30+ kitap kulübü

Kitap konuşalım,tartışalım, 30 yaş üstü


Tür: Genel | Açılış, 25 Şubat 2015
<< tüm tartışmalar

EYLÜL Isaac Asimov - Sonsuzluğun Sonu

Tartışma Cevapları
« geri ileri »

1 ile 5 arası cevap gösteriliyor, toplam 5 cevap.
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

Seçilen kitaba oy verenler lütfen okuyup,yorumlasınlar.

3 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Seçilen kitaba oy verip okuyup yorumlamayanların,yorumlayana kadar oyu geçersizdir.

3 ay önce     
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

Bu sabah bitirdim kitabı, çok akıcı bir dille yazılmış ve farkında olmadan kendini merakla okutan bir kitap. Asimov'un daha önce 'Ben Robot' kitabını okumuştum ve kalemini sevmiştim, sıkmadan bilgi veriyor ve çok iyi kurgu yapıyor. Nitekim bu kitap da beni hayal kırıklığına uğratmadı, hatta hayrete düşürdü.
Kahramanımız Andrew Harlan’dır. O, bir sonsuzdur. İnsanlık, 24. yüzyılda zamanda ileri geri hareketi keşfetmiş, bu keşif giderek gelişmiş. O kadar ki, insanlar zaman dışı alanda bir sonsuzluk birimi kurmuş; zamanları, insanlığı ve uygarlığı yönetmeye başlamıştır. Harlan da bu insanlardan biri. İçine doğduğu zamandan koparılıp birime alınan ve kısa zamanda hızla yükselen parlak bir teknisyendir. Teknisyenlik, güç anlamında büyük bir itibarı getirse de, hem sonsuzlukta hem de zamanın içinde pek sevilen bir meslek olarak karşılanmamakta. Çünkü teknisyenler sadece zamanlar arasında gidip gelmekle kalmayıp, zamanı yani gerçekliği değiştiren kişilerdir. Tek bir hareketleriyle ileride nükleer bir savaşa yol açacağından şüphelendikleri bir dini inanışı ortadan kaldırabilirler. Çalışma arkadaşlarının bile göz göze gelmemeye çalıştıkları kişilerden biridir Harlan. Duygudan, toplumdan, hatta kendi benliğinden bile sıyrılan bir tür yarı-tanrıdır. İnsanlarsa sonsuzların bu gücünden habersiz kendi gerçekliklerinde yaşamaya devam ederler. Teknisyen Harlan da yaşadığı anı ve yaptığı işi hiç sorgulamadan, insanlık yararına çalıştığını bilerek ve bunun ağırlıyla gururlanarak hayatına devam etmekte ta ki aşık olana kadar. Bundan sonra kahramanımız düşünmeye ve sorgulamaya başlıyor. Yaptığı işin aslında o kadar da faydalı olmadığını; insanlık yararına gerçeklikte düzeltmeler yaptıkları halde gelecekte insanlığın yok olduğunu öğreniyor. Aşık olduğu kadın Nöys'ün, bulundukları zamanın çok daha üst bir zamanından (111 binli yıllardan) Sonsuzluğu sona erdirmesini sağlamak için geldiğini öğreniyor. Çünkü ancak Sonsuzluk ortadan kalkarsa insanlar evrimleşmeye devam edecek, sonsuzluğu ve zamanları düzeltmeye çalışmak yerine uzaya ve diğer galaksilerde yaşam bulmaya çalışacak böylece hayatta kalacaklardır.
Kısacası sonsuzlukla uğraşırken insanlar evrimleşmelerini durdurmuşlardır, gelecekteki karşılaştıkları sorunların ortaya çıkmaması için geçmişi değiştirmekle ömürlerini güven içinde geçirirler fakat gelişemezler. Çünkü gelişmek ve evrimleşmek için aslında o sorunları yaşamaları ve çözmeye çalışırken de yeni şeyler bulmaları, savaşmaları gerekir.
Sonuçta kitabı çok beğendim, iyi ki okumuşuz. Asimov'un Robot ve Vakıf serilerine girizgah olarak biliniyor bu kitap. Vakıf serisinden devam etmeyi düşünüyorum ben de en kısa zamanda :)

2 ay önce     
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

Kitabı az önce bitirdim ve sıcağı sıcağına yazmak istedim.
Bilim kurgu okumaya pek alışık olmadığımdan sanıyorum ilk başlarda biraz karışık geldi. Konuyu özümsemekte zorlandım. Fakat ilk sayfalardan sonra kitap nasıl akıp gitti anlatamam. Büyük bir merak ve heyecan içinde okudum.
Zamanın dışına çıkmak, olacak felaket veya olumsuzluklara müdahale edebilmek ilk başta çok cazip gelse de, her şeyin mükemmel ilerlemesinin de tabiri caizse yan etkileri olduğunu görüyoruz. Yani insanlığın ilerlemesini sağlarken önüne çıkabilecek engellere müdahale etmek aslında insanlığın gelişemeyip tamamen yok olmasına sebep oluyor.
Sonuç olarak ben kitabı ve Asimov un yazım dilini çok beğendim. Bu kitabın verdiği duygu yoğunluğunu sindirdikten sonra yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

2 ay önce     
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

Yeni bitti ben de bir şeyler söyleyeyim dedim. Yukarda yazılanları tekrar etmeyip Asimov ile ilgili bilgiler derledim aşağıda:

Yahudi asıllı ABD’li yazar ve biyokimyacı. Asimov ortak görüşle bilim-kurgu dalının ustasıdır. Robert A. Heinlein ve Arthur C. Clarke ile birlikte yaşadığı dönemde “Üç Büyük” bilim kurgu yazarından biri olarak kabul edilmiştir. 20 yaşından önce bilimkurgu hikayeleri yazmaya başladı. 1939 da Colombia üniversitesinden mezun oldu ve kimya alanında doktora yaptı. Zaten kitapta yer alan kimyasal kısımlar gerçeğe birebir uyuyor. Temel hal özellikle kimyada olan bir terim ve burada da oldukça yerinde kullanılmış bence. 1992 yılında Aids'den ölüyor.Bilimkurgu dışında bir çok alanda da kitaplar yazmış. Hatta şiir kitabı da var.

Bilindiği gibi birçok kitabı sinema filmi olarak da yorumlandı. Bunların en meşhuru hiç şüphesiz Ben, Robot, literatüre 3 Robot Yasası‘nı kazandırmış oluşuyla bile tarihi öneme sahiptir. Yazarın en ünlü dokuz robot öyküsünü bünyesinde barındıran eser, aslında robo-psikolog Susan Calvin ile yapılan bir söyleşi olarak kurgulanmıştır. Calvin’den dinlediğimiz bu öyküler, gelecek nesillerin robot öyküleri için bir yol gösterici olmuş, bilimkurguda robotun ciddiye alınmasını sağlamıştır. Asimov, bu öykülerle konuşma yetisi olmayan robotlardan insanlığın iyiliğini gözeten makinelere kadar, adeta robot tarihinin izini sürmeyi başarmıştır.

Nightfall (1988), The Android Affair (1995), Bicentennial Man (1999), Nightfall (2000), Formul-e Marg (2012) diğer uyarlamlar. Bunlar dışında sonsuzluğun sonunun uyarlamaları da aşağıda:

A halhatatlanság halála (1976), Yönetmenliğini András Rajnai‘nın üstlendiği ve senaryosunu Antal Jánosi‘nin kaleme aldığı 1976 tarihli film, Isaac Asimov’un The End of Eternity (Sonsuzluğun Sonu) adlı ölümsüz romanından uyarlanmıştır. Maceristan yapımı filmin başrolünde ise Jácint Juhász (Andrew Harlan), Szalay (Nośs Lambent), László Inke (Laban Twissell) gibi oyuncular yer alıyor. Düşük bütçeli bir televizyon filmi olan A halhatatlanság halála, Asimov’un romanına epeyce de sadık.

Konets vechnosti (1987), Yine bir End of Eternity uyarlamasıyla karşı karşıyayız. Ancak filmimiz bu kez Sovyet sinemasından. Andrei Yermash‘ın yönettiği yapım, romanın aslına sadık kalabilmek için tüm senaryosal hünerleri kullanıyor, fakat dekoratif mekanları ve karakter örüntüleriyle karanlık bir atmosfer resmetmekten de kurtulamıyor. Oleg Vavilov (Andrew Harlan), Vera Sotnikova (Noyes Lambent) ve Georgi Zhzhyonov (Laban Twissel)‘un oyunculukları ise orta düzeyde.

2 ay önce     
« geri ileri »
Bu gruba katıl!
Grup Kütüphanesi
Tüm Gruplar