Beyoğlu'nun En Güzel Abisi (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi.

Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke...

Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun h... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , 418 sayfa

2013 tarihinde , Everest Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9786051416830
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.7 puan (573 kişi)
1399 okumuş, 295 okumak istiyor, 29 okuyor

8.1 puan (317 kişi)
810 okumuş, 163 okumak istiyor, 13 okuyor

7.8 puan (446 kişi)
1092 okumuş, 225 okumak istiyor, 10 okuyor

7.5 puan (297 kişi)
814 okumuş, 178 okumak istiyor, 13 okuyor

7.5 puan (807 kişi)
2003 okumuş, 287 okumak istiyor, 23 okuyor

8.2 puan (836 kişi)
1875 okumuş, 444 okumak istiyor, 38 okuyor

7.5 puan (515 kişi)
1109 okumuş, 320 okumak istiyor, 34 okuyor

8.2 puan (669 kişi)
1420 okumuş, 459 okumak istiyor, 61 okuyor

8.1 puan (894 kişi)
1890 okumuş, 354 okumak istiyor, 38 okuyor

7.2 puan (343 kişi)
719 okumuş, 216 okumak istiyor, 36 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

16 kitap, 75 oy
155 kitap, 606 oy
42 kitap, 58 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

kitap     kurdu Betülbckc arie herseyseffaf roseinss Nazlıbulutkizi ertnil bnalbant passio-n matem Esrasadak Esrasadakk NüNü havva161 nzn nhngns sevvalruzgar rabianursal m.eknc Redewon Rukiye Yılmaz iratrifan Tlyksck Tuğba C Kitap_aşk gulsahkaraduman okanonak Merve Naz _klapaucius e.c.e cell_in ezgiidmn demlisarki zyalcink LeylaYalçınyuva engindokur ilkays kitapyurdu fozgeg
44 kişi
Oya amanbesev Rozerin Kasan savarona demirkarahan ozlemelgunharputluoglu seismic gserap m3ustn sopranoosena ntennioglu Asterion f_ırmak Tuvubey breeze nuranörtmen Tubas Leylaa K.K Burak Uzun Ebrues ahmshn Will Graham Dexter Morgan Seher03 gokyuzundenduvarlar GONCASİLAHLI Kızılaslan Sinecemis ikoplay Doka Aylak_ bdeniz27 ozgeberen isorock ParanoyakVisne GozdEd buyukbunar kleistenes
955 kişi
ahmetacar Antonyus mnwr elif84 Riverlethe kırmızı kalem Seyhan Belleeamie rüzgar09 gkmcr incinckr beri sherlock35 Büşra059 svgfyvz kitapseveriniz didemturan handezycl pikacuanna tuggcece özlemcan yasminikay 13usraa ece eryiğit Salih YÜKSEL agathasirius kavurma Büşra722 bruyaa nebahatt perspectif LethevreM nuran34 Hüma Kandemir syrsln temmuz ÖzgeNurdogan glef mvsyrsln
260 kişi
gregor ankaraharun gulsahkaraduman yasin fazla elifebrarince
5 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Yazarın sıkı bir takipçisiyim. Rant uğruna harcanmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gezi olaylarını anlatması, yazar olarak kendisini övmesi vs çok itici geldi. Bir şeyi pek çok kez tekrarlamış. Okuyucu aptal değildir, satır aralarını görebilir.Yazar bu kitabında fazlaca gözümüze sokuyor olayları. Sevmedim, şaşırdım ve hayal kırıklığına uğradım.

3 yıl, 10 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Ahmet Ümit'in diğer kitapları kadar akıcı ve merak uyandırıcı değil, bir çok kez elime tekrar almada zorlandım. Polisiye kısım az kalmış; Beyoğlu'ndaki rant kavgası, siyaset, Gezi olayları ağır basmış anlatımda. Aralarda sanki birşeyler sürekli tekrarlanıyor ve bunaltıyor insanı.
Bir de katili önceden tahmin ettiğim için sanırım, biraz sıkılarak bitirdim kitabı.

3 yıl, 4 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yeni bir roman yeni bir başkomsernevzat hikayesi ile beyoğlu'nun arka sokaklarında karşımıza çıktı Ahmet ÜMİT. Bu sefer cinayetlerden çok bir şehir cinayeti yaşanıyordu, bu şehrin en gözde yeri kaybolmaya, yıkılmaya yüz tutmuştu. Direnmeye çalışan bir tarih, yıkılmaya çalışılan geziparkı, bu kitapta aslında beyoğlunun en acı, en derin halini anlatıyor.

Tarlabaşında yaşanıyor olaylar, hani şu korkup da gitmeye cesaret edemediğimiz yerler, bize ne kadar ürkütücü, korku veren bir yer olarak gelir ya, aslında eski zamanlarda buranın en güzel yerlerinden biriymiş Tarlabaşı. Rumların kaldığı nadidene bir yerken Tarlabaşı varlık vergisi ile kovulmuşlar yurt edinip benimsedikleri güzelim Tarlabaşından. Onlar gidincede yerini Roman vatandaşlar yani tabiri caizse çingeneler almış, evler arası çamaşır asılan, sokak ortasında yemek yenilen bir yer halini almış..

Devamı İçin ;

http://ilknur--akpinar.blogspot.com/2013/10/ahmet-umit-beyoglunun-en-guzel-abisi.html

3 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ahlaki değerlerin nasıl yozlaştığını, belgesel tadında sunan enfes bir kitap.

3 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

yine kitabın içine düştümmmm,eehhhh Ahmet Ümit yine yaptın yapacağını; hem kendini hem de romanı sevdirdin (; tavsiye ederim polisiye gerilim sevenlere..

3 yıl önce
5 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Ben bu kitabı gerçekten Ahmet Ümit'in yazdığına inanmıyorum.Tarzının çok dışında,stajyerine yazdırıp kendi kabullenmiş gibi.hiç beğenmedim.

3 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Bence yazar sosyal ve politik olaylara değinmek adına zorlama bir kitap yazmış. Sırf Başkomiser Nevzat için okunabilir ama diğer kitaolarının çok gerisinde kalmış malesef.

3 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Uzun bir zaman oldu. Hiç bir kitabı bu kadar sündürmemiştim. Sanırım bunun şansına. Her neyse...

Bir kere kitabın ismi gerçekten çok güzel. Ahmet Ümit' in polisiye romanlarının başarılarından haberdardım fakat kitabın ismi beni oldukça çekti.

Tarlabaşı' nın sokaklarında yürüdükçe imgemde: ortam, İstanbul' u bildiğim kadar; karakterler ise Kanıt, Behzat Ç (özellikle özgürce kullanılmış küfürlerden dolayı) ve azda olsa Arka Sokaklar' a uğramadan geçmedi. Her defasında oradan buradan kadrajlar canlandı sanki göz kapaklarımın altında. Hatta Başkomser Nevzat bazen Ahmet Ümit olarak bazen de Çetin Tekindor olarak canlandı. Yardımcı Komser Ali ise, Kanıt dizisinde Komser Selim'i canlandıran Deniz Celiloğlu olarak gitgellerde bulundu.

Oldukça sürükleyici. #Basmakalıpcümle

Kitabı okumaya başladığınızda aniden cinayetin içinde buluyorsunuz kendinizi. Serüven başlıyor. Sonunda da sanki bu hızla bitiyor. Bu istenilmiş bir durum ise sözüm yok. O zaman gayet başarılı. Ama yok değil ise birazcık yıldızlarımdan bir tanesinin gücünü düşürerek yakmaktan yanayım.

Ve aba altından sopa gösteren cinsten konuya dahil olan "Gezi olayları", 6-7 Eylül Olayları, Beyoğlu ve civarı inşaat rant piyasası, sokak çocukları, duyarlı insanların düşünceleri gibi bir çok duruma da değinmeden geçmemiş. Bunların hepsinin zincirin halkası niteliğinde demiş sanki. Ama ağırlık Gezi olayları. Bunlar hakkında düşünceleriniz nelerdir, önemli değil. Önemli olan polisiye bir tür romanda düşüncelerin bu şekilde güzel aktarılması. Avazın çıktığı kadar bas bas, kimseyi dinlemeden, gözleri yumup bağırmak yerine Ahmet Ümit'in seçtiği yol bence harika. Böyle de olmalı. Ve böylesi emin olun daha etkili ve daha uzun soluklu. Diğer yöntemler bu ülkede sadece saman alevi. Etkisi az ve düştüğü yeri kirletmekten başka bir işe yaramayan yöntemler. Kısacası sanatın dilini güzel kullanmış.

Bir diğer güzellik, usta yazar Selim İleri'ye küçük bir arkadaş jesti yapmış. Gülümsetti beni.

Ve kitapta söz ettiği, Başkomser Nevzat ağzıyla "tuhaf yazar"ın yazdığı karakter bağlantısı. Bu da gülümsetenler arasında idi.

Okunmalı. #kısavenet

3 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Komiser Nevzat'ın yazarla karşılaşma bölümleri olmasa daha iyi olacakmış, bu gereksiz gördüğüm kısımlar akıcılığı bozmuş....

3 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

ahmet ümit'in diğer kitaplarıyla yarışmasa da idare eder.

3 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Yılbaşı gecesi Tarlabaşı'nda işlenen bir cinayetle başlayan kitapta Ahmet Ümit Başkomiser Nevzat'ın ağzından akıcı bir dille Beyoğlu'ndaki rant kavgasını ve Gezi olaylarını anlatmış, cinayet ise kitabın küçük bir bölümü gibi. Reklamının o kadar yapıldığına bakıp büyük bir cinayet kitabı bekleyen ben gibi polisiye tutkunlarını hayâl kırıklığına uğrattı.

3 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Bugüne kadar okuduğum en kötü polisiye roman! Basit bir kurgu ve gereksizce uzatılmış satırlar;okurken afakanlar bastı bu yüzden vakit kaybı!

3 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

İstediğim kadar işim gücüm olsun, vaktim dar olsun, bir kitabı sayfa sayısına da bağlı olarak en fazla 5 gün içinde bitiriyorsam, o kitap benim için güzel bir kitaptır.
Ahmet Ümit'in son kitabı Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ni pazar akşamüzeri aldım, pazartesi sabahtan öğlene kadar okudum, bugün yani salı günü devam ettim ve saat 14.13 iken 412 sayfalık bu kitap bitti. Demek ki kitap benim için hakikaten güzelmiş.
Nedir kitabı beğenme kriterim?
Sanırım öncelikli olarak kitabın anlatım biçimi ve dili beni etkiliyor. Ahmet Ümit, daha önce okuduğum birkaç kitabında olduğu gibi bu kitabında da oldukça akıcı, keyifli bir konuşma dili kullanmış. Zaten polisiye bir kitabın başka türlü anlatılması sanırım sıkıcı olurdu.

Her kitapta elbette hayalimizde canlandırırız karakterleri ve olayları ama, polisiyelerde işin içine diyaloglar ve aksiyonlar daha çok girdiği için bir film gibi olsun isteriz kitap. Açıkçası polisiye kitap pek okumam Ahmet Ümit hariç, ama şu da bir gerçek ki O’nun kitaplarını bir film izler gibi okuyabiliyorum. Çünkü kitaplarında dinamizm var, kısa diyaloglar var, uzun uzun çözümlemeler ve betimlemeler yok. Aksi olsaydı zaten kitabın...

devamı için bloğuma beklerim http://evdeyazar.blogspot.com/2014/01/ahmet-umitin-beyoglunun-en-guzel-abisi.html

3 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Bu adam polisiye romanlarına son yazmayı bir türlü beceremiyor ya.
Kendi kitaplarını romanda övmesi ise ayrı itici bir unsurdu bence. Okurken soğudum kitaptan.
Yine bir roman sonu da sönük çıktı. Üstelik uzattıkça uzatmış hikayeyi.
Bide bu sefer çok Arka Sokaklar dizisi izlemiş Ahmet Ümit. Karakterlerin isimleri bile aynı ya.
Bir sefer de şaşırt be adam!!

3 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ne yazık ki sıradan bir polisiyeden fazlası değil...

3 yıl, 9 ay önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

bu kitabı çok beğenmedim nedense
fazlaca argo
biraz siyaset
onun haricinde yine sürükleyici ve sonuna kadar katili tahmin edemediğiniz bir kitap

3 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

birseyler eksik gibiydi...

3 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Boş zamanlarını değerlendirmek isteyenlerin okuyabileceği bir kitap türü. Basit bir konuya sahip bunun üstüne çok akıcı bir dile sahip değil. Polisiye bir roman tadını malesef akıcılıkta veremiyor ama dediğim gibi boş zamanlarınızı gene de değerlendirebilirsiniz.

3 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Vasat bir kitap

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

herkesın elınde ve dılınde bu kıtap.. artık merak ettm gercekten.. okumam lazım mutlaka...

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

yazar politikayla harmanlamaya çalışmış ama bence olmamış politik bir kitap yazsa daha iyi olurdu... polisiye okuyan biri olarak ilk kez bir türk yazar denedim, brz hayal kırıklığı oldu bende... daha iyi bir kitabı varsa tavsiye alabilirim...

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

sıradan

3 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

İsimlere fazlaca yer verilmiş... sıkıcı... akıcılığı olmayan bir kitap.

2 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

ite kaka okunan, okumasan da olur kitaplarından...

2 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

gerillanın barışçıl , koca yürekli olarak anlatıldığı, bolca gezi güzellemesi yapılan, polise de devlete de her fırsatta giydirilmiş bir roman olmuş.

romana da şu kadar siyasi düşüncesinizi sokmasanız şaşacağım. neyse demekki böylesi iyi satıyor. kendi romanında, yazdığı diğer romanların bolca reklamını çekinmeden yapmış olmasından bu sonuca varıyorum.

belirttiğim saçmalıkları es geçersem hikaye iyi ve sürükleyici idi.

7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

ahmet ümitin olay örgüsü güzel kitaplarından biri, güncel olayları kitabına serpiştirmiş, en güzeli ise kendine de kitapta tuhaf biri olarak yer vermesiydi ben bütün kitaplarını okuyan biri olarak ahmet ümiti herzaman herkese tavsiye ederim...

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Ahmet Ümit "Sultanı Öldürmek"'ten sonra adeta gönül almış ve özlenen tarzını ve hikaye döngüsünü yeniden konuşturmuş.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

çok beğendim.kitabı her elimden bıraktığımda sonrasında ne olacak acaba diye merak ettim hep.anlatım çok güzeldi bende hikayeyi kahramanlarıyla beraber yaşadım herşey gerçekmiş gibi hayalimde canlandı.Sürükleyici,heyecanlı,merak uyandırıcı.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İstanbul hatırası'nın hatırasına ihanet etmeyen bir Ahmet Ümit romanıydı. Benim adıma Sultanı öldürmek'i unutturan bir akıcılıktaydı. Yine başrollerde başkomiser Nevzat ve komiser Ali'miz vardı haliyle.Yakın tarihimizdeki bence utanç vesilesi olan iki olayı (azınlıklara yapılan saldırılar ve Gezi park olayları) cesurca kınayışından, bu süreçte etkinlik unsuru oluşturan makamlara yönelik dobra eleştirilerinden çok etkilendim. Türkiye mozaiğini hayalci olmayan bir üslupla ele alışına bayıldım. Tüm bunların ardında yaşanan cinayet/lerin ele alınışı, romanın kahramanımızın ağzından dile getirilmesinden dolayı tüm detayları bilmemize rağmen son dakikaya kadar şüphelinin tespit edilemeyişi beğenimi katlayan diğer unsurdu. Tabi tüm bunların ötesinde gitseniz de gitmeseniz de bilseniz de bilmeseniz de İstanbul'un bir yakasının bu denli ustaca tasvir edilişi, turistik bir rehber vari kıyısının köşesinin edebi bir dille ele alınışı Ahmet Ümit'in tüm romanlarında illa ki beklediğiniz bir haz kısmını oluşturuyordu.Bu romanı okuyan bir tanıdık romanın ve Ahmet Ümit'in bu yönünü şöyle dile getirmişti:
"Doğma büyüme İstanbul'luyum. Hava atıyorum sanılmasın kıyısını köşesini avucumun içi gibi bilirim. Daha doğrusu bildiğimi sanırdım. Ben bunca yıllık İstanbulluluğumla övünürüken sen kalk taa Gaziantep'ten çıkıp gel ve benim İstanbul'umu hiç bilmediğim yönleriyle ve benim asla tasvir edemeyeceğim şekilde bana anlat. Olacak iş mi? Olmuş işte. Ahmet Ümit yapmış."
Özellikle İstanbulluyum diye geçinenler iyi okumalar:)

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Hoş güzel ama Komiser Nevzat'ı da severiz amma ve lakin artık baydı be Ahmet Abi, şarkıyı değiştirmenin vakti geldi. Çal bir roman havası.. :)

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2016/03/beyoglunun-en-guzel-abisi-ahmet-umit.html

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Gezi parkı olaylarını arka plana alan romanda Başkomiser Nevzat'ın geçmişinden de bir şeyler öğrendik. Olayları Gezi parkı olaylarından 6-7 Eylül olaylarına bağlamış Ahmet Ümit. İstanbul'un rant uğruna parçalanmasını anlatmak için o olaylara değinmiş. 6-7 Eylül olayları olmasa da durum aynı olacaktı. Tüm yerleşim yerlerinde ir zamanlar yükselen yerler sonradan sürünüyor. İnsanoğlu yeniliğin peşinde koşarak eskiyi yok ediyor. Bu insanın içgüdüsü. Acı olsa da gerçek bu.

Katil konusunda ise hiç şaşırmadım.

Yazarı kitabın içinde bir karakter olarak görmek, karakterleri ile tanıştırmak ilginç bir kurgu olmuş. Özellikle kitabın sonu bana Sofie'nin Dünyası'nı hatırlattı.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

yine bir ahmet ümit şaheseri bu sefer istanbulla ilgili çok güzel tespitler ve eleştiriler getirmiş zevkle keyifle okudum

ancak diğer kitaplarının sonunda çıkan katile karşı hayretler içinde kalırken bu kitabında çok fazla şaşırmadım

3 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

ahmet ümit'in en iyi romanı olduğu söylenebilir. polisiye hikaye ile tarihi ve sosyal gerçeklik bu romanda daha iyi yürütülmüş. bir tür "kara roman" olmuş. çok satan yazarların daha nitelikli eserler vermesi adına ahmet ümit önemli bir isim.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Nevzat komiser gibi komiserlerin varolmadığını bilmek çok acı!!tarih bizim yaptıklarımızı asla affetmeyecek!!

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Biraz zorlama olmuş. Gezi olayına gönderme var, siyaset var biraz. Ama her Ahmet Ümit kitabı iyi gayet sürekleyici.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Yine Başkomiser Nevzat Ali Ve Zeynep 'le karşı karşıyayız.Tarlabaşı'nda işlenen cinayeti sorgulayıp katilleri ararken yeni cinayetler işlenir.Gezi olaylarını ve milliyeyçilik,ırkçılık konularına da değinmiş yazar.İlk kez kendisini de romana katmış Ahmet Ümit.Başkomiser Nevzat'ın komşusu yazar olarak.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

idare eder

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Oyun içinde oyun yapmış bu kitapta Ahmet Ümit.

Katili bir ara tahmin eder gibi oldum ama yok o değildir diye düşündüm meğer oymuş.

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

OKUNMASI VE KÜTÜPHANEDE BULUNMASI GEREKEN BİR KİTAP AHMET ÜMİT ELİNE DİLİNE YÜREĞİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR KİTAP YAZMIŞSIN

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

biraz yalın kalmasının yanı sıra kitap sonunda 'eksik birşey mi var?' diye sorguladığımız ama yine de ağızda güzel bir tat bırakan Ahmet Ümit öyküsü

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

gerçekten de fevkalade bir yapıt

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Şu ana kadar okuduğum en güzel Ahmet Ümit romanı... gerek hikayesi gerekse kitabın sonu itibariyle Ahmet Ümit'in zirve yaptığı kitap diyebilirim...

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

tarlabaşında işlenen bir cinayet fonunda bir cok sey anlatmak istemiş yazar. gezi parkı, 6- 7 eylül olayları, rant kavgası, mafya babalarının gecmiş hikayeleri, 3lü ask hikayeleri, sokak cocukları ve hatta kendisi.. vermek istediği sosyal mesajlarda o kadar fazla ki keske diyor insan birine yogunlasaymıs yazar. ve sonu öyle bi yere cıkıyor ki neden bu kadar hikaye anlattıgını anlayamıyorsunuz. biraz güncel olaylarla ilgilendirmek için aceleye gelmiş gibi geldi bana..

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

muhteşem bir kitap, komiser Nevzat'ın gelecek maceralarını merakla bekliyorum.. tek eksisi aceleye gelmiş olması.. bunun dışında süper..
'gerçek sanatçılarla' filmi yapılsa daha güzel olur...

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

İstanbul Hatırası’nı yorumlarken “Sanırım Ahmet Ümit'in polisiyesi zayıfladıkça hikayeciliği güçleniyor.” demiştim. Sonrasında gelen Sultan’ı Öldürmek de polisiye olarak nispeten zayıftı. Beyoğlu’nun En Güzel Abisi de bu geleneği devam ettirmiş. Yazıldığı sürecin ya da romanda ele alınan dönemin toplumsal olaylarına daima değinen yazar yine düşüncesini karakterleri aracılığı ile bizlerle paylaşmaktan geri kalmamış, Beyoğlu’nun bu sefer Tarlabaşı kesimini oldukça güzel anlatmış, bizi bol bol Nevzat Başkomiserle baş başa bırakmış ve polisiyeyi gerçekçi tutmuş. Kabul etmek gerekir ki bizim topraklarda polisiye yazmak zor iş. Evet maalesef cinayet çok ama çoğunluk çakmak misali birden parlayan bir toplum olduğumuzdan planlı programlı hani “ilham” verecek çok vaka çıkmıyor bu memleketten. Dahası teşkilat olarak da lanet olası federaller gibi kulağa havalı gelecek bir oluşum yok.:) Dolayısıyla Türk polisiyesi batı tarzı polisiyeler gibi kurgulandığında çok sırıtıyor. Bu yüzden Ahmet Ümit eserlerini beğenerek okumuşumdur. Bu yoklukta bile iyi iş çıkardığı için. Polisiye olmasına rağmen polisiyesi zayıf kalan eserlerinde bile gerçeğe yakın çizgide gittiği için. İşte bu kitabında son iki eserine göre daha çok hissediliyor bu durum. Hukuk sistemimizdeki açıklar, teşkilatın hali, polisler arasındaki farklı görüşler/yönelimler, sokakların kendi kanunu… Yani gazetede okuduklarımız gibi. Kurgu olarak şaşırtmıyor hatta heyecanlandırmıyor. Ama dingince sanki eski dost Nevzat bir akşam uğramış da o anlatıyormuş gibi akıyor roman.

Yalnız bu sefer gittikçe gelişen anlatıcılığına ek olarak yazar kendini de dahil ederek bizlere bir sürpriz yapmış. Pek sevmem aslında böyle şeyleri çünkü yazarla karakteri karşılaştığı andan itibaren fantastik bir gelişme olacakmış gibi geliyor. Bu yüzden kitabın finaline dair hoşnutsuz bir beklentiye girmiştim. Fakat kıyısından dönülerek fena sayılmayacak bir şekilde bağlanmış neyse ki.

Ahmet Ümit’in en zirve kitabı Kavim’dir benim için. Onu belki de bir daha geçemeyecek ama teşkilatın en güzel abisiyle daha uzun yıllar nice maceralar paylaşmak dileğiyle.

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ahmet Ümit bu romanında da yapmış yine yapacağını.Başkomiser Nevzat ve ekibini özlemiştik.Tarlabaşını,Beyoğlunu,bu semtlerin eski sakinlerini,yine kendine has üslubu ile çok güzel anlatmış.Bir tanesin Ahmet Ümit..

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

kitabı okumaya başlayınca elinizden bırakamıyorsunuz. Sokak çocuklarının ve hayat kadınlarının çaresizliğini gözler önüne seriyor. İstanbulun görünmeyen yüzünü görmenizi sağlıyor. Zevkle okuduğum güzel kitaplardan sadece birisi.

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Başucu kitabı olmaya değer; bir Ahmet Ümit polisiyesi.İstiklal Caddesi'nin ışıltılı yaşamlarına inat; Tarlabaşı'ndaki yaşam mücadelesini konu alan yazar,bir Türkiye Gerçeği Fotoğrafını, gözler önüne seriyor.

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

yine ahmet ümit yine şaşırtıcı son. istanbulun köhne yerlerindeki yaşamlara dair izlenimler ve özellikle gezi parkı direnişi yorumlarını çok beğendim. ayrıca kitapta kendini de çok ince yermesi hoşuma giden ayrıntılardan. her zamanki gibi tavsiye ediyorum...

3 yıl, 9 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski