İnsancıklar (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat perdesi arkasında sevdiği kız için katlndığı zorluklar rşılıklı mektuplaşma yoluyla akıcı bir üslûpla anlatılır. Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar'la daha 25 yaşındayken genç yazarlar arasına girmiş, gelecek vaat eden bir yazar olarak görülmüş ve benimsenmiştir.

******

Yazarın ilk romanı olan İnsancıklar aynı zamanda ilk toplumsal Rus romanı sayılabilir. Dostoyevski bu romanda diğer romanlarında da görülen acıma temasını ağırlıklı olarak işlemektedir. Mektup-roman tarzında olan bu romanda, yaşlı bir katibin öksüz fakir bir genç kıza olan aşkını ve saygınlık kazanma yolunda verdiği umutsuz mücadeleyi anlatılmaktadır. İnsancıklar yazarın en önemli romanları arasında yer almaktadır.

************

Dostoyevski'nin otuzdan daha fazla olan eserlerinin hemen hepsi bütün dillere çevrilmiş, çeşitli ülkelerde milyonlarca okur tarafından beğenilerek okunmuştur. Kendi deyimiyle İnsancıklar başyapıtıdır. İnsancıklar'ı okumadan Dostoyevski'yi anlamak mümkün değildir. İnsanların yaşamlarını, düşünce yapılarını, acılı hayatlarını en açık ve anlaşılır şekilde işlerken, ahlak, acıma, sevgi, dürüstlük gibi birçok konuda da kendi hayat görüşlerini açıkça ortaya koymuştur.

************

Dostoyevski'nin 24 yaşındayken yazdığı ilk romanı İnsancıklar yayımlandığında Şair Nekrasov, Yeni bir Gogol doğdu! diye haykırmış, dönemin ünlü eleştirmeni Biyelinski ise onu övgüye boğmuştu.
Dostoyevski gerçekten de sonraki romanlarında ince bir duyarlılıkla daha da derinlemesine işleyeceği insan sevgisi, acıma ve suçluluk duygularının ilk ve çarpıcı örneğini İnsancıklarda vermiş; acı çeken sıradan insanın fırtınalarla dolu iç yaşantısını anlatırken, psikolojik ayrıntıları tüm boyutlarıyla yansıtmayı başarmış, böylelikle de dünya edebiyatına küçük ama dev bir yapıt armağan etmiştir.

************

Değerli Varvara Alekseyevna, Geçen akşam inanılmaz ölçüde, hayal edilemeyecek kadar mutluydum! Demek hayatınız boyunca bir kerecik olsun sözümü dinlediniz sonunda. Uyandığım zaman saat akşamın sekiziydi galiba (bilirsiniz cancağızım, işten döndükten sonra bir iki saat şekerleme yapmayı severim). Uyandığımda mumu yaktım, kağıtları hazırladım, kalemimi yonttum. Sonra bilmem nedendir, birdenbire aklım başıma geliverdi. Kalbim o anda küt küt atmaya başladı inan olsun! Demek, benim şu zavallı kalbimin isteğini anladınız.

************

1845 yılının bir geceyarısı ünlü şair Nekrassova el yazısıyla yazılmış bir roman getirmişlerdi. Nekrassov uykudan uyandırılmasına çok kızdı. Ama okumaya başlayınca, sabaha kadar gözlerini kırpmadı. Gün ışığında Nekrassov, müsveddelerin üzerine şu notu yazarak onları ünlü eleştirmen Belinskiye göndermişti: Yeni bir Gogol doğuyor. İşte Rus romanında dönüm noktası olan İnsancıklar böyle ortaya çıktı. Nikolay Andreyev 1846'da yayımlanan İnsancıklar, Gerçekçi Hümanizmanın en önmeli romanıdır. Bu eser Dostoyevski'ye büyük bir para getirmedi ama yayınevlerinin kapılarını ardına kadar açtırdı, aralarında Turgenyev'in de bulunduğu ünlü yazarlar onu övdüler. Marc Slonim

************

Rusça ismi: Bednye Ljudi... Dostoyevski'nin ilk romanı... Dostoyevski, 24 yaşında iken yazdığı bu çok değerli romanında, öksüz bir kıza aşık olan yoksul ve yaşlı bir katibi anlatır. Katibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygınlık kazanma uğruna yaptığı umutsuz mücadelelerini, Varvara Aleksiyevna (Varinka) ile mektuplaşma şeklinde gelişen olayları, sanat dolu akıcı bir üslup içinde okuyacaksınız... (Arka Kapak)

************

Klasik Rus edebiyatının en ünlü ismi Dostoyevski'nin ilk romanı olma özelliğini taşıyan bu eseri, başlıca konusu acıma olan büyük yapıtının temelini de oluşturuyor. Yazar; insanları sevme ve onlara acıma temasını son romanına kadar işlemiştir.

******

Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat perdesi arkasında sevdiği kız için katlndığı zorluklar rşılıklı mektuplaşma yoluyla akıcı bir üslûpla ... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , Arı Matbaası , 175 sayfa

2013 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750716089
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.6 puan (337 kişi)
1047 okumuş, 254 okumak istiyor, 13 okuyor

8.8 puan (250 kişi)
701 okumuş, 613 okumak istiyor, 23 okuyor

7.2 puan (211 kişi)
730 okumuş, 218 okumak istiyor, 9 okuyor

7.5 puan (296 kişi)
905 okumuş, 218 okumak istiyor, 6 okuyor

7.9 puan (246 kişi)
716 okumuş, 369 okumak istiyor, 22 okuyor

8.2 puan (259 kişi)
696 okumuş, 629 okumak istiyor, 31 okuyor

8.4 puan (519 kişi)
1294 okumuş, 514 okumak istiyor, 33 okuyor

8.0 puan (197 kişi)
652 okumuş, 215 okumak istiyor, 7 okuyor

8.1 puan (409 kişi)
1182 okumuş, 735 okumak istiyor, 46 okuyor

7.9 puan (308 kişi)
809 okumuş, 156 okumak istiyor, 3 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

40 kitap, 141 oy
60 kitap, 106 oy
103 kitap, 1252 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

saiddi ailayda özgüll desalvo duruterazi ceyhungok zerrintopcu kaman Homecat harles rainbowsparkle Valkyrie
12 kişi
berahobievi İncilerinilsen niler aksakallıdedeçınar JULY yazzade you better disappear m3ustn Atalante esra ermis Fatih'in Kitaplığı SteinBeckenbauer ümmühanzilan frnz Howard Roark übermensch snnkpln tugceb emoqual demet demir Yunus Serdar sioda Nyoteida mericutlulig Yasemin Var giovanni_drogo clkttnbgm feredan emines olgapavlovna kozanilknur Sertac dmralay POENARYUS drtly farukkuru CelileKaplan okuyan eylemci2
884 kişi
şüheda kahlan amnell gnsonne acem kızı laynelovesme gullayse_0103 ehlifasil secil. consequenc Gözzde sukaplumbagasi Canga çaçaron blog Trillian donnakişot anagram efla imtezcan Cessie G. immaculate pmjude Yasemince sonnefes ziya melisgokce Selma kirmizikurnaztilki calistemon goradakirobot caglaself Hayaocalcifer firatergul laserna megoer çoktagitmişlerden Büşra059 bulutsu biiarefayen
254 kişi
HankR berrin maru yasirbugday bkitap matalar
6 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

ruh çözümlemesinde inanılmaz başarılı bir yapıt

4 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Akıcı bir uslüpla yazılmış her sayfasında ayrı bir merak uyandıran bir klasik.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Dostoyevski'nin ilk kitabıdır İnsancıklar. Burada insancıklardan kasıt, yoksul insanlardır. Kitabın neredeyse tamamı karşılıklı mektuplaşma olarak geçiyor. Kısaca sıkılmadan okudum ve beğendim diyebilirim. Ağır bir dili yok, herkesin okuyabileceği bir eser.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Çok Güzel Bir Kitap Okumanızı Tavsiye Ediyorum.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Çok sevdim bu kitabı. Çok duygulandırmıştır benii

4 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Bir yazarın her kitabı mı güzel olur ya? :)

4 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Beğenmediğim kitaplardan sonra klasik bir kitap okuyorsam eğer, hayata tekrar dönmüş gibi oluyorum...
Çok beğendim, okunması gereken bir kitap ...

3 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İnsanın yalnızlığa karşı ne kadar da zayıf olduğunu gösteren bir kitap. Dostoyevski'nin ilk eserine karşın yine de başarılı bir kitap.

3 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ah Patruşka !!

5 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

İnsanlık dramını gördükçe Rus edebiyatına sinir oluyorum. Sinir olmama güzel yazılmadığından değil. Sefilliği gayet güzel yansıttığından.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Dostoyevski'nin ilk romanı ve benim de okuduğum ilk Dostoyevski romanıdır İnsancıklar. Roman Makar Devuşkin adında, yaşlı bir katip-memur ile Varvara Alekseyevna adında genç bir kızın karşılıklı mektuplaşmaları şeklinde geçtiğinden, kitap ilk başlarda biraz sıkıcı olabilir. Ancak sayfalar ilerledikçe akıcılık artıyor, konu daha bir belirginleşiyor. Yürek burkan acı, üzüntü, sevgi, ruh inceliği, fakirlik ve sefalet sarmalının içine dalıyorsunuz. Kitabın sonlarına doğru özellikle yoksulluk ve çaresizliğin fotoğrafını öyle bir çekmiş mi Dostoyevski, insanın içi daralıyor, ruhu bunalıyor. Acıma duygusunu -insanın ruhunu incelten şekilde- öyle naif bir şekilde yansıtmış ki Dostoyevski...

Bu kitaptan anladığım en önemli şey: fakirlik ile sefaletin aynı şey olmadığıdır. Sefil insan her şeyini (insanı insani yapan değerleri) kaybetmiştir, fakir insan ise her şeyini (insanı insani yapan değerleri) kaybetmemiştir.

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Dostoyevski'nin ilk kitabı, sonraki kitapları kadar dili kuvvetli değil tabi ama 23 yaşında yazmaya yeni başlamış biri olarak düşünmek gerek, sonuç olarak dostoyevski'nin öyle bir üslubu var ki bence bir kitabı yazarın adına bakmadan alıp elinize okuyunca dostoyevskinin yazıp yazmadığını anlayabilirsiniz...bütün kitapları okumaya değer beğenmeyecekleriniz de dahil...

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

24 yaşında yazılmış bir eser için bürünülen karakterlerin dilinden konuşmak zor olmalı diye düşünmüştüm ama okurken zorlanıldığına dair bir işaret göremedim. Dostoyevski büyük yazar.

4 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

eh işte

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Üstadın ilk eseri olmasına rağmen fena değil.Toplumsal olarak sıradan insanların,dostluk ve sevgi hikayelerini çarpıcı bir şekilde ele alması yönünden başarılı...

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Başta karşılıklı mektuplaşma parlak bir fikir gibi gelmişti ama sonradan oldukça sıkıldım.

3 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

dostoyevski 24 yaşında bu romanı yazarken günün birinde bu kadar kıymetli olabileceğini tahmin etmiş midir acaba? ilk roman da olsa yazarın ustalığını gerçekten yansıtıyor kitap. Ama nedense dostoyevski'nin karakterleri beni hep kızdırıyor bir yandan da. hep zayıf, hep bencil. gerçek dünyada yaşayan gerçek insanlar da böyle olduğu için belki.

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Yazarın diğer eserlerine göre bu biraz vasat kalmış.yinede okunmaya değer derim.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

İçim parçalandı okurken..

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

ben varlık yayınları'ndan okudum ve çevirisini çok beğendim.dostoyevski'yi değerlendirmek bana düşmez ama şu kadarını söyleyeyim o kadar gerçekti ki okuduğumun bir roman olduğunu unuttuğum anlar oldu.

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

AAAA!!! Romantikler beni çileden çıkarıyor. O dönemin sosyolojik durumu içinde böylesi normal olabilir belki... Ne biliyim, sıkıldım, şiştim, sonra da kız kaçtı.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

çok içten mektuplardan oluşuyor :)

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kendinden önce başkalarını düşünmeyi öğretebilecek kalite de bir kitap :)

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hayat gibi karanlık. Gerçekten daha gerçek.

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Akıcı ve yalın bir dil ile anlatılmış, dönemine ayna tutan sıcacık bir eser. Keyifle okudum.

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

YOKSULLUĞUN BU KADAR GÜZEL ANLATILDIĞI BİR KİTAP...

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Genç yazarın ilk romanı. Suç Ve Ceza gibi ve diğer büyük kitapları gibi bir üslup ya da deneyim beklemeden okumak gerekli. her ilk yazımda yazan kişinin kendini kendi yolunu bulma çabası yatar bu da öyle bir şey. Bu adamın yazdığı her şey dikkat çekici ve kesinlikle okunmaya değer. Edebiyatın kilometre taşlarından olan bir yazarın ham hallerini okumak heyecan verici.

2 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Daha önce İletişim Yayınlarının çevirisi okumuş ve yarım bırakmıştım. Sıkıcı gelmişti. Bu sefer Can Yayınlarının Sabri Gürses çevirisi okudum. Beğendiğimi söylemeliyim. Akıcı, anlaşılır bir üslup, hatasız bir çeviri ile bu kısa romanı bitirmiş oldum.

Dostoyevski'nin 'İnsancıklar' romanı için; diğer yazdığı romanlarının alt yapısını oluşturdu söyleniyor (Beyaz Geceler'in, Yeraltından Notlar'ın, Ezilenler'in ve Delikanlı'nın).

Dostoyevski 1846 yılında Petersburg'daki yoksulluk, sefalet, sevgi, umutsuzluk, mutsuzluk konularını karşılıklı yazılan mektuplar şeklinde yazmıştır. Bu roman Dostoyevski'nin ilk romanı olmakla birlikte diğer eserleri gibi bazı çevreler tarafından popüler bulunmasa da bana göre başarılı bir romandır.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

insan az da olsa YÜREKTEN pişmanlık duysa yeter...

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Zavallı yaşlı Makar'ı hem gülerek hem üzülerek okudum. Eskilerin naif temiz duyguları usta yazarın becerisiyle romana çok güzel yansımış. Bu kısa ama Dostoyevski'nin edebiyat çevresinde dikkat çekmesini sağlayan romanını kesinlikle tavsiye ederim.

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İnsanların çoğu kendileri için değil, başkaları için giyinir. Daireye gelen pasaklı bir köylü ile iyi giyimli bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez. Pasaklı köylüye bağırır çağırırlar; bugün git yarın gel derler. Çiftlik ağası, general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür. General deyince aklıma geldi. Bir general kişiliğinden dolayı mı, yoksa omuzundaki yıldızlardan dolayı mı itibar görür?

Hayat bazen ölümden daha acı verici, değil mi Makar Alekseyeviç?”

1 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Ah Varvara...
Kitap boyu beni fitil etti resmen! Hayır, madem Makar2ın yaptığı yardımlar seni üzüyor ve mahcup ediyor o zaman sen de ona elbise al gönder, şeker yolla, çiçek ver. Çözüm üretsene güzelim hayıflanacağına...
Neticede bir kurgu. İnsana içinde birçok şey kurduran, duygular karmaşası yaşatan bir Dosto kurgusu. Bıraksanız çok şey söylerim de adı bile okumak için yeter.

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ne kadar karanlık bir kitap! Acaba fakirlik mi sorun yoksa fakirken insanların hissettirdikleri mi? Yalnızlık, fakirlik ve zengincikler üzerine bir hikaye...

2 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

24 yaşında yazdığı ve ilk romanı olmasına rağmen tarihin yazılmış en acı romanlarından biridir. Muhteşem ötesi bir kitap.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Dostoyevski'nin tarzını her zaman sevdim. Bu kitapta tam beklediğim gibi çıktı ve bir solukta bitti.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2016/11/insancklar-fyodor-dostoyevski.html

9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yazarın Gogol dan çok etkilendiğinin kanıtları bu kitapta.İlk eser ama sonraları için gümbür gümbür geldiğinin resmen işaretçisi olmuş roman.

Korkuyorum bu adamın tüm kitaplarını okuduğumda,artık okumaktan zevk alacağım , heyecanlanacağım başka kitaplar bulamayacağım diye.

5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Varvara Aleksiyevna.. Her daim gerçekçi olan taraf. Hislerini de bu yönde vurgulamaktan çekinmeyen ama bunu yaparken de Makar Aleksiyeviç'i üzmemeye çalışan, onun hayallerini yaşarken ileride karşılaşabileceği hayal kırıklıklarını önceden hesaplaması adına devamlı uyaran taraf.

Makar Aleksiyeviç.. onun için sanki hayat, o anki gerçeklerden sıyrılmış bir süreç. Sığındığı tek liman Varvara. O mektuplar kesilirse hayatta bir amacı bir direnci kalmayacak. Temize çektiği yazıdaki hatalardan dolayı majestelerinin karşısına çıktığı sahne o kadar etkileyiciydi ki, o düşen düğmesini yerden almaya çabaladığı anda yaşadığı çaresizliği o denli içten hissediyorsunuz ki adeta majesteleri ile birlikte sizin de vicdanınız sızlıyor.

Bir çırpıda okunup biten ama etkisi uzun süre geçmeyen bir eser.

8 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski