Yaban (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Millî Mücadele sırasında Orta Anadoluda bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu yabanlaşan tipik aydın.

Millî Mücadele sırasında Orta Anadoluda bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu yabanlaşan tipik aydın.

Baskı Bilgileri (düzenle)

214 sayfa


ISBN
9754700060

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.0 puan (210 kişi)
800 okumuş, 109 okumak istiyor, 7 okuyor

7.9 puan (459 kişi)
1429 okumuş, 225 okumak istiyor, 10 okuyor

7.4 puan (259 kişi)
1037 okumuş, 202 okumak istiyor, 15 okuyor

7.3 puan (356 kişi)
1548 okumuş, 79 okumak istiyor, 3 okuyor

6.9 puan (404 kişi)
1496 okumuş, 123 okumak istiyor, 9 okuyor

7.6 puan (1056 kişi)
3634 okumuş, 358 okumak istiyor, 17 okuyor

7.4 puan (499 kişi)
1801 okumuş, 169 okumak istiyor, 22 okuyor

8.5 puan (1513 kişi)
4643 okumuş, 513 okumak istiyor, 45 okuyor

7.9 puan (300 kişi)
1199 okumuş, 121 okumak istiyor, 6 okuyor

6.8 puan (405 kişi)
1403 okumuş, 229 okumak istiyor, 11 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

10 kitap, 52 oy
55 kitap, 241 oy
100 kitap, 278 oy
36 kitap, 214 oy
51 kitap, 233 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

dertm asksizkal Adem Percin fitnat gençoğlu hilal6161 smhdkln007
6 kişi
OzLEm F_cemre placeboday Kaotikfare nilaysea esolaris mustafaertin ggizaa delimavi smtrkl_ cengiz19 KeremKtp10 yellowofshinigami __giz__ Deniz07 aysek_90 SLEEPLESSDREAMS husein nkeremc Semih D. yasmin3543 dhicaz sestra KitapSeverBayan Onur Taştutan serenita AyşegüL32 alper_ak cokansal homongolos Mercanism htc_btl mrtgngr93 sertuğrul nickelanjelo pasarofcaa Merve Akdoğan Diazem rugeyyazeynep
1543 kişi
eliferen Hypatia omerfrkcetin engin Ophelia eburdem mustafasahin yusufk demian geleceginpatronu prog_obs0 layne öylesinebiri sbuyukbicak lalsland jazzdevil Only efla yldz85 cigdemo AFD burcuvural Charlotthy acem kızı Ekin Can ALICI imdbsever nurss Elma yagmurkayhan cimicipilis firatergul melisgokce Vishnu seccill pazartesi NosferatuAysegul ALİ33 incitanesi Sherlock
178 kişi
feyza ücgül ece_ersan hakanozturk Merve Akdoğan betyholland
5 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
5 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

siyasi amaçla yazılmış roman ; köylüyü kötü , şehirliyi iyi gösteriyor.Tavsiye etmem!

5 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Merhabalar sevgili okurlar ve kendini okur gibi hissedenler;

3 alıntıyla başlıyoruz:

1-) Geçen gün, kırlarda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarpmıştı. Durup bakmıştım. Bu kutu Amerika' dan gelmiş bir kutu idi ve üzerinde İngilizce bir şeyin adı yazılı idi. Bu kutuyu buraya hangi yolcular bıraktı? Kim bilir ne zamandan beri kaldı, bilmiyorum. Fakat tuhaf bir ilgiyle eğildim, elime aldım, baktım adeta eski bir aşinayı görür gibi oldum.
Ben, bu topraklarda, işte bu teneke kutunun eşiyim.

2-)Bir gün de, yolun kenarında eski bir heybe gibi bırakılmış bir ihtiyar kadın buldum. Kupkuru, kapkara bir kocakarı... (Hepsini yazmıyorum çok yorucu, ninenin tasviri işte)
-Nine, nine hasta mısın?
-Hasta mı? Ne hastası? Bana yiyecek vermediler. Bana içecek vermediler. Beni yedi gün, yedi gece yürüttüler. O kızım olacak karıya, ''beni biraz sırtına al'' dedim. Kabahatim işte o. Beni şuracığa atıp gidiverdiler. ''Sen şuracıkta biraz bekle. Biz seni gelir alırız,'' dediler. Yalan, yalan, yalan... Ben yalan olduğunu bilirdim ama ne ideceksin, bey!
(Tasvir paragrafı)
-Gel, seni bizim köye götüreyim
-Olmaz, olmaz. Belki döner gelirler. Kim bilir, belki döner gelirler de, beni bıraktıkları yerde bulamazlar

3-)(Düşman uçakları seyrettikleri sırada bir köylü diyor ki)Sen öyle diyon emme, bunların bize faydası oldu. Görmüyon mu, hiçbir yanda kargalardan iz kalmadı. Harman yerinde, tahılı hep yirlerdi.

Kitap, sol kolunu savaşta kaybetmiş eski bir subayın terhis olduktan sonra askerlerinden birinin Anadolu' daki köyüne gitmesiyle başlıyor. Kitap, sözde bu subayın yazdığı bir defterden oluşuyor ama sakın buna kanmayın, Yakup Kadri yazmış kitabı, internetten araştırdım kesin bilgi, yayabilirsiniz.
Şimdi ilk alıntı zaten kahramanımızın köyde ne durumda olduğunu mükemmel şekilde özetliyor. Üçüncü alıntı, köylünün ne durumda olduğunu, memleket meselelerinden nasıl bihaber olduğunu mükemmel şekilde özetliyor. Zaten kitap da baştan sona bu iki alıntıda özetlenen durumun anlatılmasından ibaret. Tabii bunu muhteşem şekilde yapıyor gerçekten.
2. alıntıya gelince; onu, savaşın acımasızlığını çok güzel özetleyen bir pasaj olduğunu düşündüğüm için buraya koydum.

Gerçekten harika bir kitap yanlışım yoksa da Yakup Kadri' nin en önemli eseri zaten. Kitabın daha ilk birkaç sayfasından itibaren aklıma takılan bir şey var; neden bir subayın gözünden direkt anlatılmıyor olay da onun defterinin okuyucuya sunulmasından ibaret kitap? Kendimce nedenlerimi sıralıyorum şimdi;

1- Yakup Kadri şekil yapmış.
2- Sözde defterde yazanların okuyucuya sunulmaya başlamasından önceki son cümle için bunu yapmış olabilir; ''Dee, sizin gibi yabanın biriydi.'' Yani hala olan biten hiçbir şeyin farkına varamadı diyor köylüye. Eğer bunu yaptıysa muazzam bir hareket yapmış olur yalnız. O kadar laf edip hatayı üzerine alıp(alıntılar bölümünde de göreceğiniz üzere köylünün bu cahilliğinden Türk aydınını sorumlu tutuyor yazar) sonra böyle incede vurulu mu lan?
3-Bir karakterle aslında Türk aydınını anlatıyor yazar ki bu benim keşfim değil her yerde bu yazıyor zaten ama kitaba bir gerçekçilik, tutarlılık katıyor bu hareket. Neden? Kendimce cevaplayayım sorumu; eğer sözde defterde yazanı okuyucuya sunmak yerine, kahramanın gözünden anlatsaydı olan biteni ''kalktım, elimi yüzümü yıkadım'' modunda bir iki şey zırvalaması lazım gelirdi ki yazarın derdi burada karakteri anlatmak değil, Türk aydını ile Anadolu arasındaki uçurumu anlatmak olduğundan ve bunu bir roman kurgusuna yedirmesi gerektiğinden kendisini, asıl anlatmak istediği şeyleri anlatmaktan uzaklaştıracak her türlü zırvanın önüne geçiyor bence bu hareketiyle.

Bir de bu kolsuz subayın aşık olduğu bir hatun var kitapta. Yok lan hatun çok ağır oldu, kız var diyelim. İşte ikisi arasındaki ilişkinin durumu, benim aşk teorimin -ki bana göre çoktan kanun o neyse- geçerliliğini ispatlayan bir örnektir. Ne der M. Samsa' nın aşk teorisi: Aşk, karşılıklı bir faydacılık durumudur. Kızın kaşı gözü, gönlü, kalçası, beyni, sesi, düşüncesi vs. için istersin onu. Kız da senin kaşın, gözün, paran, araban, cümlelerin vs vs. için ister seni. Şimdi Ulu Odin' in bile varlığından bihaber olan köyde adam eldeki imkanlar dahilinde en güzel kıza vuruluyor. Sonuçta büyük şehir görmüş bir adam, vizyon sahibi, sevişmişliği var boru değil yani. Kız ise adamı istemiyor zira adam kolsuz en başta. Hem köyde takdir gören popüler bir adam değil, aksine dışlanan bir yaban. Fakat düşman askerleri bu köyü talan edince kız kendisini o ortamdan kurtarabilecek tek kişiye, bizim kolsuz subaya yakınlaşıyor bir anda. Ve ruh eşlerini buluyorlar. Oysaki şehirde olsalar bulamayacaklar. Girmişken bitireceğim konudan saptım devamını okumayın bence; Önceden kimle sevgili olurduk abi, internetten önce? Arkadaşın sevgilisinin arkadaşlarıyla. Neden? E portföy o kadardı. Şimdi internet filan derken dünyanın her yerinden ilik gibi hatunlarla konuşabiliyoruz. Kes interneti; komşu kızı, otobüsteki esmer, okuldaki sarışın ya da o lokasyondan biri hayatının aşkı olur. Ver interneti; gelsin facebook, gitsin twitter, ahan da check in yaptım, Rus sitelerinde daldım derken ruh eşin Ukrayna' dan çıktı. Aşk işte.

Kitaptaki muazzam noktalama işareti kullanımını övmek gerek aslında ama İletişim Yayınları söz konusu olunca bu övgü çok basit kalır onlar için.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Anadoluyu iyi harmanlayan kaçırmamanız gereken bir kitap

6 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Anadolu'nun Kurtuluş Savaşı yıllarındaki hali daha gerçek ve etkileyici anlatılamazdı. "Aydın"ı tam da olması gerektiği gibi eleştiren Yakup Kadri'nin kendi anılarından da faydalanarak yazdığı bu roman, geç kalmadan okunmalı.

6 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Harika bir kitap...

6 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

çok yalın ve gerçekçi anlatımı olan, dönemin aydınlarının anadoluya bakış açısını çıplak bir şekilde ortaya döken bir kitap...

6 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Nefret etmiştim kitaptan... Ki bir ödev neticesinde okumuştum... Ama tarafsız bir gözle bakarsam tarihi anlatım ve dil gayet iyiydi... Verdiği subliminal mesajlar da cabası...

6 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Köylü ile aydın kesim arasındaki çatışmayı anlatan güzel bir eser. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu insanının olan bitene olaylara bakışını vs. anlatıyor. Köylü kesimin bir çok şeyden -meğer- haberdar olmadığını anlıyorsunuz kitaptan. Yazarın, o dönemi anlatırken köylülerin cahil bir şeyden anlamayan hayvan gibi yaşayan özellikle savaşa bu kadar kayıtsız kalan biçare mahluklar olarak betimlemesi tam bir resmi ideoloji dayatmasının ürünü. Romanda çok yalın ve gerçekçi anlatımlar da var. Özellikle Yunan askerlerinin köye geldiklerinde meydana gelen olaylar çok güzel anlatılmış, etkilenmemek mümkün değil. Kaybedilmeyen şeyin kıymeti kaybedilmeden anlaşılmazmış! Olayların geçtiği köyün adının verilmemesinin nedenini de anlamadım. Romanda köylünün yalnızca olumsuz yönlerinin gösterilmesi yanında olumlu yönleri de gösterilseydi tam roman olurdu.

6 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Türk aydını ve halkının kopukluğuna dair başarılı bir romandı. Neredeyse 100 yıl önce geçmesi günümüzde de pek fazla şeyin değişmediğinin habercisi...

6 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Yakup Kadri'yi ilk defa okudum. Ve bugüne kadarki önyargılı yaklaşımımdan pişman oldum.Anadolu'yu ve insanını gerçekcilikle gözler önüne sermiş bir roman.

6 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Mecburi okuduğum ama pişman olmadığım bir kitap. Kurtuluş savaşı döneminden.

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

zevkle okumuştum

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

çok güzel bir roman aşk ve tarih bir kitapta kaleme alınmış.

5 yıl önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

vasat

5 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

O dönemde anlatılan anadolu insanlarının bu kadar kısıtlı düşünmesi ilginçtir. Ahmet i dışlamaları ve kitap okuduğundan dolayı yapılan bu eleştirmeler okurken dahi beni üzdü. Ama eser başlı başına harika, kitap okuyan bir insanın rafından eksik olmaması gereken Klasik Türk Romanı…

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Bir aydının savaş zamanı köy yaşamına ayak uydurma çabası.

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

halk ile arasında uçurum olan bir adamın hikayesi. tarihine ve coğrafyasına yabancılaşmayı, bu kadar titiz bir şekilde anlatan başka eser tanımıyorum.

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kabullenmek,kabullenileni kabul edememek ve bunu bir türlü anlayamamak,anlatamamak üzerine zamanın Türkiye sini anlatan güzel bir kitap

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kemalizmin arka planını anlamak için kesinlikle okunması gerekir. Kitaptaki halkına uzak olan aydın karakterin. "Köylülere siz Türksünüz" demesi üzerine "Estağfirullah beyim o dedikleriniz aşağı köyde bulunur"cevabını alması kitabın unutulmazıdır.

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hem anlatımı, hem içtenliği hem de bu topraklarda yüzyıllardır aynı yalanların, hurafelerin hala devam ettiğini görmek için okunabilecek en güzel kitaplardan birisi herhalde. Yakup Kadri'nin üslubu o kadar güzel ki konu ne kadar ağır olursa olsun yazdığı kitapların akıcılığını engellemiyor.

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kurtuluş Savaşı'nı güzel anlatan bir eser

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Okunmalı!!

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Anadolu insanını konu alan "aydın" olmak -diğer bir deyişle dışlanmak- kavramına çok iyi değinen bir eser.

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Ortaokulda bir ödev üzerine aldığım ve hala unutamadığım

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Evde senelerdir durur ama ben bu Türk klasiğini çok geç okumuşum gerçekten.Yazar, halkın o durumdaki halini gerçekten çok güzel yansıtıyor. Bence, siz de geç kalmadan okuyun derim

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Lisedeyken Edebiyat öğretmenimin tavsiyesi üzerine almıştım ve iyi ki almışım diyebileceğim bir kitap.O dönem ki Anadolu insanını ve Kurtuluş Savaş'ı dönemini çok iyi bir şekilde kaleme almış Yakup Kadri.Kesinlikle okunması gereken bir roman.

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Yalın ve gerçekçi bir anlatımla Anadolu'nun kurtuluş savaşı mücadelesini anlatan ; topluma aykırı bir adamın tarih ve aşkla bezenmiş hikayesidir.

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kurtuluş Savaşının arka planını gerçekçi bir şekilde anlatan, günümüze de ibret olması gereken bir eserdir. Anlatımı zaman zaman ağırlaşır. Ama herkesin okuması gereken bir klasik.

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Dört dörtlük bir roman mutlaka herkes okumalı.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Anadoluyu işleyen harika bir kitap ilk yakup kadri okuyuşum sosyal olayları inceleyen,insan ruh tahlilleri ve savaş dönemlerini okumaktan Anadoluyu okumaktan zevk alan herkes sevecektir bu romanı

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

1 an bile vakit kaybetmeyin Kırtuluş savaşı ve 1 köy her şey anlatışdığı kadar toz pembe mi ?

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kendim okumakla kalmayıp milli edebiyat donemi içerisinde bütün öğrencilerini sorumlu tutmuştum. Teknik olarak çok başarılı olmasa da donemin toplumsal yapısını incelemek adına ideal.. Hangimiz hayatımıza giren bir yabanı tereddüt etmeden karşılar ki.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

ne derler bu kitap için sık sık : Her yaşta okunması gereken bir kitap. hele ki ortaokul - lise-üniversite eğitimlerinizi tamamalarken o yıllarda okumak daha da etkili :) yumuşacık anlatım ve zaten dönem yazarı olan yakup kadri'nin güzel içten gerçek gözlemleri löp diye karşımızda bir türkiye!

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

mükemmel

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Mükemmel bir kitap.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Pek beğenmeyeceğimi düşünüp sonradan bu düşüncelerim için pişmanlık duyduğum bir yazar ve kitap.Türk edebiyatının da çok güzel eserler çıkardığını gösteren bir kitap.Her kütüphanede bulunması gereken bir kitap.

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

çanakkale savaşında kolunu kaybeden, ve asker tarafından köye davet edilen yaban köyde pek hoş karşılanmaz dışlanır.
milli mücadele döneminde padişah yanlısı ağanın ve imamın (!) düşman askerinin yanında yer alması, günümüzde de devam eden yobaz zihniyet sinirlerimi bozdu!

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ülke gerçeklerine dair okunması gereken bir kitap.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yaban, Birinci Dünya Savaşı'ndan kolunu kaybeden romanın başkahramanı Ahmet Celal'in, gittiği Anadolu'da köylünün milli mücadeleye olan tavırlarını, köylünün durumunu anlatır. Ahmet Celal; karamsar, şehirli (bu yüzden köylülerle iletişim kurmakta güçlük çeker) ve köylünün gözünde "Yaban"dır.

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Yazar, kitabın başında köylüleri aşağılamadığını,hatta köylünün bu durumlara gelmesinde aydın kesiminin payının olduğu savunmasını yaparak kendini aklamış gibidir..Gibidir diyorum çünkü ben öyle olmadığını düşünüyorum.
Zira birisini tahkir ettikten sonra "suç sende değil suç benim gibi akılsız adamda!" örnek söyleminde olduğu gibi karşı tarafa hakaret etmediğin anlamına gelebilir mi? Hayır, bal gibi küçümsüyorsun demektir.
Çok enteresandır ki yazar bu kabahatini de kitabının sonunda da itiraf etmektedir.Şöyle ki yazar düşman askerleri tarafından vurulduktan sonra kendi iç sesinde kaldığı köydeki insanları küçük gördüğünü dile getirir.
Haddi zatında yazar, köylüyü değil milli mücadeleye mugayir tavırlar takınan toplulukları küçümsemektedir.

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

harika bir roman. türk köylüsünü, türk aydının yererek anlatan ilk köy gerçeğini anlatan romanlardan birisi, tavsiyedir.

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sakarya Savaşından sonra,Haymana ,Mihalıççık, Sivrihisar çevrelerinde Garp Cephesi Kumandanlığı emriyle dolaşan Tetkik-i Mezalim heyeti, bir taş kovuğunda sahibi belirsiz bir defter bulur.Defterin,Birinci Dünya Savaşı sırasında bir kolunu kaybetmiş,memleketini düşman istila edince de eski hizmet eri olan Mehmet Ali'nin köyüne sığınmış yüzbaşı Ahmet Celal'in elinden çıktığı anlaşılmaktadır.
Roman aydın-köylü çatışması üzerine devam etmektedir.Şeyh Yusuf'un ve Salih Ağa'nın köylü üzerinde etkisine karşı Ahmet Celal'in çabası.
Ahmet Celal ,giyinişi,yaşayışı ve tavrıyla köylü tarafından aralarına kabul edilmeyecektir.Çünkü o,muhtarın tabiriyle yabandır, yabancıdır.

1 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitap sizi yer yer sıkacak olsa da Kurtuluş Savaşı'na farklı bir gözle bakması açısından ve Yakup Kadri'nin olayları sade ve doğal bir şekilde kitaba aktarması bakımından güzeldi.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Cihan harbinde bir kolunu kaybeden Yedek Subay Ahmet Celal emirerinin daveti ile işgal altındaki İstanbul'dan ayrılıp Anadolu'nun bir köyüne yerleşir. Giyimine özen gösteren, hergün tıraş olan, sürekli kitap okuyan bu adam köylüler tarafından benimsenmez ''yaban'' olarak adlandırılır.
..
- Beyim geceleri, sabahlara dek mırıl mırıldandı ne okuyup duruyorsun? Seni büyü yapar sanırlar..
.
+Geceleri sabahlara kadar okumayayım da ne yapayım? Ben, el ayak çekildikten sonra odamın kapısını sürmeleyip kitaplarımla baş başa kalmak saatini dört gözle beklerim. Çünkü , bu ömrümün bütün hazin sergüzeştini ve yaşadığım anın ağır sıkıntısını unuttuğum tek saattir..
----------------------------------------------------
Ahmet Celal içinde bulunduğu ruh halinin burada düzeleceğini, iyileşeceğini düşünse de işler istediği gibi gitmez. Kafasındaki gerçekle köylünün gerçekleri sürekli çatışır, onları bilgilendirmeye, eğitmeye, yol göstermeye çalıştıkça aralarındaki uçurum giderek açılır.
-------------------------------------------------------
Yazar Milli mücadeleye karşı halkın kayıtsızlığını eleştirirken bir yandan da şu satırlarla aydın kesimi eleştirir. .
..
''Anadolu halkının bir ruhu vardı; nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. Onu, hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin! Ne ektin ki, ne biçeceksin.''
..
Zamanında çok ses getirmiş, eleştirilmiş, dili akıcı bu kitabı herkes okumalı ve okutmalı.Bazı şeyler her iki taraf içinde hala değişmiş değil.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

iç karartıcı fakat çok güzel roman.

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yaban okuduğum ve çok etkilendiğim kitaplardan biri. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun okuduğum ilk kitabı. Ayrıca Kiralık Konağı okumaya başladım.

Yazar, kurtuluş savaşını anadolunun ücra bir köyünden,köylünün mücadeleye olan kayıtsızlığını gözler önüne sermiş. Mutlaka kitaplığınızda olması gereken ve tekrar tekrar okunması gereken kitaplardan biri.

8 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski