herhalde görmüyordu. Önümden geçerken eğildim, yavaşça kolunu tutarak:Ne o, Kemal? dedim. Bu yaşta cıgara mı içiyorsun?Yüzüme şöyle yandan bir baktı, kolunu kurtardı, sonra beni şiddetle bir kenara itip:Hastir ulan! dedi, hızlı hızlı çektiği cıgaranın dumanını sert sert üfledi; gergin, çabuk adımlarla ve çıplak tabanlarının izini kaldırımın çamurlu asfaltında bırakarak, Beyoğlunun ışıklı, tenha sokaklarından birine daldı, kayboldu.1945

Sabahattin Alinin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor. Bunlardan biri olan Sırça Köşkte öyküleri Portakal, Katil Osman, Bahtiyar Köpek, Cankurtaran, Beyaz Bir Gem... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Yaşayan Ölü bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Yaşayan Ölü okumuş bitirmiş.
Arsen Lüpen-Kibar Hırsız

İsmim ve yüzüm ben değilim. Binlerce isme girerim.
Ben onların deyimiyle kibar hırsız, benim tanıklığımla Arsen Lüpen, gördüğünüz her yerdeyim.


Planlı hareket ederim ve birden fazla olasılığı göz önüne alırım. Asla tahminlerde bulunmam, işimi şansa bırakmam.

Her zaman çalacak, kıracak ya da aldatacak değilim ya, vakit buldukça kurtarıcı cin rolünü de üstlenirim. Kimi zaman insanları sırlardan korumak gerekir. Ben doğru kararları veririm. Cesurum çünkü kendimi hepinizden daha az önemsiyorum.

Hayat bazen çözülemeyecek kadar karmaşık görünür. Yeterince dikkatli bakmazsam, burnumun ucu bile yabancı gelir. Yüzümden korkmaya başlarım. Sürekli farklılaşan ve milyonlarca isim taktığım bu yüz bir karabasanın parçası olur. Tanımamak için değil, kaçtığım kimliğimle karşılaşmamak için değişirim durmadan. Bir an kendim için yaptıklarımın amaçsızlığı karşısında yenik düşerim. Canavarlaşan bedenimdeki çocuksu samimiyeti arar gözlerim.

Öyle bir hırsız düşünün ki işini hayranlık uyandıracak derecede ustalıkla yapıyor, şartlar ne olursa olsun neşesini kaybetmiyor, istemediği hiçbir şeyi yapmıyor, elinden geldiğince silah kullanmıyor ve kılıktan kılığa giriyor. Yoksullara dokunmuyor ama sonradan görme, cimri zenginlerle uğraşmaya bayılıyor. Onun için hayat bitmek bilmez bir hazine ve bütün kadınlar güzel...

Kendisi herhangi biri olabilir: Şoför, tenor, kitapçı, iyi aile çocuğu, delikanlı, yaşlı, Marseillesli gezgin bir tüccar, Rus hekim, İspanyol matador...

Maurice Leblancın bir asırdan fazla bir zaman önce hayat verdiği Arsen Lüpen elinizdeki kitapta yer alan dokuz öyküde doğuyor, arada hatalar yapsa da bunlardan dersler çıkarıyor ve kendisini sonunda hırsızların pirine dönüştürecek bir çıraklık evresi geçiriyor.

Kibar ve küstah hırsızımızın maceraları bir transatlantikte başlıyor ve sonrasında kendinizi kimi zaman onunla birlikte bir hapishanede, kimi zaman tarihi bir kalede, bazen de çocukluk günlerini geçirdiği ufacık bir odada buluyorsunuz.

Bu öykülerde Lüpenin zekâsına ve alaycı tavırlarına hayranlık duyarken ezeli düşmanı Ganimardla ve ünlü dedektif Herlock Sholmesle de tanışacaksınız.

İsmim ve yüzüm ben değilim. Binlerce isme girerim.
Ben onların deyimiyle kibar hırsız, benim tanıklığımla Arsen Lüpen, gördüğünüz her yerdeyim.


Planlı hareket ederim ve birden fazla olasılığı göz önüne alırım. Asla tahminlerde bulunmam, işimi ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Yaşayan Ölü bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
Yaşayan Ölü okumuş bitirmiş.
Oyuk İğnenin Esrarı / Arsen Lupen Bütün Maceraları 5

Arsen Lüpen´in en etkili maceralarından biri hiç kuşkusuz Oyuk İğne´nin Esrarı´dır. Bir silah sesi duyulmasının ardından Rubens´in dört adet yağlı boya tablosunun çalınmasıyla başlayan olaylar, yüzyıllardır gizemini koruyan bir sırrın da açığa çıkmasının tetikçisi olur. Bu öyle bir sırdır ki, Fransa´nın güçlü bir devlet olarak devamının da garantisidir... Nerede hırsızlık, nerede sır varsa orada da elbette Lüpen vardır!.. Lüpen, dünyanın en büyük hazinesine kavuşmaya çalışırken, bu kez karşısında süper zekaya sahip, lise öğrencisi amatör bir dedektif vardır. Öte yandan acımasız Ganimard´la ünlü ingiliz dedektifi Herlock Sholmes de işin içindedir. Peşindekilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan Lüpen, amacına ulaşacak mıdır? Hayatında ilk defa ölümüne sevdiği kadına kavuşacak mıdır? Bu macerada hayal gücünün sınırlarını zorlayan M. Leblanc, oynak üslubuyla sergilediği canlı karekterlerle ve şiirsel bir anlatımla okuyucuyu büyülemekten geri kalmıyor. Oyuk İğne´nin Esraı´nı literatüre geçecek diye nitelendirenlere kızan Leblanc, edebi değil de, vakit geçirici olduğunu söylerken, elbette alçak gönüllü davranmıştır. ...

Arsen Lüpen´in en etkili maceralarından biri hiç kuşkusuz Oyuk İğne´nin Esrarı´dır. Bir silah sesi duyulmasının ardından Rubens´in dört adet yağlı boya tablosunun çalınmasıyla başlayan olaylar, yüzyıllardır gizemini koruyan bir sırrın da açığa çıkmas... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
Daha Fazla Göster

Yaşayan Ölü şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

İki Şehrin Hikayesi

%0

2017 Okuma Hedefi - Yaşayan Ölü

%29
Yaşayan Ölü 31 kitap hedefinden 9 kitap okumuş.

Kütüphanesinden Seçmeler

Benim de Söyleyeceklerim Var!
Klişe Hayatlar MAtbaası
Hükümdar
Amak-ı Hayal
Akıl Çağı: Özgürlüğün Yolları 1
Yağmur Dinecek Kimse Bilmeyecek
Moby Dick: Beyaz Balina
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Şu Çılgın Türkler
Don Kişot
Semerkant
Gizliajans
Bulantı
Zamanın Kısa Tarihi
Sineklerin Tanrısı
Kısa Ortadoğu Tarihi
Siddhartha
Karıncaların Devrimi (Karıncalar, #3)
Dünyayı Değiştiren Beş Denklem
Benim Gözümden Dünya
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Acemi Pezevenk
Suç ve Ceza (Ciltsiz)
Günlük
Körleşme
Afrikalı Leo
Kürklü Venüs
Dava
Böyle Buyurdu Zerdüşt
 Otostopçu 1 Otostopçunun Galaksi Rehberi
Acımak
Veba
Huzursuzluğun Kitabı
8-9 Senedir Kendimi İyi Hissetmiyorum
Hayvan Çiftliği

Favori Yazarları (19 yazar)

stefan zweig
oğuz atay
sabahattin ali
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (1 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (4 liste)

Takip Ettikleri (44 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (34 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

3 yıl, 5 ay önce üye olmuş.

Bazen elimizde birçok kitap oluyor ve hangisini okuyacağımıza karar...

KARŞILAŞTIRMALI KİTAP TARTIŞMALARI

KARŞILAŞTIRMALI KİTAP TARTIŞMALARI

3 yıl, 3 ay önce üye olmuş.

Kitapları bir arada inceleyerek ortak bir düşünceye ulaşma ya da tam tersine...

Yeraltı Edebiyatı

Yeraltı Edebiyatı

3 yıl, 5 ay önce üye olmuş.

Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın...

Kitaplarla Yaşamak

Kitaplarla Yaşamak

10 ay önce üye olmuş.

Grubumun yaşı yok. Grubumun cinsiyeti yok. Grubumun fobisi yok. Grubumun hobisi var,...

Okuma Güncesi (tümü)

Gecenin Sonuna Yolculuk
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Bye Bye Türkçe
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
İki Şehrin Hikayesi
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Angela'nın Külleri I (Hatıralar)
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Biz
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Aspidistra
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Kim Korkar Schrödinger`in Kedisinden
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz