Kitaplardan En Sevdiğimiz Alıntılar

Bazen öyle bir cümleye rastlarız ki kitapta, o tek cümleden koca bir roman yazılabilir... Bu grup, işte o sözler için...

Dip Not: Her kitap için ya da her yazar için bir konu açıp, o kitaptan veya yazardan alıntıları ekleyebilirz. Bol konulu, bol alıntılı, boooollll paylaşımlı bir grup olması dileğimle :)


Tür: Genel | Açılış, 27 Mayıs 2012
<< tüm tartışmalar

Bin dokuz yüz seken dört- George Orwell

Tartışma Cevapları
« geri ileri »

1 ile 25 arası cevap gösteriliyor, toplam 25 cevap.
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

" o umutsuz bir düştü,
Nisan Güneş'i gibi gelip geçti,
Ama tüm düşlerimi yıktı,
Kalbimi çaldı gitti."

Sayf. 144

4 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

Korkulu anlarda, insan düşmana karşı değil, kendine karşı bir savaşım veriyordu gerçekte.

2 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

Çıkardığınız her sesin duyulduğunu, karanlıkta olmadığınız sürece her hareketinizin gözetlendiğini varsayarak yaşamak zorundaydınız; zorunda olmak ne söz, artık içgüdüye dönüşmüş bir alışkanlıkla öyle yaşıyordunuz.
(s.27)

1 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
CAHİLLİK GÜÇTÜR
(s.28)

1 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

Bir gün karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız
(s.49)

1 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

'' Geçmişi denetim altında tutan, geleceği de denetim altında tutar; şimdiyi denetim altında tutan, geçmişi de denetim altında tutar.''
(s.59)

1 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler.
(s.95)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

NASIL'ını; NEDEN'ini anlamıyorum
(s.105)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Onu en çok perişan eden de, bu büyük sahtekarlığın neden yapıldığını bir türlü açık seçik anlayamamasıydı.
(s.105)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir.
(s.106)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Karanlığın olmadığı yer, düşlenen gelecekti; hiçbir zaman göremeyeceğimiz, ama belli belirsiz de olsa paylaşabileceğimizi sezdiğimiz gelecek.
(s.129)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Beyni ve bedeni amansız bir duyarlılık, bir tür saydamlık kazanmıştı sanki; öyle ki, her hareket, her ses, her ilişki, söylemek ya da duymak zorunda kaldığı her söz yüreğini dağlıyordu.
(s.139)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Ardıç kuşu kanatlarını iki yana açtıktan sonra özenle kapadı, güneşi selamlarcasına başını eğip kaldırdı ve bir güzel şakımaya başladı
(s.152)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Artık Devrim'le, Devrim'den önceki yıllarla ilgili heme hemen hiç bir şey bilmiyoruz. Bütün kayıtlar ya yok edilmiş ya da çarpıtılmış, bütün kitaplar yeniden yazılmış, bütün resimler yeniden yapılmış, bütün heykeller, sokaklar ve yapılar yeniden adlandırılmış, bütün tarihler değiştirilmiş. Üstelik bu işlem her gün, her dakika uygulanmaya devam ediyor.
(s.185)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Parti'nin dünya görüşü, onu hiç anlamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu.Gerçekliğin en açık biçimde çarpıtılması böylelerine kolayca benimsetilebiliyordu, çünkü kendilerinden istenenin iğrençliğini hiçbir zaman tam olarak kavrayamadıkları gibi, toplumsal olaylarla yeterince ilgilenmedikleri için neler olup bittiğini de göremiyorlardı.Hiçbir zaman kavrayamadıkları için hiçbir zaman akıllarını kaçırmıyorlardı. Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.
(s.187)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Birbirlerini yok edemeyen, birbirleriyle savaşmaları için hiçbir somut nedenleri olmadığı gibi, aralarında gerçek bir ideolojik ayrılıkta bulunmayan taraflar arasında, sınırlı hedefleri olan bir savaştır bu.
(s.216)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Köleleştirilmiş insanlar, durmadan bir istalıcadan bir başka istilacının eline düşerken, daha çok silah üretme, daha çok toprak ele geçirme, daha çok işgücünü denetleme yarışında kömür ve petrol gibi kullanılırlar.
(s.218)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Bir bütün olarak bakıldığında, bugün dünya elli yıl öncesinden daha ilkel.
(s.219)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

İlk makinenin ortaya çıktığı andan başlayarak, aklı başında bütün insanlar, ağır çalışma koşulları ve eşitsizliğin sürmesine gerek kalmadığını açık seçik anlamışlardı. Makineler bilinçli olarak bu amaçla kullanılmış olsaydı, açlık, aşırı çalışma, pislik, cehalet ve hastalık birkaç kuşak sonra yok edilebilirdi.
(s.220)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Savaşın asıl yaptığı, yok etmektir, ama illede insanları yok etmesi gerekmez, insan emeğinin ürünlerini de yok eder.
(s.221)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

İktidarı ellerinde tutanlar, her çağda, yönettikleri insanlara dünyaya ilişkin düzmece bir bakış açısı dayatmaya çalışmışlar, bu karşılık askeri güçlerini zayıflatabilecek hiçbir yanılsamaya arka çıkmayı göze alamamışlardır.
(s.228)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Felsefede, dinde, ahlakta ya da politikada iki kere iki beş edebilirdi, ama iş top ya da uçağın yapımına geldi mi, iki kere iki dört etmek zorundaydı.
(s.228)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Güçlü olmak için geçmişten ders çıkarmak, bunun içinde geçmişte olup bitenleri iyi bilmek gerekir.
(S.228)

1 ay önce     
0 kişiden 0 kişi beğenmiş.

Dünyada üçtür insan olagelmiştir:Yüksek, orta ve aşağı.
Yüksek kesimin amacı, bulunduğu yeri korumaktır.Orta kesimin amacı, yüksek kesimle yer değiştirmektir.Aşağı kesimin temel özelliği, ağır ve sıkıcı işlerin altında çoğu zaman gündelik yaşam dışında hiçbir şeyin bilincine varamayacak kadar ezilmesidir.
(syf 232)
----------------------------------------------
Tarih oyunca Yüksek kesim Aşağı kesimi yanına alan Orta kesim tarafından devrilmiştir. Ne var ki Orta kesim hedefine ulaşır ulaşmaz, Aşağı kesimi eski kölelik konumuna geri gönderir ve kendisi Yüksek kesim konumuna geçer. Çok geçmeden, öteki kesimlerin birinden ya da her ikisinden de kopan yeni bir Orta kesim ortaya çıkar ve savaşım yeniden başlar.
(syf 233)

1 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

O'Brien, başparmağını kapatarak sol elini tersinden Winston'a gösterdi:
'' Kaç parmağımı görüyorsun,Winston?''
'' Dört.''
'' Peki, Parti dört değil de beş diyorsa, o zaman kaç?''
'' Dört.''
Winston acıyla inledi. Katranın ibresi elli beşe çıkmıştı.
'' Kaç parmak görüyorsun, Winston?''
'' Dört.''
İbre yükseldi.
'' Kaç parmak var, Winston?''
'' Beş.''
(syf 283-284)

1 ay önce     
« geri ileri »
Bu gruba katıl!
Grup Kütüphanesi
Tüm Gruplar