Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar, devrimi yolundan saptırarak insanlardan daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kuruyorlardı. Bir siyasal yergi başyapıtı sayılan “Hayvan Çiftliği”ni 1949'da “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı roman izledi. Orwell'in bu son kitabı, her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı yürekten bir uyarı niteliğindeydi. Dünyanın sürekli birbiriyle savaşan üç totaliter polis devletinin egemenliği altında olduğu düşsel bir gelecekte geçen roman, hem o dönemde hem de sonraki yıllarda çok sayıda okuru derinden etkiledi.

Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar, devrimi yolundan saptırarak insanlardan daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kuruyorlardı. Bir s... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , Azra Matbaası , 350 sayfa

Nisan 2013 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750718533
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Winston Smith

Okyanusya'nın propaganda fabrikası Hikakt Vekaletinde çalışan vasat zekalı, küçük bir memur.

Julia

Hakikat Vekaletinin Kurgu Dairesinde çalışangüzel isyankar bir genç mekanik.

O'Brien

Parti yüksek kademesindeki küçük çevreye mensup çirkin, yüksek ölçüde zeki bir üye.

Mr. Charrington

Londra'da, mazinin zevkli ve cazibeli kalıntılarıyla dolu bir eskici dükkanının yaşlı sahibi.

Büyük Birader

Okyanusya'nın, her şeyi gören, her şeye kaadir ve manyetik gözleri ile her ilan ve reklam tahtasından bakan hükümdarı.

Emmanuel Goldstein

Okyanusya'nın baş düşmanı, yarı-mistik bir adam.

İlgili Kitaplar

8.6 puan (1019 kişi)
2120 okumuş, 857 okumak istiyor, 33 okuyor

8.9 puan (917 kişi)
2002 okumuş, 2244 okumak istiyor, 231 okuyor

8.3 puan (1112 kişi)
2742 okumuş, 931 okumak istiyor, 28 okuyor

8.7 puan (1409 kişi)
3310 okumuş, 1038 okumak istiyor, 44 okuyor

8.3 puan (1458 kişi)
3682 okumuş, 910 okumak istiyor, 38 okuyor

8.0 puan (2003 kişi)
5494 okumuş, 1010 okumak istiyor, 53 okuyor

8.8 puan (1982 kişi)
5443 okumuş, 1215 okumak istiyor, 60 okuyor

8.3 puan (806 kişi)
1818 okumuş, 1718 okumak istiyor, 95 okuyor

9.1 puan (1923 kişi)
4944 okumuş, 1108 okumak istiyor, 50 okuyor

8.4 puan (1508 kişi)
4116 okumuş, 961 okumak istiyor, 22 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

30 kitap, 152 oy
63 kitap, 149 oy
80 kitap, 589 oy
295 kitap, 3301 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

ebrgndzylmz persiyus btk akrofobikinsan Eczozy QUASİMODO mir Guess what? baharbegumg yyelizucar miyanyedi giosue ferit çoban starim geranio ayşegül87 saykolog yagmurcrt HighReaderFllPmp Zedka sole asibela Sindhu Melis asyacipriano farmakon salihaerdal naringemecik dyoo mütefekkir Yolcu tugcekose Mr.T harles Lorne Malvo bsrfrnc nolgun gencer berkup sayinelifsayin
116 kişi
iyi aile gocuğu ebru sivri delimi-ne Berfin. rocky43 gululucan Ayıplı Mal smlyfuu ytasan frnz zehrasngl tranican Pilavüstü Guru hakyildiz kcaugur übermensch sanane61616516 sturkyilmaz Cihan.4 mehonya ddtoxx Siska Vanilkova Onurçetin Safiye syildizeli cesmi_naz Sunako demet demir ToyY Dilaaraa Kitapların Delisi booky Remzi1907 berk92 mericutlulig Doka sorumsuz banaöledemediniz ay666
2833 kişi
dudu tuba Elif Büşra Muadip kucukarabalik gizem konusulacakseyler enesfurkanaras giallo sinerji sevvalsinem sadem aylingungor hayyam MustafaTurkan ahen-dil MAVİ math03 Aks HarmonyHalmeoni timelady Ayse1608 brokolili yorumsuzkalem edagkcn PINAR PEHLİVAN kortac gnsonne burkutata gguneri2004 deryacan nwzlnd yesilzurafa pckolog Hanife Dikbıyık ayben cansu_yildiz sherlock35 pinkchevrolet
1640 kişi
ashes and rain bbaydn OnurTrap antalya ercan başer S.Çalışkan kitap tozu yemi Cevap iremhanife ngt_psy Meltem Birsen öztürk suat3033 murri mert10der aybegüm nazkiraz melimeli
19 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
27 kişiden, 27 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İki kere iki beş eder.

Düşündürmek, sorgulatmak, kendi zihninizi tarayıp içinde bulunduğunuz durum ve yaşama şöyle bir göz atmak bu kitabın size yapacağı en büyük etkiler olacaktır sanıyorum. İlk sayfasından itibaren sizi içine çeken atmosferi öyle bir dünyaya ait ki, bir yandan içiniz kararıyor, bir yandan buna ne kadar yakın olabileceğinizi düşünerek korkuyorsunuz ve buna rağmen yazılmış olan düzenin çarpık bütünlüğüne hayran olmaktan kendinizi alamıyorsunuz. İnsanın düşünce biçimini, dünyanın var oluşundan bu yana gelen çeşitli fikirleri, içinde bulunduğumuz dünyanın var olan ve değişmeyen gerçeklerini, felsefeyi, yönetim biçimlerini ve giderek daha çok içine gömüldüğümüz yaşam düzenimizi çok eskilerden gelerek gören, bununla da kalmayıp üç bölümde farklı açılardan(I. bölüm; sistemin içindeki sıradan bir insan, II bölüm; sorgulayan ve madalyonun öteki yüzünden bakan kısım, III bölüm; sistemin bakış açısı ve saf gerçeklerin görülmesi) bize sunan bir eser Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.

Herkesin okuyup da hayran kalacağı bir eser olmadığını düşünmeme rağmen okumamanın eksiklik olacağını da söyleyebilirim. (bkz: çiftdüşün) Anlattığı, yarattığı ve muhtemelen içine girmeye yakın olduğumuz düzenin arkasındaki düşünceler, yöntemler ve kuruluşu mantık sınırlarını zorlayacak kadar gerçekçi. Hiçbir eylem rastgele yapılmıyor, her şey bir düzen içinde ve arkasındaki amaç uğruna şaşmadan yürütülüyor. Yalnızca dil konusundaki değişiklikler dahi başlı başına pek çok şeyi anlatıp düşündürüyor insana; kaldı ki bunun dışında onlarca sorgulanacak düşünce daha veriyor kitap. Her bir sayfasını dikkatle özümseyerek okumak, üzerinde düşünmek gerekiyor. Bu bakımdan belli bir dönemden sonra okumak kitabın çok daha iyi kavranmasına yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Birkaç yıl sonra bir kez daha elime alıp okuyacağımdan da bu yüzden eminim.

Hakkında çok fazla şey söylenebilecek bir kitap olmasına karşın barındırdığı düşünceleri anlatmaya çalışırken hakkını veremeyeceğinden de korkutacak kadar iyi yazılmış ve dolu bir içeriğe sahip. Belli bir dönemden sonra okunması hayata bakış açınızı ciddi anlamda değiştirecektir, buna inanıyorum. George Orwell'ın ileri görüşlülüğüne saygı duymamak bu kitabı hakkıyla okuyan hiç kimsenin yapamayacağı bir eylemdir sanıyorum. Ayrıca tüm bu düşünce ağırlığına rağmen karakterlerin hikaye içindeki oturuşu, baş karakterin olaylara olan sorgulayıcı bakış açısı ve neredeyse hiç ön plana çıkmadan görevini başarıyla yerine getiren kurgusunun sağlamlığı da kitabın bir kült eser olmasını sağlayan diğer etkenler. Başlı başına oturaklı bir yapıt Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.

Elimdeki baskının editörlüğüne ve çeviride ortaya çıkan bazı pürüzlere takıldıysam da kitaptan aldığım zevki engellemedi. Distopik eserlerin içindeki yoğunluğun insanın başını ağrıtması dışında (ne var ki tatlı bir ağrı bu bile) şikayet edilebilecek bir şey var mı bilmiyorum, sanırım yoktur.

Hakkıyla okuyabileceğine inanan herkesin sadece kitaplığında değil zihninin bir köşesinde de daimA bulunması gereken bir eser. Parti sloganı bile pek çok şeyi anlatmaya yeter;

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
CAHİLLİK GÜÇTÜR

4 yıl, 11 ay önce
14 kişiden, 14 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Uzun zamandır böylesi bir dayak yememiştim. Hem de ölmüş birinin kalemi tarafından...

5 yıl, 5 ay önce
9 kişiden, 9 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Geleceğe değil bugüne net bir bakış...

5 yıl önce
8 kişiden, 8 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan


“Herkes eşittir; ama bazıları daha eşittir” diye bir söze imza atmış yazarımız, 1914-1945 "30 yıl Savaşı”nın entelektüel kurbanlarındandır. "1984" romanını bir yandan veremle savaşırken yazmış. Kurgu ve geleceği görme yönünden sanırım Orwell başka bir adammış diyebilirm. Kitabı okurken bir taraftan içiniz kararıyor diğer taraftan buna ne kadar yakın olabileceğinizi düşünerek korkuyorsunuz. 1940’larda yazılmasına rağmen günümüzü çok güzel anlatmış. Bir iktidar düşünün, emirleri sorgulanamayan, rakipsiz, baskıcı, muhalefetsiz.. bir halk düşünün, sadece verici değil aynı zamanda alıcı olan tele-ekrandan sürekli izlenen, sahte düşmanlar yaratılarak zihni ele geçirilen, yaptıkları takip edilen ve komutlarla yönetilen, onlar gibi düşünmeye zorlanan öyle ki “iki kere iki dört diyebilmek özgürlük” tutarsız itaatlere uydurulan… İnsanların tüm değerlerinin yok edilip 'parti'nin her şeyden önde olması, 'birey' olmanın yasak olması. Büyük Biraderi kabul etmeyen sistem karşıtlarına karşıtlarının “düşünce suçu” işlediğini düşünüp 101 numaralı işkence odasında kişilerin en büyük korkularıyla yüzleştiği herkese ayrı değişik işkence çeşitleri vardır. Kahramanımız Winston’da yüzü aç fareler tarafından parçalanmak üzere bir düzeneğe yerleştirilmişti neyse ki doğru kelimeleri söyledi.. Onun düşün suçu Aşk! Gerçek aşk belki de en güzel bu kitapta anlatılmıştır. Hayata öylesine bakan güçlü ve vurdumduymaz bir kadın ve onun için düşün suçunu işlemeyi türlü işkenceleri göze almış bir adam.. Ve onlar o yasak ve tehlikenin içinde, her şeye rağmen, korkusuz özgür bir çift gibi davranabiliyorlardı. Eğer birey olmayı beceremezseniz, bireyciliği engelleyen sistemin bir şekilde parçası olursunuz!

Kitaptan altını çizdiklerim :

- Geçmişi belirleyip denetim altında tutan, geleceği de belirler.

- İnsanın en amansız düşmanı kendi sinir sistemidir.

- Bazen acı öyle boyutlara ulaşır ki, iki kere iki beş bile edebilir.

- Bilinçleninceye kadar baş kaldırmayanlar, bilinçlenince de başkaldıramazlar.

- "Her azalma bir kazanç sayılıyordu, çünkü seçim alanı daraldıkça, düşünme istemi de o hızla azalmaktaydı."

- Hiçbir fikir, hiçbir duygu yalnız değildir. Fakat sevgi satılıktır. En tiksindiğimiz şeylerle korkutulunca hepimiz, "Beni rahat bırakın! Julia'ya yapın!" diyebilecek kadar benciliz.

- İnsanın kafasının, kalbinin içine giremezler ki!

- İnsan, insan olarak kaldığı sürece ölüm dirim aynı şeylerdir.

Kitaptan aklıma kazınan terimler :

Distopya, Büyük Birader, Düşün suçu, Proller 101 numaralı oda,

2 yıl, 11 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hayali bir ülke de olanları anlatmış yazar ama şimdiki hallerimizi öngörmüş diye bilirim. Harikaydı.

'Bilinçleninceye kadar asla baş kaldırmayacaklar, ama baş kaldırmadıkça da bilinçlenemezler.'

'Her siyasi kuram kendine ne ad takarsa taksın, hiyerarşiye ve baskıya dönüş yapmıştır.'

2 yıl önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

radiohead bu kitaptan esinlenerek 'karma police' isimli şarkıyı yazmıştır.

5 yıl önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bilinçleninceye dek baş kaldırmayacaklar, baş kaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler.

Çok etkileyiciydi.

3 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

orwell geleceği görmüş:((

4 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

George Orwell'i tebrik etmek istiyorum. Ölümünden bir yıl önce 1949'da yazdığı 1984 romanında konuşulan, yapılan her şeyin devlet tarafından dinlendiği, bu nedenle insanların cezalandırıldığı bir Geleceğin Dünyasını anlatır. Gecikmeli olsa da bu gün yaşadığımız hayata çok benzeyen bir yapıdadır. Bu terörizm faaliyeti korkusu ile tüm telefonların, epostaların gözlendiği benzer bir dünyada yaşıyoruz. Hatta George Orwell'in romanda kullandığı "Big Brother" "Büyük Birader" kavramı günümüzde hazır olarak bulundu ve kullanılmaktadır. Roman çok uzun değil onun için okuması oldukça kolay.

Geleceği oldukça iyi tahmin eden bir bilim kurgu.

3 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Geçmişin geleceği yani bizim zamanımız hakkında oldukça net fikirler var bu kitapta. George Orwell'ın distopik kaleminden bu gidişle varacağımız noktayı görebilirsiniz.

5 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Cesur Yeni Dünya dan sonra okuduğum için biraz hafif kaldı diyebilirim.

5 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

keske daha once okusaydım dan baska yorum yapamıyorum:)

4 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ürkünç,bir ütopya.Ama sanki uzak değil.Daha şimdiden proleterlerden farkımız yok gibi.

5 yıl, 2 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

George Orwell'ın acayip bir kafa yapısı varmış, onu anladım kitabı okuduktan sonra. İlk fırsatta da Hayvan Çiftliği'ni okumak istiyorum. 9/10

4 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Matrix'i izledim ilk çıktığında sinemada. Bir yıl sonra bu romanı bir arkadaşım hediye etti okudum. Hmm, demek ki buymuş dedim. 1984 size neler olabileceğini söyleyen bir kitap. Eğer birey olmayı beceremezseniz, bireyciliği engelleyen her türlü sistemi bir şekilde desteklerseniz başınıza gelecekleri çok abartmadan söylemiş. Distopya olarak görünebilir ama hissettikleriniz çok farklı olmayacaktır.

4 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Kitap totaliter rejimlerin kabus dolu korkunç dünyasını, korkunç yüzünü bir hikaye eşliğinde anlatırken, düşünce özgürlüğünün , kendi doğrularını korkusuzca ifade edebilmenin ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu çok iyi kavratıyor.. Distomik ütopya... Aslına bakılırsa ütopya olduğu kadar da günümüzün gerçekleri....

3 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Totaliter rejimlere getirdiği eleştiriler( stalizmi haklı bir şekilde yerden yere vuruşu)..İktidarın yönetmek için kullandıgı savaş ve halkına korku salma stratejilerini yüzümüze vuruyor Orwell.

"101"sayısını bellegime işledi.

3 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tam da okumam gereken yaşta okumuş oldum sanırım bu kitabı. 10 numara, özellikle 2.Bölüm IX.Kısım müthişti.

"İktidarbir araç değil, bir amaçtır. Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz; diktatörlük kurmak için devrim yapar. ... İktidarın amacı İktidardır."

1 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
CAHİLLİK GÜÇTÜR

1984 e hep korkuyla yaklaştım okuyamadım bir türlü ama şimdi bitirdim.Bu nasıl bir kitaptır.Yaşamdan soğuyorsun ölemiyorsun sesin çıkmıyor sessizlikte hakkın değil.Savaş hakkındaki sayfalar,kitap içinde kitap.Distopya ama ....Noktalarca sayfalarca gider kitap hakkındaki düşüncelerim.Kesinlikle okuyun okutturun.Ben şimdiye kadar beklettiğime çok pişmanım.Siz pişman olmayın.

2 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

1984, 1948 yılında yazılmış bir kitaptır ki adı da buradan gelir. Bilinen en meşhur distopyalardan biridir. Pek çok kişi kendine göre yorumlamıştır bu kitabı. Kimileri diktatörlüğün, içinde bulunduğumuz mevcut düzenlerin bir eleştirisi olarak yorumlarken, kimileri de (ben bu gruba dahilim) sağlam bir komünizm eleştirisi olduğunu iddia ederler.
Anti-komünist bir yazardır Orwell. Hayvan Çiftliği ile muhteşem bir dönem eleştirisi (Stalin) yapmıştır. O kitaptan 2-3 yıl sonra da bu kitabı yazmıştır. Dolayısıyla sosyalist çevrelerce pek de sevilmez kendisi. Bu iddiamın ne kadar doğru olduğunu internet üzerinden yapacağınız ufak bir araştırmayla görebilirsiniz. Komünizmi savunan pek çok kişiye göre kalitesiz(!) bir yazardır Orwell. At gözlüğüyle yapılan böyle bir yorumu benim kabul etmem mümkün değil elbette. 1948 yılından bakıp da 2000' leri görmek üstelik bu kadar net görmek bile başlı başına bir takdir unsuruyken bir de bunun üzerine müthiş göndermelerle dolu bir roman yazmak, söz konusu yorumların ne kadar yanlı ve objektiflikten uzak olduğunu kanıtlamaya yeter sanırım.
Özetle Orwell kitap boyunca bir toplumun nasıl yönetildiğini ve dahası nasıl bunun farkında olmayacak bir hale getirildiğini anlatıyor. Yani tam olarak günümüzü anlatıyor. Bireyler tamamen toplumun ve düzenin devamı için varlar kitapta. Aslında günümüzde de öyleler bir bakıma. Dolayısıyla kitabı salt bir komünizm eleştirisi olarak görmek de kitaba büyük bir haksızlık olur. Yönetim şekli ne olursa olsun bireyin asli görevi, mevcut düzenin devamını sağlamaktır ve birey bu görevin kendisine yüklendiğinin farkında bile değildir günümüzde.
Hayvan Çiftliği' ni de göz önüne aldığımızda elbette ki Orwell' ın çıkış noktası komünizm ancak komünizmden yola çıkıp müthiş bir sistem eleştirisi yapıyor Orwell. Hangi sistemi mi eleştiriyor? Bireyler tarafından var edilmiş olan devletin, bireylere bunu unutturmak üzerine kurduğu her sistemi.

Dipnot: Orwell' ın Troçkizm görüşünü desteklediği bilinir. Bu görüşe göre sosyalizm tek bir ülkede değil tüm dünyada bir anda egemen olmalıdır. Dolayısıyla Orwell' ın komünizme değil de sadece Stalin dönemine, onun komünizm anlayışına karşı olduğu söylenebilir rahatlıkla. Yine de benim kitaptan anladığım yukarıda yazanlardır.

3 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Haddinden fazla başarılı.
Bu kitap üzerine 2 uyarlama film çevrildi. Çok iyilerdendir.
Ek bilgi olarak, sosyoloji bölümlerinde ödev üzerine okutulan kitaplardan birisidir.

5 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Distopya kitaplarında Cesur Yeni Dünya'nın bir adım önünde zirvede oturuyor benim için, en azından benim okuduklarım arasında.

Uzun yıllar öncesi anlattıkları şimdi o kadar gerçek, o kadar olanaklı geliyor ki insana, Orwell'in zekasına bir defa daha hayran kalıyorsunuz. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.

4 yıl, 6 ay önce
10 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Sıkıcı, Ağır...

Ayrıca 2012.06.19 :

Yeni 1984'e senarist bulundu
George Orwell'ın ölümsüz başyapıtı '1984' ikinci kez beyazperdeye geliyor...

http://www.ntvmsnbc.com/id/25359304/

5 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Biz ve Cesur Yeni Dünya'yı okuduktan sonra 1984 okumak bana keyif vermedi. Neden derseniz, özellikle "Biz"in etkisini çok gördüm, yeniden çekilmiş filmler gibi oldu gözümde bu kitap. Herkese bu üç kitabı kronolojik sırayla okumalarını tavsiye ediyorum, sırasıyla; Biz (1920), Cesur Yeni Dünya (1931), Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1948).

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kanaatime göre tam içinde bulunduğumuz durum

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Arada sırada tekrar çıkarıp okuduğum kitaplardandır.

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

yıllar geçmiş olmasına rağmen öyle güncel ki! hepimiz birer smith'iz

5 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bunu okuyan bu kitaba ilham veren Biz'i (Zamyatin) mutlaka okumalı.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

en sevdiğim kitaplar arasındadır. kült roman.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

en sevdiğim en carpıcı kitaplardan

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kelimelere sığmayan bir anlatım.

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Üzerine saatlerce konuşulabilecek, defalarca okunabilecek, olağanüstü bir kitap.

4 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

tek kelime ile harika

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bazen acı öyle boyutlara ulaşır ki, iki kere iki beş bile edebilir.

"Her azalma bir kazanç sayılıyordu, çünkü seçim alanı daraldıkça, düşünme istemi de o hızla azalmaktaydı."

Hiçbir fikir, hiçbir duygu yalnız değildir.Fakat sevgi satılıktır.En tiksindiğimiz şeylerle korkutulunca hepimiz, "Beni rahat bırakın! Julia'ya yapın!" diyebilecek kadar benciliz.

Oda da tele ekran olduğunu fark ettiklerinde, ses gelmeye başlayınca çok garip hissettim.Buruk bir üzüntü.Yakalanmak! Kaçamamak!

Bu kitap hakkında söylenebilecek o kadar çok şey var ki, hatta "1984'ü anlamak" diye başka bir kitap bile yazılabilir.Lütfen okumadan ölmeyin.

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

korkutucu ve bir o kadar gerçeğe yakın.

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

"günümüz toplumunu yansıtıyor" şeklinde klişe bir tanıma girmeyeceğim. ancak bir iktidar düşünün; muhalefetsiz, rakipsiz, diktatör, baskıcı, emirleri sorgulanmadan kabul gören, yerine getirilen, matematiği yeniden yazan... ve bir halk düşünün 7/24 izlenen, düşünmemeye zorlanan, tutarsız itaatlere uydurulan, çeşitli işkencelerle, stratejilerle içi boşaltılan... totaliter polis devletlerine çok ağır bir eleştiri bu kitap gerçekten.

eminim günümüz iktidarlarının başucu kitabıdır.

3 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bir ütopyayı bu kadar sağlam oturtup anlatması kitabın ilk çıktığı yıldan bu yana her yeni çevirisinin edebiyat dünyasında ses getirmesine sebep olmuş.. George Orwell müthiş hayalgücüyle, durup durup düşündürüyor, ve maalesef ki günümüz Türkiyesi hakkında da derin kaygılara salıyor insanı. Edebiyat severlerin okumaması, çok çok büyük bir kayıp olr diye düşünüyorum.. Faşist düzenin nasıl uç noktalara varabileceği - ya da ne kadarının hayal edilebileceği- çok net görülüyor.. İyi okumalar..

4 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Yeni dünya düzeninin romanı.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

George Orwell bu kitabı veremliyken yazmış öyle mi? Keşke biraz daha yaşasaydı da kitaplarının tadı damağımızda kalmasaydı... Bu kitap okunmalı! Kitapta en sevdiğim söz şu oldu paylaşmak isterim :Onlardan nefret ederek ölmek,özgürlük buna denirdi işte.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Mükemmel bir kitaptı. Okuduğum her sayfada geleceğimizin kitaptaki gibi olmasından daha da çok korktum. Yıllar öncesinden bu kadar ileri görüşlü bir yapıt... Tam sıkılıyorum dediğim sırada olayların hiç beklenmedik bir şekilde değişmesi kitaba karşı olan heyecanımı hep canlı tuttu.

3 yıl, 1 ay önce
4 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Beğenmeyerek okudum...

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

George Orwell' dan muazzam bir sistem aslında bir iktidar eleşitirisi, sonu hangi -izm le biterse bitsin aslında erki, iktidarı elinde tutanların,tüm politikalarının bunu kaybetmemek veya nasıl daha uzun vadeli ellerinde tutabilmek için halkların nasıl manipüle edildiğinin, alegorik, simgesel yer yer fantastik bir anlatımla taçlandırılmış hali,
Ne güzeldir 1984..
Romanın aynı isimle ve adına itafen 1984 yılında çekilen filmi de, romanın o muhteşem ayrıntılarıyla tam bezenemeği için yetersiz kalmış gibi geldi bana ama son tahlilde muhteşem bir romandı son zamanlarda en çok etkileyen diyebilirim..

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

1984 bilim kurgu romanında ki teknolojilerle olmasa bile
günümüzde insanları izleme ve kontrol altına alabilme benzerliklerini gördükçe George Orwell romanına bir kez daha hayran kalmamak elde değil.

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu eseri okumayan eksik kalır, kesin okumalısınız gibi bir şey demiyorum yalnızca bu kitabı kim okursa okusun kendine katacağı en az bir nokta bulacaktır diye düşünüyorum.

3 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

1949 yılında yayınlanan kitap yazarın hayal gücünün ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.Zaman ve mekana adeta başkaldırmış.Yazarın 47 yaşında hayata veda etmesi Sabahattin Ali'yi anımsatıyor.Aramızdan erken yaşta ayrılmış.
Bin dokuz yüz seksen dört ilk başlarda biraz sıkılabilirsiniz fakat ilerleyince yazar sizi kendi yarattığı dünyaya alıp götürüyor.Zamanı için ütopik gibi görünse de bir nevi günümüze ışık tutmuş .Kurgusuyla insanı hayrete düşürecek bir roman.Son zamanlarda okuduğum en etkileyici romanlardan biri.Kanımca maalesef dünya düzeni yazarın anlatmaya çalıştığı yönde ilerliyor.Kitap ütopyadan ziyade distopik.
İnsanı düşündüren,toplumun gidişatına dair bilgiler sunan,belki biraz korkutan zaman zaman bizi duygulandıran yer yer sinirlendiren karmaşık duygular içinde okuyacağınız ve bitirince etkisinde kalacağınız bir klasik.
Kısaca bin dokuz yüz seksen dört özel bir eser fırsatını bulursanız okumanızı öneririm.Son olarak harika çeviriden ötürü çevirmen Celal Üster'e binlerce teşekkür.

3 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

George Orwell'ın ütopik bir tarzda kaleme aldığı bu roman, yanlış devlet politikalarının insanlarda nasıl olumsuz bir ruh hali uyandırdığını gözler önüne sermektedir.
Herkesin kütüphanesinde bulunması ve mutlaka okunması gereken bir eser. Yazarın bu kitabı yazdıgı senelerdeki düşücelerinin aslında günümüz ile ne kadar paralellik gösterdigini ancak okuduğunuzda anlayabileceksiniz.

3 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okumayı bu kadar geçe bıraktığım için kendime kızdığım kitap. Sisteme ve aslında insanlığa yapılmış en büyük eleştirilerden biri.

Under the spreading chestnut tree, i sold you and you sold me.

3 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Zaten George Orwell ne yazsa kabulümdür. Bu kadar kaliteli kitaplara çok az rastladım.

2 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitap yaklaşık 1 aydır elimde süründü ne yazık ki. Bu tamamen benim kitap okuma alışkanlığımın zayıflamasından ve odak problemi yaşamamla alakalı. Kitap güzeldi. Okuma konusunda geç kaldığımı düşünüyorum. Bazı kısımlarında çok sıkıldım. Bazen kafam karıştı, "bu nerden çıktı şimdi" dediğim oldu. Sona doğru çok akıcı hale geçti. O kısımlarda okurken heyecanlandım. Büyük Birader'in ne demek olduğunu anladım. Ama nedense ben sonunu daha farklı hayal etmiştim değişik oldu. Sonuç olarak gayet güzel bir kitap.

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

1984 romanı,George Orwel'ın içinde bulunduğu yönetim ve yöneticilere isyanıdır. Roman Günümüzde Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan İngiltere'yi konu almıştır. Bundan da anlaşılıyor ki bu dünyada hiçbir ülke demokrasiye kolay bir şekilde geçmemiştir. maalesef her ülke demokratik rejimleri kurmak için ağır bedeller ödemiştir. Devletleri, insanlara benzetirsek nasıl ki her insan doğar, yaşar ve ölüyorsa her devlette doğar,yaşar ve ölür. Ama yine aynı şekilde her insan aynı şekilde aynı şartları da doğup, yaşayıp ölmediği için her devleti'nde doğuşu yaşayışı ve ölümü farklı oluyor. Bu romandan anladığım devletlerin demokrasiye geçmesi için baskının, öldürmenin, savaşın bu sürecin içinde yer alan en önemli unsurlar olduğunu anladım. Halbuki bu üzücü olaylar yaşanmadan da devletlerin demokratik rejimleri kurmaları mümkündür. Ama hiçbir diktatör hiçbir baskıcı yönetim tarih boyunca saltanatını,tahtını savaş olmadan baskı olmadan terk etmemiş ve gelecekte de böyle bir şeyin olmayacağı kesindir. Demokratik olmayan her rejimin demokrasiye geçmesi için bu savaş ve baskı süreçlerini yaşayacaktır. Ama bu süreçler aynı uzunlukta ve aynı şekilde olmazsa da bu süreçler yaşanacaktır.

1 yıl, 11 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski