Kayıp Gül (Kayıp Gül, #1) (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı. Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupéry'nin Küçük Prens'i, Richard Bach'ın Martı'sı, Hesse'nin Siddarta'sı ve Paulo Coelho'nun Simyacı'sına denk tutulan Kayıp Gül, özgün bir kendini keşfetme romanı. Değişik kültür ve felsefeleri günümüzün modern yaşantısıyla iç içe sunan Kayıp Gül, Doğuyla Batı arasında bir köprü eser niteliğinde. Sanki bu yönüyle, hem tarihsel hem de coğrafi anlamda Doğu ile Batı arasında bir köprü olan kültürümüzün çağdaş edebiyata akseden bir yansıması. Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye; William Blaketen Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e; Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan düşlerin dünyasına ve San Francisco'dan İstanbul'a uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Eserlerinde doğu ve batı motiflerine eşit derecede yer veren Serdar Özkan bir röportaj sırasında kendisine yöneltilen, Siz, Batı hakkında yazan doğulu bir yazar mısınız, yoksa Doğu hakkında yazan batılı bir yazar mısınız? sorusuna, ben bir insanım diye cevap verecek kadar insanın evrenselliğini ve birleştiğimiz noktaları ön plana çıkaran bir yazar. Kayıp Gül, evrensel mesajları ve kültürleri buluşturan, Doğuyla-Batıyı birleştiren yönüyle, özellikle kültür çatışmalarının giderek arttığı dünyamızda ümit veren bir eser. Kanada televizyonunda, Kayıp Gül'ün hayatında okuduğu en güzel öykülerden biri olduğunu belirten kitap eleştirmeni Christine Michaud, Kayıp Gül'ün bu yönüne özellikle dikkat çekiyor. Kayıp Gül için, bu kitabın bizi birleştirmeye gücü var, diyen Michaud, kitaptaki öykünün her insana hitap ettiğini söylüyor. Serdar Özkan romanlarında, farklılıklarımızdan çok ortak yönlerimize vurgu yapıyor. Yazar, degişik kültürlerden gelen insanların farklılıklarını kabul etmekle birlikte, yine de insan olarak benzerliklerimizin daha önemli olduğunu savunuyor. Üniversite eğitimi için gittiği Amerika'da dört sene yaşayan Özkan, bu düşüncelerinin orada, tamamen farklı bir kültürde yaşarken şekillendiğini söylüyor. Zaten Kayıp Gül de ikiz kız kardeşini aramak üzere İstanbul'a gelen amerikalı Diana'nın öyküsünü anlatıyor. Kayıp Gül aynı zamanda, başkalarının beğenisini ve takdirini kazanmak uğruna düşlerinden ve kendinden ödün veren genç bir kızın öyküsü. Başkaları benim hakkımda ne düşünür? kaygısıyla hayallerini ve kendi olmayı terk eden ve bu yüzden sonunda dibe vuran Diana'nın kendini geri kazanma savaşının öyküsü. Bu savaşında ona St.Exupéry'nin Küçük Prens'i, Küçük Prens'in gülü ve İstanbul'un gülleri eşlik ediyor.

Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı. Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupéry'nin Küçük Prens'i, Richard Bach'ın Martı'sı, Hesse'nin Siddarta'sı ve... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

205 sayfa

Timaş Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9786051141060

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.3 puan (1101 kişi)
2996 okumuş, 301 okumak istiyor, 13 okuyor

6.8 puan (926 kişi)
2580 okumuş, 229 okumak istiyor, 18 okuyor

8.7 puan (1719 kişi)
3619 okumuş, 1164 okumak istiyor, 45 okuyor

8.2 puan (676 kişi)
1895 okumuş, 330 okumak istiyor, 30 okuyor

7.7 puan (719 kişi)
2059 okumuş, 325 okumak istiyor, 15 okuyor

7.6 puan (2250 kişi)
5448 okumuş, 778 okumak istiyor, 62 okuyor

8.0 puan (616 kişi)
1507 okumuş, 365 okumak istiyor, 22 okuyor

7.0 puan (460 kişi)
1139 okumuş, 232 okumak istiyor, 9 okuyor

7.7 puan (581 kişi)
1317 okumuş, 186 okumak istiyor, 19 okuyor

7.3 puan (839 kişi)
1837 okumuş, 365 okumak istiyor, 37 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

80 kitap, 450 oy
17 kitap, 79 oy
140 kitap, 595 oy
1258 kitap, 6315 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

pınar öztürk dinlekucukadam esma yıldız canan güneş ayşenur çalışkan Mustafa Kara yağmur ezgi NERMİN YAVAN eroles FurkanErgez Kazaheya26
11 kişi
StolenDance hatipoğlu Girift luthieren kirmizikurnaztilki ilkeryus Merve Akdoğan berahobievi gserap cansuulusoy f_ırmak tugcaa Kızılaslan Ayda V. Gani Lavin Safiye nurseven Hatice KOCA muffin hindiba e.zey ~Eylül ayşe nur çalışkan ılgınayse dry3455 ayse sule dture-95 bigbang falan filancaoğlu karakalem8600 dilancoskunyurek Dilancoskunyurek Sunako nilayçam dirilis ebruli betüşş gzmarz bookworm_88
2018 kişi
beyaz gemi BlackMysterious ayse.bykl şüheda iyibiriyim mustafacay İkisekerlihayat sercan çelik Büşraa Güçlü acem kızı Göcebe pusechemistry almina sosyologpat Mrv Frz entropia negress Hypatia beyzaaa Gimli07 esrasozen fhic laminarya Hexe pmjude t.cosgun sedanurgok KARAMELA ikizintekiyim sansmelegim karagozozlem gcilengir loverdose Paradise cemil ırmak maviumut esrairen freudbasi beyza nur
137 kişi
Volverin34 kucukarabalik ktp_krd_97 mellnum ekince bin şeftali higgs bozonu fatma erciyes nisyan hazal46 CESUR tgrsy tatarhan ziyan mugber sevvalk tugbasultan bluetear matrax milenady Feanor ali01ceyhan
21 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
12 kişiden, 10 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Çakma bestseller...

6 yıl, 3 ay önce
10 kişiden, 10 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yorumları okuduktan sonra hayrete düştüm ve bir an için bu kitabı tek sevenin ben olduğumu düşündüm. :) Kitabı bu kadar ses getirmesinden önce, ilk basıldığı sıralarda alıp okumuştum ve kısaca hayran olmuştum. Yazarın anlatmak istediği şeyi gayet iyi aktaran bir kurgu oluşurduğunu ve mekanları çok iyi seçtiğini düşünüyorum. Seçilen mekan ile senaryoyu birbirine bu kadar kenetleyebilmek, yakıştırabilmek ve o mekana da hayat verebilmek zor iş bence. O yüzden kültürlerin birleştiği antik kent Efes çok iyi bir seçim olmuş.

Simyacı'yı okumadım fakat, Martı ve Küçük Prens'le eşdeğer tutulmasının sebebi, bu kitapların da, özlerinde anlatılmak istenen şeyleri, senaryolarıyla çok başarılı bir şekilde verebiliyor olmaları ve bu kitabın da kendi anlatmak istediği şeyi çok iyi aktardığını düşünüyorum.

İçindeki bağlayıcı öyküsü ve anlatımındaki derinlik, hissettirdikleriyle, kitapta kendinizi bir aynadan görebiliyorsunuz. Ikizinizi bulabiliyorsunuz belki de. Okurken "Mary" mi yoksa "Diana" mı olduğunuzu düşünüyorsunuz kimi zaman. Sonuçta yine aynı yere çıkıyor: "Kendini tanı!". Bu kitap kişiye ne olduğunu gerçekten gösterebilecek bir ayna niteliğinde. En azından okurken ben bu şekilde hissettim. :) Okunmasını tavsiye ederim.

5 yıl, 3 ay önce
6 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Bu kitabın reklamı neden çok yapıldı bilmiyorum ama okumaya tahammül edemediğim nadir kitaplardan biriydi kendisi.

5 yıl, 6 ay önce
7 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

O kadar sıkıcıydıki bitirip bitirmediğimi bile hatırlamıyorum..

6 yıl, 4 ay önce
6 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Tam bir fiyasko. Boşa zaman kaybı.

5 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

kimileri için sıkıcı, kimileri için sürükleyici bir kitap..

6 yıl, 4 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Yapılan dayanaksız reklamlarla yanılarak aldım. Bir sürü bildik hikayeden derleme gibi.

5 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Akıcı bir dili var, rahat okunuyor; ancak nedense ben pek sevemedim. Çok reklamı yapıldığı için beklentim yüksek oldu sanırım. Şimdi, okumasaymışım da olurmuş diye düşünüyorum. Tabii bu demek değil ki kimse okumasın. Okumak güzeldir. :)

4 yıl, 9 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

nasıl sonuna kadar okudum hala kendime kızıyorum

5 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

reklamla abartı şişirilmiş bir kitap olduğunu düşünüyorum.

5 yıl, 6 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kayıp Gül serisinin iki kitabı da benim için çok özeldir... İki kitabı da sanki bir şeylerin farkına varıyormuş hissine kapılarak okudum.

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Reklamları, bir çok dile çevrildiği sloganı ile çok ilgi çeken ama sonunda yüksek beklentilere sıradanlık ve zayıf bir olay örgüsüyle cevap veren bir kitap.

5 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bir günde elimde eriyip gitti :) Kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum.O kadar güzel ki..Son sayfaları hep tebessümle okudum :)

5 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Beş para etmez bir kitaptı , pembe dizi tadında sabun köpüğü kalıcılığında ucuz bir roman.

5 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

arkasındaki o kadar övgüden sonra pek sevemedim açıkçası, biraz hayal kırıklığına uğradım

5 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

zaman kaybı.

5 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
2 puan

bir pazarlama harikası, kesinlikle değmez.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Hayatımda vakit kaybı diyebileceğim nadir kitaplardan biri,tam bir pazarlama harikası...

5 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

okuduğum en zorlama kitaplardan biriydi,metrodaki reklamını görerek merak edip aldım,sanki paulo coelho nun bir taklidini okuyormuşum gibi hisstemiştim

5 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Merak uyandırıcı ve masal tadında bir kitap.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Bu kitabı iki açıdan değerlendirmek gerekiyor. Kitabı klasik bir roman olarak düşünüp, ondan heyecanlı bir macera, insanı alıp götüren fantastik bir öykü beklerseniz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu konuda sizi kesinlikle tatmin etmeyecektir. Kitabı bir edebi eser olarak düşünürseniz, sizi bir yere kadar tatmin edecektir. Kitabı uluslararası başarıya götüren yönü de bence budur.

Kitap yeni bir şeyden mi bahsediyor, bence hayır. Örneğin Yunus Emre bin yıl önce sormuş zaten Sarı Çiçeğe...
Yunus Emre, William Blake ve Nasrettin Hoca'dan esinlenilmiş bilgi kırıntılarının içine Küçük Prens'in gülünü, Efes'deki Meryem ve Artemis'i de katıp İstanbul'da Topkapı Sarayı yakınındaki sufi izlenimli bir otelde -Amerikan tenceresinde- bir yemek pişirilmiş gibi bir izlenim doğurdu bende bu eser.
Her şeye rağmen kitap ne öyle göklere çıkarılacak kadar özel bir eser, ne de yerlerde süründürülecek kadar basit bir eser olarak görünüyor. Ortalarda bir yerlerde duruyor...

5 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

hiç hoşuma gitmemişti. nasıl da bu kdar dile çevrilir anlamıyorum

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

iyi bir teklam ve pazarlama örneği

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Reklam kurbanı olmuşum resmen! Kopyanın bu kadarı.

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabın resmi tanıtımında Richard Bach’ın Martı’sı, Paulo Coelho’nun Simyacı’sına denk tutulan Kayıp Gül, gerçekten bu kitaptaki masalsı anlatımı yakalamayı neredeyse başarmış. Kim bilir kitap’taki yol gösterici karekterin Zeynep Hanım olması ve benim kitabı başka bir Zeynep Hanım’dan almam da belki benim de "ikizimi" arama sevdamın bir işareti.. http://gokii.net/2011/02/kayip-gul-serdar-ozkan/

6 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Simyacı, martı ile kıyaslanınca çok yüzeysel kalan bir kitap.

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kayıp gül muhteşem

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Kitabı bitirdiğinizde anlatılan olayın daha önceden de var olduğunu öğreniyorsunuz.Yazarın anlatımı iyi fakat olaya fazla katkısı olduğunu düşünmüyorum.

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Beni çok saran bir kitap değildi ama inceliği nedeniyle bir günde okunabilir bir kitap.

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

özel, yalın, arşivlik

5 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sanırım kitabın tanıtımı ve 8 ay kadar uzun bir süre içerisinde en çok okunan bir kitap olmasının yanı sıra 44 dile çevrilmiş olması okunması için yeterli bir sebep...

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Küçük Prens' e benzediği yazılmış, pek bir benzerlik kuramadım, konusu yönünden belki... ama kitap son derece akıcı, hoş bir anlatım dili var, konular ise tam anlamıyla günümüz insanının sorularına cevap verici nitelikte , tatmin edici bir üslup kullanılmış.

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

Bunca beğeniye ve reklama karşılık "ben de okuyayım" deyip, bir arkadaşımdan aldığım ve yarısına bile gelmeden bırakmak için can attığım bir kitaptı. Arkadaşım sonunda beğeneceğimi söyledi, onun ısrarıyla okudum ama tek kelimeyle VASAT.

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

nasıl onlarca dile çevrilmiş anlam veremedim, yada övgülerden reklamlarından dolayı beklentimi çok yüksek tuttum ama kitabın yarısında zaten konunun nereye gittiğini anlıyorsunuz... yanılıyor muyum, siz ne düşünüyorsunuz? ve sevindiricidir ki yine benimle hem fikir olan insanlar olduğunu bilmek güzel...

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

kitabı okumaya başladıktan sonra bitirmek için büyük sabır gösterdim zira çok ama çok sıkıcı bir kitap okunmaya bile deymez

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Öndeyiş
"Efes! İkilikler şehri. Aynı anda hem Artemis’e, hem de Meryem Ana’ya ev sahipliği yapan şehir. İçinde hem egoyu, hem de ruhu barındıran, kibrin ve tevazuun, esaretin ve özgürlüğün iç içe geçtiği şehir. Efes! Zıtların birbirine dolandığı, insan gibi bir şehir.
Bir ekim aksamında, işte o şehrin, Efes’in yakınındaki Meles suyu kıyısında oturuyorlardı. Güneş kızıla boyadığı Bülbül Dağının ardına saklanmak üzereydi. Göklerin dilini konuşanlar, yaklaşan yağmuru müjdelemişlerdi her ikisine de.
“Saint John halka Meryem Ana’dan bahsediyor,” dedi genç kız. “Ağlayan, homurdanan, küfreden kalabalığı sen de duyuyor musun? Binlerce insan, yeni gelen dinin, tapındıkları tanrıçayı yasaklamasına isyan ediyor; ayaklarım yere vurarak tempo tutuyor, hep bir ağızdan bağırıyorlar: ‘Meryem de kim? Biz Artemis’e tapanlarız!”’
”’Artemis?” diye sordu genç adam. “Şu tanrıça? Hani Romalıların Diana dedikleri”’
“Boş ver onu,” dedi genç kız. “Halkın önce şekillendirip, sonra da taptığı bir hayal o sadece.”
“Onun hakkında çok şey biliyor gibisin?”
“Onu kendimi bildiğim gibi bilirim.”
“Madem öyle, biraz ondan bahsedemez misin?”
“Uzun hikâye.”
“Dinleyebilirim.”
“Pekâlâ,” dedi genç kız. “Dinle o halde… Artemis. Nam-ı diğer Diana. Okçu tanrıça. Okunu ‘ansızın gelen tatlı bir ölüm’ sunmak için kullanırmış. Özgür ruhlu ama tutsak, bağımlı fakat yine de kibirli. Sancılarla kıvranan annesi Leto, bir zeytin ağacına yaslanarak doğurmuş onu ve…” Biran durdu, derin bir nefes aldıktan sonra ekledi:
“Ve ikizini…”
Kayip Gül - Serdar Özkan

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

okunması gereken bi kitap

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

bir türk yazarın dünya çapındaki bu başarısı takdire değer. güzel ve kısacık bir öykü.içinizi ısıtan bir hikaye.tavsiye ederim.

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Okurken sanki küçük prensin bir kopyasını okuyormuşum gibi hissettim. Beğenmedim. Küçük prensin taklidi bir kitaptı sadece.

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

çok sıkıcıydı, bitiremedim bile

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Farklı ve derin bir kitaptı. Kitabın sonunda beklemediğiniz şeylerle karşılaşıyorsunuz :)

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

gerçekten hiç begenmedim

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

Tam bir fiyasko! Nasıl olur da gerçek edebiyatçıların değil böylesine konuya hakim olmayan, ortaokul kıvamında bir dille yazılan kitaplar bu kadar dile çevrilir ve satar?

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

"Belki bir gün biz de güllerle konuşabiliriz."
Kesinlikle okunması gereken bir kitap.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

gerçekten okunmaya değer bir kitap

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
2 puan

edebi yanı : bi iki güzel bölüm var evet. ama kitap bitince içimde sadece bi siyah gül alma isteği oluştu o kadar.
ancak henüz yeni bir yazardı bu yazıldığında.
sıradan popüler kültür kitabıdır . bi ekstrası yok.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

ben kimim?' sorusuyla boğuşan insanların yere göğe sığdıramadığı kitap sadece güzeldi başka bi şey değil..

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

Batı özentisi dense de berbat bir kitap değildi.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

herkes bu kitabı çok beğeniyor ama nedense bana çok basit geldi olacak olan her şeyi neredeyse tahmın ettım ve kitabın bir gizemı kalmadı

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

sanırım bu kitabın bu kadar eleştiri almasının sebebi çok övüp fazla fazla reklamının yapılmış olması. insan karşılığını bekliyor tabi. herşey bir yana kitabın verdiği mesaj güzeldi.

5 yıl, 1 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski