Etiketler (düzenle)

Henüz etiket eklenmemiş.

Kullanıcı Araçları

Körleşme (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen Körleşme, Almanya'da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekân, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.

Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen Körleşme, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor.

İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen "aymaz" aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikâyesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen Körleşme, Almanya'da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekân, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.

Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

565 sayfa

2014 tarihinde , Sel Yayıncılık tarafından yayınlandı


ISBN
9789755707044

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.8 puan (121 kişi)
208 okumuş, 161 okumak istiyor, 5 okuyor

7.7 puan (22 kişi)
49 okumuş, 57 okumak istiyor, 1 okuyor

9.0 puan (20 kişi)
33 okumuş, 62 okumak istiyor, 1 okuyor

7.3 puan (91 kişi)
174 okumuş, 143 okumak istiyor, 5 okuyor

9.3 puan (81 kişi)
136 okumuş, 354 okumak istiyor, 22 okuyor

8.7 puan (21 kişi)
55 okumuş, 55 okumak istiyor, 7 okuyor

7.5 puan (52 kişi)
126 okumuş, 146 okumak istiyor, 7 okuyor

9.3 puan (58 kişi)
117 okumuş, 148 okumak istiyor, 14 okuyor

8.9 puan (20 kişi)
55 okumuş, 211 okumak istiyor, 8 okuyor

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

a.u.r.o.r.a Zeytin mnemonic
3 kişi
OzLEm Dr.Watson ela Burak Uzun Hulya tansukaraca AFD ruzgarname
8 kişi
parmaksizpiyanist ekhobiaS Elma Kitapseverler İremoz kirmizikurnaztilki
6 kişi
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kien'e çok sinirlendiğimden kitabı yarıda bıraktım, hani çıksa gelse karşıma ağzını burnunu kırarım o derece.

6 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Herkesin harcı değildir bu kitabı okumak. Karakterler gözünüzün önünde canlanır. Elias Canetti bu kitapta, bir karakterden nefret etmenizi istediyse bunu başarır. Kitabın sıkıcılığı ve kült bir eser olmasının gizemi de burada saklıdır.

7 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Efendi-köle kadın-erkek doğası üzerine tekrar düşünmemizi sağlayan fakat biraz sabır isteyen bir kitap...

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Çok çok sevdiğim bir dostumun hediye olması sebebiyle de; ilk yarısını alabildiğine keyifle okudum. Hele ki baş kahramanın kitaplara olan düşkünlüğü ve ihtimamı çok etkiledi. Fakat ikinci yarısında kitabın mekanları ve diyalog stili değişince pek keyif alamadım. Yine de şimdi baktığımda; Körleşme iyidir.

7 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Zavallı Dr. Kien.

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

http://oklapkutuphanesi.blogspot.de/2012/03/beynimi-yiyorlar-anne.html

6 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

başucu kitabınız olabilir

6 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Okunmalı ...

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Doğum günü hediyesi olarak çok sevdiğim bir abm hediye etti. Kşitaplara olan düşkünlüğümden bunu yapmış olsa gerek, iki kere başladım ve yarım bıraktım :( ama bir gün mutlaka okuyacağım :)

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

peter Kien: 25 bin civarında kitabı olan(evindeki kitaplığında bulunan muazzam sayıdaki kitaplarının baştan aşağı temizlenmesinin dört gün aldığı bir kitap sayısına tekabül etmekte) bir sinolog. Doğu diye atfedilen toplumların çin, hint kadim felsefelerini, dillerini hatmetmiş bir adam. Kitaplara o kadar aşık ki, insanlardan daha fazla değer veriyor onlara. Üniversiteden gelen derslere gir taleplerini onları küçük görerek reddediyor. Aseksüel bir kimliğe sahip denilebilecek bir adam.

Therese: Peter Kien’in yaklaşık sekiz yıl hizmetçiliğini yaptıktan sonra kurnazlık yaparak kien’i tavlıyor. Entelektüel bir tavlama bu, kitap aşkını kullanıyor kien’in. evin hanımı oluyor evlenir evlenmez. Aymaz bir kadın. Orta yaşlarının üzerinde(40’lı yaşların); ama kendisinin en fazla otuz gösterdiğini düşünüyor. Mavi kolalı eteğini ve altındaki kendisinin çok beğendiği etekliğini hiç çıkarmıyor. Oldukça paragöz bir kadın. Nasıl Kien kitaplara aşık ise Therese de paralara…

Kapıcı: Polis emeklisi bir adam. Karısını sözlü, fiziksel şiddetle bezdirip ölümüne yol açıyor. Aynısını kızına yapıyor. Ensest ilişkiye dair birkaç kısımda ismi kızıyla geçiyor. Kızı da annesinin kaderini boyluyor. Paragöz bir adam. Kibirli ve şiddet yanlısı. Erkekliğin kadınları, sakatları, dilencileri dövmek olarak tanımlıyor. Para ve güç neredeyse onun savunucusu oluyor.

Fischer(le): Ahmet Cemal’in çeviride belirttiği üzere fischerle’nin sonundaki ‘le’ bizdeki ‘cik’ anlamına gelmekte. Orijinal dilinin bozulmaması için kitapta ismi fischerle diye geçiyor. Fischerle, kamburu olan bir cüce. Satranç delisi, karısı fahişe ve pavyonda zamanlarını geçiriyorlar sürekli karısı ile. Fischerle de, kitapta kien’ler dışında herkesin olduğu gibi, paragöz. Kurnaz oldukça, ama bu kurnazlığını kandırabileceği kişilere karşı yapacak kadar da akıllı bir adam.

George Kien: Peter Kien’in kardeşi eski jinekolog, yeni akıllı hastanesi baş müdürü. Eski mesleğinin bir getirisi olarak kadın düşkünü bir adam. Yeni işine de kendine aşık kadınların hastanedeki eski müdürünü(eski kocasını) öldürmesiyle kavuşuyor. Hastanesine aşık, delilerini müridi olarak görüyor. Onları iyileştirmeye çalışıyor, iyileşen deliler kendisine küfür ediyor.

Gelelim kitabın içeriğine. Bundan sonrası fazlasıyla spoyler içerir.Kısa bir özet vereyim. Kitap yukarıda bahsettiğim karakterlerden Peter Kien ile Therese ile başlıyor. Kien günlerden bir gün, Therese’nin kitap istemesine şaşırıyor. En eski püskü kitaplarından veriyor. Kadın kitaba narin davranıyor. Kien’in şaşkınlığını şu cümlelerde görmekteyiz: “…kaç para ettiğini” demiyor, “ne büyük bir değer taşıdığını “ diyordu. Kitabın fiyatını değil, fakat içerdiklerinin değerini söylüyordu. Oysa kien ona hep kitaplığının bir yatırım olarak taşıdığı değerden söz etmişti şimdiye dek. Bu kadın onu ne denli aşağı görse yeriydi.”

Birkaç gün sonra kadının kitabı beyaz eldivenlerle tuttuğunu görünce dayanamıyor ve evlenme teklifi ediyor. Kadın amacına ulaşıyor. Evlenir evlenmez kadın dört odalı evin, her yerinde kitaplık ve kitaplar olan evin üç odasını kendi üzerine alıyor. Adamın tüm malvarlığına el koymak istiyor, kitap böyle ilerliyor. Adamı nihayetinde evden de kovuyor.

Kien sokakta bulunca kendini kitaplığını kafasına taşıyor ve kitapçılardan en önemli gördüğü kitapları satın alıyor. Bir gün “cennetin yıldızları” adındaki pavyonda soyguna uğruyor. Cüzdanını alan cüce ona geri iade ediyor barın dışında. Cüceyle efendi-köle ilişkisine giriyorlar. Cüce adamı her fırsatta sövüşlüyor, abd’ye gidip capablanca ile unvan maçı yapma hayallerinde yüzüyor.

Kapıcı ile Therese ilişkiye giriyor. Kien, kendi kitaplığından kitaplarından kapıcı ile karısının ödünç servisine geldiğini görünce şok oluyor, birkaç gün önce cücenin adamlarından birisi karısının öldüğü haberini kien’e ilettiğinden. Kien, Therese’yi görmesine rağmen haberi aldığından itibaren ölü olduğuna inanıyor.

En sonunda tüm karakterlerin akıbeti belli bir şekilde Canetti olayı sonuca bağlıyor(çok kısa kestim, sıkıldım özetten). Kien, ulu heybetli kitaplığı ile birlikte kendini yakacak kıvılcımı evin halısına bırakıyor ve hayatında olmadığı kadar şen bir kahkaha patlatıyor. Kitap bitiyor

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Halktan kopuk, snop, takıntılı ve bencil bir bilim adamının hikayesi bu. İlk bölümde düşünce evrenini, ikinci bölümde yaşadığı evreni, son bölümde kafasındaki evrenin psikanalizini okuyoruz. Zaman zaman sıkıcı, zaman zaman komik ve eğlenceliydi. Yazıldığı dönem itibariyle(2. dünya savaşı öncesi) yaşanan baskı ve gerginlik ortamına bir atıftır. Aslında o dönemden bu döneme coğrafyalar değişse de insanlık, zulüm, bencillik adına pek de bir şey değişmiyor..

3 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çok etkileyici.Kahramanların hiçbirinde kendinizi bulamayacağınız ama içinde kendinizi bulabileceğiniz bir kitap.İnsan yirmi altı yaşında böyle bir kitabı nasıl yazar, diye düşünmeden edemedim. Şaka gibi ya da trajikomik kahramanlar...İnsanoğlunun ne denli bayağılaşabileceği...Aptallık...İnsanların; olay,kişi ve nesnelerin gerçeğini, olduğu gibi değil kendi görmek istedikleri gibi gördüğünün ironik ve alegorik hikayesi..gördüğünün demek de yanlış aslında göremediğinin hikayesi...A kişisi olarak başladığınız bir kitabı B kişisi olarak bitirmemişseniz, kitap size pek de bir şey katmış sayılmaz..bu kitabı, B kişisi olarak bitirmemek mümkün değil, demek hiç de iddialı bir söz olmaz...Kitapta, bariz bir cinsiyet ayrımcılığı göze çarpıyor, bunun üzerinde araştırma yapılmalı, henüz yapmamış olsam da..Eski Çin, Hint bilgelerinden, Hıristiyan rahiplerinden vs alınan sözler var "kadın"ın ne denli aptal, bayağı, entrikacı...olduğu üzerine...Bu, bana bir yandan şunu düşündürdü "Acaba kadın, bin, iki bin sene önce zihinsel ya da kişisel evrimini tamamlayamamış mıydı?" Muhtemelen tamamlayamamıştı,erkek egemen bir toplumda bunu yapabilmesi hiç de kolay değildi zaten.Bir yandan da kendi tarih ve geçmişimle gurur duydum:O dönemlerde yani eski Türklerde, kadının değerli, erkekle eşit ve toplumda söz sahibi bir birey olduğu gerçeğiyle. (Bu Türk dilinin yapısına da yansımıştır ve kelimelerde cinsiyetçi ayrıma rastlanmaz.Aynı Türk toplumunun, yüzyıllar içinde, bu anlamda nasıl da geriye gittiğine hayıflandım. İnsana katkı sunmayan, hayatını güzelleştirmeyen,kolaylaştırmayan bilgi, bilgi midir?Kibir aklı kör mü eder?Velhasıl güzel kitap güzel..özellikle son bölüm çok keyifli.

1 yıl, 3 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski