Toza Sor (Arthur Bandini, #3) (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

John Fante, Türkiye'de olduğu kadar dünyada da geç keşfedilmiş, tanınmış bir yazar. Bu tekrar tanınmasında, yeniden keşfinde de kuşkusuz Charles Bukowski'nin büyük katkısı olmuş.

John Fante, 1909 Colorado doğumlu. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra 1929'da yazmaya başlamış. 1932'de ilk kısa öyküsü The American Mercury'de yayınlanmış. Daha sonra The Atlantic Montly, Esquire, Harpers Bazaar gibi dergilerde öyküleri yayınlanmış. İlk romanı Wait Until Spring, Bandini 1938'de yayınlanmış. 1940'da da öyküleri Dago Red adıyla basılmış. Kitaplarının yayınlanmasından sonra sinemacılar tarafından keşfedilen John Fante bir çok senaryoya da imza atmış. Full of Life, Something for a Lonely Man, Walk on the Wild Side filme çekilen senaryolarından bazıları. 1955'de şeker hastalığına yakalanan John Fante, 1978'de hastalığın etkisiyle kör olmuş ama eşi Joyce'un yardımıyla yazarlığa devam etmiş. Bu birlikte çalışmanın sonucunda Dreams From Bunker Hill (1982) adlı romanı yayınlanmış. Fante 74 yaşındayken, 8 Mayıs 1983'de hayata gözlerini kapamış.

Charles Bukowski gençlik yıllarında kütüphanede tesadüfen kitaplarını keşfettiği Fante'yi hiç unutmamış. Tanınmış bir yazar olunca, Fante'yi keşfinden 39 yıl sonra, 80'li yıllarda, kitaplarını basan yayınevine önermiş. Fante hayattayken kitaplarının yeniden basıldığını görmüş. Şimdi Fante'nin tüm eserlerini kitapçılarda bulmak mümkün. Charles Bukowski, Fante benim Tanrımdı diyor Toza Sor'un önsözünde.

John Fante gerçekten de iyi bir yazar. Kendi yaşamından yola çıkarak yazıyor eserlerini. Toza Sor'da yazarlık yaşamının, gençliğinin ilk yıllarını anlattığı dörtlemesinin en tanınmış romanı. Toza Sor'u okuduğunuzda gerçekçi anlatımı sizleri de etkileyecek ve Bukowski'ye hak vereceksiniz.

John Fante, Türkiye'de olduğu kadar dünyada da geç keşfedilmiş, tanınmış bir yazar. Bu tekrar tanınmasında, yeniden keşfinde de kuşkusuz Charles Bukowski'nin büyük katkısı olmuş.

John Fante, 1909 Colorado doğumlu. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra 1929'da yazmaya başlamış. 1932'de ilk kısa öyküsü The American Mercury'de yayınlanmış. Daha sonra The Atlantic Montly, Esquire, Harpers Bazaar gibi dergilerde öyküleri yayınlanmış. İlk romanı Wait Until Spring, Band... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , 9. Baskı , 160 sayfa

Kasım 2016 tarihinde , Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık tarafından yayınlandı


ISBN
9789758441068
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.5 puan (183 kişi)
362 okumuş, 249 okumak istiyor, 11 okuyor

8.2 puan (173 kişi)
434 okumuş, 229 okumak istiyor, 5 okuyor

8.2 puan (159 kişi)
338 okumuş, 205 okumak istiyor, 7 okuyor

7.8 puan (110 kişi)
234 okumuş, 142 okumak istiyor, 8 okuyor

9.4 puan (76 kişi)
122 okumuş, 347 okumak istiyor, 19 okuyor

8.5 puan (188 kişi)
375 okumuş, 237 okumak istiyor, 16 okuyor

8.3 puan (245 kişi)
533 okumuş, 180 okumak istiyor, 9 okuyor

8.9 puan (90 kişi)
160 okumuş, 347 okumak istiyor, 22 okuyor

8.6 puan (28 kişi)
61 okumuş, 37 okumak istiyor, 0 okuyor

8.0 puan (198 kişi)
475 okumuş, 210 okumak istiyor, 7 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

7 kitap, 33 oy
1258 kitap, 6315 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

10numarakubist elif-nur Önder TOPTAN Sedaxx önder
5 kişi
psychedelic SteinBeckenbauer ahmet_coskunn Flora aysemik Leandros Lavin sorumsuz okuyan PisMoruk kitap_75 Kemal Semen quevadis Gizem Kara pacus bhtr etkisiz Ofelllya lavitaebella efendi zibidi kitapyiyici inci16 dicle28 tulin cosgun feredan Mervekoroglu fsalim54 büş Euphoric ANYANKA kitaplarla beslenmek EmrEokur Mustafa Aziz Temiz OnurBudak yokevrenadami demian handgrenade sanemsanemsanem Nicholas Urfe
301 kişi
Gutter Ballet symbiotic pcaulfield coffeeisbliss saykodelikdesik dancemylifeaway dilsizmütercim Dharma rare zedka Charlotthy jazzdevil imdbsever NeoNoir mizahihareketler nikkolata mahsunonur G. bilalakyuz cenka jokersin muffiniam KARAMELA duyyguu Blueowlhill efla pia_set silentvoice yeşil NosferatuAysegul nergis myrantha küfkedisi Merve Şimşek zebercet Nietzsche sonkitapbükücü Nihan prog_obs0
156 kişi
dul hildegarde
0 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

.Her satiri muhtesem anlamli ve basit.Basit oldugu kadar da duygusal icten.Cok ince bir kitap olmasina ragmen insani kusatan bir derinlik var.Kesinlikle tavsiye ederim.Alisilmisin disinda bir anlatim var.Insani etkisine aliyor ve kitap bittiginde bile kitap kucaginizda hala kitabin icindesiniz.

4 yıl, 6 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Mükemmel! Başıma gelen en güzel şeylerden biri.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bukowski, Fante'nin bu kitabı için müthiş şeyler söylemiş. Fante benim tanrımdı diyor. Gerçekten akıcı, müthiş bir dil. Bukowski'nin dediği gibi, romantizmi Bukowski vari bir hayata nasıl da yedirmiş! "Bukowski vari bir hayat" olum çok güzel söyledim lan. Ne güzel oldu! Demek istediğim, bukowskinin serseriliğinin, yitirmişliğinin üzerine romantizm koymuş Fante! Hem de kitabı daha bitirmedim, oh!

*
Edit: Toza Sor'u okuyalı iki saat oldu. Az önce yine uyumayı denedim, olmadı. Fante'yi, Bandini'yi, Camilla'yı özlemekten uyuyamıyorum!

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

En sevdiğim kitaplardan biridir. Filmi de var ama önce kitabını okumalısınız. Arturo Bandini benim kahramanım olmuştu.

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yeraltı edebiyatına güzel bir örnek bu eser.Yazarın dilini,üslubunu beğendiğimi söyleyebilirim.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Charles Bukowski, "John Fante benim Tanrımdır." diyor, ben daha başka bir şey demiyorum.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Başlamamla bitirmem bir oldu. Kitabı çok beğendim. Okuru etkileyen bir yazım.

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Toza Sor aynen Charles Bukowski'nin de yazdığı gibi öyle sarıp sarmalıyorki elinden bırakmadan bitip gidiyor. Sonra da keşke daha yavaş okusaydım diye düşünüyorsun.

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok beğendim. Farklı bir anlatımı olmasına rağmen sayfalar akıp gidiyor. Bukowski'nin de dediği gibi "Mizah ve acının olağanüstü bir kolaylıkla iç içe geçtiği bir kitap."

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Arturo Bandini. Ne balık ne de kuş.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Genç bir yazarın serüveni farklı bir üslupla anlatılmış... Bazı yerlerde sıkılsam da finaliyle gönlümü almış bir eser...

kitaptan bir alıntı

‘ Tanrım, artık bir ateist olduğum için beni bağışla, ama Nietzsche’i okudun mu? Ne kitap! Ulu Tanrım, sana karşı dürüst olacağım. Bir teklifte bulunacağım sana. Benden büyük bir yazar yarat kiliseye döneyim.’

3 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

neden yüceltildiğini anlayamadığım yeraltı edebiyatı severlerin başucu eserlerinden biri. kötü değil ama efsane de değil bence.

alıntı da yapayım tam olsun:


" - Bir dua. Neden olmasın, tek bir dua: duygusal nedenlerden ötürü. Tanrım, artık bir ateist olduğum için beni bağışla, ama Nietzsche'yi okudun mu? Ne kitap! Ulu Tanrım, sana karşı dürüst olacağım. Bir teklifte bulunacağım sana. Benden büyük bir yazar yarat kiliseye döneyim. Ve lütfen Tanrım, bir ricam daha olacak: annemi mutlu kıl, ihtiyar o kadar önemli değil, onun şarabı var ve sıhhati yerinde, ama annem her şeye kaygılanır. Amin."

3 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Basit kurgu,İmkansız aşk,müthiş kelimeler,harika ötesi bir kitap.Arturo Bandini sen favori karakterlerimden birisin bu artık kesinleşti:))Ve Bukowskinin ne demek istediğini gerçekten anladım:)

2 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yazarın dili çok iyi.Akıp gidiyor adeta.Bukowski'nin övgülerini sonuna kadar hak etmiş.

1 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

bu ara boyle tadi damagimda kalan kitaplar okuyorum.ne mutlu bana.fante ile tanisma kitabimdi.herkesin de ilk bu kitabini oku demesinin ardinda varmis bir neden.ve tanistiranlara selamlar _handanbalioglu :)

2 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Malumunuz filmi de var ve Collin Farrell oynuyor iyi de oynuyor ama asıl olay Camilla' yı oynayan Salma Hayek. Yine malumunuz üzere afet-i azam kendisi. Film, kitap kadar iyi değildi bana göre. Kitap nasıldı, eh işte. Yeraltı edebiyatının hayranları kabul etmese de -ki büyüyünce ederler- yeniliğe kapalı, sürekli kendini tekrar eden ve bir iki örneği hariç vasat bir yazın türüdür yeraltı edebiyatı. Fante ne kadar yeraltı sayılır bilmem sonuçta gereksiz yere sağa sola sıçmıyor ya da birileriyle sikişmiyor ama işte bunları yapmadığı için ben Fante' yi ayırıyorum onlardan ve biraz daha üst bir seviyeye koyuyorum. Bunları yapan Bukowski' yi de severim ayrıca. Çünkü en azından taklit değildir, orijinaldir.
Bu kitaba gelirsek, yazar olmak isteyen genç Bandini' nin sefalet hayatına tanık oluyoruz. Tamam bu çok klişe ama Fante' ı ayıran üslubu. Üslup çok önemli bir mevzu edebiyatta. Fante' ın cümleleri akıp gidiyor zihninizde. Ve bu durum kitap boyunca hiç sekteye uğramıyor. Hiçbir yere takılıp başa dönme gereği duymuyorsunuz, hiçbir yerde heyecanınız artmıyor ama azalmıyor da. Ben zaten tek karakter üzerinden giden, o karakterin kahvesini, sigarasını, içkisini, hatununu anlatan kitapları severim, her erkek sever. Dolayısıyla bu kitabı da sevdim çünkü tam olarak bunu anlatıyor ama hepsi o kadar. Başka derdi yok kitabın. Al otobüste eve giderken oku, kuyrukta sıra beklerken oku vs. vs. Peki al Orhan Pamuk' u kuyrukta sıra beklerken oku? Yemez. Bir abim var, harika bir sahaftır. Ona dedim ki bir gün ya otobüste kitap okusana gelip giderken senelerdir bir şey okuduğun yok, o da dedi ki ''otobüste okuyup da anlayabileceğin kitabı okusan ne olur okumasan ne olur'' Kitap okumayı pek sevmeyen biriyseniz alın okuyun bunu, keyifli, akıcı, anlaşılır, özendirici... e haliyle başarılı; ama daha fazlası da değil.
Biraz daha içeriğe değinmek gerekirse eğer yine üslubu sayesinde karakterin neyi neden yaptığını açık açık anlatmasa da yazar siz çok iyi anlıyor, hissediyorsunuz. An geliyor helal lan diyor, an geliyor salak mısın ya diye sitem ediyorsunuz. Karakterle bu kadar yakın bağ kurabilince de ister istemez aynı sizi anlatıyor oluyor yazar. Ama anlatmıyor tabii. Aynı bizi anlatsaydı, o; Fante olmazdı.
Bandini, hiçbir kızla ilşki yaşamamış karşı cinse aç bir karakter. Zaten nasıl iletişim kuracağını da pek bilemiyor. Kendi olmaktan çok kendine biçtiği rolü oynamaya kalkıyor ama sonrasında ilk aşkın da verdiği gazla duygular önüne geçiyor mantığın ve kendisini fena halde Camilla' ya kaptırıyor. Burayı gerçekçi bulsam da biraz fazla dramatik buldum, gerek yokmuş bence bu kadarına ama tam bundan şikayetçi olacağım anda küçük bir paragrafla hayranlığımı kazandı Fante.

Spoiler geliyor; 147. sayfada Bandini, Camilla' nın dolabın içinde ot çektiğini biliyor ve tam kapıyı açacakken vazgeçiyor. Onu kendi haline bırakmanın daha doğru olacağına karar veriyor. Spoiler bitti.

Benim için bu çok önemli bir şey. Robotum Ama Sorun Değil filmini anımsattı bu küçük paragraf. İkisi arasındaki ilişkilerde tek hoşuma gitmeyen yan Bandini' nin fazla fedakar tavırlarıydı(bu da Türev filmini anımsattı, -Sammy, Zagor oluyor haliyle- ey başını usul usul yürü şimdi) ki bunu da ilk aşk acemiliğine verebilirim. Onun dışında muazzam bir ilişkileri var. Bir hatun var, acayip seksi bir şey ona diyorum bazen, ben ilişkilere karşıyım, senin de kimle ne yaptığın umurumda değil ama bana ayırdığın zamanlar gerçek olsun yeter diye, kızıyor tabii, sevsen böyle düşünmezsin diyor. Farklı düşünsem, hissetsem bile sana yansıtmaya hakkım yok, senin içinden gelene saygı duymam gerek diyorum. Bandini böyle söylemiyor, bir adım daha ileri gidip böyle yaşıyor. Sakın tam da beni anlatıyor olmasın Fante? :)

Beat kuşağının doğumundan 20 30 yıl önce o kuşağın izlerini taşıyan bir kitap yazmak ise başlı başına bir yıldız zaten. Ben bu kitabı kendi türünde değerlendirecek olsam 8-9 yıldız verirdim ama dediğim gibi, bunlar hafif siklet kitaplar ve diğer kitaplara haksızlık olur bunlara kusursuz demek. Kendi türünün en iyi örneklerinden biri, o yüzden 7 yıldız.

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitap okumuyorsun da film setinin içindesin ve onu yaşıyorsun sanki. Dili çok akıcı...

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Hic Charles Bukowski okumamis olsam da onu"benim Tanrim" diyecek kadar etkileyen bir yazari merak ettim... Fante adina yorum yapamam cunku henuz bir kitabini okudum. Kitap ise guzeldi. Fante'nin farkli bir uslubu var ve ben sevdim. Bandini tuhaf bir karakter yer yer nefret ettim yer yer sevdim sonunda ise acidim.

2 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Hayatımı değiştirdi.

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Açıkçası bu kitabı üniversitedeki hocamızn tavsiyesi üzerine okudum, John Fante ile tanışma şerefine nail oldum. Kitap bitti ama o kadar içten içe etkiledi ki beni, yazar basit bir dil kullanarak akıcı şekilde yazmış. Bukowski'nin önsözünü okudum başlamadan önce çok merak etmiştim, bu nasıl bir yazar ola ki diye. Şimdi de Bukowski merak ediyorum :) neyse kitap okurken Bandini'nin hayat mücadelesinde sizi seyirci konumuna sürüklüyor, sanki bir köşede durup onun gönül maceraları ile yazın hayatında yer edinme mücadelesini, nasıl bir yaşam savaşı verdiğine bizzat tanık oluyorum gibi hissettim.

1 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kitap yazmak isteyenler yazma/yaratma acısı çekenler için birebir. Yazarın kadınlara bakışı Mario Puzo'nun Aptallar erken ölürde ki tarzını hatırlatmıştır.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Biraz Aclik biraz Bulanti birazda Aylak Adam...

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bayıldım desem abartı olmaz bence ;)

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

kotuu....

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Her cümlede yazarın yazıya karşı duyumsadığı tutkuyu hissettim. Bu açıdan Fante'yi kendime yakınsadım. Anlatım ve hissiyat güzeldi. Peki neyi beğenmedim? Konusunun sıradan olduğunu düşünüyorum. Yazar tamamen anlatıma odaklanmış da bu kısmı pek önemsememiş sanki.

1 yıl önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitap bana göre hiç büyütülecek abartılacak bir kitap değil. Ancak benim derdim daha çok Bukowski'nin kitabın ön sözünde yazdıklarıyla ilgili. Kendi yüzeysel gerçekliğini, dünyanın tüm gerçekçiliği gibi ele alıp, onu yücelterek diğer gerçeklikleri yalan bulması, Bukowski'nin yüzeysel bir insan olmasından başka türlü açıklanamaz. Yani siz aç kalıp, 4 gün sürekli portakal yememiş, bir kadınla sevişmeye çalışırken bunu becerememiş ve siz o kadını severken kadın başkası için ağlamıyorsa bu pek de gerçekçi değil Bukowski'ye göre. Tolstoy ve Shakespeare'nin ince ve derin acıları Bukowski'ye göre yalandır, çünkü o bir tek Amerika'nın sığ gerçekliğini gerçek sayar.

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

sonlara doğru gerçekten güzeldi...

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yazarın yalın anlatımını da, zavallı kahramanımız Bandini'nin saf, komik,ezik, aşık hallerini de çok sevdim. Yeraltı edebiyatına yumuşak bir geçiş niteliğinde kısa ama derin bir kitap. Artık favorilerim arasında.

11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2017/03/toza-sor-john-fante.html

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Eziklikle naiflik arasında mekik dokuyan bir insanın, bastırılmış kibrini yansıtan bir kitap.

1 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Toza Sor, Fante'nin okuduğum ilk kitabı oldu. Bu kitap Fante'nin Arturo Bandini serisinin üçüncü kitabı aynı zamanda. Kitaplar birbiri ilişkili mi bilmiyorum ama bana pek ilişkiliymiş gibi gelmiyor. Seri dört kitaptan oluşmaktadır.

Toza Sor'da Arturo Bandini genç, idealist, büyük bir yazar olma uğraşındadır. Aynı zamanda ekonomik olarak da sıkıntı çekmektedir. Bir dönem annesinin yolladığı paralar ile geçinimi sağlar. Bir öyküsü daha önce yayımlanmış olan yazarımız, ses getirecek ve kendini ünlü yapacak büyük öyküler, romanlar peşindedir.

Daha önce gitmiş olduğu birahane de Camilla adındaki garson kıza ilgi duymaya başlar. Fakat bu tek taraflı bir ilgidir. Camilla ise; birahanedeki Sammy adlı birine aşıktır. Bundan sonrası ise bana bizim yeşilçam filmlerindeki benzer olaylarına göre kurgulanmış bir kurgu içeriyor. Bandini, Camilla'yı kendine çekmek, hayatta tutmak için çaba sarf eder fakat bunda pek başarılı olamaz.

Hikayenin ilginç bir sonra bittiğini düşünsem de beni pek tatmin eden bir öykü olmadı. Bir daha okur muyum, pek sanmıyorum.

1 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski