Son Ada (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman... Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir. Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkanın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır... Livaneli Son Ada'da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.

Livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman... Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir. Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başk... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , Edebiyat > Roman (yerli) , 183 sayfa

2009 tarihinde , Remzi Kitabevi tarafından yayınlandı


ISBN
9751413109
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.6 puan (138 kişi)
362 okumuş, 72 okumak istiyor, 1 okuyor

7.5 puan (295 kişi)
802 okumuş, 178 okumak istiyor, 13 okuyor

8.0 puan (384 kişi)
954 okumuş, 202 okumak istiyor, 9 okuyor

8.0 puan (532 kişi)
1536 okumuş, 353 okumak istiyor, 16 okuyor

7.9 puan (304 kişi)
906 okumuş, 124 okumak istiyor, 7 okuyor

8.1 puan (282 kişi)
736 okumuş, 102 okumak istiyor, 2 okuyor

7.9 puan (160 kişi)
394 okumuş, 104 okumak istiyor, 9 okuyor

7.7 puan (200 kişi)
477 okumuş, 158 okumak istiyor, 9 okuyor

7.6 puan (104 kişi)
226 okumuş, 107 okumak istiyor, 4 okuyor

7.8 puan (131 kişi)
314 okumuş, 72 okumak istiyor, 4 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

31 kitap, 159 oy
1258 kitap, 6315 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

uykusuzdilenci AntikFikir serdakayman dilarakutluer yasmincicegi __giz__ KT
7 kişi
gserap nurten-antalya GeCe_KuSu esrarengim mugem hande48 tugce-798 gamzelaa kbra kesmen Kitapların Delisi fiona Yunus Serdar Seher03 loliss boleyn_anne Hypatia Okyanus16 isiltuzun h.m neval Doka ezgiiiasln tugceb harmless okursever-nejla Safiye dygubarut zozkay jalopy15 OKYANUSYA mhmetalikartal nalan ilgarburcu ilkedevrim KKB cayirezgi irfankotan özgse çiğdemmm
773 kişi
bender sema Zümrüt-ü Anta özge8 MandalinaKokusu secil. eacı merilist donnakişot Cucude Mizu Charlotthy efla incitanesi tugbaonk Çağla bahar duyyguu kardelen ayşenur2008 esrarengiz23 mhilal Ayse1608 stylish KARAMELA Kareli pmjude Cessie dozuarap freudbasi hamidetekin deniz-_- cerenimsi queenish denizdeniz hndkrt Çağrı Göktuğ ŞENGÜL angela818 soztekin
180 kişi
bilalakyuz Ahmet Sezgin Okyanus16
3 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
10 kişiden, 10 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"Şimdi buradayız işte.İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz.Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş,onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini;başkaldıran insan tanımını unutma,bencillik,öngörüsüzlük,vurdumduymazlık,diktatöre boyun eğme,küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini.Gündelik yaşamımız içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan,küçük günahların hikayesi bu." sanırım kitabın içindeki bu sözler, kitabı anlatan en iyi sözcüklerdir

5 yıl, 6 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Adada yaşayan 41. dairenin sahibiymişim gibi, sanki öyküm anlatılıyormuş gibi, aslında hiçbir zaman yaşamadığım anılarımı yüzüme vuruyormuş gibi, elimden bırakıp bir daha almak istemeyecek kadar öfkelenerek, heyecanlanarak, hüzün seline kapılarak, umut ederek okudum. İşte böyle duygudan duyguya sürükledi beni bu kitap.

Görmeyi bilenin gözlerini açar.

4 yıl, 4 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Dünya edebiyatı için Orwell'ın 1984 romanı ne ise, Türkiye için de Son Ada kitabı odur diye düşünüyorum. :) Faşizan bir düzenin bir toplumu ne şekilde , ne hale getirebileceğine dair etkileyici bir roman. Oldukça anlaşılır ve sade bir dille yazılan bu güzel Livaneli eseri, kısalığına aldanmayıp günümüz şartlarında, üzerine düşünülerek sindirilmesi gereken bir kitap.. İyi okumalar :)

4 yıl, 4 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bu kadar güzel anlatılamaz yaşananlar.Okurken sanki adada yaşıyorsunuz,tüm ağaçlara,bitkilere,hayvanlara acıyor,bakkalın sakat oğluna ağlıyor,çokça da düşünüyorsunuz. Ama en çok da hak veriyorsunuz.. Livaneli kaliteli bir yazar.

3 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitap o kadar güzel anlatıyor ki her şeyi.Bir diktatörün ister kocaman ülkeyi ister küçücük bir adayı bir mahalleyi hatta bir aileyi bile nasıl mutsuz edebileceği dağıtabileceği daha iyi anlatılamazdı.ve insanların ne kadar unutkan olduğu gerçeğini.

3 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Zülfü Livaneli'nin mutlaka okunması gereken kitaplarından biri.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Livaneli'nin ilk kitaplarındandı yanılmıyorsam, hoş, basit ve sıcak bi yalınlığı var, geçmişte yazılmasına karşın halen günümüzde yaşanan konulara değiniyor ve "doğru be abi" dedirtiyor, okunması gerekli diye düşünüyorum.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok eğlenceli,su gibi okunan bir kitap.Tavsiye ediyorum.

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tek kelimeyle mükemmeldi!

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

sarsıcı ve akıcı

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Her ne kadar Zülfü Livaneli büyüleyici sözcüklerim yok desede Son Ada akıcı konusu ve tarzı ile enfes bir roman

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitap beni çok üzdü, rahatsız etti ve korkuttu.
Filmi çekilse çok güzel olur bana göre, gerçekleri herkesin görmesi, anlaması açısından.

3 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

183 sayfa biraz kısa gelebilir fakat konu, faşist düzenin getirdiği bozukluk o kadar güzel yansıtılmışki kitapta, insan bir dakika okuyorsa 1 saat düşünüyor kitap hakkında. Kitap akıcı bir üslubu sahip, okunmaya değer. Okurken hiç sıkılmadım, özellikle sonunda oldukça şaşırmıştım.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

ahh doğa ana bizi affet

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Her siyasi kendini ve çevresini mahveder, nasıl ? sorusunu soruyorsanız bu kitabı okumalısınız.

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

bana george orwell'in hayvan çiftliği romanını hatırlattı, fakat onun biraz daha hafif bir versiyonu. dili fena değildi. bir çırpıda okunabilecek bir kısa öykü diyelim

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Yapılan haksızlıklara karşı okurken sinir krizleri geçirdim... Oysa ki hepimiz o adanın birer sakiniyiz... Lara'yız, Yazar'ız, 1 numarayız....

3 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok beğendiğim bir kitap oldu.
Zülfü Livaneli'nin Serenad kitabından sonra ikinci favori kitabım oldu.
Bakkalın oğlu beni derinden yaraladı. Ve martıların bu kadar akıllı olabileceği hiç aklıma gelmezdi.
Okuyunuz, okutunuz.

3 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

"Son Ada"yı okuyun; bürokrasiden nefret edeceksiniz, tanıdık insanlarla karşılaşacaksınız. Martılara başka bir gözle bakacaksınız.

3 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Dünyanın ortasında ama dünyadan uzak bir ada. Tam bir cennet... Ütopya... Her şey o kadar kusursuz ki...

Ta ki...

Ayak basılmamış, insan denen aslında vahşi yaratığın henüz doğal güzelliklerini bozmadığı bir adada, insanlıklarını yitirmemiş insanlar yaşarmış. Bu insanlar öyle güzel bir uyumla yaşarlarmış ki hem doğayla hem de kendileriyle...

Zülfü Livaneli'nin yarattığı bu kurgusal kitap, tam da medeniyet dediğimiz ve çok özenip gerekli saydığımız şeyin; kuralların, kanunların, kurumların aslında ne kadar gereksiz ve bir o kadar da yıkıcı olduğunu ayan beyan gösteriyor.

Bu kitap bir adadan yola çıkarak aslında dünya düzenini ve insanların nasıl etki altında kalıp aptallaştığını, hırslara kapıldığını da gözler önüne seriyor.

Yönetmeye ve yıkmaya, kargaşaya alışmış insanların, her şey ne kadar güzel, uyum içinde ve bakir olsa da, bunlardan vazgeçemeyip mutlaka kargaşa yaratma ve bunun çözümü için muhtaç olunan kişi olma hırslarıyla her şeyi ne kadar alt üst edebileceğinin bir göstergesi, kanıtı bu hikâye.

Hayatta dengelerin ne kadar önemli olduğunun, bir şeyin başka şeyleri tetiklediğinin de bir anlatısı.

Bir solukta okuyacağınız ve yaşadığınız yer, yaşanan süreçler ile çok bağlantı bulacağınız ustaca kaleme alınmış bir belgesel bence...

Okunmalı ve ısrarla tavsiye edilmeli... Ben bayıldım...

1 yıl, 6 ay önce
3 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Çok zorlama bir Kenan Evren anlatımı gibi geldi bana.

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

"Ülke yönetmeyi siyasi,etnik ve din grupları birbirine düşürmek olarak anlayan bir kafası vardı. Bunu yüksek siyaset olarak görüyordu."


Bana göre 'Son Ada', şu ana kadar okumuş olduklarımın arasında Zülfü Livaneli'nin yazmış olduğu en güzel kitabıdır. Beni çok etkiledi.
Müthiş bir anlatım. Bu kitap için Yaşar Kemal'in söylemiş olduğu sözler çok çok yerinde olmuş.
Kitap ilk sayfasından son sayfasına kadar altı çizilecek, tekrar tekrar okunacak cümleler ile doludur.
Önereceğim kitaplar arasında yerini almıştır.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İçim daralarak okusam da çok beğendim. Şu günlerde özellikle okunması gerek. Bazı cümleler o kadar tanıdık ki...

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Yine,yeniden iyiki varsın Livaneli !

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Gerçekleri bir kez daha görmek için okunması gereken bir kitap. Yaşadıklarımı çok kolay unutan insanlarız bu kitap çok güzel bir ders.

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Zülfü Livaneli, gözümü kırpmadan her kitabını alacağım tek Türk yazar. Kullandığı basit dil benim edebiyat anlayışımla paralel durumda. Son ada ise fazla basit olmuş gibi geldi bana. Tabii akıcılığından ve tadından çok fazla bir şey kaybettirmedi. Konu da daha sağlam olabilirdi.

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Türkiye bu kadar iyi bir şekilde başka türlü anlatılamaz...

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Sanki geleceği görmüş Livaneli

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kesinlikle okunmasi gereken, 2009 yapimi olmasina ragmen metaforlarla bugunu anlatan nefis bir kitap.

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Zülfü Livaneli, kendi yaşadıklarımızdan da yola çıkarak, sadece bu zamana ve sadece buraya ait olmayan bir roman yazmış. Dünya’nın neresinde yaşarsa yaşasın bir okur bu kitapta; geçmişinden, ülkesinden, komşusundan ve kendisinden gerçekleri görebilecektir.

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Icim burkularak, yüregim daralarak okudum bu hüzünlü kitabi. Baskan gibiler cok degiller aslinda, pek azlar bu dünyada. Ama o insanlar yok mu? Derinligi olmayan, ikiyüzlü, cikarci, yikici ve yok edici insanlar! Iste onlar oldugu icin palazlaniyor Baskan gibiler. Güclerini bu kolayca aldanan, galeyana gelen belki de böyle olmak islerine gelen güruhlardan aliyor zorbalar, katiller.

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

okuduğum 4. kitabı üstat Livanelinin ... Yine aynı tat aynı zevk , muhteşem. Israrla okumanızı tavsiye ederim.

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Yitirdiğimiz aslında kendimiz

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Tek kelimeyle harika! Okurken dairelerden birinin sahibiymişim gibi hissettim ve başkana karşı inanılmaz bir nefret duydum. Martılara daha başka bir gözle bakıyorum artık.. Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Lİvaneli iyi ki var...

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Anlatılmak istenen mesajlar gayet güzel anlatılmış.
Çok güzel bir kitap günümüz oyaları ile örtüşüyor.
Bizler diktatörlere tepki vermediğimiz sürece hep kaybederiz.
Kitap da anlatıldığı üzere kazanan martılar olmuştur.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kesinlikle bir başucu kitabı... Kitabın başındaki Yaşar Kemal eleştirisine ve sonundaki Livaneli söyleşisine bayıldım. Livanelinin her kitabında farklı bir tarz okumaksa beni oldukça mutlu ediyor.. Bir bebekten nasıl katil yaratılıyor, cennet nasıl cehenneme dönüşüyor ve insanlar geçmişlerini nasıl kolaylıkla unutabiliyor çok açık ve net anlatmış.. bir de her ne olursa kazananların direnenler olacağını...

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Beklenmedik olaylar doğa çok hassas sakın değiştirmeyi, bir türü yok etmeyi deneme

2 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tek kelimeyel mükemmeldi! Kitabın yayınlanma tarihini bilinmese daha dün yazıldı zannedilebilir. Konusu, kurgusu, karakterleri, vermek istediği mesajı ile dört dörtlük bir kitaptı. Gönlüne sağlık Livaneli...

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan


ütopya görmedim romanda okurken o ada yı hep Ülkemiz olarak düşündüm. Özellikle umutsuzluk içinde inanmadığın en ufak birşeye bile umutlanmak...... Burası Türkiye dedim

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Yazar kitabı çok yalın bir dilde, çok sadece bir şekilde aktarmış okuyuculara. Kitabı okurken müdahale etmek istediğim noktalar, bu kadar da olmaz dediğim olaylar vardı. Genel olarak iyi bir kitaptı. Okuyucuyu avuç içine alan bir kitap.
Diyeceğim o ki hissederek okudum her bir cümlesini,
etkilendim her bir satırda, bekledim bir umut.
Üzüldüm sayfa sayfa.

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Zülfü Livaneli müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen kişiliğiyle; 1996 yılında Unesco tarafından büyük elçilik verilmiş, dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulunmuş, 19 Mayıs 1997 tarihinde Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Benimse beş kitabını okumuş biri olarak daha çok yazar yönüyle tanıdığım biridir Livaneli..

Son Ada yazarın okuduğum 5. kitabı. Zülfü Livaneli her kitabında farklı, insanı bir yerinden tutan, tanıdık gelen, akılda kalıcı bir hikâye anlatıyor. Şahsen okuduğum tüm kitaplarında kalbime ya da aklıma dokunan bir yeri var. Mesela; tarihle harmanlanmış hüzün veren masum tutkulu bir aşk hikâyesiyle “Serenad” kitabında gece ve keman eşliğinde Wagner'ın yazdığı Serenad Für Nadia'yı dinlemek, töreye kurban hayatları anlatan “mutluluk” kitabında insanlığa dair bir umut vadeden İrfan’ın annesinin söylediği "insanlar bir araya geldiklerinde birbirinin zehrini alırlar" sözü, farklı kültürdeki insanları ortak bir kaderde birleştiren “Leyla’nın Evi” kitabında Leyla' nın evi Leyla' ya diyerek o göz yaşartıcı final sözü, merak uyandıran polisiye hikayesiyle “Kardeşimin Hikayesi” kitabında Athos Dağı’nın yani Ayranoz’un benimde zaman zaman ah keşke dediğim hikayesini anlatayım size. 15. yüzyılda bugünkü 20 manastırın 19’u tamamlandı. Daha sonra yapılan eklerle manastırlar genişledi. ” Dinsel amaç ya da bilimsel araştırma isteğiyle yalnız erkekler Aynaroz’a gidebilir” gerekçesiyle 1045’te çıkarılan bir fermanla kadınların Aynaroz’a girmeleri yasaklandı. Bugün hala burada 1.500 keşiş; sade ve dünyadan uzak bir yaşam sürerler, ekim yaparlar ve bazı el sanatlarıyla uğraşırlar. Yani dünyada kadınların olmadığı bir yer sizce de kulağa hoş gelmiyor mu:) “Son Ada” kitabındaki martıların zekası ve cesareti. Aslında orada bir anne pelikanların yavrularına yiyecek bulamayıp aç kalmamaları için kendi etinden parçalar koparıp doyurduğu hikayesi vardı ama araştırdığımda bunun gerçekliğine dair bilgi bulamadım ki öyle bir şeyin olma ihtimali bile can acıtıcı..İşte tüm bunlar edebi nitelik açısından tatmin edici olmasa da itiraf etmeliyim ki çoğu Türk insanının edebiyat anlayışıyla paralel giden bir çizgi taşıyor. Kimi yerlerde birbirini tekrar eden cümleler olması ve özelliklede anlatıcıyı anlatırken yazar bir arkadaşına “sen bunu daha iyi yazardın ben pek başarılı sayılmam ama yinede yazdım” gibi cümleleri gereksiz laf kalabalıklığı hissi uyandırsa da yazarın anlatım dilini yalın, sade, anlaşılır, gerçekçi ve akıcı olarak nitelendirebilirim. Zaten bu kitabı Zülfü Livaneli yazmasaydı başka bir yazar yazsaydı hikayenin bize geçişi nasıl olurdu merak etmedim değil..

Kitap; hikayenin içinde geçen yer, kişiler açısından hem ülkemizin yaşadığı hem de halk olarak olaylar karşısındaki tutumumuzu yani sormayan-sorgulamayan, “aman bana dokunmayan yılan bin yaşasın”cı, geçmişini unutan, yaşadıklarından ders almayan, savaşı kimin başlattığı, kimin haklı olduğu arasında gidip gelmelerle asıl resmi görememek, kısacası bize hiç yabancı gelmeyen olayları ve insanları anlatıyor. Faşizan bir düzende, diktatör birinin yönetiminde ütopya denebilecek güzellikte bir ülke nasıl savaş alanına çevrilir, birlik ve huzur içindeki insanlar arasında iç savaş çıkar birbirine düşman olur, kişisel çıkarlar uğruna hayvanlar nasıl katledilir, ekolojik denge nasıl bozulur bu kitapta bunları göreceksiniz ve “iyi insan-kötü insan, gerçekte medeniyet nedir?” diye kendi içinizde sorgulamaya gideceksiniz. Daha önceden George Orwell’ın 1984 ve Hayvan çiftliğini okuduğum için bunların bir harmanlanmış hali olan Son Ada’yı daha basite indirgenmiş buldum ama alegorik bir anlatımı kullanmış olması başarılı. Önsöz de Yaşar Kemal’in yazısı kitabın anlatılmak istenileni anlatmada ne kadar başarılı olduğuna dair övgü dolu sözler içeriyor.

Kitaptan Altını Çizdiklerim:

-Eşitlik, dostluk, demokrasi...Bunlar hep zayıfların uydurduğu saçmalıklar. Çünkü onların yaşayabilmek için bu gibi kavramlara ihtiyacı var. Güçlünün is bir tek isteği vardır.daha fazla güç.

-İnsanlar mı olaylara göre değişir, yoksa olaylar mı insana göre oluşur.

-Halk dediğin değişken bir şeydir.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Martılar...Hem güçlü,ama bir okadar da masum...Son Ada okunulması gereken bir kitap.Güzeller güzeli bir yer ve o yeri bozan Devlet adamı.Yeşilliği,hayvanları yine yok etmeye çalışan Devlet adamı.Darbe ve diktatötlük...Kitap bittiği zaman tek söylediğim şey"Bu gibi olayları yaşadık ve hala yaşıyoruz".Dili ve anlatımı çok güzel.Kısacası kesinlikle tavsiye ediyorum.

1 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Zülfü yazmış, daha büyük eksende Türkiye'de oynanmış gerçek bir hikaye.

1 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

''Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.''

1 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Livaneli bu kitabında insan müdahalesinin doğaya ve insan yaşamına verdiği zararları anlatmış gibi görünebilir fakat düşünüldüğünde siyasi çıkarları uğruna yaşanılan alanı mahvetmek anlatılıyor. Kitapta anlatılanları ülkemiz için düşündüğümüzde de söylediklerinin hemen hemen aynısının yapıldığını görürüz herhalde. Bazılarının koltuk sevdası uğruna bu halkı uyuşturucu sözleriyle beyinlerini uyuşturup kendini haklı gibi gösterdiklerini, doğanın tahrip edilip daha sağlıksız ve yaşanmaz bir hâl aldığı gerçeği var bu ülkede. Dili de gayet akıcı ve kendini okutturan bir kitaptı. Kesinlikle öneriyorum. 9/10

9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitabın sayfasını açtığınızda o adaya gidiyorsunuz sanki öyle içine çeken bir anlatım. Sanki o diktanın içinde yaşıyormuş gibi içiniz daralıyor bunalıyorsunuz. Sonra kitaba ara verdiğinizde yine romandaki gibi bir diktatörlük içinde olduğunuzu anlıyorsunuz. Herkesin eşit bir şekilde yaşadığı toplumu sınıflara bölerek itaat ettirerek nasıl ayrıştırdığını çok güzel bir kurguyla anlatıyor. mutlaka okunmalı.

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Belki biraz geç oldu ama ilk defa okuduğum bir Zülfü Livaneli kitabı Son Ada. Politika ile sosyal yaşamın irdelenmesi, elinde politik güce sahip şahsiyetlerin kişisel ihtiraslara kapılıp insanlara, hatta doğaya nasıl geri dönülmez sonuçlar getirebiliceğini anlatan bir anı romanı. Kişinin sosyal ve toplumsal bakış açısını degistirmek demeyelim de resmi daha büyük göstermeyi hedefleyen bir kitap olduğunu düşünüyorum.

2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Okuyunca ne kadar çok günümüz ülkesine benzediğini göreceksiniz. Livaneli, yine ustalığını konuşturmuş, çok güzel bir kitap olmuş. Okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.

3 hafta önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Ha-ri-ka! Tek kelimeyle bayıldım.. Okuyun, okutun..

2 hafta önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski