Karamazov Kardeşler (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani baba katilliğini ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur.
Sigmund Freud

Bana göre geçen binyılın kitabı Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'dir. Bu dünyada yaşamın, öteki insanlarla birlikte olmanın ve öteki bir dünyayı düşlemenin bütün sorunlarını, neredeyse ansiklopedik bir boyuta varan bir genişlik ve yürekten gelen böylesine sarsıcı bir yoğunlukla dramlaştırabilen bir başka kitap bilmiyorum. Kilise ve devlet, ideolojiler ve güzellik, özgürlük ve sorumluluk gibi her zamanın sorunlarıyla, taşradaki küçük bir Rus ailesinin para, aşk, baba korkusu, kardeş kıskançlığı, itibar gibi iç sorunları arasında bu roman öylesine bir ahenk ve güçle gidip gelir ki; insan, okumanın verebileceği en büyük armağanı alır: Kendi hayat deneyimimizin de insanoğlunun deneyiminin bir parçası olduğunu derinden hissetmek.
Orhan Pamuk

******

Karamazov Kardeşler, edebiyat tarihinde çok az romana nasip olmuş bir üne sahip. Klasik Rus edebiyatının dev yazarı Dostoyevski'nin bu son romanı, Rusya'nın ruhunu simgeleyen temsilcileriyle Karamazov ailesine odaklanmış, ama girmedik alan, değinmedik konu bırakmamış: din, ahlak, baba katli, şiddet, Doğu-Batı sorunu, sınıf mücadelesi, feodalizm, sosyalizm... Dostoyevski'nin hiçbir romanımı bu kadar önemsemedim dediği Karamazov Kardeşler, daha yayımlandığı tarihten itibaren kült bir eser haline gelmiş ve tüm dünyada büyük tartışmalara yol açmıştır; 20. yüzyılın temel yazınsal izleklerini belirlemiş ve pek çok yazarı peşinden sürüklemiştir. Kitabın yayımlanmasından kısa bir süre sonra ölen Dostoyevski, tıpkı Suç ve Ceza'da olduğu gibi bu kitabında da insanlığın evrensel sorunlarını ortaya koyar. Karamazov Kardeşler, bu anlamda kuyuya atılmış bir taş kadar etkili bir yapıt olarak önemini koruyor.

************

Dostoyevski, yaşamının son yıllarında başyapıtı Karamazov Kardeşler'i tamamladığında, Rus yazınında felsefe düzeyinde roman-tragedya denen türün de temelini attığının bilincinde değildi. Dostoyevski'nin yaşam birikiminin tümünü ve sanat gücünün doruğunu içeren bu roman, gerçekte insanı insan yapan ne varsa, onlara adanmış bir destan niteliğini taşır. Yazar, hiçbir romanında Karamazov Kardeşler'de olduğu denli insan ruhuna inmemiş, insanoğlunu bu denli kesitler biçiminde, içgüdülerinin ve istencinin tüm görünümüyle sergilememiştir. Bir aileyi konu alan ve bir felaketler zinciri olarak gelişen olay örgüsü, bireysel öğelerin yanı sıra, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki Rus toplumunu da geçirdiği sarsıntıların tümüyle, dünya edebiyatında bir eşi daha bulunmayan bir sanat aynasından yansıtır. (Tanıtım Yazısından)

Dostoyevski (1821-1881): Gerek 1840'ların ortalarından itibaren yayımlamaya başladığı Beyaz Geceler ve Öteki gibi uzun öykü-kısa romanlarıyla, gerekse Karamazov Kardeşler, Suç ve Ceza ve Budala gibi Sibirya sürgünü sonrası büyük romanlarıyla, insanın karanlık yakasını kendinden sonraki bütün romancıları derinden etkileyecek biçimde dile getirmiş büyük bir 19. yüzyıl ustasıdır. Karamazov Kardeşler, yazarın son başyapıtıdır.

************

Fiyodor Pavloviç, dört yaşındaki Mitya'yı başından attıktan kısa bir süre sonra ikinci evliliğini yaptı. Bu evliliği sekiz yıl kadar sürdü. İkinci karısı Sofya İvanovna da diğer eşi gibi çok gençti. Fiyodor Pavloviç onu, bir yahudiyle birlikte kârlı işler için gittiği başka bir şehirde tanıyıp almıştı. Sürekli içen, eğlenen ve hovardalık eden Fiyodor Pavloviç, bir yandan da bol kazançlı ister yaparak parasına para katma fırsatlarını kaçırmazdı. Girişimlerinin çoğu başarıyla sonuçlanır, ama bunu bin bir dolap çevirerek yapardı.

************

Küçük bir Rus köyünde toprak sahibi olan Fedor Pavloviç Karamazov'un dehşetli, esrarengiz ölümü, kısa sürede yalnız yaşadığı beldenin değil bütün Rusya'nın ilgiyle takip ettiği bir dava haline gelir. Ölümden, toplumda hiç sevilmeyen, ömrünü ilkesizlikler üzerine kurmuş maktulün büyük oğlu Dimitri Karamazov mesul tutulmaktadır.. Ne var ki; insanın bilgiyle donatılmış aklı ve maddi deliller, hayatın girift ve akıl almaz oyunları karşısında çoğu zaman aciz kalmakta ve kader ağlarını örmektedir...

Bir düşünür ve edebiyatçının hayat, ölüm, aşk, erdem, para, fikir, sanat, felsefe ve ruh bilimine dair bir ömür heybesinde biriktirdiklerinin muazzam bir kurguyla birleşmesinden doğan Karamazov Kardeşler, dünya durdukça önemini kaybetmeyecek olay ve insan örgüsüyle, dünya edebiyatının en önemli yapıtlarından olma özelliğini sonsuza dek koruyacaktır...

******

Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani baba katilliğini ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur.
Sigmund Freud

Bana göre geçen binyılın kitabı Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'dir. Bu dünyada yaşamın, ... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 936 sayfa

İletişim Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9754708908
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Fyodor Pavloviç Karamazov

Karamazov ailesinin 55 yaşındaki, kadın düşkünü, ahlak yoksunu, asalak babası. Yaptığı iki evliliğin birincisinden sermaye yapabilecek kadar drahoma aldıktan ve bir çocuk sahibi olduktan sonra karısının evden kaçması ve akabinde hastalanıp ölmesi...

Dimitri Fyodoroviç Karamazov

Ailenin 28 yaşındaki en büyük oğlu. Babası gibi şehvet düşkünü olan Dimitri(Mitya) yıllarca hiçbir pay alamadığı annesinin mirasından kendisine düşen payın bir kısmını nakden, gerçek değerinin altında parça parça almış ve...

İvan Fyodoroviç Karamazov

Fyodor Pavloviç'in havaleli dediği ikinci karısından doğan 24 yaşındaki ikinci oğlu. İyi bir eğitim alan İvan nihilist düşünceleri olan ve aileden kopuk yaşayan bir gençtir. Romanda tanrıtanımazlığın üzerinden tartışıldığı İvan'ın da tıpkı Dimitri...

Aleksey Fyodoroviç Karamazov "Alyoşa"

Fyodor Pavloviç'in yine ikinci karısından doğan 20 yaşındaki en küçük oğlu. Romanda genelde Alyoşa olarak geçen 20 yaşındaki genç belki de Dostoyevski'nin üç yaşında iken kaybettiği oğlunun adını taşıması bakımından romanın...

Pavel Smerdyakov

Meczup Lizaveta Smerdyaşçayanın (Rusça-Kokmuş) Fyodor Pavloviç ile ilişkisinden doğduğu düşünülen gayrimeşru çocuk. Fyodor Pavloviç tarafından evdeki hizmetçi çifte emanet edilen Smerdyakov saralıdır. Üvey ağabeyi...

Agrafena Aleksandrovna Svetlova"Gruşenka"

Kentte birçok erkeğin ilgisini çeken civelek genç kadın. Dimitri'nin ve Fyodor Pavloviç'in de beraber olmak istedikleri Agrafena Aleksandrovna(Gruşenka) Dmitri ve babası arasındaki hiç bitmeyecek olacak husumetin de sorumlusudur.

Katerina İvanovna Verkhovtseva"Katya"

Dimitri'nin nişanlısı. Babasının yaptığı yolsuzluğu saklamak için kendilerine yardım eden ve ordunun kasasından daha sonra ödenmek üzere alınan birkaç bin rubleyi temin eden Dimitri ile bu yaptığının kefareti olarak nişanlanan Katerina romanda asaletin,...

İlyuşa

Kentteki bir öğrenci. Ölümü ile romandaki olayların çok az bir bölümünü oluşturduğu sanılsa da aslında İlyuşa Dostoyevski'nin teknik olarak çıktığı doruk noktasının göstergesidir. Ölümü ile teşkil ettiği...

Kolya Krasotkin

Henüz 13 ünde olmasına rağmen boyundan büyük laflar eden, belki yaşından demek daha doğru olur, çok okuyan, Alyoşa tarafından büyük bir hevesle beğenilmek isteyen, yetim bir çocuk

İlgili Kitaplar

8.2 puan (312 kişi)
780 okumuş, 840 okumak istiyor, 15 okuyor

7.5 puan (296 kişi)
905 okumuş, 218 okumak istiyor, 6 okuyor

7.9 puan (246 kişi)
716 okumuş, 369 okumak istiyor, 22 okuyor

8.0 puan (235 kişi)
709 okumuş, 413 okumak istiyor, 13 okuyor

8.2 puan (255 kişi)
784 okumuş, 495 okumak istiyor, 9 okuyor

8.2 puan (259 kişi)
696 okumuş, 629 okumak istiyor, 31 okuyor

8.4 puan (519 kişi)
1294 okumuş, 514 okumak istiyor, 33 okuyor

8.7 puan (258 kişi)
762 okumuş, 618 okumak istiyor, 14 okuyor

8.8 puan (201 kişi)
388 okumuş, 424 okumak istiyor, 18 okuyor

8.1 puan (409 kişi)
1182 okumuş, 735 okumak istiyor, 46 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

168 kitap, 993 oy
81 kitap, 349 oy
40 kitap, 141 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

müjde bycr carbonara litost TUBA EVREN elone Mudakkik milenady Büşra fsalim54 papatyanindusu manivela Akmamdiyennehir thedream carpeDiem dido ddilara azalanmarjinalfayda soraninsan gokhango damlay bir eksik beullll aysekaraman
23 kişi
yusufbagultek SteinBeckenbauer halil5 Fatih'in Kitaplığı yazzade malixali Sea Wolf owl bdeniz27 ozenyesim übermensch otodidakt GONCASİLAHLI Yunus Serdar erdoğan ahmet_coskunn lleyla drhamischh kozanilknur mustafaoner AyŞeGÜL hurinur Hatice KOCA fatma-clks dicle28 PisMoruk asmunikal Justina Roland Deschain elifalkanx vergosa huseyinkeskinklc ahmshn silverxx esracifci feyza_794 feredan mervekendince SEDATALTİN
701 kişi
yeleken noreman bender Müçteba Bey filozoflar_kahvesi gokuyum okurmerv rainxyagmur utrmn bilge çetin c@gl@ Tashamam Dilan Nar mahsunonur btldmrkl rico Lenore Trillian vivelafete sheydas renkli Senakuzucu giizems HankR sslemm burcu_ burcuvural Shahrukh Khan wertten Kaotikfare gosmik alikocaali mustafasahin nursah bergan JadeCare ccorbaci jeetlee1 sclprltn
613 kişi
tugbasultan derysisdeth sefa Dutyemişbülbül
4 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu kitabı bitirdiğimde Dostoyevski'ye neden filozof dendiğini anladım.Dostoyevski bir dönemi etkilemiş ve o dönemin biçimlenmesini sağlamış.Kitaba diyecek hiçbir şey bulamıyorum tam anlamıyla kült bir eser.Açıkçası kitaptan sonra nasıl iç-hesaplaşma ve özeleştiri yapılır iyi anladım.

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Şaheser

6 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yazılmış en mükemmel roman olduğunu düşünüyorum. Daima bir numaram...

5 yıl, 3 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

iletişim ya da iş bankası yayınları tercih etmeli. verdiğim puan iskele yayınevine!

5 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İçinde gereksiz tek bir bölüm, paragraf, cümle ya da sözcük bulunmayan, olağanüstü bir roman - bir başyapıt.

Dostoyevski roman yazımı konusunda çıtayı öylesine yükseğe çekiyor ki belki de bu çıta yüzyıllar boyunca aşılamayacak.

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

iz bırakan kalıcı bir kitap

3 yıl, 4 ay önce
7 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

önce suç ve cezayı okuyunca onun etkisiyle hayalimde canlandırmam zor oldu 200 sayfa okuyabildim

5 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Orhan Pamuk Karamazov Kardeşler için tarihin en iyi romanı diyor.

Dostoyevskinin olgunluk eseri. Hayatının 3 farklı dönemini 3 farklı karamazov kardeşte anlatıyor. Din, adalet, toplum adına birçok görüşle karşılaşacağınız bir kitap.

Ayrıca yine psikolojiye ilgi duyanlar içinde en önemli eserlerden biri. Çünkü şimdiye kadar hiçbir psikolog davranış psikolojisi üzerine böyle yetkin bir tez yazmamıştır.

Mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir başyapıt.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Dostoyevski gerçekten büyük yazar. Kitabı İş Bankası yayınlarından Nihal Yalaza Taluy çevirisi ile okudum. Kitabı görünce, Dostoyevksi bu kadar uzun ne yazmış derken, 1008 sayfalık kitabı bitirince eksik kalmış gibi hissettim. Karakter analizleri ve betimlemeleri gerçekten müthiş. Sadece kitabın sonundaki mahkeme bölümü bile müthiş bir manifesto. Dostoyevski bu son eseriyle edebiyat alanında bir meydan okuma yaparak adeta bir gövde gösterisi yapmış...

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Edebiyat tarihinin yazılmış en iyi eserlerinden biri olarak kabul ediliyor ve kitap bittikten sonra insanın aklında tek soru kalıyor; "Bir insan nasıl böyle bir olaylar döngüsünü yazabilir?" İnanılmaz ötesi bir eser ve bir ömür bir daha okunamayacak, rastlanamayacak kadar muhteşem bir kalem.

1 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Naçizane düşünceme göre, daha çok Suç ve Ceza romanı ile tanınan ve başyapıtının o olduğu kabul edilen Dostoyevski’nin başyapıtı Karamazov Kardeşler’dir. Yazar, insan ruhuna derinlemesine inmiş, insanoğlunu çeşitli kesitler halinde, içgüdülerini ve isteklerini tümüyle ortaya çıkarmıştır. Büyük değişimlere uğrayan on dokuzuncu yüzyıl Rus toplumundaki bir aileyi konu almış ve bir felaketler zinciri olarak gelişen olayları yansıtmıştır.
Romandaki ana karakterler aşağıdaki şekildedir:
Fyodor Pavloviç Karamazov, Karamazov ailesinin 55 yaşındaki, kadın düşkünü, asalak babasıdır.
Dimitri Fyodoroviç Karamazov (Mitya), ailenin 28 yaşındaki en büyük oğludur.
İvan Fyodoroviç Karamazov, Fyodor Pavloviç'in havaleli dediği ikinci karısından doğan 24 yaşındaki ikinci oğludur
Aleksey Fyodoroviç Karamazov (Alyoşa), Fyodor Pavloviç'in yine ikinci karısından doğan 20 yaşındaki en küçük oğludur.
Pavel Smerdyakov, meczup Lizaveta Smerdyaşçaya’nın Fyodor Pavloviç ile ilişkisinden doğduğu düşünülen gayrimeşru çocuktur.
Agrafena Aleksandrovna Svetlova, kentte birçok erkeğin ilgisini çeken civelek genç kadındır.
Katerina İvanovna Verkhovtseva, Dimitri'nin nişanlısıdır.
İlyuşa, kentteki bir öğrencidir.
Roman şu şekilde özetlenebilir:
Ailenin genel hatları ile anlatıldığı girişte Dimitri tam payını alamadığı annesinin mirasından payını almak için kente gelmiştir. İvan da eğitimini tamamladığı için kenttedir. Alyoşa ise bir süre önce kendini Staretze adadığı manastırda kalmaktadır.
Karamazov ailesi Staretz Zosima'yı görmek için manastıra gelir. İvan ve Fyodor Pavloviç'in zaten sadece alay amaçlı bu ziyareti gerçekleştirdikleri ziyaretin ironik yanı bu fikrin Ateist İvan'dan çıkmış olmasıdır. Dimitri ve babası kavga ederek büyük bir rezaletle manastırdan ayrılırlar. Buna rağmen hiç azalmayan ziyaretçi kalabalığı arasında kötürüm kızını iyileştiren Zosima'ya teşekküre gelen bir kadın da vardır. Ziyaretçiler Staretz'in mucizeleri karşısında kilometrelerce uzaktan ona danışmaya gelmektedir.
Fyodor Pavloviç, Dmitri ve Gruşenka arasındaki aşk çıkmazını anlatılır. Gruşenka'yı elde etmeye çalışan Fyodor Pavloviç binlerce rubleyi bu yolda harcamaya hazırdır. Bu ahlaksızlığa yanaşmayan Dimitri ise bir gün eve girip babasını tehdit eder. Bu arada Katerina'ya bir evlilik sözü vermiştir.
Çocuklara düşkün olan Alyoşa bir grup okul çağındaki çocuğun bir arkadaşlarını hırpaladıklarını görünce müdahale eder ve hırpalanan çocuktan (İlyuşa) bir ısırık da kendi parmağına alır. Bir süre sonra İlyuşa'nın babasının ağabeyi Dimitri tarafından dövüldüğünü ve yerlerde sürüklendiğini, İlyuşa'nın kendisine bu yüzden saldırdığını öğrenir. İlyuşya'nın babasından af dilemek için evine gidip para teklif ettiğinde reddedilip evi terk eder.
Rusya'da iyice hareketlenen felsefi akımları konu alınır ve İvan'ın nihilizmle ilgili düşüncelerine yer verilir. İspanya'da devam eden büyük bir engizisyon hükümdarlığı olduğunu ve dünyaya hükmettiğini kurgulayan İvan Büyük Engizisyoncu olarak adlandırdığı 90 yaşındaki bir din adamının tüm Hristiyanlığa hükmettiğini ve tüm insanları istediği gibi yönlendirip onları işledikleri günahların vebalinden kurtardığını anlatır. Engizisyoncular bu yolla tüm insanların mutluluğunu sağladıklarını savunurlar. İşte bu hükümdarlığın varlığı sırasında Dünyaya dönen İsa çeşitli mucizelerle insanları kendisine inandırdıktan sonra engizisyoncu tarafından zindana attırıldıktan sonra Büyük Engizisyoncu'nun anlattıklarını hiçbir şey söylemeden dinler ve sessizce yanına gelerek şefkatle öpüverir. Hemen gitmesini ve hiç görünmemesini bu takdirde onu bağışlayacağını söyleyen engizisyoncuyu dinlemeyip ertesi gün idam edilmek üzere hücresinde oturmayı sürdürür. Hikayeyi dinledikten sonra Alyoşa İvan'ın edebi hırsızlık diye sönlenmesinin arasında İvan'ın yanağına bir öpücük kondurur.
Ölüm döşeğindeki Staretz Zosima'nın kendi ağzından hayat hikâyesi ve öğütleri içerilmiştir. Asi bir gençlik yaşayan Staretz öyküsüne Ağabeyinin ölümü ile başlar. Evlerinin yakınında yaşayan tanrıtanımaz bir filozofla tanışan ağabeyi bir süre sonra önemli bir hastalığa yakalanır ve annesiyle arasında geçen kısa konuşmalar arasında onlara öğüt vermeyi ihmal etmez. Dünyadaki her şeye sevgi duymalarını öğütleyen ağabeyin ölümünden sonra Staretz subay olmak için askeri okula girer ve burada hastalık halini alan düello modasına katılmak üzereyken vazgeçip okulunu bırakarak bir manastıra girer. Bu arada başından geçen birkaç olay da inancını ve düşüncelerini olgunlaştırmaktadır. Evine itirafta bulunmaya gelen bir katile teslim olmasını öğütleyerek manastır eğitimini sürdürmüştür. Ölüm döşeğinde anlattığı bu hikâyeler arasında İvan'ın anlattığı hikâyedeki Ateist tezi çürütecek düşüncelerini de ortaya koyarken sevgi öğütleri ile ölür.
Staretz'in ölümü ile gerçekleşecek bir mucize bekleyen halk manastırın önünde toplanır. Bu arada keşişler dualarını okumakta Staretz'i gömmeye hazırlanırken gerçekleşecek mucizeyi merakla beklerken hiç beklenmedik bir şekilde cenaze, normalinden çok daha önce ve müthiş bir yoğunlukla kokmaya başlar. Staretz'in mucizelerine körü körüne bağlı olan Alyoşa bu olayla sarsılır. İnsanların alaylarına dayanamaz ve cüppesini çıkarıp manastırı terk eder. Bir arkadaşının kendi hassasiyetini kullanıp yol göstericilik etmesi ile Gruşenka'nın evine yollanır. Burada inancını yitirme durumuna gelen Alyoşa tekrar bir değişim geçirerek inancına geri döner ve kendisini baştan çıkarma tasarısından vazgeçen Gruşenka'dan etkilenerek evden çıkar.
Dimitri(Mitya) Katerina'nın kendisine uzun zaman önce verdiği bir miktar parayı kendisine ödeyemeden Gruşenka ile evlenemeyeceğini, her zaman Katerina'ya borçlu kalacağını ve Gruşenka'nın ise kendisi için üç bin ruble hazırlayan babasını seçeceğini düşündüğünden önce varlıklı komşularından borç ister. Bir yandan da Gruşenka'yı gözetim altında tutmaya çalışır; fakat Gruşenka'yı bulamadan çıktığı evden giderken bir de eline pirinçten bir havaneli geçirmiştir. Babasının evine doğru yola koyulur. Duvardan bahçeye atlar. Tam bu sırada romanın olay örgüsü kesintiye uğrar. Mitya bahçeden kaçmakla uğraşmaktadır. Kendisini yakalamaya gelen uşağın kafasına cebindeki havaneliyle vurur. Yaşayıp yaşamadığına bakarken her tarafı kan içinde kalmış halde bahçeden çıkıp kaçar. Gruşenka'yı ve birkaç eğlence düşkününü de yanına alarak nereden geldiği belli olmayan bir parayla arabasını şarap ve yemekle doldurarak eğlenecekleri hana doğru yola çıkar. Bu arada Gruşenka Mitya'yı gerçekten sevdiğini anlamıştır. Handa çılgınca eğlenirken polisler ve sorgu memurlarınca gözaltına alınırlar. Mitya sorguya alınır. Zira babasının öldürülmesi nedeniyle cinayetin tek sanığıdır.
Fyodor Pavloviç'in öldüğü gece eve Mitya'dan başka kimse uğramamış. Bel ağrısından şikayet eden uşağa hazırladığı sakinleştirici kocakarı ilacını içiren ve kendisi de nasibini alan uşağın karısı ve uşak bütün gece uyumuşlar, nasıl olduysa sesleri duyup gelen uşak Mitya tarafından bayıltılmıştır. Smerdyakov ise geçirdiği sara krizi ile kendinden geçmiş halde yatağından kalkamamıştır. Başka görgü tanığının olmadığı cinayet davasında Dimitri tek sanık olarak cezaevine sevkedilir.
Kolya, Alyoşa'nın son görüşünden beri hastalanmıştır. Bu arada Avrupa'daki fikir akımları(Nihilizm) hakkında fikir sahibi olan bir arkadaşı (Kolya) ile sıkça görüşmektedir. Alyoşa da ziyaretlerinden birinde Kolya ile karşılaşır ve fikirlerini dinleme fırsatı bulur.
İvan Alyoşa ile görüşmesinden bu yana kendisini yıkıcı bir biçimde sorgularken deliliğe sürüklenir. Smerdyakov'la görüşmeye başlar. Onu son görüşünde Smerdyakov, Fyodor Pavloviç'in öldürüldüğü gece sara krizi geçiriyor gibi davranarak herkesi aldattığını ve cinayeti işledikten sonra gerçekten kriz geçirerek tüm ev sakinlerini kandırmayı başardığını itiraf eder ve çaldığı parayı çıkarıp suç ortağına ,İvan'a, verir. Suç ortağı saymasındaki gerekçe ise İvan'ın da babasının ölmesini istemesi ve babası tehdit altındayken evi terk etmesi nedeniyle Smerdyakov'un bunu ondan istediğini düşünmesidir. İvan'ın böyle bir şey tasarlamadığını anlayan Smerdyakov intihar eder. İvan evine gittiği zaman şeytanın kendisini rahatsız ettiğini gördüğü düşlere kapılır. Alyoşa'nın intiharı bildirmesinin ardından bilincini kaybeder.
Katerina Dimitri'nin savunması için ülke çapında tanınan bir avukat olan Fetükoviç'i tutmuştur. Dostoyevski aynı zamanda babalık kavramını Fetükoviç'in ağzından sorgular. Fetükoviç savunması sırasında Fyodor Pavloviç'i şehvet düşkünü, sorumsuz ve ilgisiz bir baba olarak nitelendirir. Fetükoviç'in tüm avukatlık yeteneği, soğukkanlı ve etkileyici hareketleri ve deneyimi ile Dimitri'yi savunmasına rağmen, heyecanlı savcının yaptığı çocukça ve Dimitri'yi bayağı ithamların altında bırakan sözleri jüri üzerinde daha etkili olur. Katerina'nın histeri krizi sırasında açığa çıkardığı Dimitri'nin babasını öldüreceğini yazdığı mektup da kararın alınmasında kritik etkide bulunur. Dimitri hapse ve ardından sürgüne mahkûm edilir.
Katerina mahkemede yaptıklarına rağmen İvan'ın bilincini yitirmeye başlamadan önce Dimitri'yi kaçırmak için yaptığı planları uygulamayı üstlenir. İvan'a aşık olmasına rağmen Dimitri'nin son çağrısına uyarak ziyarete gider ve anın etkisiyle yeni kişilere aşık olmalarına rağmen birbirlerine olan sevgilerinin gerçekliğini açıklarla. Konuşmanın ardından Gruşenka'nın gelmesiyle Katerina odadan çıkar ve sahne sona erer. İlyuşa geçirdiği hastalık sonucu ölmüştür. Alyoşa cenazeden sonra çocuklara bir konuşma yapıp, birbirlerinin hatalarından sorumlu olmayı ve hiç kopmamalarını öğütler. Arkadaşlarının anısının onları koruyacağını bildirir. Roman çocukların Yaşa, varol Karamazov tezahüratı ile sona erer.

6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu kitabı okuyalı çok uzun zaman oldu ama aklımda harika bir kitap olduğu kalmış.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Müthiş sürükleyici, okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim.

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitap bir o kadar güzelken okuduğum ekitap bir o kadar özensiz hazırlanmıştı. Harika bir kitabın böyle heder edlmesi iğrenç bir durum.

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

sana nasıl yazdırıyor hayat böyle?

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Harika...

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

http://oklapkutuphanesi.blogspot.de/2012/02/dostoyevski-karamazov-kardesler.html

4 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Beni en çok zorlayan kitaptı. Okuyacak olan arkadaşlara tavsiyem aynı anda başka kitaplara başlamayın.Bu kitabı okuduğum süre içinde üç farklı kitap bitirdiğim için bazen dikkatimi toplamam zor oldu.
Tasvirleri ve insan tahlilleri beni çok etkilemiş olsada romanın kurgusunu çok fazla tutmadım. Ve zamanın ruslarının gereksiz nezaketli konuşmalarından zaman zaman tiksinti duydum.Yinede okuduktan sonra birçok konuda farklı görüşler kattığı ve beni düşünmeye sevkettiği konular nedeniyle favori kitaplarım arasında yerini alacak.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

okuyun

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Sürükleyici bir kitap.Okumanızı gerçekten tavsiye ederim.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Baba katilliğine le alına hayatınızdan çıkartamayacağınız bir kitap(tan daha fazlası).

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Babamı sen mi öldürdün kardeşim...

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okumayan kalmasın. Olay örgüsünü çok geniş ve sıkmadan anlatan bir şah eser...

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Zevkli bir kitaptır, tavsiye ederim.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Dostoyevskinin saçmasapan kitaplarından biri değildir. Okunur niteliktedir. Tavsiye ederim.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap kalın gözükmesine rağmen ele alındığında sıkılmadan okunuyor ve de sayfa sayısı gözünüzde büyümemeye başlıyor. Kitapta sevdiğim noktalar; dili rahat anlaşılır olması, karakterlerin detaylı işlenmesi, gerekli görülen yerlerin üzerinde önemli önemsiz demeden ayrıntılara yer verip kişiye olayı yaşatması, belli bir düzen içinde konunun işlenmesi; beğenmediğim noktaları ise kitabın sonu oldu. Açıkçası bazı noktaların biraz daha aydınlatılmasını isterdim. Onun dışında gözüme çarpan olumsuzluk olmadı.
Tavsiye ederim.

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

okunmalı...ve bir romanı okur gibi degil.zaten yazar okuyucuyu da yonlendiriyor araya girerek..elinizde muhakkak bir kurşun kalem olmalı..altı çizilecek cümleler epey var....

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

özellikle 3.cildi soluksuz okudum diyebilirim :)

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

başyapıt :)

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Dostoyevski'nin en sevdiğim eseri.. O konuşkan, laf cambazı karakterleri yok mu, müthiş müthiş...

2 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Hakkinda cok sey duydum ve zaten bir Dostoyevski hayraniyim.Ama sorun su ki yasadigim sehirde her kitap bulunamiyor.O yuzden online okumak istiyorum.Bu sayfaya da bu yuzden kayit oldum.Ama sanirim yanilmisim.Yardimci ola bilecek biri varmi?

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

muhteşem elbette!

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Eseri biraz önce bitirdim. Eser için; bir aylık bir süre belirlemiştim. Tahminimde de önce bitti. Özellikle 500. sayfadan sonra eser akıcılık kazandı. Eserin, tam bir manifesto olduğunu söylemek isterim. Bana göre Dostoyevski'in en iyi kitabıdır. Hatta Mitya'nın suçlu bulunmasından sonra ki kaçıp planları üzerine bir kitap daha yazılabilirdi. Bu bölüm açıkta kaldı. Mitya'ya sonradan ne olduğunu öğrenemedim. Dostoyevski'nin neredeyse tüm eserlerini okumuş biri olarak daha önce kişilik analizleri bu kadar derinden işlemiş olduğu bir kitabını daha okumamıştım. Betimlemeleri olsun, Tanrı ve İsa üzerine görüşleri olsun. Bunlar Dostoyevski'nin dini, felsefi görüşlerini yansıttığı kısımlardı. Büyük Engizisyoncu da bunu bariz bir şekilde görüyoruz. İnsan özgürleştirmek için insan Tanrı mı yaratılmıştır, yoksa Tanrı var mıdır? Soruları ile karşılaşıyoruz. Alyoşa'nın kilisedeki pederinin ölmesi, kısa bir zamanda da koku yayması da daha kalan konular arasında.

Aslında bu eser üstüne değerlendirme için bile bir kitap yazılabilir. Fakat ben genel hatları korumak istiyorum. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Eseri bitirdiğinizde Dostoyevski'e neden büyük yazar dendiğini anlayacaksınız.

Bu eserin bir özelliği de Dostoyevski'nin ölmeden önce yazdığı son kitap olmasıdır.

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Müthiş bir kitaptı,tavsiye ederim.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu kadar sürükleyeceğini düşünmemiştim.

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kitabı her ne kadar okumak istesem de kalınlığından dolayı hep ertelediğim bir roman.Bazı yerlerinde çok fazla karakter tahlili yapıp sıktığını düşünsem de kesinlikle okumaya değer bir eser.Dostoyevski'nin hep bildiğimiz gibi yine çekimser utangaç bir tipleme de yarattığı bu kitap ve Karamazov ailesi kesinlikle okunması gereken bir kitap.

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

bana çok yoğun egldi bu kitap. akıcı değildi. tekrar okusam mı diyorum kaçırdığım noktalar neler diye? fakat hiç okuyası gelmiyor insanın

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Dostoyevski’nin hikaye anlatışına az çok aşinayım, ya çok önemli bir sırrı paylaşır gibi anlatıyor ya da eğlenceyi sona saklıyor ki şu anda ölmüş de olsa, siz okurken meraktan tırnaklarınızı yemeyi geçtim ellerinizi kemirseniz yazar mezarında zevkten dört köşe oluyordur kuşkusuz.
Hristiyanlık inancına dair, kiliseye dair güzellemelerle beraber; zındıkların, ayyaşların, sefa düşkünlerinin, çıkarcıların, çok fazla konuşan kadınların(üzülerek belirtiyorum) tam ortasında Karamazov ailesinin erkeklerini tanıyorsunuz. Bana göre babasına en çok benzeyeni Dmitri’ydi. İvan ve şeytanla konuşmaları, tüm o bilgiçliğinin altındaki deli adam kitabın en iyi kısımlarıydı. Melek Aleksey ise, bütün bu karmaşanın kenarına tutunmuş talihsiz bir karakter.
Nihal Yalaza Taluy’un çevirisini okudum, sorunsuzdu.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Her satırı zevkle okunulası kitap..

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tarihin en büyük eserlerinden biri olmasına hak vermemek mümkün değil. Etiksel yanıyla çetrefilli olmasına karşın, bizim zamanımız için görece basit bir vakanın bu kadar derin bir kurguyla işlenebilmesi müthiş gerçekten. Karamazovlardan her biri Rusya’nın ayrı bir dönemini temsil ediyor adeta. Gelenekselcilik, batı özentiliği, kölelik, din... Özetle dönemin Rusya’sının günlük yaşamı tamamiyle romana yedirilmiş. Psikolojik tahliller eserin en dikkat çekici yanı. Hem karakterlerin sunuluşundaki psikolojik derinlik hem de karakterlerin birbirleri hakkındaki psikolojik tahlilleri muazzam. Özellikle mahkeme bölümünde savunma ve iddia makamlarının söylevleri en çarpıcı bölümlerden. Kitabın ayrıca çok zekice bir arimetiği var. Hemen her şeyin karşılığını yine kendi içinde barındırıyor.

Beni en etkileyen bölümlerden biri; kendi şeytanı ile boğuşan İvan’ın kitabın adeta meleği Alyoşa’ya ilahi adalet (ve belki de suç ve cezanın temeli) söylevi oldu.

“Suçlular yokmuş, her şey zincirleme birbirinden doğuyormuş, ben biliyormuşum bunları… bana ne bütün bunlardan? Suçlunun cezasını bulması gerekli benim için, yoksa mahvederim kendimi. Hem başka bir dünyada, sonsuzlukta bulmasını istemiyorum suçlunun cezasını. Burada, yeryüzünde olmalı bu, görmeliyim! Ben de inandım, ben de istiyorum görmeyi, o saate kadar ölürsem diriltsinler beni, çünkü ben yokken olursa bütün bunlar, çok ayıp kaçar… Gelecekte başlayacak sonsuz mutluluğun gübresi olayım diye çekmedim bunca acıyı! “ (S.322-323)

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İletişim-Ergin Altay çevirisini tek geçerim.Şiddetle tavsiye olunur.

8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

En iyi dostoyevski kitabı kanımca

10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Neden okul hayatımız boyunca Dostoyevskiden bahsetmeyen öğretmenlerim olduğuna şaşırıyorum..çok uzun yorumlar yazmaya müsait bir kitap fakat ben ne kadar yazsamda size bu kitabı anlatamam..okumanızı kesinlikle tavsiye ederim..Dostoyevski'nin Kitap dünyasının en büyük efsanelerinden biri olarak düşündüğümüzde insan psikolojisini ve sorgulamayı çivi gibi çakıyor beynimize..

8 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski