Elif Büşra

Detayları:  E.Büşra 22 yaşında, Kadın
Hakkında: 
o kalanın hiç hali yok, gitmeye meylediyor
5 takip ettiği ve 20 takip edeni var. 53 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

Elif Büşra bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 ay önce
Elif Büşra okumuş bitirmiş.
Peter Pan

Büyülü Peter Pan, Darling ailesinin çocukları Wendy, John ve Michaelın yatak odasına gelir. Çocuklara uçmayı öğrettikten sonra, onları... gökyüzünden Düşler Ülkesine götürür. Çocuklar orada Kızılderililer, kurtlar, denizkızları ve... korsanlarla karşılaşırlar. Korsanların lideri uğursuz Kanca Kaptandır. Kancanın elini bir timsah yemiştir. Kendisi durumu şöyle açıklar: Timsah elimi o kadar beğendi ki, geri kalanımı da yutmak için, o zamandan beri ağzını şapırdata şapırdata beni izliyor. Bir sürü serüvenden sonra, Peter, Wendy ve çocuklar Kanca Kaptan ve tayfalarıyla savaşırken, öykünün heyecanı doruk noktasına ulaşır.Bir gece, siz uyurken, bir hayalin odaya süzüldüğünü, sizi uyandırıp, onunla birlikte, hiç bir yetişkinin olmadığı bir düşler ülkesine uçmayı önerdiğini hayal etmeyeniniz oldu mu? Büyümeyi reddeden, sonsuza dek çocuk kalan Peter Pan, hem çocuklar hem de yetişkinler için hayallerin başladığı yer olmayı başarabilen bir dünya klasiği.\n\nİlköğretim 1. sınıfa yönelik 16 sayfalık renkli resimli dünyada klâsik olmuş masallardan oluşan bu dizi, büyük yazı ve özel şekilli resimleriyle çocukları büyülüyor. Unutmayın! Bu yaşlarda çocuğun kitabı sevmesi çok önemli. Onlara kitap sevgisini resimli-şekilli Damla Dünya Klâsikleri ile verin.

Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, okuyan toplum olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır. İlköğretimde 100 Temel Eser in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.

Anne babalarını kaybeden çocuklar için yazılmış fantastik bir öykü.

İlköğretim için seviyelendirilmiştir.Bu eser, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tavsiye edilen 100 Temel Eser listesinde yer alır.

Peter Pan büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur. Bitmeyen çocukluğunu Varolmayan Ülke (Neverland) adındaki küçük adada çocuk çetesiyle maceradan maceraya atılarak Kaptan Hooka meydan okuyarak geçirmektedir. Yazarı, yarattığı kahramana Peter Pan adını tanıdığı bir çocuktan esinlenerek vermiştir. Dünya çocuk edebiyatının en başarılı örneklerinden birisi olan Peter Pan, dünya üzerindeki dillerin hemen hemen tamamına çevrilmiştir.

1904 yılında Londrada galası yapılan Peter Pan oyunu birçok kez sinemaya aktarıldı. 1924 yılında sessiz sinema uyarlamasının ardından, Walt Disney Peter Panı çizgi film haline getirerek ölümsüzleştirdi. Yazarın, oyunun başarısı ardından kaleme aldığı roman, o gün bugün çocuk romanı mı yoksa daha çok yetişkinlere yönelik bir sesleniş mi, tartışılıp duruyor. Peter Pan, yitirilmiş cennete, çocukluğa duyulan hüzünlü özlemi, büyümekten duyulan korkuyla birleştirip her yaş grubundan insanı yüreğinden yakalıyor.Peter Pan: Çocukluk hayal ettiğin kadar sürer.

Her çocuğun düşlerini süsleyen bir Olmayanya vardır. Ve onları bu olağanüstü ülkeye görürecek bir de Peter Panı Darling ailesinin üç çocuğu Wendy, John ve Michel da bir gece Peter Panın peşine takılırlar ve gökyüzünün içinden süzülerek Olamayanyayı keşfe çıkarlar. Burada kayıp çacuklarla tanışırlar, Kızılderililerle, Kurtlarla, deniz kızlarıyla karşılaşırlar. Korsanların uğursuz lideri Kaptan Hookla savaşırlar.\n\nPeter Pan çocukluk hayallerimizin ölmez bir kahramanıdır. Bütün çocuklar onu tanır, hayallerinde onunla maceradan maceraya koşar. MEB Talim ve Terbiye Kurulu'nun 2207 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanan kararı ile ilk ve ortaokul öğrencilerine tavsiye edilmiştir.

Büyülü Peter Pan, Darling ailesinin çocukları Wendy, John ve Michaelın yatak odasına gelir. Çocuklara uçmayı öğrettikten sonra, onları... gökyüzünden Düşler Ülkesine götürür. Çocuklar orada Kızılderililer, kurtlar, denizkızları ve... korsanlarla karş... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 ay önce
Elif Büşra okumuş bitirmiş.
Bereketli Topraklar Üzerinde

Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler. Pardon, dediler, bu bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Eksik bile. Çukurovanın bereketli topraklarında öyle işler olur ki, aklın durur. Sana anlatsak, bir değil beş roman çıkarırsın...Orhan Kemalin kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemalin kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabah... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 ay önce
Elif Büşra bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 ay önce
Elif Büşra okumuş bitirmiş.
Beş Şehir

Ömrünü yekpare zamanın arayışıyla sürdüren ve yazan Ahmet Hamdi Tanpınar, ilk kez 1945te basılan kitabında İstanbul, Ankara, Bursa, Konya ve Erzurumu doğal, tarihsel ve kültürel dokusuyla anlatıyor... Okuru şehirlerin dışından içine ve içinden dışına doğru kültürel bir yolculuğa çıkarıyor. Fatih Andının kitabın ilk iki baskısını ve tefrikasını karşılaştırarak hazırladığı bu eleştirel basım, Tanpınar külliyatına da yeni bir boyut kazandırıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar kitabının önsözünde Beş Şehirin asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. İlk bakışta çatışır gibi görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler, benim hayatımın tesadüfleridir. Bu itibarla, onların arkasında kendi insanımızı ve hayatımızı, vatanın manevi çehresi olan kültürümüzü görmek daha doğru olur. (...) Sade millet ve cemiyetlerin değil, şahsiyetlerin de asıl mana ve hüviyetini, çekirdeğini tarihîlik denen şeyin yaptığı düşünülürse, bu iç didişme hiç de yadırganmaz. Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her ân hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz. Beş Şehir işte bu hesaplaşma ihtiyacının doğurduğu bir konuşmadır. Bu çetin konuşmayı, aslı olan meselelere, daha açıkçası, biz neydik, neyiz ve nereye gidiyoruz suallerine indirmek ve öyle cevaplandırmak, belki daha vuzuhlu, hattâ daha çok faydalı olurdu. Fakat ben bu meselelere hayatımın arasında rastladım. Onlar bana Anadoluyu dolduran Selçuk eserlerini dolaşırken, Süleymaniyenin kubbesi altında küçüldüğümü hissederken, Bursa manzaralarında yalnızlığımı avuturken, divanlarımızı dolduran kervan seslerine karışmış su seslerinin gurbetini, Itrînin Dede Efendinin musikisini dinlerken geldiler diyor. Beş Şehir, yazarın anlattığı kentlere olduğu kadar hayata ve zamana da bakışımızı yenileyecek, yeni bir kan verecek önemli bir kitap. TADIMLIK1928 sonbaharında Ankaraya ilk geldiğim günlerde Ankara kalesi benim için adeta fikr-i sabit olmuştu. Günün birçok saatlerinde, dar sokaklarında başı boş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim. Bu evlerde yaşadığımdan çok başka bir hayat tahayyül ederdim. Onun içindir ki Yakup Kadrinin Ankarasının çok sevdiğim ve doğruluğuna hayran olduğum baş taraflarını okurken içim burkulmuştu. Hâlâ bile bu keskin realizmin ötesinde, bütün imkânsızlığını bilmeme rağmen bir anlaşma noktası bulunabileceğine inanırım. Samanpazarından bugünkü eski Dışişleri Bakanlığına inen eski Ankara mahalleleri, çarşıya ve kaleye çıkan yollar, Cebeci tarafları üzerimde hep bu tesiri yapardı. O biçare kerpiç evlerin bütün fakirliğini iyi bilmekle beraber kendimde olmayan bir şeyi onlarla tasavvur ederdim. Onların arasında, bir sıtma nöbetine benzeyen ve durmadan bir şeylere, belki de fakirliğin altında tasavvur ettiğim ruh bütünlüğüne sarılmak, onunla iyice bürünmek arzusunu veren bir ürperme ile dolaşırdım. Gerçeği budur ki, Anadolunun fakirliğinde vaktiyle kendi hastalığı olan ve insanını asırlarca tahrip eden sıtmaya benzer bir şey vardır. Tadanlar bilir ki hiçbir lezzet, sıtma üşümesi ile yarışamaz. Kaç defa Cebecide veya kalede bu evlerden birinde oturmayı düşündüm. Fakat evvela Ankara Lisesinde, sonra Gazi Terbiye Enstitüsünde o kadar cemiyetli bir hayatımız vardı ki, bir türlü bırakamadım. Zaten o seneler Ankara memurlarının çoğu resmî dairelerde, hatta vekâletlerde kalıyorlardı. Hakikatte şehir bir taraftan Millî Mücadeledeki sıkışık hayatına devam ediyor, bir taraftan da yeni baştan yapılıyordu. Her tarafta bir şantiye manzarası vardı. Hiçbirinin üslûbu yanıbaşındakini tutmayan, çoğu mimarî mecmualarından nakledilmiş villâlarıyla, küçük memur mahalleleriyle yeni şehrin kurulduğu devirdi bu. Tek bir sokakta Riviera, İsviçre, İsveç, Baviera ve Abdülhamid devri İstanbulu ev ve köşklerini görmek mümkündü. Yeni yapılmış sefaret binaları da bu çeşidi arttırıyordu. Sovyet sefareti modern mimarînin kendisini aradığı bu 1920 yıllarının en atılgan tecrübelerinden biriydi ve daha ziyade büyük bir vapura benziyordu. İran sefareti ise eski Sâsâni saraylarının hatıralarında bir Şark üslûbu aramıştı. Biz birkaç arkadaş Belçika sefaretinin sakin ve gösterişsiz, klâsik yapısını seviyorduk. Bu tecrübeler arasında Türk mimarîsi de kendine bir üslûp yaratmaya çalışıyordu. Türk ocağı binası, Etnografya Müzesi olan bina, Gazi Terbiye Enstitüsü, İstanbulda Yeni Postahane ve Dördüncü Vakıf Hanı ile başlayan tecrübenin devam idiler. Sonradan Güzel Sanatlar Akademisinde arkadaşlık ettiğimiz Prof. Egli, Cebecideki Musikî Muallim Mektebi ile çoğu dıştan taklit eden bu tecrübeleri ilk defa modern malzemenin imkânlarıyla birleştirmeye muvaffak olmuştu.

Ömrünü yekpare zamanın arayışıyla sürdüren ve yazan Ahmet Hamdi Tanpınar, ilk kez 1945te basılan kitabında İstanbul, Ankara, Bursa, Konya ve Erzurumu doğal, tarihsel ve kültürel dokusuyla anlatıyor... Okuru şehirlerin dışından içine ve içinden dışına... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 ay önce
Elif Büşra okumuş bitirmiş.
Huzur

Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler içiçe verilir. Ancak bütün bunların üzerinde romana hakim olan Mümtazla Nuranın aşklarıdır. İstanbul bu aşkın yaşandığı çevre olmaktan çıkarak, âdeta bir roman kahramanı gibi ele alınır.

Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 ay önce
Daha Fazla Göster

Elif Büşra şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

Büyük Umutlar

%0

Poetika Dersleri

%0

Bize Göre

%0

Ayurveda / Sağlıklı ve Uzun Yaşamın Sırları

%30
Sayfa 71.

İyi Hissetmek

%18
Sayfa 75.

2017 Okuma Hedefi - Elif Büşra

%20
Elif Büşra 50 kitap hedefinden 10 kitap okumuş.

Kütüphanesinden Seçmeler

İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü
Beyaz Gemi
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
Beyinsiz Adam - Yazıklar Olsun
Yaşlı Ormanın Gizemi
Beyaz Diş
Huzur
Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri
Ayurveda / Sağlıklı ve Uzun Yaşamın Sırları
Sineklerin Tanrısı
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz
Efrasiyab'ın Hikayeleri
Cehennem Çiçeği (Alper Kamu, #2)
Tarihin Şeref Levhaları
Onüç Günün Mektupları
Nietzsche Ağladığında
Kayıp Aranıyor
Otuzların Kadını
Sevda Sözleri
Momo
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Beş Şehir
Kuşlar da Gitti
Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Ölmeye Yatmak
Orhun Abideleri
Hüzün ve Tesadüf
Hava Kurşun Gibi Ağır
Eylül
Yalnızlıklar
Erken Kaybedenler
Bereketli Topraklar Üzerinde
Cimri
On Üç Ay

Favori Yazarları (4 yazar)

sait faik abasıyanık
cemal süreya
emrah serbes
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (25 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (5 liste)

Takip Ettikleri (5 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (20 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Okuma Kulübü

Okuma Kulübü

3 yıl, 2 ay önce üye olmuş.

Her ay grup üyeleri olarak bir kitap seçiyoruz, topluca kitap...

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

2 yıl, 8 ay önce üye olmuş.

Bazen elimizde birçok kitap oluyor ve hangisini okuyacağımıza karar...

Yeraltı Edebiyatı

Yeraltı Edebiyatı

3 yıl, 1 ay önce üye olmuş.

Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın...

Okuma Güncesi (tümü)

Puslu Kıtalar Atlası
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Belki Bir Gün Uçarız
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Poetika Dersleri
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
İyi Hissetmek
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Büyük Umutlar
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Martin Eden
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Kaosa Mütevazı Bir Katkı
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz