Etiketler (düzenle)

Henüz etiket eklenmemiş.

Kullanıcı Araçları

Dorian Gray'in Portresi (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bedenini yaşlandıracakken tablonun daima genç ve güzel kalacak olmasına esef eder. Acaba gerçekten öyle mi olacaktır?

******

İrlandalı şair ve oyun yazarı Oscar Wilde, 1854te doğdu. Bütün ömrünü Güzelin peşinden koşmaya adadı. Dorian Grayin Portresi adlı eserinde kendi dünyasının olanca estetizmini ortaya koyar: Şiddetli ve az rastlanır duyuları aramak, zevki ve ruhu baskılayan her şeye başkaldırmak, gerçek sanatçının toplum veya ahlak kurallarına üstünlüğü gibi özelliklerin hepsi bu eserinde vardır.
Zevk için yaşadığına hiçbir zaman yazıklanmayan, tanımadığı hiçbir hazzın kalmamasıyla övünen, flüt sesleriyle, ilkbahar çiçeklerinin süslediği, patikalardan indiğini söyleyen Oscar Wildein bu eserinde çok şey bulacaksınız.

************

İrlanda asıllı İngiliz yazar Oscar Wilde 19. yüzyıl sonunda en çok ilgi çeken sanatçılardan biridir. Wilde, sanatıyla yaşamını bütünleştiren bir yazardır. İlk yapıtları pek ilgi görmese de 1891de yayımlanan The Picture of Dorian Gray adlı eseriyle başarısının doruğuna çıkmış, ününe ün katmış, ustalığını kanıtlamıştır. Eserlerinde döneminin çok hassas bir konusu olan farklı cinsel eğilimlere yasakçı bir gözle bakan, dönemin bu toplumsal yargısını uca vardırılmış bir eleştirellikle işleyen Oscar Wilde, bu romanının kurgusunu da böyle bir konuyla temellendirmiştir. Katı ve gelenekçi Victoria dönemi anlayışına başkaldıran bir estetiğin savunuculuğunu yapan Wildeın, yaşamın toplumsal görevlerin toplamı değil, güzelliklerin yaşanmasının bir toplamı olduğunu gösterebilmek için sürdürdüğü çabası ona pahalıya da patlamış olsa, yaşamı boyunca bu çabadan vazgeçmemiş, yıllar süren hapislik hayatı mücadelesini ancak daha fazla bilemiştir. Güzelliğin en yücesini sanatta bulan Wildeın, hayatın estetize edilebilmesi için yasaklardan arındırılması gerektiği tezini bu romanında rahatlıkla bulabileceksiniz...

************

İrlanda asıllı İngiliz yazar Oscar Wilde (1854-1900), çeşitli deneme ve öykülerinin ardından 1891‘de yayınlanan tek romanı Dorian Grayle büyük yankılar uyandırdı. Esas olarak özel yaşamına ilişkin itirafları kapsayan romanda, en çok üzerinde durulan konu roman kahramanı genç ve yakışıklı Dorian Grayin düalist felsefeye sahip olması ve yaşadığı çifte yaşamdır. Wildeın daha önceki çeşitli çalışmalarında da görülen bu biçim Dorian Grayin Portresinde doruk noktasına ulaşmıştır. Victoria Çağı ahlakının ikiyüzlülüğüne karşı sert bir tepki sayılan ünlü romanı, İbrahim Şenerin Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.

************

Yetenekli ressam Basil Hallward, kanavanın üzerine her vurduğu fırça darbesiyle kalbini, ruhunu kattığı nefes kesici güzellikteki resmin nelere yol açacağını bilemezdi...B bir portreydi, Dorian Grayin portresi... Dorian Gray, gençliğinin baharında, henüz hayatı tanımamış, bir Adonis, bir Paris kadar yakışıklı, erkeklerin bile güzel bulup, gözlerini ayıramadıkları bir delikanlı...Bu güzelliğiniz, gençliğiniz kısa sürecek, bir gün siz yaşlana-caksınız, ancak bu resim sonsuza kadar hep genç, yakışıklı kalacak...Belki de bu sözlerdi, geri dönülmesi mümkün olmayan, dehşet verici olaylar dizisini başlatan...Oscar Wildenin ilk ve son romanı olan bu inanılmaz eser, yazıldığı dönemde büyük fırtınalar koparmıştı. Kimileri bu romanı ahlakdışı buldular, kimileri de dehanın bir eseri olarak kabul ettiler. Gerçek güzellik nedir? Hep güzel ve genç kalmak uğruna nelerden vazgeçilebilir?

******

Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bedenini yaşlandıracakken tablonun daima genç ve güzel kalacak olmasına esef eder. Acaba gerçekten öyle m... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 230 sayfa

2016 tarihinde , ithaki tarafından yayınlandı


ISBN
9944-184-36-6

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.2 puan (309 kişi)
773 okumuş, 833 okumak istiyor, 15 okuyor

8.0 puan (295 kişi)
681 okumuş, 287 okumak istiyor, 14 okuyor

7.9 puan (509 kişi)
1362 okumuş, 453 okumak istiyor, 30 okuyor

8.4 puan (457 kişi)
1034 okumuş, 705 okumak istiyor, 36 okuyor

8.2 puan (257 kişi)
690 okumuş, 627 okumak istiyor, 31 okuyor

7.6 puan (916 kişi)
1996 okumuş, 779 okumak istiyor, 34 okuyor

8.1 puan (275 kişi)
697 okumuş, 267 okumak istiyor, 9 okuyor

8.6 puan (403 kişi)
917 okumuş, 380 okumak istiyor, 29 okuyor

8.8 puan (199 kişi)
385 okumuş, 422 okumak istiyor, 19 okuyor

7.6 puan (192 kişi)
660 okumuş, 332 okumak istiyor, 25 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

8 kitap, 20 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

amentu Sherlock piapia Mikal Zia aylak_madam2 Aytən Aristokrat bilginer Merve Arslanalp Nina. aksakallıdedeçınar drbarcan sioda arkzek Bars Elsa Servet6 üvercinka
17 kişi
Merve Arslanalp übermensch backtobach yelizsavas kbra.altinbas@gmail.com tandrovya TeukieBusra john galt enamels gizemkitap sval esther tanerkandemir shramanan Ateshirsizi herakliteos Memo Esraesra Nazlıbulutkizi sauvignon blanc Gargoyle buseanıl dodo snurytkcn Minimaxy Bircaz abraxass tuçi turkuazafsunu shmisky NurK fatos2701 dicle öndeş seccill bulutsu bişiy miskender artemisya gokhankaya pisuvar
677 kişi
Hülya Ergün Akira Vorinace ozlemkaraca giallo Gutter Ballet gokcevatansever romulus brida defne cigdemo gltnkrtl elroy bahar KuroiNamida jazzdevil melankolimelankoli anonim balık değilim büş pmjude duslem louzhijie Sonsuzgeceler Violet Zarpandit caglaself Windom Earle stylish yuhannes cansuküçük Hanife Dikbıyık Elma hazall. ademkavaz ilksen nazlicanonk kıvırcık eistinpoli ilvbrc
255 kişi
VexeD environengist
2 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
8 kişiden, 8 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

bir not,
lord Henry'nin Dorian'a hediye ettiği Dorian'in aklını zehirleyen ,kitabın bir yerinde Dorian'ın"bu kitabı asla başka birine daha okutma Henry" diye belirttiği ve adı verilmeyen kitap J.K Huysmans'ın Tersine adlı kitabı imiş.

3 yıl, 4 ay önce
8 kişiden, 8 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Oscar Wilde, gerek yaşam tarzı ve cinsel tercihleriyle, gerek yapıtlarında ortaya koyduğu gözüpek yaklaşımla XIX. Yüzyıl İngiliz toplumunda tutucu çevrelerin şiddetli tepkisiyle karşılaşmış bir yazardır. Aydın bir aile ortamında yetişen, ülkesinin seçkin okullarında okuyan Wilde, İngiliz yazarlar John Ruskin ve Walter Pater’in sanatın insan yaşamında büyük önem taşıdığı yolundaki görüşlerinden derinliğine etkilenmiş ve bu görüşleri yapıtlarında sık sık yansıtmıştır. 1880’lerin başında estetikçiliğin Londra edebiyat çevrelerinde öfke ve düş kırıklığı yarattığı dönemde Wilde, zekası ve pırıltılı kişiliğiyle bu çevrelerde önemli bir yer edinmiştir.
Dorian Gray’in Portresi adlı tek romanı, 1891’de ilk basıldığında ahlaksızlık suçlamalarıyla karşılaşarak büyük tepki çekmiş, buna karşılık sanatın özünde ahlakdışı olduğunu vurgulayan Wilde, romanının üç ana karakteri için şöyle demiştir: “Basil Halward, ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda…” Wilde yaşamı boyunca baskı görmesine ve parasızlık çekmesine karşın, George Bernard Shaw’un deyişiyle “ruhunun yenilmez neşesi”ni her zaman koruyabilmiştir.
Romanın konusu, kısaca şöyledir: Ressam Basil Hallward, güzelliği karşısında büyülendiği genç Dorian Gray’in bir portresini yapar. Ressamın evinde Lord Henry Wotton’la tanışan Dorian, hayatta izlemeye değer tek şeyin güzellik olduğunu savunan Lord Henry’nin görüşlerine hayran kalır. Ama güzelliğinin bir gün solup gideceğinin farkına varınca kendisinin değil, portresinin yaşlanmasını diler. Dorian’ın büyük sırrını, portredeki değişimi sadece Basil fark edecektir…
Sizlerle kitaptan altını çizdiğim güzel sözlerin ve deyişlerin bazılarını paylaşmak istiyorum:
• Bütün bedensel ve beyinsel seçkinliklerde bir uğursuzluk vardır bence, tüm tarih boyunca kralların sarsak adımlarını izleyip duran türden bir uğursuzluk. Öbür insan kardeşlerimizden farklı olmamak daha iyidir. Bu dünyada en şanslı olanlar bence çirkinlerle aptallar. Yan gelip yayılarak yaşam denen oyunu ağzı açık seyredebilirler. Zafer denen şeyi bilmeseler bile hiç değilse yenilgiyi de tatmazlar. Aslında hepimizin yaşamamız gerektiği gibi yaşar onlar, kaygısız, kayıtsız, çalkantısız.
• Ben birisinden çok fazla hoşlandım mı onun adını hiç kimseye söylemem. Onun kimliğinden bir parçayı başkasına teslim etmek gibi gelir bu bana.
• Arkadaşlarımı güzelliklerini için seçerim, tanışlarımı karakterlerinin sağlamlığı için, düşmanlarımı da parlak zekaları yüzünden. Kişi düşmanını seçerken ne denli dikkatli olsa azdır. Benim bir tane bile aptal düşmanım yoktur.
• Şeytandan kurtulmanın tek yolu şeytana uymaktır. Karşı gelindi mi ruh kendi kendine yasakladığı şeyin özlemiyle hasta düşer; kendi ürkünç yasalarının korkunçlaştırdığı ve yasallıktan çıkardığı şeye karşı duyduğu arzuyla marazileşir.
• Bir kaprisle ebedi bir aşk arasındaki tek ayrım, kaprisin biraz daha uzun ömürlü olmasıdır.
• Gençler sadık kalmak isterler, kalamazlar; yaşlılar sadakatsizlik etmek isterler, edemezler.
• Samimi dürüstlük, gerçekten iyi olan bütün insanların düştüğü ve hiçbirinin tümüyle kurtulamadığı tek bağışlanmaz hatadır.
• Erkek, yorgun düştüğü için evlenir, kadın merak duyduğu için. İkisi de hayal kırıklığına uğrarlar.
• Ömürlerinde tek bir kez sevenlerdir asıl sığ olanlar. Onların vefa, sadakat diye adlandırdığı şeyi ben, ya alışkanlığın verdiği rahatlığa ya da hayal gücünün yokluğuna bağlarım. Zihinsel yaşam için tutarlılık neyse duygusal yaşam için de vefa odur: basit bir yenilgi itirafı.
• İnsan aşık olduğu zaman hep kendi kendini aldatmakla işe başlar, başkalarını aldatmakla sona erdirir.
• Kadınlar kendilerini saldırı yoluyla savunurlar, bazen de, ani, anlaşılmaz teslim oluşlarla da saldırıya geçerler.
• Ahlak konusundaki önyargılarımızı açıklamak için gelmiyoruz ya dünyaya. Ben sıradan, basmakalıp kişilerin dediklerine hiç kulak vermem; sevimli, seçkin kişilerin yapıp ettiklerine de hiç karışmam.
• Hepimiz başkalarına iyilik kondurmayı severiz, çünkü hepimiz de kendi kellemizden korkarız. İyilikseverliğin temeli katıksız korkudur. Bize yararı dokunabilecek erdemleri komşumuzda görebildiğimiz için kendimizi yüce gönüllü sanarız. Hesabımızdan daha çok para çekebilelim diye bankacıyı överiz, elini cebimize atmasın diye yol kesen haydutta iyi yönler buluruz.
• Mutlu olduğumuz zamanlarda hep iyi bir insan oluruz da iyi insan olduğumuz zamanlarda ille de mutlu olmayabiliriz.
• İyi insan olmak demek insanın kendi kendisiyle uyum içinde olması demektir. Uyumsuzluk da insanın başkalarıyla uyum içinde olmaya zorlanması demektir.
• Hem zaten kadınlar çile çekmeye erkeklerden daha yatkındılar. Duygularıyla beslenirdi onlar. Salt duygularıyla düşünürlerdi. El altında biri olsun, karşılıklı bir şeyler yaşayabilsinler diye sevgili edinirlerdi.
• Kişinin kendi kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. Kendimizi suçladığımız zaman başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. Kişiyi günahtan arındıran itirafın kendisidir, yoksa günah çıkartan papaz değil.
• İnsan yaşamın rengini emmeli de ayrıntılarını asla hatırlamamalı. Ayrıntılar her zaman avam işidir.
• Geçmişin tek çekiciliği geçmiş olmasındadır. Oysa kadınlar perdenin ne zaman kapandığını asla bilemezler. İlle de bir altıncı perde isterler; oyunun hiçbir ilginçliği kalmadığı anda onlar sürdürmeyi önerirler. Onlara uysam her komedi trajik bir sona bağlanır, her trajediyse farsa dönüşürdü.
• Yaşı ne olursa olsun, eflatun giyen hiçbir kadına güvenme. Ne de otuzbeş yaşını aşmış, pembe kurdele düşkünü kadınlara. Mutlaka arkalarında bir tarihçe var, demektir.
• Yaşam konusundaki hiçbir kuram ona yaşamın kendisi kadar önemli gelmiyordu. Düşünsel kuramların, eylem ve deneyimden koptukları zaman ne denli çorak kaldıklarının iyice ayırdındaydı. Biliyordu ki duyuların da ortaya serebilecekleri, ruhunkilerden geri kalmayacak ayarda ruhsal olan gizemleri vardı.
• Kötü bir sofra açan, kalitesiz şarap sunan kişinin özel yaşantısında kusursuz bir insan olduğunu bilmek neye yarar? Baş yemeğin sofraya soğuk gelişinin günahını en üstün erdemler bile ödeyemez! Biçim, sosyete için kesinlikle vazgeçilmeyecek bir öğedir.
• Kadınların yeniden evlenmeleri ilk kocalarından nefret ettikleri içindir. Erkeklerin yeniden evlenmeleriyse ilk karılarına tapındıkları içindir. Kadınlar şanslarını denemek uğruna yaparlar bunu, erkeklerse şanslarını yitirmek pahasına.
• Kadınlar kusurlarımızdan ötürü severler bizi. Yeterince kusurumuz varsa her türlü aksaklığımızı bağışlarlar, zekamızı bile.
• Geleceği olan erkeklerle geçmişi olan kadınlardan hoşlanırım ben.
• Biz kadınlar kulağımızla severiz, nasıl ki siz erkekler de gözünüzle severseniz.
• Karmaşık ve gergin huylu kişiler hep böyledir. Çok güçlü olan duyguları ya incitir ya da eğilir. Ya öldürür ya da ölür. Sığ hüzünler, sığ aşklar uzun ömürlüdür. Büyük aşklar, büyük üzüntülerse kendi büyüklüklerinin kurbanı olurlar.
• Kişi ancak iki yoldan ulaşabilir uygarlığa. Biri kültürlü olmak, öbürü de ahlaksız olmak. Kent dışında yaşayanlar bunların ikisine de fırsat bulamadıkları için durgun sular gibi yosun tutup giderler.

3 yıl, 5 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Mutlaka okunması gereken klasiklerden.

1 yıl, 1 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Genç ve yakışıklı olan Dorian Gray’e hayran olan bir ressam tarafından resmedilmesiyle başlar kitap. Basil, onun saflığını, güzelliğini ve ona beslediği korkunç hayranlığı resmederken kendinde de çok giz kattığına inanır ve bu portreyi bir başkasının görmesini istemez. Bunun sebebi ; hem Dorian’ı kıskanması hem de kendinden kattıklarını açığa vurma düşüncesi.
Bunları paylaştığı arkadaşı Lord Henry, model ile tanışmak için daha çok sabırsızlanır ve bir şekilde tanışır. Bundan sonra da Dorian’ın tüm saflığının bozulmasına akıl hocalık yapacak kişi olur. Ahlaksızlığa düşkünlüğü ve bencilce yaşamı ile Dorian’ı eğitmeye başlar.
Resim bittiğinde, Dorian kendi portresinin güzelliğini, hiç yaşlanmayacak ve çirkinleşmeyecek olmasını kıskanır. Yaşlananın kendisi değilde portresi olması için ruhunu şeytana satmaya bile razıdır. (Lord Hanry’nin de danışmanlığıyla) Onun için sanat güzelliktir ve bu uğurda yapılan her şey de mubahtır.
Bu anlatılan somut örneklem ile hayatı değişir. Lord Henry den ayrılmaz. Basil bu ilişkiye kıskanıp, tanıştırdığına pişmanlık duymaya başlar. Çünkü artık Dorian küçük bir Lord Henry olmuştur. İnsanları bencilce sever, çıkarının bittiği yerde sevgiside biter, sevdiklerini ölüme sürüklemesi ile hiçbir rahatsızlık duymaz. Yalnız yaptığı her günah, kötülükte aynasına bakmaktan korkar. Resmi giderek çirkinleşip sert bir ifadeye görünür. Kendisi ile yüzleşmekten korkup onu ortadan kaldırır. Vicdan ve hedonist/narsist arzularının diyalektiliği arasında sıkışan bir ruh gibi gözükse de, sonradan kendi aksini görmeye tahammül edemeyen ve bencilliğiyle kendi kendini yok eden bir ruha dönüşür.
Kitapta sanat, estetik ve ahlak felsefesi çok güzel işlenmiş. Dili sade ve çok akıcıydı. Kitapta geçen konuşmalar ayrı bir fikir dünyası. Sanat, estetik, ahlak felsefine farklı açıdan bakışı ile insanı var olanın zıttından düşünmesini sağlıyor.

3 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Ruhla bedenin münakaşası ve bunların sanata yansıyışı şahane aktarılmış.

4 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabın sansürlenmesinin sebebinin Lord Henry’nin söyledikleri olduğunu düşünmüştüm. Eşcinsellikten açıkça söz edilmesinden ötürü sansürlenmiş aslında. Açıkça dediğimiz de ressam Basil’in güzel bir surata sahip olan daha olgunlaşmamış bir erkek çocuğuna, tapınmaya kadar giden bir sevgi beslemesi aslında. Ki bunun kitapta ifade ediliş şekli ne kadar açık olduğu söylense de bence oldukça üstü kapalı. Şimdiki popüler kitaplara baktığımızda homoseksüel aşkları anlatanları, biseksüellikten ötürü aşk üçgenlerine dönüşen ilişkileri görüyoruz. Kitapların kapakları bile sizi sizden alır.

Bunu geçip yazara gelirsek mesela, eşcinsel olduğundan hapse girmiş, harika bir yazar olmasına rağmen yoksulluk içinde ölmüş. Neden? Aslında hiç seçme hakkı olmadan kendi hemcinsine ilgi duyduğu için. Bir erkek olmanın gerektirdiklerini yapmadığı için. Kendisi gibi olup da bunu açıkça dile getiremeyip, saklayan, saklamak zorunda kalan insanlar gibi davranmadığı cesaretli, gururlu davrandığı için. Kitapta da korkaklık, cesaret hakkında nasıl düşündüğünü Harry’nin sözlerinde görebiliyoruz.

Dorian Gray ise çok yakışıklı, bütün insanların –sadece kadınların değil, erkeklerin de- gördüklerinde hayran oldukları bir adam. Basil ilk gördüğünde onun güzelliğinden etkileniyor, sonra Dorian onun modeli oluyor. Basil içinde Dorian olan tablolarını kimseye göstermiyor, tüm gözlerden sakınıp kendisine saklıyor. Kitabı bitirip kapattığınızda keşke olaya Harry dahil olmasaydı, Dorian hep portresinin yapıldığı andaki gibi kalsaydı diye düşünüyorsunuz. Boş bir beyne ne verirseniz alıyor çünkü. Kişiliği henüz oturmamış insanlara her türlü fikri empoze etmek nasıl kolaysa, Dorian da Harry’nin fikirlerinden, sözlerinden öylesine etkileniyor. Bundan sonrasında bir daha kendisi olamıyor dersem sanırım yanılırım. Aslında tam olarak içindeki kötü ortaya çıkıyor. Çünkü Dorian Gray, egosu oldukça büyük, çok yakışıklı, çok da zengin. Onu aklına gelen şeyleri yapmaktan, istediği gibi biri olmaktan alıkoyan hiçbir engele sahip değil. Beynindeki kirli fikirleri güzelliğini de bozmuyor çünkü tüm pisliği kendinde toplayan, saklayan bir portresi var.

Kitapta beni en çok etkileyen kısım Harry’nin sözleriydi. Tekrar tekrar okuyabilirim ve her seferinde başka başka şeyler çıkarabilirim diye düşünüyorum. Bunun dışında Dorian’ın aşık olduğu bölüm ve sonuçlanış şekli de çok çarpıcıydı. Her ne kadar Harry’nin dediği gibi içimizdeki ilkelliği bastırsak da nefes almaya devam etmek, her şeye rağmen yaşayabilmek tıpkı eşcinsellik gibi genetiğimizden gelen bir durum.

1 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Beni en çok etkileyen kitaplar arasında.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

akıcılığı,diyalogları,karakterleri,sonu tek kelimeyle muazzam bir eser

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Oscar Wilde, ne güzelsin. Ben buna şapka -hatta şapka kanunu- çıkartırım!

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

En sevdiğim kitaptır. Net.

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kolay okunabilir bir kitap olduğu doğru ancak altındaki çağrışımlar için düşünerek okunması daha iyi olur.Bana göre bir şaheser

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Oscar Wilde ki kendisi şu dünyada hayranlık duyduğum, tanışmak isteyeceğim ender adamlardan biridir, kişiliği bana her zaman gerçeküstü gelmiştir, gerçek bir karakterden ziyade bir film karakteridir sanki. Bu kadar alaycı, bu kadar küstah, bu kadar zeki... Feminen tavrını da düşünürsek evet; Jack Sparrow... Pardon, pardon... Kaptan Jack Sparrow!
Cidden hoş bir kitap yalnız dil fazla ağdalı, gereksiz ağdalı(bunu da Cem Yılmaz' dan duymuştum, ağdalı dil) Okuduğum kitaplar içinde gördüğüm en sıkıcı karakterlerden biri bu kitapta; Basil Hallward. Yani neredeyse Sartre' nin Bulantı kitabında kütüphanede takılan gereksiz şahsiyet kadar ya da Kürk Mantolu Madonna' nın sünepesi Raif Bey kadar sıkıcı. Olsun; tüm zamanların en renkli karakterlerinden biri de yine bu kitapta çünkü; Lord Henry. Kendisi azılı bir hedonizm temsilcisi hatta hedonizmin ta kendisi. Adam size en ters gelecek kavramı bile o kadar güzel savunuyor ki sadece saygı duyabiliyorsunuz kendisine. Bu Lord Henry şeytanın sağ kolu gibi bir şey, ağaçtaki yılan, kadın olsa adı Lilith olurdu muhtemelen. Lilith demişken ne seksi hatundur o be, neyse.
Dorian Grey de yakışıklı bir eleman. Bu şeytanla bir tanışıyor, sonra seyrele eğlenceyi. O günah senin bu günah benim diyerek altını üstüne getiriyor dünyanın. Gerçi kitapta tam olarak böyle demiyor ama siz bana güvenin, aslında böyle. Haz veren ne kadar günah varsa hepsini işliyor Dorian. Ne diyordu Woody Allen? ''Şu hayatta hoşuma giden ne varsa ya ahlak dışı, ya yasa dışı ya da şişmanlatır.'' Dorian da ahlak dışı her haltı yiyor ve Lord Henry' nin muhteşem bakış açıları sayesinde zerre pişmanlık duymuyor. Dahası zaten hiçbir olumsuzlukla da karşılaşmıyor.
Portre kısmına gelince; ya şu sıkıcı bir karakter var dedim ya, işte o ressam. Bizim Dorian o kadar yakışıklı ki ressam etkileniyor ve onun bir tablosunu yapıyor daha kitabın başında. Dorian' a hediye ediyor tabloyu. Dorian' ın yediği her haltın bedelini bu tablo ödüyor işte kitap boyunca. Kitabın sonunda da Dorian ''I see death people'' diyor bir bakıma.

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitabı okuduktan sonra zihnimin bir köşesinde hep kendi tavanaramda duran portremin neye benzediği düşüncesi var. Hepimizin öyle bir portresi var gerçekten. Bu kitap ruhumuzla suretimiz arasındaki bağı, ruhumuzu neyin değiştirdiğini insanı sarsan bir şekilde anlatıyor. Okumamak eksiklik olur.

2 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Etkileyici..doyurucu..sorgulatıcı..edebi yanı yerinde ve roman kurgusu muntazam bir eser..okunmalı.

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Oscar Wilde'ın güzel kitaplarından biri..Beni gerçekten etkiledi,geçen yıl filmini de izledim,kitabı kadar güzel değildi muhakkak ama yine de hoş olmuştu.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

kütüphanemde yok

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

kütüphanelerin kitap teslim tarihi kalp ben. ama alıcam tekrar, güzeldi çünkü.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

müthiş ... oscar wilde hayran olacağınız bir yazar

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

bekledigimden cok daha ilginc bitti begendim

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tatilde sıkıntıdan okuma fırsatı bulmuştum. Okunması gereken kitaplardan biri. Dorian Gray'in ve yanındaki elemanın(lorddu galiba, lord henry?) sembolize ettikleri nitelikler güzeldi

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitap insana üzerinde düşünecek çok şey veriyor. Dorian'ın duygusal devinimlerinden, Lord Henry'nin öğütlerinden veya Basil Hallward'ın ruh inceliğinden yola çıkarak kişinin hem kendi içine daha derin bakışlar atması hem de sosyal davranış üzerine yeni çözümlemeler yapması mümkün.

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Konusu ve anlatımıyla çarpıcı bir roman.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Ne kadar etkileyici bir kitap . Oscar Wilde ne kullanıyorsa çok orjinal fikirleri varmış . Güzel çok güzel .

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Gergin bir roman...

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

http://hayaletkitaplar.blogspot.com/2013/06/oscar-wilde-dorian-grayin-portresi.html

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İnanılmaz derecede şaşırtıcı bir sonra sahip Dorian Gray'in Portresi. Oscar Wilde'ın zekasını, kendi yaşamının mükemmelliğini yansıtmasını her sayfada hissediyorsunuz.

http://blog.tanerkandemir.com/dorian-grayin-portresi/

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

hayatımın belli dönemlerimde okumaktan bıkmayacağım favori romanım

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

bu kitap sayesinde oscar wilde e hayranlığım arttı çok güzel bir kitap herkes okumalı

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kolay okunan ama edebi değeri yüksek olan okunması gereken bir roman.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

uzun yıllar önce okumuştum, kendine saplantılı bir hayranlık besleyen bir adamın ,gerçek ve hayal arasında yaşadığı karmaşa çok güzel anlatılmış, bir insanın çöküşüne adım adım şahit oluyorsunuz, sonu ise tam on ikiden :)

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hikayesini daha önce bildiğim için sürekli bu kitabı ertelemiştim. Ancak kitap beklentilerimin çok üstündeydi. Çok zevkle okudum. İnsan ilişkileri üzerine tespitler şahaneydi.

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Konusu güzel bir kitap ve hemen çevirebiliyorsun
Ayrıca okuduğum ve bitirebildiğim ingilizce kitap olmasıyla yönüyle benim için önemlidir.

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Narsistlik üzerine insan benliğini çok iyi ortaya seren bir eserdir. Üzerinde düşünülesi bir kitaptır.

3 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

aşırı ötesi sıkıcı bir kitap. Son 50 sayfada toparladı ancak yetmedi.

3 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

İkinci bir defa okumayı düşündüğüm nadir kitaplardandır.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

9.
Yüzeyin altına inen tehlikeyi kabullenir.
101.
İyi insan olmak demek insanın kendi kendisiyle uyum içinde olması demektir. Uyumsuzluk da insanın başkalarıyla uyum içinde olmaya zorlanması demektir.
223.
Bir erkek herhangi bir kadınla mutlu olabilir, yeter ki onu sevmesin.
266.
Yaşlılığın trajedisi insanın ihtiyarlaması değil de genç kalmasıdır.

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

en cok begendıgım ve etkılendıgım bır eser.:)

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Bir insanın nasıl değişebildiğine - bozula bildiğine - çok güzel bir örnek. Diyaloglar çok eğlenceliydi. Henry'nin çoğu sözleri güzel ve baştan çıkarıcı olsa da Dorian'ın değişmesini ve narsist bir kişiliğe bürünmesini de ancak bu sözler - düşünceler- sağlamıştır. Onun yüzünden intihar eden kız için bile yas tutmasına, vicdan azabı duymasına izin vermedi.

*Bir heves ile ömür boyunca süren bir ihtiras arasında ancak şu fark vardır: Heves biraz daha uzun devam eder.
*Genç adamlar vefalı olmak isterler, fakat değildirler; ihtiyarlar vefasız olmak isterler, ellerinden gelmez: Bunun üzerinde söylenecek başka şey yoktur.
*İki şey daima yan yana gider. Güçlülük ve zayıftık.İnsanın maddi gücü giderek azalırken, manevi gücü artar. Çünkü artık ne yaparsan yap önemli değildir!
*Hislerin üstünlüğü, bizi yanlış yola götürmeleri, ilmin üstünlüğü ise hissi olmasıdır.
*Bugün bir çok insanlar, yerde sürünen bir nevi sağduyu yüzünden ölüyorlar. Ve ancak iş işten geçtiği zaman, insanın hiç pişman olmadığı şeylerin ancak hatalarımız olduğunu anlıyorlar.
*Alem bugün her şeyin fiyatını biliyor fakat hiçbir şeyin değerini bilmiyor.
*Erkekler yorgunluktan, kadınlar meraktan evlenirler. Her ikisi de hayal kırıklığına uğrarlar.
*Başkalarının toplayacağından korkmasak sokağa atacağımız çok şeyler vardır.
*İnsan aşık olunca daima kendisini aldatmakla başlar ve başkasını aldatmakla bitirir.
*Kendini alçaltmanın bir hazzı vardır. Kendimizi suçlu çıkarırken başkalarının bize suç bulmaya hakları olmadığını hissederiz.
*İyi kararlarda bir uğursuzluk vardır. Bu kararların verilmesinde daima gecikilir.
*İnsan hayatının renklerini sorabilmeli, fakat onun ayrıntılarını hiç hatırlamamalı. Ayrıntılar daima bayağıdır.
*Vicdan, bizim hepimizi bencil yapar.
*Buraya beni avutmaya geliyorsun. Beni avunmuş buluyorsun ve kızıyorsun. Siz merhametli insanlar böylesiniz.
*Her cinayet bayağıdır. Tıpkı her bayağılık bir cinayet olduğu gibi.

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kan dondurur.

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Dünya klasiklerinde sürükleyicilik arayan varsa , "Dorian Gray'in Portresi" doğru tercih...

1 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Satır altı çizmeyi seven bir okuyucuysanız çizik içinde kalıyor kitap.
Sonuda etkileyiciydi.

1 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok etkilendim. Kadın ve erkek yaşamına karşı ayrı ayrı yapılan eleştiriler, kullanılan dil, üslup harikaydı. Sonu ise tam yerindeydi.
Bu kitabı orta yaşlarda okumak en iyisi bence. Başka türlü tam olarak anlaşılamaz veya bu kadar vurucu olamaz.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çağının en cesur eserlerinden biri olmakla birlikte neredeyse her sayfasında en az üç aforizma barındırması da kitabı bambaşka bir yere koyuyor. Bunda Wilde’ın ifadesiyle kendisinin halkın gözündeki hali olan Lord Henry Wotton gibi nevi şahsına münhasır bir karaktere sahip olmasının da etkisini gözardı etmemek gerek. Muhtemelen okurların kendi günahlarını gördükleri bir ayna etkisi yarattığı için büyük tepkilerle karşılaşan bu kitapta şeytanın bir yansıması varsa o da Lord Henry’dir. Zira Victoryen kültüre bir taşlama tadındaki bu karakter en uç fikirleri bile öyle mantıklıca savunuyor ki zaten normali oymuş gibi geliyor insana. Ayrıca Dorian’ı bir bilim adamı gibi deney malzemesi yapıp, onu sürüklediği hayat tarzının aksine kendisinin çok daha kapalı bir hayat sürmesi de az iblislik değil hani. Bununla birlikte Dorian da ideal bir deney malzemesi olduğu için Lord Henry’ye çok da haksızlık etmemek gerek. Her açıdan saflıktan ibaret Dorian Gray bu saflığı korumak isterken yozlaşmada çığır açarak bir çoğumuzun da yaşamını özetliyor aslında. Kimimiz idealleri uğruna, kimimiz sadece yaşamını sürdürme adına, kimimiz de yanlış kılavuzlar seçerek çok başka kapılara çıkmıyor muyuz? Dorian’ın işret alemleriyle kıyaslanamaz tabi ama kırdığı cevizleri biraz da simgesel almak gerek. Zaten çoğu o kadar üstü kapalı geçiyor ki sanki herkes noktalı yeri istediği gibi doldursun bakalım tadı var.

Diğer yandan kitabı gotik edebiyatın hatırı sayılır eserleri arasına sokan portre/ruh değişimi de oldukça dikkat çekici. Eskiler kesinlikle korkutmayı daha iyi biliyorlarmış. Ürkütücü ve bir o kadar da cezbedici bir fikir doğrusu.

1 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Mükemmel..

9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok güzel. Kurgu üslubun duruluğu harika. Son zamanlarda en çok keyif aldığım eserlerin başında gelir.

11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/10/dorian-grayin-portresi-kitap-yorumu.html

Yaptığı bütün kötülüklere, kibrine ve açgözlülüğüne rağmen, Dorian Gray'e karşı merhamet beslemekten kendimi alamıyorum. Başlarda o masum bir delikanlıydı. Belki Lord Henry'le hiç tanışmasaydı, hırs ve kibir onu asla bulmayacaktı. O yüzden ona kızmıyorum, kızamıyorum. Çünkü ruhu, güzelliğiyle zehirlenmiş, lanetlenmişti. Zaten cezasını da fazlasıyla çekti. Aslında dış görünüşün insanlar üzerinde bıraktığı çarpıcı etkiyi de kitap boyunca bariz bir şekilde görüyoruz. Dorian o kadar güzeldi ki, kötü biri olamazdı topluma göre. Çünkü kötü insanlar ancak 'çirkin' kimselerdir. Bu algı şu an bile topluma yerleşmiş vaziyette. İşte tam da bu yüzden kitap boyunca Dorian'ı değil de çevresindekileri suçladım. Ona cesaret verdikleri için.

Ayrıca Oscar Wilde'ın şu sözü beni çok etkiledi:

'' Basil Hallward ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda..''

Yazarımız hayatı boyunca tercihleri nedeniyle toplum tarafından baskı görmüş ve parasızlık çekmiştir ama buna rağmen daima neşesini, yaşam gayesini korumuş. Keşke yazarın başka romanları da olsaydı diyorum. (Çocuk kitapları ve öyküleri dışında tabi.) İç dünyasını daha iyi tanımak isteyeceğim bir kişilik çünkü.

Demem o ki, Dorian Gray'in Portresi'ni herkesin okumasını üstüne basa basa öneriyorum. Okumak için içinizde küçücük bir istek bile varsa alın okuyun derim.

7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

Kitabın bir bölümünde Dorianın resmi unutmak için yaptıklarını anlatması sııkıcıydı

3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Üstünde düşünülmesi, sorgulanması ve irdelenmesi gereken bir eser. Altı çizilecek çok aforizma çıkarımları var. Eser özgün, ve yapıtın bu özgünlüğü içindeki anarşist vurgularda parlıyor. Okunası, okunası okunası...

2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Oscar Wilde'nin kısa aforizmalarının bulunduğu iki kitap okumuştum. Şimdi bu aforizmaların nereden geldiğini anlıyorum. Özellikle Lord Henry'nin düşünceleri... Lord Henry= Oscar Wilde bence.
Ayrıca yani kitaptan şunu görüyoruz bir insan çok kolay manipüle dilebilir ve yönlendirilebilir. Tabi herkesin,herşeyin şartları aynı değil. Dorian'ın o hale gelmesindeki en büyük pay Henry. Bir an için Basil'de, Dorian gibi tablodaki değişimi görünce gerçekten tablonun değiştiğini düşünmüştüm. Ama aslında ikisinin öyle görmesinin sebebini şimdi anlıyorum. Dorian'daki değişimi Basil'de farketmişti ve o da tabloyu bu şekilde görmüştü. Henry'nin görüşlerine hak verdiğim zamanlar oldu, olmadı değil de ama güzelliğe neden herkesin bu kadar taktığını anlamıyorum? Tamam Basil'in bir nevi ilhamıydı Dorian ki bunu biraz tuhaf olarak anlatsa da .Ama Henry ve Dorian'ın ilk buluşması neydi öyle? Sadece bir insanın dış güzelliğini görerek onunla arkadaş olmak, daha sonra o arkadaşı tanımak çok tuhaf. Yargılamak adına söylemiyorum. Gerçek hayatta da buletişim kurma da herkes için çok önemli. Ya da tanışmasan da insan bir dış görünüşe bakıp bazı yorumlarda bulunabiliyor, doğru veya yanlış yorumlayabiliyorsun..Dorian, Henry için tamamen bir denekti zaten. Neyse güzel bir hikayeydi.
PS: Henry çok konuşuyordu be. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Adios.

2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap ile ilgili ayrıntılı bilgi ve yorumlarıma http://bit.ly/2oznxsq linkinden ulaşabilirsiniz :)

1 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski