Şibumi (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghayda doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın algılama yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylosof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere...

İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghayda doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın algılama yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz ... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 445 sayfa

2007 tarihinde , E Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9753900791
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.3 puan (713 kişi)
1627 okumuş, 847 okumak istiyor, 24 okuyor

8.6 puan (1032 kişi)
2163 okumuş, 863 okumak istiyor, 34 okuyor

8.0 puan (341 kişi)
812 okumuş, 548 okumak istiyor, 18 okuyor

8.4 puan (178 kişi)
351 okumuş, 182 okumak istiyor, 6 okuyor

8.7 puan (288 kişi)
630 okumuş, 520 okumak istiyor, 17 okuyor

8.5 puan (620 kişi)
1274 okumuş, 348 okumak istiyor, 28 okuyor

8.5 puan (200 kişi)
502 okumuş, 521 okumak istiyor, 19 okuyor

8.4 puan (282 kişi)
545 okumuş, 439 okumak istiyor, 20 okuyor

8.2 puan (920 kişi)
2207 okumuş, 652 okumak istiyor, 58 okuyor

8.6 puan (364 kişi)
699 okumuş, 595 okumak istiyor, 14 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

42 kitap, 122 oy
1258 kitap, 6315 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

chaos13 gokce yalnizliktan devren kiralik cyr4x serpill dr.glstn jeyza esradvl Kübra ERKUL gizel bengubade ahsenno daktilo polkarujka Edda İlkind murit
17 kişi
gamasennintc AstronotusOcellatus2 hasan fuat bayrak pürneva Diğergam özlem tezcan Zeytin savarona beniboylehatirla beniboylehatirla SteinBeckenbauer Meczup Palermo sakalliperi Tuvubey Howard Roark KÜBRA. mehonya FreydisRhea Leandros 748533 demet demir booky sioda DenizEce giovanni_drogo Luthien Tinuviel gül ekmen Semyıl Sunako Tuğba ekici Gallardo bircan karabağ Roland Deschain silverxx Medes tseda onlyozan estima
837 kişi
şüheda BlueGreenWorld bora Starbuck pusechemistry ofeLya MeyRA HeyHoLou ozlemkaraca karanliktakizenci kitapkurduyumben blackpearl<3 dozuarap bikahvebikitap 2FUN Dery KitapDelisiGizem pollyanna redline rare svgfyvz ayhann Fatih rencideruhlar snejanka mahsunonur Sena Karanfil Büşra elroy ravaella dilruba tuztekilalimon crime&punishment mehlika efla Trillian Semihozsoy Orege margrit
476 kişi
altantoy veronikaölmekistiyor
2 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
10 kişiden, 10 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabın kesinlikle hipnotize edici etkisi var.. Hala düşünüyorum kitabın içindeyim, sanki o kiraz bahçelerinde yürüyorum, sanki bahçesindeki ses taşlarını dinliyorum, bahçenin rengini kokusunu alabiliyorum, mağaralarda nefes alamıyorum klostrofobim rahatsız ediyor beni.
Çok severek okudum ve defterimi notlarla doldurdum. Altı çizilecek çok cümle buldum kendimce. Birkaçını yazayım gerisi bana kalsın.
'Zaman ancak içi boş olduğu zaman ağırdır.'

'Zaman zaman babama acıdığımı hissederdim, ona kendisini çok sevdiğimi söyleyemediğim için. Ama aslında kendime acıyordum. Benim söylemeye duyduğum ihtiyaç, onun işitmeye olan ihtiyacından fazlaydı.'

4 yıl önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitap bittiğinde bir durgunluk dönemi yaşadım. Bir kitap insanı bu kadar mı çeker , bu kadar mı hipnotize eder. Bu enfes kitap 1979 yılında yazılıyor ve ben 2013'te kendisini keşfediyorum. Şibumi , sen ne tür bir kitapsın ? İçinde sadece bir hikaye yok , tamamen insanın bakış şeklini değiştirebilecek ve buna ait gerçek düşünce öğeleri yer alıyor.

Bitirmeden bir alıntı yapmak istiyorum , belki eşleştirenler olur diye ;

"Zaman zaman babama acıdığımı hissederdim. Ona kendisini çok sevdiğimi söylemediğim için. Ama aslında kendime acıyordum. Benim söylemeye duyduğum ihtiyaç , onun işitmeye olan ihtiyacından fazlaydı."

Nikko yani Hell.. ( nam-ı diğer Travenian) Aklının esiriyim....

4 yıl, 1 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Paranın suyunu cektiği zamanlarda Depozitolu Bira şişelerini satmıştım bu kitabı almak için değdimi evet kesinlikle

4 yıl, 10 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Felsefi ve sosyolojik olarak güçlü tespitlere sahip macera/polisiye roman. Trevanian, nam-ı diğer Rodney William Whitaker'ın, okuduğum ilk kitabı.

Açıkçası kitap içine çok geç çekti beni. Yaklaşık bir yüz sayfayı kitabı bırakma eşiğinde okuyarak geçirdim. Daha sonra ise büyük bir ivme ile olaylar hızlandı. Yazarın yer yer Yahudi sempatizanlığı, Arap ve ABD düşmanlığı ve diğer Avrupa ülkelerine ağır eleştirileri bana gereksiz gelse de ilgi çekiciydi.

Baş kahramanın aşırı nitelikli ve donanımlı biri olması olayın inandırıcılığını azaltıyor benim için. Ama bir yandan da, kahramanımızın yaşam öyküsü anlatıldıkça sempati duyuyor hatta özenebiliyorsunuz bile.

-Spoiler barındırır.-

Kitapta yer alan mağaracılık maceralarını benim için çekilebilir kılan tek şey LeCagot idi. Kitabın içinde bir harita bulunmasına rağmen kafamda olayları canlandırmam çok zor oldu.

Kitabın en sevdiğim kısımları Nicholai'nin hapishanede ve Japonya'da geçirdiği zamanları oldu.

Kitapta olay örgüsünün tahmin edilebilir olması ise eksi bir yan daha oldu. Hannah'ın ve LeCagot'un ölümü barizdi. Ama Bask şairi üzdü tabiki de.
-Spoiler barındırır.-

Biraz James Bond havası olduğunu da belirtmem gerek. Filmi var mı yok mu bilmiyorum ancak eğer çekilirse güzel bir macera filmi olabilir, Hollywood için.

"Biz şiddeti ve ölümü sanki aynı güdünün iki görünümüymüş gibi düşünürüz. Oysa ölüm, şiddetin tam tersidir. Çünkü şiddet her zaman, yaşamak için verilen bir mücadeledir. Bizim felsefemiz hayatı yönetmeye dönüktür. Seninki ise ölümü yönetmeye dönük. Biz anlaşılmak isteriz, sen gurur istersin..."

2 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Yine bir final haftası gelen okuma isteği nedeniyle elime geçen bir kitap oldu Şibumi.Bitirdim ama o da beni bitirdi sağ olsun. Kitap,Japon kültürüyle yetişmiş bir insanın,Amerikan insanı ve kültürünü eleştirisine odaklanmış.Bu Amerikalılar insanı katil yapar a getirmiş işi biraz.Arada Araplara ve Bask harici Avrupa ırklarına da epey giydirmiş..Pek haksız da değil sanırım.Japon kültürü ve özellikle go oyunu(yaşam tarzı) hakkında bilgiler verilerek kitap bir boşluktan kurtarılmış bence.Bunu yaparken saygı duyduğum ve hayran olduğum Japonları yüceltmesi hoşuma gitmedi değil fakat abartılmış. Sonuçta iyi kurgulanmış bir kitap çıkmış ortaya.Gayet sürükleyici bir kaç günde rahatlıkla bitirilebilir.Hel'i kişisel anti-kahramanınız bile ilan edebilirsiniz.Demek istediğim şey kitabın okumaya değer olduğudur.

5 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

80li yılların sonunda okumuştum. Hala okuduğum en iiyi kitaplardan biridir

4 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sıradışı bir yazar, sıradışı bir kitap.

6 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

“İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge olmasıdır. Bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. İnsan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir ama bu, budalalık olur. Bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı da gerektirir. Pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi… Öyleyse? Öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. Bunu yapmanın en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. Dağların, kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın, yaşlı ve şişman kadınların. Bakın bana! Ben elimdekilerle mutlu olmayı çok iyi bilen biriyim.”
Nice nice kişisel mutluluk vaad eden kitapların anlatmak istediğini sadece şu satırlara sığdırabilen eşsiz bir edebiyat harikası!!

4 yıl, 9 ay önce
4 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

yorumları okuduğumda beklentim çok yükselmiş sanırım. çok muhteşem olmamakla beraber iyi bir kitaptı. cok dağınık bir anlatımı var ve olayın çözülmesi cok kısa anlatılmış her sey cok kolaymış gibi. ama Le Cagot'u çok sevdim :D

4 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Kesinlikle türünün önde gelenlerinden. İçinde barındırdığı felsefeleriyle, karakterleriyle akıldan çıkmayan kitaplardan. Özellikle okumadan önce de Go oyununa ilginiz varsa, okuduktan sonra hemen bir set alıp oynayacak adam aramaya başlayabilirsiniz.

3 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Mağaracılık bölümlerini saymazsak gayet güzel bir roman.

6 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sabiha Gökçen Havaalanı'nda uzun süre beklemem gereken bir günde okudum bu kitabı ve o günün nasıl geçtiğini hala anlayabilmiş değilim. Müthiş bir kitap!

5 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Müthiş bir kurgu.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Şibumi çok sevilen bir kitap olduğu için eleştirmeye çekiniyorum ama bir roman olarak giriş gelişme sonuçtan yoksun buldum. Kitap bir nehir, yazar istediğini yazmış, siz de isterseniz o nehre girebiliyorsunuz, yazarın sizi sürüklemek gibi bir gayesi yok. Belki bir Amerikalı olarak Japon kültürüne bu kadar angaje olabilmiş, bilemiyorum. Kitaptaki ara ara cümleler, tespitler mükemmel. Yazar onikiden vurmuş. Hep söylemek istediğiniz ama nezaketten dillendiremediğiniz şeyleri pervasızca dile getiriyor. Parça parça, kesik kesik fevkalade ama bir bütün olarak,bir roman olarak var olamadığını düşünüyorum.

1 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

yakında filmi de vizyona girecek bir kitap. Nicholai HEL düşünce yapısıyla ve hareketleriyle hedefe ilerleyip emelini gerçekleştirebilmenin tek adı olacak sizin için

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Acımadan 10 veririm. Hell'in karakteristik zekasının yazarla bağdaştığı mükemmel bir kitap.Üstelik yazar okuyucuyla karakter üzerinden çok ince bir şekilde dalga geçiyor.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

okuduğum kitapların içinde aklımda yer edenlerden biri severek okuyp bitirmiştim

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Başlandığı zaman elden bırakılamayacak bir kitap.

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bir arkadaşımla beraber Go oyununa sardıktan sonra oyunun felsefesini tartışmaya başlamıştık. O günlerde ilgimi çeken ve Trevanian'ı yakından tanımama sebep olan bu kitabı mutlaka okumalısınız. Özellikle bir cümlesi vardır ki içimden geçenleri anlatır. ''Üçüncü dünyada açlığı merak eden, ama üniversite bahçesinde elindde bol protein tüketen kocaman köpeğiyle gezen, bu yolla da tüm canlılara olan sevgisini kanıtlamaya kalkan tip'' benzetmesiyle günümüzdeki sonradan görmelerin resmini ne de güzel çizer gözümüzün önünde...

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Konusu her ne kadar alışılmış amerikan aksiyon filmlerini andırsa da, olay örgüleri takdire değer. yan karakterler, anlatım biçimi, birden fazla kültürü içinde barındıran bir kitap olması ve bunların da hakkını vermesi cabası. belki fazla ağdalı bir dille yazılmış kitap, yine de fırsat verilecek cinsten.

3 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Amerikan filmi tadında bir kitap.Yazarın Arap ve FKÖ takıntısı rahatsız edici.

3 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan


Okuduğum her kitapla tanışma hikayem farklıdır. Bazı kitapları konusu dikkatimi çektiği için okuyorsam bazı kitapları da yazarları dikkatimi çektiği için okuyorum. İşte yazarı dikkatimi çektiği için okuduğum "Şibumi" buna en güzel örnek.Yazarı niye dikkatimi çekti çünkü kitaplarını kendi ismini kullanmadan "Trevanıan" takma ismiyle yazan, kim olduğu, nerede yaşadığı ve mezarının yeri dahi bilinmeyen bu gizemli adamı merak ettim. Gerçi kimmiş,
nerdeymiş, neymiş bunlar önemli değil aslonan eserdir ama gizemli, enterasan birde kafadan problemli asosyal yazarların yazdığı eserlerde kayda değer oluyor hani :) Mesela başka ilginç detaylarda var yazarın bir kitabında anlattığı bir dağa tırmanma macerasını birisi uygulamaya kalmış ama başaramamış ölmüş. Başka bir kitabında birisi müze soygunu hikayesinden etkilenmiş ve kitapta anlatılan yöntemle Milano müzesinden üç tablo çalmış.O yüzden bu kitabında Nicholai Aleksandroviç Hel'in çıplak elle, oyun kartıyla, kurşun kalemle adam öldürme konusunda sahip olduğu üstün yeteneklerinde detaya inilmeden anlatılmış.

Yazarın Japon hayranlığı hemen göze çarpıyor.Amerikalılar, Araplar, Avrupalılar, Ruslar dahil nerdeyse Japon olmayan herkesi aşağılamış.Genelinde Faşişt bir yaklaşım söz konusu olsa da kapitalist ülkelerin içi boş insanlar yarattığı düşüncesine katılmamak elde değil..

Türkçesi zarafet, nezaket anlamına gelen Şibumi ne demek peki? Kitap buna şöyle cevap veriyor:

-"insan Şibum’i düzeyine gelmek için çok şey mi öğrenmeli?”

-“Daha çok, bilgilerden geçip basitliğe varmak gerek. O kadar doğru bir söz ki cesaretle söylenmesine gerek yok…O kadar dokunaklı bir olay ki güzel olmasına gerek yok…O kadar gerçek ki sahici olmasına gerek yok… Bilgiden çok anlayış. İfade dolu bir sessizlik. Kendini kanıtlama gereği duymayan alçakgönüllülük. Zarif bir basitlik. Büyük bir ruhsal rahatlık ama pasiflik değil. Hakimiyet peşinde olmayan otorite…”

Adeta bir ütopya..Hakimiyet peşinde olmayan bir otorite ne kadar çekicidir hiç düşündünüz mü? Tamamen doğal, kendiliğinden, içinde insan açgözlülüğü, egosu, hırsları ve kıskançlığı olmayan bir otorite.Tıpkı tanrısal otorite gibi. Tanrısal otorite hakimiyet peşinde değildir, zaten hakim olduğunu bilir, hakimiyet peşinde olan tanrısal otoriteyi kendi hakimiyetleri için kullananlardır.
Kitapta Generalle Nicholai arasında santranç benzeri japonlara özgü bir oyun oynanıyor.İsmi GO. 181 tane beyaz taşla oynanan, yerleştirilen taşın yerinin değişmediği ve geri alınmadığı bir oyun. Oyunun kuralı hayatta yaptığımız yada ağzımızdan çıkan bir sözden de geri dönülmeyeceği ilkesiyle bağdaştırılıyor.(tabi oyunda bu ilke de Japonlara özgü zira bizde söz ağızdan çıktı bir kere sadece bir deyim :)

Kitaptaki en güzel bölümler Nicholai Aleksandroviç Hel'in hocası Oteka San’la konuştuğu bölümler.İşte bunlarda en sevdiklerimden hatta "insan nasıl mutlu olur?" bunun cevabı bile var kitapta..

- “İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçları ile varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. Bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. İnsan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir. Ama bu budalalık olur. Bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı gerektirir. Pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi. Öyleyse? Öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. Bunu yapmanın da en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. Dağların,
kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın…”

"Kimseyi bilhassa düşmanını hafife alma" felsefeside kitapta çok güzel anlatılmış.

- “Senin orta düzeydeki kimselere karşı duyduğun aşağılayıcı nefret, onlardaki geniş, kapsamlı kuvveti görmene engel oluyor. Sen kendi parlaklığının orta yerinde dururken, gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun. Oralarda kalabalıkların, beyinsiz insan kalabalığının ne tehlikeler hazırladığını görecek şekilde gözlerini ayarlayamıyorsun. Ben sana bunları söylerken bile, sevgili öğrencim, sen kendinden yeteneksiz kişilerin, sayıları ne kadar çok olursa olsun, seni yenebileceklerine inanmakta güçlük çekiyorsun. Oysa biz artık
orta düzeydeki insanların çağında yaşıyoruz. Orta düzeydeki insan sıkıcı, renksiz, aptal gibi görünür… Fakat ölümsüz tekdüzeliğine devam eder. Hiç bıkmaz. Amipler her zaman kaplanlardan çok yaşar. Çünkü durmadan bölünür, yenilenirler. O ölümsüz tekdüzelikleriyle. Kalabalıklar zorbaların en sonuncusu olacaktır…”

2 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabın bir yerinde "günümüzde hiç kahraman gibi kahraman kalmadı" diyor. Teravanian, hep imkansızı başaran bir karakter yaratmış kitabında. Hep olmak isteyeceğiniz ama asla olamayacağınız...
Kitap çok güzel ancak Trevanian'a başlamak için oldukça iyi. Bence bir kaç kitabını okuduktan sonra en son Şibumi ile son bulunmalı.

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çarpıcı; etkileyici; sürükleyici. Basklıları ve baskı merak ettim..

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çok iyi bir kitap ve yazar,

5 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitap Rodney William Whitaker adlı ABD’li yazar tarafından Trevanian takma adıyla 1979′da yazılmış. Enterasan ve bir o kadar da gizemli bir yazar. .
Romanın kahramanı Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş.
Üstün düzeydeki yakın algılama yani DDA (Duyular Dışı Algılama) yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörist, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek filozof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımaz bir serüvene katılıyor…
Üstelik yarı rus, yarı alman ve tam bir Amerika düşmanı. Böyle bir kahramana rağmen özünde felsefeyle yoğrulmuş bir kitap olarak geçiyor hakkında yazılan yazılarda. GO’nun da oldukça büyük yeri var romanda…

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Arkadaşlar arasında bir dönem efsaneleşmiş bir kitap hala da öyle . Başka bir şey demeye gerek yok.

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Birçok esere, filme ilham kaynağı olmuş, sıradışı bir kitap. Sanırım çeviriden dolayı anlaşılırlığı biraz kısıtlı. Ama konu mükemmel. Trevanian'ın en büyük başyapıtı diyebilirim.

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

içinde her türden birşeyler bulabileceğiniz tutku dolu bir kitap..

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Etkileyici,sürükleyici.

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kitabın adını daha önce duymamış olmam ve elime aldğımda 3 günde bitirdiğim kitap.Sürükleyici ,etklieyici bir kitap .Mağarada geçen kısımları biraz sıkıcı..Kİtap okunmaya değer

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

sıradışı bir kahramanın -belki de anti kahraman- sıradışı hikayesi. komünist bir annenin, faşist bir babanın yemyeşil gözlü çocuğu.yakın algılama teknigi sayesinde fotografı bile çekilemiyor. 4. derece seks tekniği bilen (üstün yetenekli insanların bile sadece 3. dereceye kadar bildikleri), normal bir salonda kendisine sayısız ölüm aleti edinebilen, amerika'dan nefret eden terörist avcısı.
kitabın eksik gördüğüm tek yanı betimlemelerin fazla sıkıcı olması. bir vişne agacını iki sayfa boyunca anlatıyor bazen. veya bir magaraya inişi sayfalarca.. onun dışında güzel bir kitap. yazar bazı detaylara bilerek girmemiş. (öldürme tekniği, seks tekniği vs. ) bunun da nedeni daha önce diğer kitaplarında detayları verilen şeyleri insanların denemesi, ölümlere yol açmasıymış.
ilginç.

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

muhteşem bir ajanın hikayesi

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

daha önce trevanian'la tanışmamış olanlar için okunacak ilk kitap şibumi olmalı...

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tek kelime ile 'muhteşem'...

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

her yönüyle kendini geliştirmiş mistik bir kahraman. işlenen cinayetler, üstü kapalı anlatılan hodo korosu teknikleri, go oyunu, japon ve bask kültürü, mağaracılık, ikinci dünya savaşı ve daha bir çok şey....

koca bir ansiklopedi okumaya bedel, akıcılığı ve etkileyiciliğiyle okuyucuyu kendine bağlayan bir roman. asıl sorulması gereken soru ise; "bir yazar nasıl bu kadar donanımlı olabilir?"

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Mağara kısımları dışında oldukça başarılı bir kitap. Ayrıca Nicholai Hel ile Sİmyacı daki Santiago nun iç dünyalarını çok benzettim. İyidi güzeldi hoştu.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

tavsiye üzerine başladığım kitap beni benden aldı diyebilirim çok sevdim

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kitap budur , alın okuyun. Kütüphanemin nadide kitaplarından bir tanesi.

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Yaratılan karakter fazlasıyla karizmatik olmuş bence. Kitabı beğendim fakat mağara bölümü cidden çok sıkıcı, kitabın o bölümünü 3 günde geri kalan kısmını 1 günde okudum resmen.

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bazi kitaplara sarilmak istersin, bitmesin diye daha yavas, daha az okursun ya hani, tam olarak o kulvarda, tadindan yenmez. Bu yastan sonra kitap kahraminina asik olabilirsiniz:) zeki insanlar cok onemlidir :)

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2016/03/sibumi-trevanian-eskiden-okuduklarm-42.html

1 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Benzersiz bir roman bence...

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sürükleyici bir kitap. döneminde neden bir populer bir kitap olduğu okumaya başlar başlamz anlıyorsunuz. Kitabın bir çok filme neden ilham verdiği anlaşılıyor

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Harika...

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Mükemmel

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Tek kelime ile "Olağanüstü"

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Doğu kültürünün hayata bakış açısının bile savaş oyunu olan Go oyununa benzetilmesi bir çok kişiye gizemli gelebilir.Bu kitabı okumadan önce bu tür oyundan haberim bile yoktu. Şimdi ise öğrenmek için heyecan duyuyorum.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Okuduğum kitaplar içinde en aklımda yer eden, beni en çok etkileyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir roman.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kitabın başı ve japonyada geçen süreç oldukça sürükleyici ve güzel ancak kitabın sonlarına dogru okuma heyecanı biraz düşüyor.
Buarada Volvo'nun da iyi reklamını yapmış :)

4 yıl, 5 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski